GÜNDEM - 10 Ocak 2025 Cuma 16:00

2025’in ilk çocuk başkanından park talimatı

A
A
A
2025’in ilk çocuk başkanından park talimatı

Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, seçim vaadi olarak duyurduğu ‘Çocuk dostu kent’ hedefi kapsamında başlatılan ‘Adıyaman senin’ projesinde bu ay başkanlık makamını, Menderes Ortaokulu 5. sınıf öğrencisi Meryem Yaprak’a devretti.


Çocuk Başkan Meryem Yaprak, Altınşehir Mahallesi’nde yer alan K-4 konteyner kentindeki parkın tamir edilmesi talimatını verdi.


2024 Yılının Ekim ayında hayata geçirilen ‘Adıyaman senin’ projesi, çocukların ihtiyaçlarını daha iyi anlamak, onlara demokrasiyi deneyimlemelerini sağlamak ve taleplerini doğrudan iletmelerini sağlamak amacıyla her ay bir çocuğun başkanlık makamında ağırlanmasını içeriyor. Makama davet edilen çocuk başkanlar, kendi istekleri ve arkadaşlarının ihtiyaçları doğrultusunda birim müdürlerine talimat veriyor ve bu taleplerin yerine getirilmesini sağlıyor.


2025 Yılının ilk konuğu olan Menderes Ortaokulu öğrencisi Meryem Yaprak’ı, “Bu kentin ilk kadın belediye başkanı neden olmayasın Meryem Başkan?” sözleriyle karşılayan Başkan Tutdere, “Adıyaman’ı birlikte yöneteceğiz sözünü verdik. Halkımızla, çocuklarımızla, kadınlarımızla, çiftçilerimizle, işçilerimizle bu kenti el birliğiyle yöneteceğiz. Çocuklarımız için Adıyaman’ı daha yaşanabilir ve güvenilir bir kent yapmak adına her türlü gayreti göstereceğiz” dedi.


Meryem Başkan’ın verdiği talimat doğrultusunda, Altınşehir Mahallesi’ndeki parkın tamiri için çalışmaların başlatılması talimatını Park ve Bahçeler Müdürlüğü’ne ileten Başkan Tutdere, Meryem Başkan’ın önerilerinin en kısa sürede hayata geçirileceğini belirtti.


Ziyaretin ardından Meryem Yaprak’a çeşitli hediyeler takdim eden Başkan Tutdere, ‘Adıyaman senin’ projesi kapsamında çocukları makamda ağırlamaktan büyük mutluluk duyduğunu ve bu buluşmaların düzenli olarak devam edeceğini ifade etti.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas Sivas’ta 10 öğrenciye hafızlık belgesi verildi Sivas İl Müftülüğüne bağlı Kur’an kursları ile Hafızlık Proje İmam Hatip okullarında eğitimlerini başarıyla tamamlayan öğrenciler için hafızlık belge takdim töreni düzenlendi. Hafızlık belgesi almaya hak kazanan öğrencilere belgeleri, Müftülük Toplantı Salonu’nda gerçekleştirilen programla verildi. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından gerçekleştirilen 2026 Yılı 1. Dönem Hafızlık Tespit Sınavı’nda başarılı olan 2’si erkek, 8’i kız olmak üzere toplam 10 öğrenci, düzenlenen törenle belgelerini aldı. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda konuşan Sivas İl Müftüsü Hasan Limon, hafızlığın sadece bir ezber süreci değil, aynı zamanda hayatı Kur’an ile inşa etme yolculuğu olduğunu vurguladı. Limon, "Hafızlık sabır, azim ve büyük bir teslimiyet isteyen müstesna bir gayrettir. Kur’an-ı Kerim’i kalbine nakşeden siz kıymetli evlatlarımızı gönülden tebrik ediyorum. Rabbimizden niyazımız, muhafaza ettiğiniz ayetleri hayatınıza rehber kılmanız, ahlakınıza yansıtmanız ve Kur’an ile yaşayan, Kur’an ile istikamet bulan kullardan olmanızdır. Sizler, Allah kelamını taşıyan ve onu yaşatarak insanlığa örnek olacak bir emaneti omuzladınız. Bu yolda istikamet üzere olmanızı temenni ediyorum. Sizleri yetiştiren fedakâr ailelerinize ve büyük bir özveriyle emek veren hocalarımıza da ayrıca teşekkür ediyorum" dedi. Limon’un konuşmasının ardından öğrencilere hafızlık belgeleri takdim edildi.
Sivas Veremin tanısı kolay, tedavisi ucuz, ihmali ise ölümle sonuçlanabiliyor Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Sağlık Hizmetleri Uygulama ve Araştırma Hastanesi Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sefa Levent Özşahin, 24 Mart Dünya Tüberküloz Günü dolayısıyla açıklamalarda bulundu. Şahin, "144 yıl önce Robert Koch tarafından M. Tuberculosis Basilinin keşfedildiği ve hastalığın teşhis ve tedavisinin yolunu açan 24 Mart 1882 gününe ithafen her yıl 24 Mart ‘Dünya Tüberküloz Günü’ olarak anılmaktadır" dedi. Verem hastalığının tanı ve tedavisi hakkında bilgiler aktaran Prof. Dr. Özşahin, "Verem mikrobik bir hastalıktır. Tanısı kolay, tedavisi ucuz ve ülkemizde parasızdır. Hastalık kesin olarak tedavi edilebilmektedir. Ancak yine de dünyada her yıl yaklaşık 10 milyon kişi verem olmakta ve bunların 1/4’ü bu hastalıktan ölmektedir. Yoksulluk, sağlık alt yapısının olmayışı, sağlık personeli eksikliği vb. bu sorunun nedenleridir" diye konuştu. Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) verem hastalığı için 1993 yılında acil durum ilan ettiğine ve Doğrudan Gözetimli Tedavi Stratejisini geliştirdiğine dikkat çeken Özşahin, "Balgam incelemesine dayalı kesin tanı, düzenli sağlanan ilaçlar ile en az 6 ay süre tedavi, ilaçların hastaya gözetim altında yutturulması ve uygun bir kayıt kontrol sistemi, bu stratejinin bileşenleridir. DSÖ’nün hedefi 2050 yılında tüberkülozdan arınmış bir dünyaya kavuşmaktır" dedi. Ülkemizde her yıl, her 100 bin kişiden yaklaşık 15’inin vereme yakalandığının altını çizen Özşahin, "Bu hastalar Verem Savaş Dispanserlerinin takibinde tedavi edilmektedir. Ülkemizde nüfus hareketlerinin yoğunluğu bu sorunun günümüzde ve ileride kontrol altına alınmasını zorlaştırmaktadır. Öksürük, balgam çıkarma, iştahsızlık, zayıflama, terleme gibi yakınmaları olan hastaların sağlık kuruluşlarına başvurmaları tanı ve tedavideki ilk basamaktır" ifadelerini kullandı.
Sivas Özdemir: "İşletmeler finansmana erişimde sorun yaşıyor" Sivas Ticaret ve Sanayi Odası (STSO) Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Özdemir, kentte faaliyet gösteren kamu ve özel bankaların temsilcileriyle bir araya gelerek kapsamlı bir toplantı gerçekleştirdi. Toplantıda konuşan Başkan Özdemir, işletmelerin finansmana erişim konusunda ciddi sıkıntılar yaşadığını belirterek banka temsilcilerine sitemde bulundu. Özdemir, özellikle mevcut ekonomik şartlarda işletmelerin destek beklediğini ifade ederek bankaların daha yapıcı ve çözüm odaklı bir yaklaşım sergilemesi gerektiğini söyledi. Özdemir, "Üyelerimiz finansmana erişim noktasında önemli zorluklar yaşıyor. Sahadan gelen geri bildirimlerde krediye ulaşmanın her geçen gün daha da zorlaştığını görüyoruz. Bankalarımızın bu süreçte iş dünyasının yanında daha güçlü bir şekilde yer almasını bekliyoruz. İşletmelerimizin yatırım yapabilmesi, üretimini sürdürebilmesi ve istihdamını koruyabilmesi için finansmana erişimin kolaylaştırılması büyük önem taşıyor" dedi. Bankaların reel sektörün en önemli paydaşlarından biri olduğuna dikkat çeken Özdemir, "Bizler üretmezsek, istihdam oluşturamazsak ve ihracatı artırmayı başaramazsak, bu durum yalnızca sanayiciyi değil bankacılık sektörünü de doğrudan etkiler. Bu nedenle bankalarımızdan üyelerimizin yaşadığı sıkıntılara daha duyarlı yaklaşmalarını ve çözüm konusunda daha fazla inisiyatif almalarını bekliyoruz" ifadelerini kullandı.