GÜNDEM - 11 Kasım 2024 Pazartesi 13:41

Adıyaman’da 11 bin fidan toprakla buluştu

A
A
A
Adıyaman’da 11 bin fidan toprakla buluştu

Adıyaman’da, ‘Geleceğe Nefes, İnsanlığa Nefes’ sloganıyla fidan dikimi etkinliği yapılırken, 11 bin fidan toprakla buluştu.


11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günü etkinlikleri kapsamında bu yıl ’Geleceğe Nefes, İnsanlığa Nefes’ sloganıyla fıstık çamı, kara selvi ve kızılçam fidanları dikildi. Adıyaman’ın Kuzey kısmında yer alan Türmüz Tepe Mevkiinde ağaçlandırma seferberliği çerçevesinde düzenlenen fidan dikim etkinliğine Adıyaman Valisi Osman Varol, Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere, kurum müdürleri, STK temsilcileri, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı.


Sabah saat 11’de başlayan programda katılımcılar fidanları tek tek toprakla buluşturarak ağaçlandırma yaptı.


Burada konuşan Adıyaman Valisi Osman Varol, “Bugün 11 Kasım Milli Ağaçlandırma Günümüzdür. Biliyorsunuz bugün Türkiye’nin dört bir yanında her ilimizde, her ilçemizde aynı anda gençlerimizle, öğrencilerimizle, vatandaşlarımızla, sivil toplum kuruluşlarımızla birlikte bir fidan dikiyoruz. Daha yeşil bir Adıyaman, daha yeşil bir ülke için buradayız” dedi.


Daha sonra konuşan Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere ise “Bugün gerçekten çok heyecanlı bir gün. Bu toprakların ağaçlarla, fidanlarla buluşması gerekiyor. Adıyaman bu konuda ağaç yoksunu bir yer. Adıyaman’ı daha yeşil bir kent haline getirmek için bizlerde belediye olarak gerekeni yapıyoruz. Bu konuda gerekli hazırlıklarımızı yaptık. Mevsim şartları, yavaş yavaş fidan dikmeye uygun hale geldi. Bu tür etkinliklerin artması gerekmektedir” diye konuştu.



Adıyaman’da 11 bin fidan toprakla buluştu

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çankırı Coğrafi işaretli lezzet kahvaltıda tost yerine tüketiliyor Çankırı’da yıllardır aynı yöntemle hazırlanan ve coğrafi işaret belgesiyle tescillenen muska, kahvaltıda tost yerine tüketiliyor. Binlerce yıllık bir kültür birikimi bulunan Çankırı, yöresel yemekleriyle de dikkat çekiyor. Çankırı’nın çok sayıdaki coğrafi işaretli yemekleri arasında yer alan muskası da dikkat çekiyor. Coğrafi işaret belgesi alarak lezzetini tescilleyen muska, Çankırı’ya gelen yerli ve yabancı turistlerin en çok tercih ettiği yemekler arasında yer alıyor. Yıllardır lezzeti korunan muska, sabahları tost, geceleri ise pratik yemek olarak tercih ediliyor. İnce ekmeğin içerisine küpecik peyniri yerleştirilip daha sonra bol tereyağıyla sacda pişirilmesi ile hazırlanan muska, kentteki vazgeçilmez lezzetler arasında yer alıyor. "Günümüzde tost yerine tercih ediliyor" Muskanın tost yerine tercih edildiğini söyleyen Aşçı Nuray Pulat, "Çankırı’da geçmişten günümüze uzanan köklü bir gelenek olan ince ekmek ve küpecik peyniriyle hazırlanan muska, bugün hala sofralarımızın vazgeçilmez lezzetlerinden biridir. Mayasız olarak yapılan ince ekmek, hafifliği ve kolay sindirimi sayesinde günün her saatinde rahatlıkla tüketilebilmektedir. Özellikle pratik olması nedeniyle günümüzde tost yerine tercih ediliyor. Çankırı halkı bu ürünü sıklıkla sofralarında bulundurur. Gençlerinde damak tadına uygun olmasından dolayı yoğun ilgi görüyor" diye konuştu. "Muskayı biz genelde kahvaltıda yemeyi tercih ediyoruz" Kahvaltıda muska yemeyi tercih ettiğini söyleyen Özlem Karaçör ise "Çankırı’nın coğrafi işaretli yemeği olan küpecik peynirli muskayı biz genelde kahvaltıda yemeyi tercih ediyoruz" ifadelerini kullandı.
Elazığ Girişimci kadınlar dijital dünyaya açılıyor Elazığ’da hayata geçirilen Girişimci Kadınlar İçin Yapay Zeka Destekli Dijital Pazarlama ve E-Ticaret Kapasite Geliştirme Programı ile 35 girişimci veya girişimci adayı kadın, dijital pazarlama stratejilerinden satış süreçlerine uzanan kapsamlı bir eğitim alacak. Kadınların sosyal ve ekonomik yaşamda daha etkin ve yetkin bir şekilde yer alması için faaliyet yürüten Elazığ İş Kadınları Derneği (ELİKAD), yeni bir program başlattı. Fırat Kalkınma Ajansı’nın desteğiyle hayata geçirilen ‘Girişimci Kadınlar İçin Yapay Zeka Destekli Dijital Pazarlama ve E-Ticaret Kapasite Geliştirme Programı’ ile girişimci kadınların dijital pazarlara erişimlerinin artması ve sürdürülebilir iş modelleri geliştirmeleri hedefleniyor. Program kapsamında 35 girişimci veya girişimci adayı kadın, 4 hafta boyunca cumartesi ve pazar günleri olmak üzere toplamda 45 saatin üzerinde eğitim alacak. Çevrim içi ortamda düzenlenecek programda, uzmanlar Selami Kaplan ve Sezgin Vural tarafından yapay zeka destekli içerik üretimi ve dijital pazarlama; veri analitiği, müşteri davranışı ve satış tahmini; e-ticaret operasyonları ve platform entegrasyonu başlıklarında uygulamalı eğitim verilecek. Türkiye’deki girişimci kadın oranının yüzde 20 civarında seyrettiğini, bu oranın bölgelerinde daha da düşük olduğunu aktaran ELİKAD Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Yasemin Açık, "ELİKAD olarak 2008 yılından bu yana kadınların Elazığ’da ve bölgemizde daha görünür olması, ekonomik ve sosyal yaşamda daha güçlü yer alması için çalışıyoruz. Bugün ise bunun bir adım ötesine geçmek zorundayız. Çünkü ilimizdeki, bölgemizdeki girişimci kadınların büyük bölümü üretim yapmasına rağmen, ürünlerini dijital satış kanallarına taşıma ve e-ticaret altyapısı oluşturma konusunda çeşitli yapısal zorluklarla karşılaşıyor. Artık bu zorlukları aşmalı; sadece bulunduğumuz şehirle ve bölgeyle yetinmeyip dijital alanda da görünür olmalı; üretimimizi, emeğimizi ve girişimciliğimizi ülkemize ve dünyaya açmalıyız. Bu programı da girişimci kadınların dijital pazarlarda daha etkin, daha donanımlı ve daha rekabetçi olmasına katkı sunmak amacıyla başlattık" dedi.
İstanbul Geçmeyen öksürüğe dikkat: Soğuk havalarla virüsler artışta Son dönemde artan, geçmeyen öksürük şikâyetlerine dikkat çeken Prof. Dr. Ahmet İlvan, hava sıcaklıklarının düşmesiyle viral enfeksiyonların yaygınlaştığını belirtti. İlvan, özellikle uzun süren öksürüklerin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı. Soğuk hava şartlarının, solunum yolu enfeksiyonları için uygun bir zemin oluşturduğunu ifade eden Arel Üniversitesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ahmet İlvan, "Bu dönemde virüsler daha kolay yayılıyor. Bağışıklık sisteminin zayıflamasıyla birlikte üst solunum yolu enfeksiyonları ve buna bağlı öksürük şikâyetleri artıyor" dedi. "3 haftayı aşan öksürükte mutlaka uzman görüşü alınmalı" Öksürüğün genellikle basit bir enfeksiyon belirtisi olarak görülse de bazı durumlarda daha ciddi hastalıkların habercisi olabileceğini belirten İlvan, "Eğer öksürük 3 haftadan uzun sürüyorsa, altta yatan neden mutlaka araştırılmalıdır. Astım, kronik bronşit, reflü ya da daha ciddi akciğer hastalıkları bu şikâyetin nedeni olabilir" uyarısında bulundu. Korunmak için basit önlemler etkili Prof. Dr. İlvan, hastalıklardan korunmak için alınabilecek önlemleri ise şöyle sıraladı: Kapalı ve kalabalık ortamlardan mümkün olduğunca kaçınılmalı. Ellerin sık sık yıkanması ihmal edilmemeli. Bağışıklık sistemini güçlendiren dengeli beslenmeye dikkat edilmeli. Gerektiğinde maske kullanımı tercih edilmeli." Uzmanlar, özellikle çocuklar, yaşlılar ve kronik hastalığı bulunan bireylerin bu dönemde daha dikkatli olması gerektiğini belirtiyor. Geçmeyen öksürük şikâyeti olan kişilerin vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurması öneriliyor.
Ankara Polisin "dur" ihtarına uymayan CHP otobüsü şoförü hakkında mütalaa verildi CHP’li milletvekilleri ile genel başkan yardımcılarını taşıyan otobüsün şoförü Gökhan Gülyurt hakkında, polislerin ’dur’ ihtarına uymadığı gerekçesiyle zincirleme şekilde ’görevi yaptırmamak için direnme’ suçundan mütalaa verildi. Ankara 72. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmaya tutuksuz sanık Gökhan Gülyurt katılmazken, taraf avukatları salonda hazır bulundu. Mahkeme hakimi, olay günü görevli polis memuru Okan A.’nın Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla hazır bulunduğunu belirterek dinleneceğini ifade etti. Tanık olarak dinlenen polis memuru Okan A., "Hipodrom Caddesi’nde görevliydim. Yanımda polis memuru Sare Yavuz vardı. Saat 09.30 sıralarında orta şeritten gelen otobüsü durdurmak istedik. ‘Dur’ ihtarında bulunduk ancak şoför durmadı. Otobüsün Sıhhiye Adliye istikametine doğru ilerlediğini bir sonraki kavşaktaki ekiplere anons ettik. Şikayetim devam etmektedir" dedi. Ardından söz alan savcı, esas hakkındaki mütalaasını açıkladı. Savcı, sanık Gülyurt hakkında zincirleme şekilde ’görevi yaptırmamak için direnme’ suçundan 13 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep etti. Sonraki duruşma 13 Nisan’a ertelendi. Olayın geçmişi Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, CHP’li milletvekilleri ile genel başkan yardımcılarının bulunduğu, Gökhan Gülyurt’un kullandığı 06 CHP 66 plakalı makam otobüsü, 23 Nisan’da, Hipodrom Caddesi’nden Talatpaşa Caddesi istikametine doğru seyir halindeyken müşteki polisler Sare Y. ve Okan A.’nın otobüsün hangi yöne gideceğini öğrenmek amacıyla ’dur’ ikazında bulunarak aracı durdurmak istediği belirtildi. İddianamede, Gökhan Gülyurt’un, aracı Sare Y. ve Okan A.’nın üzerine sürdükten sonra Talatpaşa Bulvarı’ndan Altınsoy Caddesi’ne dönerek, Ankara Adliyesi istikametine doğru ilerlediği aktarıldı. Adliye önünde görevli müşteki polis Mehmet Ö.’nün elini kaldırarak ’dur’ ihtarında bulunmasına rağmen aracın durmadığına değinilen iddianamede, Mehmet Ö.’nün otobüsün çarpmaması için yolun kenarına atladığı anlatıldı. Gökhan Gülyurt idaresindeki otobüsün Atatürk Bulvarı’na doğru seyir halindeyken, müşteki polisler Yasemin K. ile Okan Y. tarafından bir kez daha durdurulmak istendiği ancak Gülyurt’un ’dur’ ikazına uymayarak aracı polislerin üzerine sürdüğü ve yoluna devam ettiği kaydedildi. Gülyurt’un ’silahtan sayılan otobüsü’ müştekilerin üzerine sürmesinin cebir niteliğinde olduğu ve görevi yaptırmama için direnme suçunun tüm unsurlarıyla oluştuğu belirtilen iddianamede, sanığın zincirleme şekilde ’görevi yaptırmamak için direnme’ suçundan 13 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması talep edildi.
İzmir Ak Partili Saygılı’dan ’Tarihi Un Fabrikası’ açıklaması: "CHP yalan siyasetiyle İzmir’i kandırıyor" AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, ’Tarihi Un Fabrikası’ üzerinden yürütülen tartışmalara tepki göstererek, CHP’nin kamuoyunu yanıltan söylemlerle gerçekleri çarpıttığını savundu. Saygılı, söz konusu taşınmazın hukuk çerçevesinde Vakıflar Genel Müdürlüğüne devredildiğini belirtti. Bilal Saygılı, yaptığı açıklamada, CHP’nin 1926 tarihli bir kararnameyi öne sürerek kamuoyunu yanılttığını, ancak asıl belirleyici olanın Mustafa Kemal Atatürk imzasıyla 1936 yılında yürürlüğe giren kanun olduğunu vurguladı. Bu düzenleme ile vakıf mallarının mazbut statüye alınarak devlet güvencesine kavuşturulduğunu hatırlatan Saygılı, 2008 yılında yürürlüğe giren 5737 sayılı Vakıflar Kanunu ile de vakıf kökenli taşınmazların belediyeye geçmiş olsa dahi mazbut vakfa devredilmesinin zorunlu kılındığını ifade etti. "Projenin büyük kısmını İzmir Kalkınma Ajansı karşıladı" Tarihi binanın Meslek Fabrikası olarak hizmete açılma sürecine değinen Saygılı, projenin 2015 yılında başlayıp 2017 yılında tamamlandığını kaydetti. Toplam 3,1 milyon TL maliyeti olan projenin 2,3 milyon TL’sinin İzmir Kalkınma Ajansı (İZKA) tarafından karşılandığını dile getiren Saygılı, belediyenin ödediği cüzi bedeller üzerinden bir algı operasyonu yürütüldüğünü ve taşınmazın uzun yıllardır belediye tarafından kullanıldığı imajının verilmek istendiğini aktardı. "Mahkeme kararları tescili onayladı" Konuyla ilgili yargı süreçlerinin tamamlandığını ve beş ayrı yargı kararının İzmir Büyükşehir Belediyesini haksız bulduğunu belirten Saygılı, İzmir 5. İdare Mahkemesi ile İzmir 26. ve 11. Asliye Hukuk Mahkemelerinin kararlarının hakikat duvarına çarptığını söyledi. Mahkemelerin belediyenin işgalci olduğuna hükmettiğini ve tahliye kararının hukuka uygun olduğunu kesinleştirdiğini ifade eden Saygılı, istinaf mercilerinin de bu kararları onadığını dile getirdi. "İzmir’in asli sorunlarına odaklanın" İzmir Büyükşehir Belediyesinin ve CHP kadrolarının kentin gerçek sorunlarıyla ilgilenmesi gerektiğini ifade eden Saygılı, sokaklardaki çöp sorununa, trafik kaosuna ve su kayıp-kaçak oranlarına dikkat çekti. İzmir’in her yağmurda sele teslim olduğunu ve kentsel dönüşüm çalışmalarının kooperatif skandallarıyla durma noktasına geldiğini savunan Saygılı, belediye yönetiminin hukuksuzluk peşinde koşmak yerine İzmir’e hizmet etmeye odaklanması gerektiğini sözlerine ekledi.