ASAYİŞ - 03 Kasım 2024 Pazar 12:51

Adıyaman’da traktör devrildi: 1’i ağır 6 yaralı

A
A
A
Adıyaman’da traktör devrildi: 1’i ağır 6 yaralı

Adıyaman’ın Kahta ilçesinde devrilen traktörün altında kalan 6 kişi yaralandı.


Kaza ilçeye bağlı Salkımbağ (Alüt) Köyü’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre M.K (74) yönetimindeki 80 KA 921 plakalı traktör sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu devrildi. Meydana gelen kazada sürücüsü ile birlikte araçta bulunan Y.K (20), Z.K (72), E.K (15), H.K (31) ve Y.K (13) olayda yaralandı. Olayı gören vatandaşlar tarafından 112 sağlık ekiplerine haber verildi. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri yaralılara ilk müdahaleyi yaptıktan sonra ambulanslarla Kahta Devlet Hastanesi’ne kaldırıldı. Burada tedavi alınanlardan durumu ağır olan yaralılardan Z.K (72) Adıyaman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldığı öğrenildi.


Kaza ile ilgili soruşturma sürüyor.



Adıyaman’da traktör devrildi: 1’i ağır 6 yaralı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas Keşfedilmeyen halk ozanı çözümü yapay zekada buldu Sivaslı halk ozanı Ömer Şahin, şiirlerine ilgi görmeyince eserlerini yapay zeka ile türküye dönüştürerek milyonlara ulaştı. Sivas’ta yaşayan halk ozanı Ömer Şahin, uzun yıllardır kaleme aldığı şiirlerin yeterince ilgi görmemesi üzerine eserlerini yapay zekâ ile türkü formatına dönüştürerek sosyal medyada paylaşmaya başladı. Şahin’in çalışmaları 1 milyonun üzerinde izlenmeye ulaştı.1980 yılından bu yana şiir yazan Şahin’in, bugüne kadar binin üzerinde eser kaleme aldı. Kendi yazdığı ve bestelediği şiirleri yapay zekâ aracılığıyla seslendiren Şahin, bu yöntemle eserlerini daha geniş kitlelere ulaştırmayı hedeflediğini belirtti. Şahin’in paylaştığı türküler kısa sürede sosyal medyada ilgi görerek yüksek izlenme rakamlarına ulaştı. Geleneksel yöntemlerle değerlendirilme imkânı bulamayan eserlerin, yapay zekâ aracılığıyla müzik formuna dönüştürülmesi dinleyenlerin dikkatini çekti. "Şiirlerimi yapay zekâya söyletmek zorunda kaldım" Yapay zeka ile şiirlerini türküye dönüştüren Ömer Şahin, "Ben şiir yazmaya 1980 yılında başladım. İlk şiirimi köyde zarar eden besiciler için yazmıştım. Ondan sonra ara verdim. Erzurum’da işbaşı yaptıktan sonra oradaki âşıkların yanına gidip onları dinledim; nasıl şiir yazıyorlar, nasıl okuyorlar, nasıl türkü söylüyorlar diye dikkatlice gözlemledim ve orada tekrar şiire başladım. 1994 yılında Sivas’a geldikten sonra burada devam ettirdim, buradaki âşıklarla tanıştım. 2009 yılında dördüncü Uluslararası Âşıklar Yarışması’nda Sivas Gelir Aklıma adlı şiirim birincilik kazandı. 2023 yılında ise 734 sayfa ve içinde 475 adet şiir bulunan kitabım basıldı. Ben şöhreti olan birisi değilim gariban, kıyıda köşede kalmış bir âşığım. Kimseyi bulamayınca şiirlerimi yapay zekâya söyletmek zorunda kaldım, bu zamana kadar kimse yardımcı olmadı. Şiir kitabım çıkalı iki sene geçti, kimse çıkıp da şu şiirini alıp türkü yapacağım demedi. Ben de mecbur kaldım. Ölmeden önce türkülerim yayınlansın, ben ölsem dahi eserlerim kalsın istedim ve böyle bir yola girdim" dedi. "Bizimle ilgilenmemek, bizi yapay zekâya mecbur etti" Aşıkların göz önünde bulundurulmadığını söyleyen Şahin, "Başarılı da olduğumu düşünüyorum. İlk yaptığım türkü Ey Vefasız, şu anda izlenme sayısı 1 milyon 700 bini geçti. Yokluk bizi mecbur etti. Bizimle ilgilenmemek, bizi yapay zekâya mecbur etti. Mecburiyet olmasa, âşıklara ve ozanlara gereken önem verilse, ne söyledikleri, ne anlatmak istedikleri incelense ve hayata geçirilse bu noktaya gelinmezdi. Âşıklardan ve ozanlardan uzak duruluyor, oysa onların söyledikleri bizim öz kültürümüz, geleneğimiz ve göreneğimizdir. Yapay zekâ çıktı çıkalı bizim pabucumuz dama atıldı. Ben bir halk ozanı olarak bir türküyü yapmak için en az 15-20 gün, bazen bir ay uğraşıyorum; ama yapay zekâ bunu iki dakikada yapıyor, sofrayı kurup buyurun yiyin diyor. Ancak kesinlikle yapay zekâ geleneksel âşıklığın yerini tutmaz; onlar kurallara göre değil, hayatın içinden yazar. Gençlik de buna yöneliyor ve âşıklık ile diğerleri arasındaki fark burada ortaya çıkıyor" dedi.
İstanbul Ramazan Bayramı’nda Eşarj’da şarjlanma yüzde 63 arttı Türkiye’de elektrikli araç sayısındaki hızlı artış, şarj altyapısına olan talebi her geçen gün daha görünür kılıyor. Özellikle yoğun seyahat dönemlerinde zirveye ulaşan bu talep, Ramazan Bayramı’nda dikkat çekici bir seviyeye ulaştı. Eşarj istasyonlarında, bayram boyunca enerji satışı yüzde 63, işlem sayısı ise yüzde 67 artış gösterdi. Ramazan Bayramı boyunca şehirlerarası yolculukların yoğunlaşmasıyla birlikte elektrikli araçların şarjlanma oranlarında dikkat çekici bir artış yaşandı. Artan e-mobilite ve genişleyen araç parkının etkisiyle istasyonlardaki yoğunluk belirgin şekilde yükselirken, elektrikli ulaşımın gündelik yaşamın önemli bir parçası haline geldiği bir kez daha teyit edildi. Türkiye genelinde bin 400’ü aşkın istasyon, 2 bin 400’ün üzerinde soket ve 134 MW kurulu güç kapasitesiyle hizmet sunan Enerjisa Enerji’nin yüzde 100 iştiraki Eşarj, özellikle ana arterler ve otoyollar üzerindeki hızlı şarj ağıyla bayram süresince kesintisiz hizmet sağlamayı sürdürdü. Yapılan açıklamaya göre, şirket istasyonlarında günlük enerji satışı, mart ayının ilk haftasına kıyasla yüzde 63 artarken, geçen yılın Ramazan Bayramı dönemine göre ise yüzde 78 yükseldi. Roaming (ortak dolaşım) projesi sayesinde toplamda 4 binden fazla DC hızlı şarj soketi ile hizmet verebilen şirket, artan talebi kesintisiz ve sorunsuz şekilde karşıladı. Bayramda kullanıcı sayısı ve etkileşim de güçlü artış gösterdi Ramazan Bayramı boyunca yalnızca enerji tüketimi ve işlem sayılarında değil, aktif kullanıcı sayısında da dikkat çekici bir yükseliş yaşandı. Günlük aktif müşteri sayısı, mart ayının ilk haftasına kıyasla yüzde 67 artarken, geçen yılın aynı dönemine göre de aynı oranda büyüme kaydetti. Bayram süresince kullanıcılarına kesintisiz destek sunan Eşarj, 7/24 hizmet veren çağrı merkezi, görüntülü görüşme desteği ve WhatsApp destek hattı ile sürücülere anlık çözümler sağladı. Türkiye’deki ilk "Deşarj Noktası" ise yolculuk sırasında elektrikli araç kullanıcılarına konforlu bir mola alanı sunarak bayram boyunca yoğun ilgi gördü. "Elektrikli araç ekosistemi Türkiye’de artık yeni bir faza geçti" Eşarj Genel Müdürü Yakup Aydilek, bayram süresince artan enerji ve istasyon kullanımı ile ilgili değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi: "Ramazan Bayramı gibi yoğun seyahat dönemleri, elektrikli mobilitenin gerçek kullanım senaryolarını en net şekilde ortaya koyuyor. Bu yıl bayram boyunca gördüğümüz yüzde 60’ın üzerindeki artış, Türkiye’de elektrikli araç kullanımının artık günlük hayatın güçlü bir parçası haline geldiğini gösteriyor. Elektrikli araç ekosistemi Türkiye’de artık yeni bir faza geçti. Bu dönemde mesele yalnızca şarj noktası sayısını artırmak değil; doğru lokasyonda, doğru hızda ve kesintisiz çalışan bir deneyim sunabilmek. Şirket olarak biz de bu yoğunluğa, ana ulaşım akslarında konumlanan yüksek hızlı şarj ağımız, veri odaklı lokasyonlandırma yaklaşımımız ve 7/24 kesintisiz hizmet anlayışımızla hazırdık. Önümüzdeki dönemde odağımız; yalnızca büyümek değil, artan talebi en doğru noktalarda en güvenilir ve en akıcı deneyimle karşılamak olacak. Elektrikli ulaşımın yaygınlaşmasını hızlandıran en kritik unsurun, kullanıcıya her koşulda güven veren bir şarj deneyimi olduğuna inanıyoruz."