GÜNDEM - 06 Şubat 2024 Salı 06:53

Bulutların üzerindeki Yeni Adıyaman böyle görüntülendi

A
A
A
Bulutların üzerindeki Yeni Adıyaman böyle görüntülendi

Kahramanmaraş depremlerini en derinden hisseden Adıyaman’da şehrin bin 115 metre üzerinde yükselen yeni yerleşim yeri bulunduğu konum ve arazi yapısındaki sağlamlık sebebiyle binlerce depremzedeye yeni umut oldu.


Dağın zirvesi tıraşlanarak oluşturulan bölgede yükselen yeni konutlar ve etrafındaki suru andıran kayalıklar gökyüzünden adeta bir kale gibi görünüyor.


Güneşin doğuşunun ve batışının en güzel izlendiği il olarak bilinen Adıyaman’da şehre tepeden bakan yeni konutlar sahip olduğu uçsuz bucaksız Adıyaman Ovası ve Nemrut Dağı manzarasıyla adeta burada güneş hiç batmayacak dedirtiyor.


UNESCO’nun Dünya Kültür Mirası Listesinde yer alan, doğu ve batı medeniyetlerinin kesişme noktası olarak bilinen Nemrut Dağı ile her yıl binlerce turisti bağrına basan doğunun kültür merkezi Adıyaman 6 şubat depremlerinden en fazla etkilenen illerin başında geliyor.


635 bin nüfuslu ilde meydana gelen depremlerde kentte toplam 8 bin 387 kişi hayatını kaybederken, 5 bin 953 binada depremde yerle bir oldu. 4 bin 500 işyeri kullanılmaz hale geldi. 20 bine yakın binada yıkım çalışması devam sürerken toplam 44 bin 352 deprem konutunun inşası devam ediyor.


Bulutların arasında yeni yerleşim alanı


Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı uhdesinde Emlak Konut tarafından yapılan bin 115 metre yükseklikte dağın tepesi tıraşlanarak oluşturulan 2 hektarlık alanda bulutların arasında yükselen yeni Adıyaman, dron ile görüntülendi. İndere bölgesinde 826 bloktan oluşan kentsel alanda toplam 16 bin 433 konutun yapımı sürüyor. Güneşin doğuşunun en iyi izlendiği kentin sakinleri ise biran önce eski hayatlarına ve yeni konutlarına kavuşacakları günleri iple çekiyor. Depremin yaşandığı 6 Şubat sabahından bu zamana kadar şehri terk etmeyip konteynerde turizm hizmeti vermeye devam eden doğma büyüme Adıyamanlı Hacı Mahmut Çalışkan doğduğun yer önemli değil doyduğun yer önemli derlerdi. Öyle değilmiş gerçekten insanın doğduğu yer çok önemli eşimiz dostumuz çevremiz işimiz hep burada nereye bırakıp nereye gideceğiz" dedi.


Deprem zamanı Adıyaman halkının yüzde 50’lik bir kısmının batıya başka şehirlere göç ettiğini belirten Çalışkan, "O gidenlerin yüzde 25’i geri döndü. Burada sahip olduğu huzuru dışarıda bulamadı insanlar. Sonuç itibarıyla burada konteynırda da kalsa geri memleketine dönmek zorunda kaldı" şeklinde konuştu.


"Devletimiz sağ olsun çok yardımcı oldu"


Adıyaman’ın depremden önce turizm açısından çok önemli bir yer olduğuna dikkat çeken Hacı Mahmut Çalışkan, "Dünyanın 8. harikası olan Nemrut dağımız çok iyi turist çekmekteydi. Dünyada ancak sayılı yerlerde çıplak gözle güneşi görebileceğiniz, güneş gözlüğü takmadan güneşin doğuşunu izleyebileceğiniz bir dağımız vardı. Memleketimiz misafirperver. İnsanları kucaklayan, bir soru sorulduğunda elinde işi varsa bile elindeki işi bırakıp adres gösteren bir memleket. Güzel bir yaşantımız vardı. Yeni yeni toparlanmaya başlamıştı. 6 şubat sabahı ne yazık ki Adıyaman’ımız Acıyaman oldu. Çok kayıplarımız var. Çok sakat kalanımız oldu. Acımız çok büyük. Devletimiz sağ olsun çok yardımcı oldu bize. Şuan ki durumu soracak olursanız devletimiz yine üzerine düşeni yaptı. Bizim işyerlerimiz yıkılmasına rağmen acilen işyerleri yapıldı. Prefabrik binalarda şuan hizmet vermekteyiz. Evleri yıkılanlar konteynırlara yerleştirildi. Şuan çok acil toparlanması gereken bir ildeyiz. İşyerlerimiz yıkılmış Emlak Konut çalışmaya başladı. Bu çalışmalarla birlikte dükkanlarımızda biran evvel yapılıp faaliyete geçerse biz daha çabuk hizmet vereceğiz" şeklinde konuştu.


"İhtiyacımız olanı almalıyız fazlasını almak dinimizde haramdır"


Şehrin yüksek bölgelerinde oluşturulan yeni yerleşim yerlerinde çok hummalı çalışmaların devam ettiğini aktaran Çalışkan, "8 Şubatta Cumhurbaşkanımız gelecek burada da bazı konutları teslim edecek diye duyduk. İnşallah çok çabuk o konutların bitirilip ihtiyaç sahiplerine dağıtılmasını istiyoruz. Devletimiz elinden geleni yapıyor ama biz vatandaş olarak Müslüman olarak ihtiyacımız olanı almalıyız. Onun dışında fazlasını almak dinimizde haramdır. Evi sağlam olup 2 evini kiraya verip konteyner kentte oturanlar var. Bunun sebebi elektrik bedava, yemek bedava, para desteği var deyip evini barkını kiralayıp konteyner kentte kalanlar var. Ben bu insanları kınıyorum. Biz insanlar balık gibiyiz çok çabuk unutuyoruz. Az hasarlı olup evleri onarıldıktan sonra evlerine geçen oldu ama orta hasarlı evleri onarıp az hasarlı olarak oturanlar var. Böyle bir şey olamaz bu resmen kendi canlarına kastetmeleridir" ifadelerini kullandı.


Hayrullah Seçilmiş ise, "Biz 6 Şubat’ı gördük Allah hiç bir ile böyle bir olay yaşatmasın. Duadan başka elimizden bir şey gelmiyor. Ancak devlet yetkililerinden biran önce çarşı merkezindeki hasarlı binaların yıkılmasını istiyoruz. İnsanlar çarşıya gitmekten korkuyorlar. Eşim çarşıya çıkmak istemiyor. Çünkü yıkık binaları gördüğü anda deprem anında yaşadıkları aklına geliyor. Sil baştan bir Adıyaman istiyoruz. Bir an evvel memleketimizin kalkınmasını istiyoruz" diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Gürlek: "27 Nisan E-muhtırası, hukuk devletine karşı bir müdahale girişimiydi" Adalet Bakanı Akın Gürlek, "27 Nisan E-muhtırası, seçilmiş hükümeti hedef alan ve doğrudan milletimizin egemenlik hakkına ve hukuk devletine karşı bir müdahale girişimiydi" dedi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "27 Nisan E-muhtırası, seçilmiş hükümeti hedef alan ve doğrudan milletimizin egemenlik hakkına ve hukuk devletine karşı bir müdahale girişimiydi. Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın millet iradesine dayanan kararlı duruşu, tarihi bir dönüm noktası oldu ve bu girişimi boşa çıkardı. Bugün Türkiye; rotası bildirilerle çizilen değil, iradesini sandıkta ortaya koyan milletin yön verdiği bir hukuk devleti ise, bu Cumhurbaşkanımızın 27 Nisan’da sergilediği güçlü liderlik ve aziz milletimizin bu iradeye verdiği sarsılmaz destekle mümkün oldu" ifadelerini kullandı. "Demokrasimize sahip çıkma kararlılığımızı bir kez daha vurguluyoruz" Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın duruşunun Türkiye’de darbe ve muhtıra zihniyetine karşı verilen mücadelenin en önemli kırılma anlarından biri olarak tarihe geçtiğini belirten Bakan Gürlek, "27 Nisan’da ortaya konan irade, 15 Temmuz’da milletimizin destansı direnişiyle daha da güç kazandı. Adalet Bakanlığı olarak milli iradeyi esas almaya, demokrasimizin üzerinde hiçbir vesayet gölgesine izin vermemeye kararlılıkla devam ediyor; 27 Nisan E-muhtırasının yıl dönümünde demokrasimize sahip çıkma kararlılığımızı bir kez daha vurguluyoruz. Bu vesileyle her türlü anti-demokratik girişimin karşısında olduğumuzu; hukuktan, adaletten ve milli iradeden asla taviz vermeyeceğimizi; vesayet ve darbe dönemlerinin artık tamamen geride kaldığını en güçlü şekilde ifade ediyoruz" dedi.
Samsun Makineleşen insan eleştirisi tuvale yansıdı: "Transhüman-izm" Samsun’da açıldı Teknolojinin insanı dönüştüren değil, dönüştürülmüş bir varlığa indirgeyen yönüne dikkat çeken çarpıcı bir sergi Samsun’da sanatseverlerle buluştu. Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Engin Güney’in "Transhüman-izm" adlı resim sergisi açıldı. Sergi, teknolojinin kendisinden çok, kullanım amacı ve arkasındaki ideolojik yönelimlerin insanı nasıl makineleştirdiğini eleştirel bir bakışla sorguluyor. Kontrolsüz dijitalleşme ve popüler kültürün, insan kimliğini adeta programlanmış bir robota dönüştürdüğüne vurgu yapılan sergide toplam 29 eser yer alıyor. Serginin 10 gün boyunca açık olacağını belirten Doç. Dr. Engin Güney, günümüzdeki teknolojik dönüşümün paradoksal bir noktaya ulaştığını ifade ederek, "Makine insansılaştırılırken insan makineleşiyor. Sanal olan gerçekmiş gibi sunulurken, gerçek olan da giderek sanallaştırılıyor. Doğal olanın tahrip edildiği bu süreçte insan, vicdan ve merhamet gibi öz değerlerinden uzaklaştırılıyor" dedi. "Transhüman-izm" başlığındaki ‘izm’ ifadesinin bilinçli olarak ayrıldığını dile getiren Güney, bu tercihle değişimin ideolojik boyutuna dikkat çekmek istediğini söyledi. Teknolojinin faydalarının yanı sıra bağımlılık üretme ve çıkar odaklı kullanım risklerine de işaret eden Güney, dijital oyunlar, sosyal medya, yapay zeka ve sanal gerçeklik uygulamalarının yanlış kullanımının insan üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Serginin iki bölümden oluştuğunu belirten Güney, ilk bölümde "dijitopik" yaşam modelinin eleştirildiğini, ikinci bölümde ise renk ve doku üzerinden geleceğe dair alternatif bir yaşam önerisi sunduğunu ifade etti. İnsan davranışlarına dair karamsar bir tablo gördüğünü söyleyen Güney, bu tablonun ancak ortak bir bilinçle değiştirilebileceğini vurguladı. Güzel Sanatlar Fakültesi Sanat Galerisi’nde düzenlenen serginin açılışına OMÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Alper Kesten, OMÜ Genel Sekreteri Prof. Dr. Erhan Burak Pancar, OMÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Seylan, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
İstanbul Beylikdüzü’nde tır kazasında faciadan dönüldü İstanbul Beylikdüzü’nde arıza nedeniyle duraklayan tır yokuş aşağı kaydı. Muhtemel bir faciayı önlemek için aracı 10 metrelik uçuruma yönlendirip, aşağı atlayan şoför hafif şekilde yaralandı. Kaza, saat 17.00 sıralarında Beylikdüzü ilçesi Kavaklı Mahallesi Kavaklı Caddesi’nde yaşandı. İddiaya göre, arıza nedeniyle sağ şeritte duraklayan tır kendiliğinden hareket etti. Hareket eden araç, sol şeritte seyreden başka bir tıra çarptı. Şoför, daha büyük bir facianın önüne geçmek için aracı yolun yanındaki 10 metrelik uçuruma doğru yönlendirerek, araçtan aşağı atladı. Hafif yaralanan şoför, ihbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından ambulansla hastaneye kaldırıldı. "Kahramanlık yapmış, kendini feda ederek tırı uçuruma yönlendirdi" Kazaya ilişkin konuşan esnaf Lokman Kondi, "Bizim 200-300 metre ileride dükkanımız var. Çok büyük bir gürültüye koştuk. Ben dedim her halde bina çöktü. O kadar gürültülü bir ses geldi ki, buradan 200 metre ilerideki toprak titredi. İnsanların koştuğunu görünce biz de yardım için koştuk. Tır şoförü araç kaymaya başlayınca kendisin kurtarmak için aşağıya atlamış. Ayağını burkmuş ama ucuz atlatmış. Burada yoğun bir trafik var, aşağıya gitse daha büyük bir facia olabilirdi. Aslında şoför kendisine göre bir kahramanlık yapmış. Bu bölgeden kendisini buraya atmış. Allah razı olsun, duyarlı vatandaşmış. Kendini feda ederek aracı uçuruma yönlendirmiş" dedi. Polis ekipleri ise kazayla ilgili inceleme başlattı.