ASAYİŞ - 22 Ekim 2024 Salı 15:40

İsias Otel davası ertelendi

A
A
A
İsias Otel davası ertelendi

Adıyaman’da 6 Şubat depremlerinde yıkılan ve 72 kişinin hayatını kaybettiği İsias Otel’le ilgili davanın 4’üncü duruşması sona erdi. Dava 3 Aralık tarihine ertelendi.


6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerde, KKTC’li sporcuların ve tur rehberlerinin de aralarında bulunduğu 72 kişinin hayatını kaybettiği, 8 kişinin yaralandığı Grand İsias Otel davası sürüyor. Adıyaman 3. Ağır Ceza Mahkemesinde 3´ü tutuklu 11 kişinin yargılandığı davanın 4´üncü duruşmasına tutuklu sanıklar otel sahibi Ahmet Bozkurt, otelin yönetim kurulu üyesi olan oğlu Mehmet Fatih Bozkurt ve mimar Erdem Yıldız, SEGBİS üzerinden katıldı.


Cumhuriyet Savcısı, bilirkişi raporu gelmediği için raporun beklenmesini, tutuklu sanıkların devamı, adli kontrollü sanıkların adli kontrol halinin devamını talep etti.


Müşteki avukatları, soruşturma izni verilen belediye görevlileri ile ilgili dosyanın bu dosya ile birleştirilmesini talep etti.


Sanık Ahmet Bozkurt, 21 aydır tutuklu ve mağdur olduklarını belirterek, “21 Aydır ben ve oğlum tutukluyuz. Depremden çıktık. Geniş ailemden 300 can kaybı var. Deprem bizde travmalara neden oldu. İşlerimizi ve canlarımızı kaybettik. Üzüntümüz sonsuz. Bu üzüntüyü telafi etmek mümkün değil. Otelin statik ve teknik bilgilerini bilemem. Ben arsa sahibiyim. Malzemelerin en iyisini aldım ve teslim ettim. Dolayısıyla ben teknik konuları bilemem. Bana yönelik yapılan suçlamaları reddediyorum. Ailem dağıldı, 21 aydır tutukluyum tahliyemi istiyorum. Bu olayda suçumuz ve eksikliğimiz yok. Ben mağdurum, sağlığım gitti zor durumdayım. Tahliyemi istiyorum” dedi.


Tutuklu sanık Mehmet Fatih Bozkurt, suçlamaları ve iddiaları kati suretle kabul etmediğini belirterek tahliyesini talep etti.


Tutuklu sanık Erdem Yıldız, kendi imzası bulunmayan evraklarda isminin geçmesine karşı çıkarak tutuklu olmasına itiraz etti.


Erdem Yıldız’ın avukatı Levent Mazalıgüney, Karadeniz Teknik Üniversitesinin bilirkişi raporlarına itiraz ederek, raporlardaki imzaların hepsinin kopya olduğunu, 7 ayda 4 bin dosyaya bakılması durumunda günlük 19 dosyaya rapor hazırlandığını ve bu raporlardaki tüm imzaların kopya olduğunu iddia ederek bilirkişiler hakkında suç duyurusunda bulunacaklarını, bunun evrakta sahtecilik olduğunu savundu.


Sanık avukatlarının savunması esnasında müştekiler sanık avukatlarına tepki gösterdi. Salonda gerginlik yaşanınca mahkeme başkanı salona güvenlik güçlerini çağırdı. Salon boşaltılırken duruşmaya saat 13.00’da başlamak üzere ara verildi. Fenalaşan bir müştekiye, adliye dışında bekleyen sağlık ekipleri müdahalede bulundu.


Ara verilen duruşma saat 13.00’da yeniden başladı. Duruşmada sanık avukatlarının sözlerinin ardından mahkeme başkanı ara karar için duruşmaya ara verdi.


Mahkeme heyeti, tutuklu sanıkların tutukluluk hallerinin devamına, davanın 3 Aralık tarihine ertelenmesine karar verdi.



İsias Otel davası ertelendi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli TEM’de otomobil devrilen tır dorsesinin altında kaldı: Karı-koca hayatını kaybetti TEM Otoyolu’nun Kocaeli geçişinde 2 tır, LPG yüklü tanker ve otomobilin karıştığı zincirleme kazada 2 kişi hayatını kaybetti. Kaza nedeniyle uzun araç kuyruklarının oluştuğu Ankara istikametinde trafik akışı kontrollü olarak sağlanıyor. Kaza, saat 15.30 sıralarında TEM Otoyolu İzmit geçişi Malta Mahallesi mevkisinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Ankara istikametine seyir halinde olan İzzet Kaysi idaresindeki 34 VE 5842 plakalı otomobil ile sürücülerinin isimleri henüz öğrenilemeyen 34 HG 9019 plakalı mıcır yüklü tır, 06 FH 8538 plakalı tır ve 02 EB 786 plakalı LPG yüklü tanker zincirleme kazaya karıştı. Çarpışmanın şiddetiyle 34 HG 9019 plakalı tırın dorsesi devrildi, yüklü mıcırlar yola savruldu. Devrilen dorsenin altında kalan otomobilde bulunan sürücü İzzet Kaysi (78) ile eşi Mesude Kaysi (73) araç içinde sıkıştı. İhbar üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. İtfaiye ekiplerinin yoğun çalışmasıyla araçtan çıkarılan İzzet ve Mesudiye Kaysi çiftinin, sağlık ekiplerince yapılan kontrolde hayatını kaybettiği belirlendi. Çiftin cenazeleri, otopsi işlemleri için morga kaldırıldı. Kaza nedeniyle TEM Otoyolu’nun Ankara istikameti bir süre ulaşıma kapanırken, bölgede kilometrelerce araç kuyruğu oluştu. Jandarma ekipleri, sürücüleri Kurçeşme (Batı) TEM gişelerinden D-100 kara yoluna yönlendirdi. Araçların kaldırılması ve yolun temizlenmesinin ardından trafik akışı kontrollü olarak sağlanmaya başladı. Öte yandan, otoyol dron ile havadan da görüntülendi.
Ankara Gazeteci Uludağ dosyası yetkisizlikle Ankara’ya gönderildi Gazeteci Alican Uludağ hakkında ‘Cumhurbaşkanına hakaret’ ve ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçlarından iddianame hazırlanırken dosya yetkisizlik kararıyla Ankara’ya gönderildi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianameyi değerlendiren İstanbul 26. Asliye Ceza Mahkemesi, dosyanın yetkisizlikle Ankara Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verdi. Hazırlanan iddianamede Uludağ’ın "zincirleme şekilde Cumhurbaşkanına alenen hakaret", "zincirleme şekilde Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ve devletin yargı organlarını alenen aşağılama" ve "zincirleme şekilde halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma" suçlarından 3 yıl 8 aydan, 23 yıl 5 aya kadar hapisle cezalandırılması istendi. İddianamede Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın "müşteki", gazeteci Alican Uludağ’ın "şüpheli" olarak yer alırken, Uludağ’ın ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı bazı paylaşımlara yer verildi. Söz konusu paylaşımlar nedeniyle Uludağ’ın, zincirleme şekilde Cumhurbaşkanı’nın onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek şekilde somut fiil isnadında bulunduğu, farklı tarihlerde yapmış olduğu paylaşımlarla üzerine atılı suçu zincirleme şekilde işlediği anlatıldı. İddianamede, Uludağ’ın ilgili paylaşımları herkese açık şekilde sosyal medya platformunda yapmış olması ve paylaşımların belirlenemeyen sayıda kişiye ulaştığının anlaşılması karşısında suçun alenen işlendiği, bu kapsamda şüpheli hakkında kamu davası açılabilecek nitelikle yeterli delilin bulunduğu kaydedildi. İddianamede, Uludağ’ın paylaşımlarında beyan edilen sözlerin ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeniyle ilgili olduğu ifade edildi. Bu kapsamda eylemlerinin kamu barışını bozmaya elverişli olduğu, toplumu manipüle etmek amacıyla gerçeğe aykırı veya yanıltıcı bilgiler verdiği ileri sürüldü.