GÜNDEM - 15 Mayıs 2025 Perşembe 17:33

Kahta’da miniklerden çilek hasadı

A
A
A
Kahta’da miniklerden çilek hasadı

Adıyaman’ın Kahta Gelincik Anaokulu öğrencileri çilek hasadında bir araya geldi.


Kahta Gelincik Anaokulu öğrencileri, "Toprağa sevgi, bahçeye çilek" projesi kapsamında, hiçbir kimyasal ilaç kullanılmadan tamamen organik yöntemlerle yetiştirdikleri çilekleri hasat etti. Çocuklara doğa sevgisi, çevre bilinci ve üretimin değerini kazandırmayı amaçlayan bu anlamlı etkinlik, çevre dostu bir üretim modeliyle geleceğe umut aşıladı.


Projenin yalnızca bir tarım faaliyeti olmadığını, aynı zamanda çocuklara doğa sevgisini, çevre bilincini ve üretmenin değerini kazandırmayı hedeflediğini ifade eden İlçe Milli Eğitim Müdürü Lütfü Başli, "Bu projede çocuklarımız sadece çilek yetiştirmiyor; aynı zamanda geri dönüştürülebilir malzemelerden faydalanarak organik bir üretim yapıyor, doğaya saygılı bireyler olarak yetişiyorlar. Çocuklarımıza çevresel sürdürülebilirliğin bir tercih değil, bir zorunluluk olduğunu erken yaşta kazandırmak istiyoruz. Minik öğrencilerimiz hem toprakla tanıştı hem de çevreye duyarlı bir üretim sürecine katıldı. Bu projeyi pilot olarak bu okulumuzda hayata geçirdik. Ancak burada kalmayacağız. Süreç içerisinde ilçemizdeki tüm okullarımızda da benzer uygulamaları hayata geçirmeyi hedefliyoruz" diye konuştu.


Konuşmaların ardından minik öğrenciler, büyük bir heyecanla kendi diktikleri çilekleri toplarken, etkinliğe katılan Kaymakam Muhammed Üsame Soysal, İlçe Belediye Başkanı Mehmet Can Hallaç, İlçe Milli Eğitim Müdürü Lütfü Başli ve protokol üyeleri de bu sevince ortak oldu.



Kahta’da miniklerden çilek hasadı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara Bakan Ersoy: "Ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahip" Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türkiye’nin konservasyon ve restorasyon alanında dünyada sayılı ülkeler arasında yer aldığını belirterek, "Bugün ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" dedi. Bakan Ersoy, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren Konservasyon Laboratuvarı’nda yürütülen çalışmaları yerinde inceleyerek, son yıllarda yapılan yatırımların Türkiye’yi arkeoloji ve kültürel miras alanında uluslararası ölçekte güçlü bir konuma taşıdığını vurguladı. "Ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" Konservasyon laboratuvarlarında hem ekip hem de ekipman açısından ciddi yatırımların yapıldığını aktaran Bakan Ersoy, "Bunun somut sonucu olarak, bu merkezlerde bugüne kadar 251 binden fazla eser restore edilerek kültür hayatımıza kazandırıldı. Bugün ülkemiz, dünyadaki sayılı büyük ve hızlı üretim kapasitesine sahip konservasyon merkezlerinden birine sahiptir" ifadelerini kullandı. "Pek çok ülkeden ekipler, eğitim almak için laboratuvarlarımızı tercih ediyor" Türkiye’nin sahip olduğu teknik altyapı ve uzman insan kaynağının birçok ülke tarafından yakından takip edildiğini belirten Ersoy, "Pek çok ülkeden uzman ekipler, eğitim almak ve deneyim paylaşmak için laboratuvarlarımızı tercih ediyor. Bu durum, ülkemizi arkeoloji ve kültürel mirasın korunması alanında uluslararası düzeyde ayrı bir noktaya taşıyor" açıklamalarında bulundu. Ersoy, laboratuvarların yalnızca restorasyon çalışmalarıyla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda kültür varlığı kaçakçılığıyla mücadelede de bilimsel veri ve teknik analizlerle kritik bir rol üstlendiğini ifade etti. Konservasyon altyapısına ilişkin bilgiler de paylaşan Bakan Ersoy, Genel Müdürlük bünyesinde 11 aktif laboratuvarın bulunduğunu ve 281 uzman personelle hizmet verildiğini söyledi. Kazılardan çıkan eserlerin, sergilenene kadar birçok bilimsel işlemden geçtiğini aktaran Ersoy, ahşap, taş, metal, bronz ve tekstil gibi farklı malzemeler için ayrı uzman ekiplerin görev yaptığını; müdahale yöntemlerinin laboratuvar analizlerine göre belirlendiğini kaydetti. Bakan Ersoy, tekstil konservasyonu çalışmalarına da değinerek, Mustafa Kemal Atatürk’ün Selanik’teki doğduğu evde sergilenen kişisel eşyalarının da bu laboratuvarda titizlikle korunduğunu hatırlattı. "Atatürk’ün ailesine ait kişisel eşyalar, Cumhuriyet Müzemizde geçici olarak sergilendikten sonra burada bakım ve onarımları yapılarak yeniden Selanik’teki Atatürk Evi’ne gönderildi" diyen Ersoy, laboratuvarların her türlü malzemeye müdahale edebilecek teknik yeterliliğe sahip olduğunu vurguladı. "256 noktada kazı çalışması yürütüyoruz" Geleceğe Miras Projesi kapsamında kazı faaliyetlerinin hızla arttığını kaydeden Ersoy, "Bugün 256 noktada kazı çalışması yürütüyoruz. Artan kazı bütçeleriyle, son 60 yılda yapılan çalışmaları önümüzdeki 4 yıl içinde gerçekleştirmeyi hedefliyoruz. Bu yoğunluk, konservasyon kapasitemizi daha da güçlendirmemizi zorunlu kılıyor" dedi. Bakan Ersoy, sahada ve laboratuvarlarda görev yapan tüm uzmanlara teşekkür ederek, Türkiye’nin kültürel mirasını bilimsel yöntemlerle koruma ve geleceğe aktarma kararlılığının artarak süreceğini ifade etti.