GÜNDEM - 02 Ocak 2026 Cuma 12:01

Koçali Sulaması Yaklaşım Kanalı ve Tüneli Projesi’nde sona yaklaşıldı

A
A
A
Koçali Sulaması Yaklaşım Kanalı ve Tüneli Projesi’nde sona yaklaşıldı

Tarım ve Orman Bakanlığı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından yapımı sürdürülen Adıyaman Koçali Sulaması Yaklaşım Kanalı ve Tüneli Projesi’nde çalışmalar aralıksız devam ediyor. Projede sona yaklaşıldığı bildirildi.


Adıyaman’a yönelik su yatırımlarının kararlılıkla sürdürüldüğünü belirten DSİ Genel Müdürü Mehmet Akif Balta, proje kapsamında Türkiye’de kendi alanında en büyük denge bacasının Adıyaman’a kazandırıldığını söyledi.


Balta, "Bu kapsamda, Türkiye’de inşa edilen su yapıları arasında 25 metre çap genişliğiyle kendi alanındaki en büyük denge bacasını Adıyaman’a kazandırıyoruz" dedi.


Basınçlı su iletim hatlarında oluşabilecek aşırı basınçlara karşı en güvenli çözümün denge bacası kullanımı olduğunu vurgulayan Balta, Koçali Barajı rezervuarında biriktirilecek 297 milyon metreküp suyun güvenli şekilde yönetilmesi amacıyla alanında uzman mühendislerce önemli bir çalışma yürütüldüğünü ifade etti.


Proje kapsamında uzunluğu bin metre olan yaklaşım kanalının kazı ve harçlı perde imalatlarının tamamlandığını belirten Balta, "Türkiye’nin en büyük çapına sahip denge bacasında 104 metrelik kazı imalatını tamamladık, beton kaplama çalışmalarına başladık" dedi.


Toplam uzunluğu 5 bin 524 metre olan iletim tünelinin 331 metrelik kısmının konvansiyonel yöntemle açıldığını aktaran Balta, kalan 5 bin 194 metrelik bölümün ise Türk mühendisler tarafından geliştirilen yerli ve milli tünel açma makinesi ile tamamlandığını kaydetti.


Artık Avrupa teknolojisine ihtiyaç duymadıklarını kendi projelerini yerli üretim iş makinelerini kullandıklarını dile getiren Balta, Koçali Sulaması Projesi’nin tamamlanmasıyla 187 bin dekar tarım arazisinin sulanacağını belirtti.


Balta, projenin aynı zamanda Adıyaman il merkezinin içme suyu ihtiyacına da hizmet edeceğini söyledi.


Balta, "Projenin hayata geçmesiyle milli ekonomiye yıllık 1 milyar 907 milyon TL katkı sağlanmasının yanı sıra 19 bin kişiye ilave istihdam oluşturulması bekleniyor. Bu yatırım, Adıyaman’ın sosyo-ekonomik yapısına ciddi katkılar sunacak" diye konuştu.



Koçali Sulaması Yaklaşım Kanalı ve Tüneli Projesi’nde sona yaklaşıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kepez Kent Tiyatrosu’nun 2026 rehberi Kepez Kent Tiyatrosu (KKT), yeni yılda da Kaç Baba Kaç, Medyum, Dilek Elması ve Bu Benim Masalım oyunlarıyla Erdem Bayazıt Kültür Merkezi sahnesinde tiyatroseverlerle buluşacak. Kepez’de 2026 yılı sanatla, tiyatroyla ve kültürel etkinliklerle dolu dolu geçecek. Kepez’in ödüllü ekibi, Kepez Kent Tiyatrosu, yeni yılda 2’si çocuk, 2’si yetişkin olmak üzere toplam 4 oyunu ücretsiz olarak sahneleyecek. Yetişkin oyunları arasında, 2025’te büyük ilgi gören ve bol kahkahasıyla dikkat çeken Kaç Baba Kaç ile kara komedi türündeki Medyum seyirciyle buluşacak. Her iki oyunda dönüşümlü olarak Cuma ve Cumartesi günleri saat 20.00’da sahnelenecek. 2026’nın ilk oyunu Kaç Baba Kaç, 2 Ocak 2026 Cuma (Bugün) saat 20.00’da Erdem Bayazıt Kültür Merkezi’nde sergilenecek. Dünyaca ünlü İngiliz yazar Ray Cooney’nin kaleminden, Haldun Dormen çevirisi ve Gökhan Avkıran yönetmenliğinde sahneye taşınan oyun 16 yaş ve üzeri izleyiciye hitap ediyor. Kepez Kent Tiyatrosu’nun deneyimli kadrosunun sahneleyeceği oyun, 2025 sezonunda gördüğü yoğun ilginin ardından 2026’da da izleyiciyle buluşacak. Oyunun merkezinde, kariyerinin en önemli konuşmasına hazırlanan Dr. David Morgan yer alıyor. Ancak yıllar önce yaşadığı kısa bir ilişkinin beklenmedik sonuçları, hastane koridorlarında birbirinden komik olayların zincirini başlatıyor. Yanlış anlamalar, kimlik karmaşaları ve sürpriz gelişmelerle tempo hiç düşmezken, Dr. Morgan hem kariyerini hem evliliğini hem de akıl sağlığını kurtarmaya çalışıyor. 13 yaş sınırıyla sahnelenecek olan "Medyum", Sam Bobrick’in yazdığı ve yine Gökhan Avkıran’ın yönettiği kahkaha dolu bir kara komedi. Dedektif romanları yazarken geçim sıkıntısı nedeniyle medyumluk yapmaya başlayan Adam’ın, kendisini karmaşık ve komik ilişkiler ağında bulmasını konu alan oyun; kurgusu, mizahı ve oyunculuk performanslarıyla dikkat çekiyor. Kepez Belediyesi Kent Tiyatrosu, çocukları da unutmadı. Yeni yılda iki çocuk oyunu dönüşümlü olarak sahnelenecek. Dilek Elması 5 yaş, Bu Benim Masalım 4 yaşındaki çocuklar için sahne alacak. Çocuk oyunları, Pazar günleri saat 14.00’te dönüşümlü olarak sahnelenecek.
Antalya Antalya’da 1 yaşındaki bebeğe annenin uyguladağı şiddet güvenlik kamerasıyla ortaya çıktı Antalya’da bir yaşındaki kız bebeğin yabancı uyruklu annesi tarafından darp edildiği anlar, babanın şüphe üzerine eve yerleştirdiği güvenlik kamerasıyla ortaya çıktı. Görüntüleri izlediğinde büyük bir şok yaşadığını belirten baba Osman Vesek, eşi hakkında suç duyurusunda bulunurken, "Tokatlıyor, terlikle vuruyor, ayaklarından tutup kanepeye fırlatıyor. Sonra hiçbir şey olmamış gibi makyaj yapmaya devam ediyor" dedi. Antalya’da bir yaşındaki kız bebeğin annesi tarafından darp edildiği iddia edildi. Şiddet iddiası, baba Osman Vesek’in bebeğin vücudundaki morluklardan şüphelenmesi üzerine eve yerleştirdiği güvenlik kamerası sayesinde gün yüzüne çıktı. İzleyenleri dehşete düşüren görüntülerde, annenin bebeğine defalarca vurduğu, tokat attığı, terlikle darp ettiği ve ayaklarından tutarak koltuğa fırlattığı anlar yer aldı Video kaydıyla Antalya Adliyesi’ne gelen baba Osman Vesek, Fas uyruklu eşi İmane Moti (25) hakkında suç duyurusunda bulundu. "Gizli kamera kurdum" Sürece ilişkin açıklamalarda bulunan Osman Vesek, yaşadıklarını şu sözlerle anlattı: "Bir yaşında kız çocuğum var. Eşimin çocuğuma şiddet uyguladığını ve darp ettiğini bizzat gördüm. Çocuğumun vücudundaki bazı morluklardan şüphelenmem ve çevremdeki insanların uyarıları üzerine evimin oturma odasına gizli kamera kurdum. Yaklaşık bir haftalık izleme sonunda üç-dört adet video kaydıyla karşılaştım ve hemen Antalya Adliyesi’ne gelerek şikâyetimi yaptım." "Koruma ve uzaklaştırma kararı verilmesini istiyorum" Emniyete tüm delil ve belgeleri teslim ettiğini belirten Vesek, "Savcı beyle bugün de görüştük. Olayın ivedilikle takip edildiğini ve en kısa sürede sonuçlanacağını söylediler. Koruma ve uzaklaştırma kararı talebimi yeniledim. Daha önce sadece uyarı belgesi verilmişti. Ben, çocuğum için derhal koruma ve uzaklaştırma kararı verilmesini istiyorum" dedi. "Tokatlıyor, terlikle vuruyor, sonra oturup tekrar makyaj yapıyor" Güvenlik kamerası görüntülerine ilişkin detayları da paylaşan baba Vesek, "Görüntülerde çocuğuma tokat atması, terlikle vurması, ayaklarından tutup kanepeye fırlatması, defalarca takla attırması var. Tokatlıyor, terlikle vuruyor, sonra oturup tekrar makyaj yapıyor, krem sürüyor. Böyle bir insanla karşı karşıyayız. Çok acı bir durum. Sabırlı olmaya çalışıyorum, adalete güveniyorum" ifadelerini kullandı. Eşiyle görüntüler hakkında konuşmadığını dile getiren Vesek, "Daha önce defalarca uyardığımda her seferinde inkâr etti. Yine aynısını yapacağını bildiğim için hiçbir şekilde konuşmadım. Kendisine hiçbir bilgi vermedim. Yabancı olduğu ve televizyonla da pek ilgilenmediği için şu ana kadar olaydan haberi bile yok. Emniyetin harekete geçmesini bekliyorum" diye konuştu. 4 aylıkken de şiddet iddiası Daha önce de benzer bir olay yaşandığını iddia eden baba, kızının henüz 4 aylıkken Konya’da şiddete maruz kaldığını öne sürerek, "Konya’da ailemle birlikte yaşadığımız dönemde eşim, sözlü bir tartışmanın ardından kontrolsüz bir şekilde sinirlendi. Babaannesi çocuğa mama içirirken, çocuğu kucağından hızla çekip kanepeye fırlattı. Çocuğum sırtını çarpıp yüzüstü düştü, ağzından köpükler gelmeye başladı. Ambulans çağırdık, polis geldi. Daha sonra da babaanne ve benim çocuğa şiddet uyguladığımız yönünde iftirada bulundu. Elimizde kanıt olmadığı için o dönem büyük zorluk yaşadık. Bu yaşadığımız olaylar beni evime kamera döşemeye mecbur bıraktı. Delil ve kanıt olmadan hiçbir şey ispat edilemiyor. Bu yüzden kamera kurdum ve bugün elimde somut deliller var. Bu kadar delil varken nasıl bir karar çıkacak, merakla bekliyorum" dedi. "Çocuğumun nefesi kesildiği görülüyor" 2023 yılında evlendiklerini aktaran Vesek, adli sürecin ardından boşanma davası açacağını ifade ederek, "Kızım şu anda babaannesinin yanında. Çok iyi, rahat, herhangi bir sıkıntısı yok. En büyük temennim, çok şükür herhangi bir kırık ya da daha ağır bir durumun olmaması. Ancak görüntülerden birinde çocuğumun nefesinin kesildiği bile görülüyor. Daha kötü sonuçlar da yaşanabilirdi" ifadelerini kullandı. Olayla ilgili başlatılan adli süreç devam ediyor.
Düzce Düzce’de 14 bin 428 hayvana mikroçip takıldı DÜZCE(İHA) – Düzce Valisi Selçuk Aslan, 2025 yılı şubat ayından itibaren ilde sahipsiz sokak hayvanlarının yüzde 99,13’ü toplandığını 14 bin 428 hayvana mikroçip takılarak ev hayvanı pasaportlarının teslim edildiğini açıkladı. Vali Selçuk Aslan, gerçekleştirdiği asayiş değerlendirme toplantısında yaptığı açıklamada sahipsiz sokak hayvanları ile ilgili bilgilendirmede bulundu. Selçuk Aslan, Düzce’de sahipsiz sokak hayvanlarının neden olabileceği güvenlik problemlerini ortadan kaldırmak adına ilgili kurumların yoğun bir çalışma içerisinde olduğunu belirterek "Bu husustaki çalışmalarımızı daha ileri noktaya taşımak adına sahipsiz sokak hayvanlarının kısırlaştırılıp gerekli tedaviler uygulandıktan sonra barınabileceği 16 bin metrekarelik mevcut bakımevine ilave olarak 84 bin metrekarelik alan üzerinde oluşturduğumuz kontrollü doğal yaşam alanı inşaatımızın tamamlandığı müjdesini bir kez daha siz değerli hemşehrilerimle paylaşmaktan mutluluk duyduğumu ve sahipsiz sokak hayvanlarının toplanması konusunda artık sona yaklaştığımızı belirtmek istiyorum" dedi. Veteriner hekimler destek oluyor Vali Aslan, sokak hayvanlarının yüzde 99,13’ünün toplandığını belirterek "Bilindiği üzere ilimizde sahipsiz sokak hayvanlarını toplama çalışmaları 10 belediye ve il özel idaresi tarafından sorumluluk alanlarında sürdürülmekte, toplanan hayvanlar Düzce İli Katı Atık Birliği (DİKAB) tarafından işletilen hayvan bakımevi ve kontrollü doğal yaşam alanına teslim edilmektedir. 13 ekip ve 37 personel ile sürdürülen toplama faaliyetlerine 13 veteriner hekim destek olmaktadır. Gerçekleştirilen özverili çalışmalar sonucunda 2025 yılı şubat ayından itibaren ilimizde sahipsiz sokak hayvanlarının yüzde 99,13’ü toplanmıştır. Düzce’de 8 bin 375 adedi köpek ve 6 bin 53 adedi kedi olmak üzere toplam 14 bin 428 hayvana mikroçip takılarak ev hayvanı pasaportları teslim edilmiştir. Sahipli ev hayvanlarının kayıt altına alınması ile birlikte hayvanların korunması, terk edilmesinin önlenmesi ve sorumlu sahiplik bilincinin geliştirilmesi yönünde önemli bir adım atılmakta olup hem bu süreci hızlandırmak hem de imkanı bulunmayan hayvan sahiplerine destek olmak amacıyla ev hayvanlarının kayıt altına alınmasına destek projesini paydaşlarımızla hayata geçirmiş bulunuyoruz. Bu amaçla ilk etapta tanımlama ve aşılama için bin kedi/köpek sahibine destek sunulması planlanmıştır. Hem vatandaşlarımızın esenliğini sağlamak hem de sahipsiz hayvanlar sorununa makul bir çözüm bulma noktasında örnek teşkil edeceğini düşündüğümüz çalışmalarımızın ilimiz ve ülkemize hayırlı olması temennimi ifade etmek istiyorum" ifadelerinde bulundu.
İstanbul Sektör temsilcisi, 2026 yatırım trendlerini açıkladı: "Altın, geleceği sağlam zeminde kurmak isteyenlerin tercihi devam edecek" Yeni dönem analizlerine göre altın, hem bireysel hem kurumsal tarafta ağırlığını artırıyor. Altının güvenli liman, platin ve gümüşün ise stratejik birer seçenek olduğuna dikkati çeken Demaş A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Cumhur Kitiş, "2026, belirsizliklerin azalmadığı aksine daha kalıcı hale geldiği bir yıl olacak. Altın; sistemin açıklarını bilenlerin, riskin dilini okuyanların ve geleceği sağlam zeminde kurmak isteyenlerin ortak tercihi olmaya devam edecek" dedi. Demaş A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Cumhur Kitiş, 2026 yılı altın ve emtia piyasalarına ilişkin beklentilerini değerlendirdi. Kitiş, "2026 itibarıyla altın, devletlerin rezerv politikalarından bireylerin tasarruf reflekslerine kadar uzanan geniş bir güven zincirinin merkezinde yer alıyor. Bu nedenle biz altını bir yatırım aracından çok, finansal istikrar enstrümanı olarak görüyoruz. Bu yaklaşım uzun süredir savunduğumuz, altının kısa vadeli dalgalanmalardan ziyade yapısal eğilimlerle değerlendirilmesi gerektiği görüşünü de desteklemektedir" dedi. "Altının payını artırması, geçici trend değil, sistemsel tercihtir" Kitiş, merkez bankalarının rezerv politikalarına ilişkin ise "Merkez bankalarının rezerv kompozisyonlarında altının payını artırması, geçici trend değil, sistemsel tercihtir. Bu; fiyat, para sistemine duyulan sınırlı güvenin açık bir göstergesidir. 2026 ve sonrasında bu eğilimin tersine dönmesini beklemek gerçekçi değildir. Bu çerçevede, altın fiyatlarını etkileyen ana unsur yalnızca faiz kararları değil; rezerv güvenliği, jeopolitik dayanıklılık ve parasal egemenlik arayışı olacaktır" diye konuştu. "2026’da bu refleksin güçlenerek süreceğini öngörüyoruz" Orta Doğu’daki kırılgan dengeler, Rusya-Ukrayna hattındaki belirsizlikler ve ABD-Çin rekabetinin, 2026’ya girerken masadaki temel jeopolitik başlıklar olduğunu hatırlatan Kitiş, "Bu tablo, küresel piyasalarda risk primini yüksek tutmaya devam edecek. Tarihsel olarak bu tür dönemlerde sermaye, hisse senetlerinden ziyade altın gibi fiziksel varlıklara yönelir. 2026’da da bu refleksin güçlenerek süreceğini öngörüyoruz" diye konuştu. "Platin, 2026’da da altının gölgesinde, daha niş bir yatırım aracı olarak kalacaktır" Uluslararası finans kuruluşlarının 2026 için sınırlı toparlanma ve finansal kırılganlık beklentisini koruduğuna işaret eden Kitiş, şunları kaydetti: "International Monetary Fund ve World Bank başta olmak üzere uluslararası finans kuruluşları, 2026 için küresel büyümede sınırlı toparlanma, borçluluk oranlarında artış, finansal kırılganlıkların devamı beklentisini koruyor. Bu projeksiyonlar, merkez bankalarının altın rezervlerini artırma eğilimini destekler nitelikte. Çin’in gümüş ihracatına yönelik aldığı kısıtlayıcı kararlar, başta sanayi ve yenilenebilir enerji sektörü olmak üzere küresel arz zincirinde ciddi dalgalanmalara yol açtı. Gümüşün güneş panelleri, batarya teknolojileri ve savunma sanayindeki stratejik rolü düşünüldüğünde, bu adım gümüş fiyatlarında yapısal bir yukarı yönlü baskı oluşturuyor. Aynı zamanda yatırımcıların gümüşten altına yönelme eğilimi, altının güvenli liman özelliğini daha da güçlendiriyor. Otomotiv sektöründe emisyon standartlarının sıkılaşması ve hidrojen teknolojilerine olan ilgi, platin talebini orta vadede destekleyebilir. Ancak platin, 2026’da da altının gölgesinde, daha niş bir yatırım aracı olarak kalacaktır." "2026, belirsizliklerin azalmadığı aksine daha kalıcı hale geldiği bir yıl olacak" Ahmet Cumhur Kitiş, Türkiye özelinde altının sadece bir yatırım tercihi değil, ekonomik bir güven refleksi olduğunu vurgulayarak, "Enflasyon ve kur beklentilerinin devam ettiği ortamda, altının TL bazında güçlü kalması son derece doğal. 2026’da da altın, bireysel yatırımcının en net korunma aracıdır. 2026 itibarıyla yürürlüğe giren rafineri mevzuatı ve nakit işlemlerde paranın kaynağının belgelenmesine yönelik düzenlemeler, altın sektöründe önemli kırılma oluşturuyor. Bu düzenlemeler; kayıt dışılığı azaltacak, piyasanın daha şeffaf hale gelmesini sağlayacak, kısa vadede işlem maliyetlerini artırsa da orta ve uzun vadede altının kurumsal ve güvenilir bir yatırım aracı olarak konumunu güçlendirecek. Bu süreçte fiyatlamaların daha sağlıklı oluşacağını ve fiziki altının değerinin daha net ortaya çıkacağını öngörüyoruz. 2026, belirsizliklerin azalmadığı aksine daha kalıcı hale geldiği bir yıl olacak. Böyle bir dünyada altın, ne spekülatif bir yükselişin ne de geçici bir korkunun ürünü. Altın; sistemin açıklarını bilenlerin, riskin dilini okuyanların ve geleceği sağlam zeminde kurmak isteyenlerin ortak tercihi olmaya devam edecek" ifadelerini kullandı.