DÜNYA - 25 Şubat 2026 Çarşamba 11:13 | Son Güncelleme : 25 Şubat 2026 Çarşamba 11:18

Trump'tan İran'a: "Nükleer silaha sahip olmalarına izin vermeyeceğim"

A
A
A
Trump'tan İran'a: "Nükleer silaha sahip olmalarına izin vermeyeceğim"

ABD Başkanı Donald Trump, ABD Kongresi'ne hitaben yaptığı "Birliğin Durumu" konuşmasında, İran'ın sinsi emellerinin peşinden koşmaya devam ettiğini belirterek, "Benim tercihim bu sorunu diplomasi yoluyla çözmek. Ancak kesin olan bir şey var ki, açık ara dünyanın bir numaralı terör sponsoru olan bu ülkenin nükleer silaha sahip olmasına asla izin vermeyeceğim" ifadelerini kullandı.

ABD Başkanı Donald Trump, 2'nci görev dönemindeki ilk "Birliğin Durumu" (State of the Union) konuşmasını ABD Kongresi'nde gerçekleştirdi. Bir saat 48 dakika ile ABD Kongresi'nde yapılan tarihin en uzun konuşması rekorunu kırdığı konuşmada Trump, ülkenin her zamankinden daha büyük, daha iyi, daha zengin ve daha güçlü olarak dünya sahnesine geri döndüğünü söyledi. Donald Trump, "Bu 4 Temmuz'da, yeryüzünde var olmuş en inanılmaz ve olağanüstü ülkede; iki buçuk asırlık hürriyet ve zaferi, ilerleme ve özgürlüğü kutlayacağız. Ve henüz hiçbir şey görmediniz. Daha da iyisini yapacağız. Bu, Amerika'nın altın çağıdır" ifadelerini kullandı.
İkinci kez göreve geldiğinde ekonomisi durgun, enflasyonu rekor seviyelerde, sınırları ardına kadar açık, asker ve polis alımları kötü durumda olan ve yüksek suç oranlarına sahip bir ülkeyi devraldığını söyleyen ABD Başkanı, "Fakat bu gece onur ve gururla söyleyebilirim ki, sadece bir yılın ardından daha önce hiç kimsenin görmediği türden bir dönüşüme ve tarihe geçecek bir toparlanmaya imza attık. Bu gerçekten de çağlara damga vuracak bir geri dönüştür. Ve çok kısa bir süre önce olduğumuz yere asla geri dönmeyeceğiz. Bugün geriye gitmiyoruz" diye konuştu.

Trump, ülkeye çektiği yatırımlara vurgu yaptı

İkinci görev döneminin başında ülkenin karşı karşıya olduğu sorunları çözüme kavuşturduğunu ve ABD'yi yeniden saygı gören bir ülke konumuna taşıdığını vurgulayan Donald Trump, ülkeye uyuşturucu akışını azalttığını, enflasyonu, benzin fiyatlarını ve ev kredisi faizlerini düşürdüğünü ifade etti. Joe Biden yönetimi dönemine kıyasla çok daha fazla yatırımı ülkeye çektiğini aktaran Trump, "Dört uzun yıl boyunca, önceki yönetim ABD'ye 1 trilyon dolardan daha az yeni yatırım çekti. Az derken, çok daha azından bahsediyorum. Ben ise 12 ay içinde dünyanın dört bir yanından gelen 18 trilyon dolardan fazla yatırım taahhüdü sağladım. Bir düşünün; dört yıl için 1 trilyon dolardan çok daha azına karşılık, bir yıl içinde 18 trilyon dolardan çok daha fazlası" şeklinde konuştu.

"Ölü bir ülkeyken, gözde ülke haline geldik"

Trump, iyi bir başkanın büyük olumlu farka yol açabileceğini yineleyerek, "Kısa bir süre önce ölü bir ülkeydik, şimdi ise dünyanın herhangi bir yerindeki en gözde ülkeyiz, en gözdesi. Binlerce yeni işletme kurulup fabrikalar, tesisler ve laboratuvarlar inşa edilirken, çok kısa bir süre içinde inşaat sektöründe 70 bin yeni istihdam sağladık" değerlendirmesinde bulundu. Enerji üretimini de artırdıklarına dikkat çeken Trump, "Amerikan petrol üretimi günde 600 bin varilden fazla arttı ve yeni dostumuz ile ortağımız Venezuela'dan henüz 80 milyon varilden fazla petrol aldık. Amerikan doğal gaz üretimi tüm zamanların en yüksek seviyesinde, çünkü sondajı artırma sözümü tuttum" diye konuştu.

"Rekor sayıda istihdam sağladık"

ABD'lilere rekor düzeyde istihdam sağladıklarını anlatan Trump, "Bugün çalışan ABD'lilerin sayısı, ülke tarihimizin herhangi bir dönemindekinden daha fazla. Bir düşünün, ülke tarihimizdeki herhangi bir zamandan daha fazla kişi bugün çalışıyor. Benim yönetimim altında sağlanan istihdamın yüzde 100'ü özel sektörde gerçekleşti. İstihdamı yok eden rekor sayıda düzenlemeyi kaldırdık ve bir yıl içinde, rekor bir sayı olan 2,4 milyon Amerikalıyı gıda yardımı almaktan kurtardık" hatırlatmasında bulundu.

Trump'tan milli sporcuya onur ödülü

Konuşmasının icraatlarını anlattığı bölümüne kısa bir ara veren Trump, 2026 Kış Olimpiyatları'nda altın madalya alan ABD erkek hokey takımını salona davet etti. Alkışlar içinde oyuncuları tebrik eden Trump, ABD'nin hokey takımı kalecisi Connor Hellebuyck'e ülkenin en büyük sivil onu ödülü olan Başkanlık Özgürlük Madalyası verileceğini duyurdu. Daha sonra 17 yaşındayken gönüllü olarak 2'nci Dünya Savaşı'na katılan ve cephede büyük başarılara imza atan 99 yaşındaki Buddy Taggart'ı salona tanıtan Trump, eski ABD askerine teşekkür etti. Trump ayrıca, geçen yıl Teksas'ta yaşanan bir sel felaketi sırasında çok sayıda kişiyi kurtaran Sahil Güvenlik Kuvvetleri personeli Scott Ruskin'e Liyakat Nişanı takdim etti.

Trump, demokratları hedef aldı

Konuşmasının sonraki bölümünde geçen yıl ülke tarihindeki en büyük vergi indirimlerini Kongre'den geçirdiklerini hatırlatan ABD Başkanı Trump, buna katkı sağlayan Cumhuriyetçilere teşekkür etti. Trump, Demokrat rakiplerini eleştirerek, "Tüm Demokratlar, istisnasız her biri, bu gerçekten önemli ve çok gerekli devasa vergi indirimlerine karşı oy kullandı. Bunun yerine halka zarar vermek için büyük çaplı vergi artışları istediler. Ancak biz güçlü durduk ve o ‘Harika, Büyük, Güzel Yasa' ile bahşişlerden vergi alınmamasını, mesailerden vergi alınmamasını ve harika yaşlılarımız için sosyal güvenlik harcamalarından vergi alınmamasını sağladık" ifadelerini kullandı.

"Onlarca yıldır bizi kazıklayan ülkeler şimdi bize yüz milyarlarca dolar ödüyor"

Ülke tarihindeki en büyük ve çarpıcı ekonomik toparlanmanın gümrük vergileri sayesinde mümkün olduğunu savunan Trump, "Bu vergileri kullandım. Ülkemiz için hem ekonomik hem de ulusal güvenlik temelinde harika anlaşmalar yapmak üzere yüz milyarlarca dolar gelir elde ettim" değerlendirmesinde bulundu.
Yabancı ülkelerin daha önce ABD'yi ekonomik olarak sömürdüğü iddiasını tekrarlayan Donald Trump, "Onlarca yıldır bizi kazıklayan ülkeler şimdi bize yüz milyarlarca dolar ödüyor. Bizi o kadar fena kazıklıyorlardı ki, bunu hepiniz biliyorsunuz. Bunu herkes biliyor, Demokratlar bile biliyor, sadece söylemek istemiyorlar. Yine de bu ülkeler şimdi mutlu, biz de öyleyiz. Anlaşmalar yaptık, tüm anlaşmalar tamamlandı ve onlar da mutlu" dedi.

"Vergiler olmasa, savaşları bitiremezdim"

Amerika Birleşik Devletleri Yüksek Mahkemesi'nin gümrük vergilerine karşı kararını eleştiren Trump, "Çok talihsiz bir karar. Ancak iyi haber şu ki, neredeyse tüm ülkeler ve şirketler halihazırda yaptıkları anlaşmaya sadık kalmak istiyorlar. Başkan olarak yeni bir anlaşma yapmak için sahip olduğum yasal gücün, kendileri için çok daha kötü sonuçlar doğurabileceğini biliyorlar. Bu nedenle, Yüksek Mahkeme'nin talihsiz müdahalesinden önce müzakere ettiğimiz aynı başarılı yolda çalışmaya devam edecekler" diye konuştu.
Trump,"Yani, hayal kırıklığına neden olan karara rağmen, bu güçlü, ülkeyi kurtaran ve barışı koruyan adımlar, tamamen onaylanmış ve uzun zamandır test edilmiş alternatif yasal düzenlemeler kapsamında yürürlükte kalmaya devam edecek. Çözüme kavuşturduğum savaşların birçoğu gümrük vergisi tehdidi sayesindeydi. Onlar olmasaydı bunları çözemezdim" şeklinde konuştu.

"Nihayet ABD'yi ilk sıraya koyan bir başkan var"

Önceki ABD yönetimlerini hedef alan eleştirilerini sürdüren Trump, "Bundan böyle fabrikalar, istihdam, yatırımlar ve trilyonlarca dolar Amerika Birleşik Devletleri'ne akmaya devam edecek. Çünkü nihayet Amerika'yı ilk sıraya koyan bir başkanımız var. Ben ABD'yi ilk sıraya koyuyorum. ABD'yi seviyorum. Ben gelmeden önce, on yıllar boyunca tam tersini yaşadık" değerlendirmesinde bulundu. Selefi Joe Biden'a yüklenen Trump, "Biden ve onun Kongre ve ötesindeki yozlaşmış ortaklarının yönetimi altında, ‘Yeşil Yeni Tezgah (Green New Scam)' ve açık sınır politikaları ile bu durum bir kırılma noktasına ulaştı. Hapishanelerden, akıl hastanelerinden milyonlarca, milyonlarca insan ülkemize akın etti. Bunlar katillerdi, 11 bin 888 katil. Ülkemize girdiler" eleştirisinde bulundu.

Trump, kendi yönetiminde düşen fiyatlara işaret etti

ABD Başkanı Donald Trump, enflasyonun her aileye büyük ek maliyetler yüklediğini ve fiyat artışlarına önceki yönetimlerin politikalarının sebep olduğunu vurguladı. Kendi yönetimi döneminde ise fiyatların, özellikle yumurta, et ve enerji gibi temel kalemlerde hızla düşüşe geçtiğini belirtti. Ayrıca, sağlık hizmetleri ve reçeteli ilaç maliyetlerini düşürmeye yönelik adımlarından bahsederek, ABD'lilerin dünyanın en düşük ilaç fiyatlarına erişmesini sağladığını iddia etti. Yapay zeka veri merkezlerinin artan enerji talebine karşı yeni politikalar hayata geçirdiklerini aktardı.

Trump, 8 savaşı bitirdiğini yineledi

Donald Trump, konuşmasının sonlarında, ABD'nin iç güvenliğini yeniden tesis ederken dünya barışına da katkı sunduğuna dikkat çekti. Görevdeki ilk 10 ayında Kamboçya ve Tayland arasındaki savaş da dahil olmak üzere 8 savaşı bitirdiğini aktaran Trump, Gazze'deki savaş konusunda ise büyük aşama kaydedildiğini vurguladı. Gazze'deki savaşın da neredeyse tamamen bitmek üzere olduğunu söyleyen Trump, Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff, Damadı Jared Kushner ve ABD Dışişleri Marco Rubio'ya ayrı ayrı teşekkür etti. ABD'nin ateşkes çabaları kapsamında Hamas'ın elindeki esirlerin eve döndüğünü hatırlatan Trump, "Kimse bunun mümkün olduğunu düşünmüyordu" dedi.

Trump'tan İran rejimine sert sözler

Donald Trump, mümkün olan her yerde barışı tesis edeceğinin, ancak ABD'ye yönelik tehditler karşısında sessiz kalmayacağının altını çizdi. Geçen yaz İran'ın nükleer tesislerine gerçekleştirilen saldırıları hatırlatan Trump, "Amerika Birleşik Devletleri ordusu İran'ın nükleer silah programını yok etti" diye konuştu.
İran'ın nükleer silah elde etmesine izin vermemenin onlarca yıldan beri Amerika Birleşik Devletleri'nin politikası olduğuna dikkat çeken Donald Trump, "İran rejimi, o gururlu ulusun kontrolünü 47 yıl önce ele geçirdiğinden beri, katil uzantıları ile birlikte terörizm, ölüm ve nefretten başka bir şey yaymadı" ifadelerini kullandı.

"İran 32 bin protestocuyu öldürdü"

İran rejiminin ABD personeli de dahil binlerce insanın ölümünden sorumlu olduğunu söyleyen Trump, "Ve sadece son birkaç ay içinde yaşanan protestolarda, görünen o ki kendi ülkelerinde en az 32 bin protestocuyu öldürdüler" iddiasında bulundu. İran rejiminin birçok protestocuyu vurduğunu ve astığını savunan Trump, "Müdahale tehdidiyle pek çoğunu asmalarını engelledik. Ancak bunlar korkunç insanlar. Avrupa'yı ve denizaşırı üslerimizi tehdit edebilecek füzeler çoktan geliştirdiler ve yakında Amerika Birleşik Devletleri'ne ulaşacak füzeler yapmak için çalışıyorlar" ifadelerini kullandı.

"Nükleer silaha sahip olmalarına izin vermeyeceğim"

İran'ın nükleer tesislerini yok eden ABD saldırılarından ders almadığını ve her şeye yeniden başlamak istediğini söyleyen Trump, "Ve şu anda yine sinsi emellerinin peşinden gidiyorlar. Onlarla müzakere halindeyiz. Bir anlaşma yapmak istiyorlar, ancak o gizli kelimeleri, 'asla nükleer silahımız olmayacak' sözünü henüz duymadık. Benim tercihim bu sorunu diplomasi yoluyla çözmek. Ancak kesin olan bir şey var ki, açık ara dünyanın bir numaralı terör sponsoru olan bu ülkenin nükleer silaha sahip olmasına asla izin vermeyeceğim, bunun olmasına izin veremem" şeklinde konuştu.

"Dünyadaki en güçlü orduya sahibiz"

Dünyanın ABD'nin kararlılığından şüphe duymaması gerektiğini hatırlatan Trump, "Dünyadaki en güçlü orduya sahibiz, orduyu ilk dönemimde yeniden inşa ettim. Bunu yapmaya devam edeceğiz. Ayrıca, 1 trilyon dolarlık bütçeyi henüz onayladık. Başka seçeneğimiz yok. Güçlü olmak zorundayız. Umarım inşa ettiğimiz bu büyük gücü nadiren kullanmak zorunda kalırız" diye konuştu. ABD'nin mevcut politikasının "Güç yoluyla barış" ilkesi olduğunu vurgulayan Trump, "Ve bu çok, çok etkili oldu. Kongre'deki Cumhuriyetçiler sayesinde, rekor miktardaki bütçeyi ordumuza ayırıyoruz. Başka seçeneğimiz yok" değerlendirmesinde bulundu.

"Ülkemizi şiddet, uyuşturucu, terör ve dış müdahalelere karşı savunuyoruz"

Ayrıca Batı Yarımküre'de Amerikan güvenliğini ve üstünlüğünü yeniden tesis ettiklerini ifade eden Trump, "Ulusal çıkarlarımızı koruyor, ülkemizi şiddet, uyuşturucu, terör ve dış müdahalelere karşı savunuyoruz. Yıllardır bölgemizde, özellikle Meksika'nın büyük kesimlerinde, katil uyuşturucu kartelleri fiili kontrol sağladı. Bu yüzden kartelleri yabancı terör örgütü olarak sınıflandırdım. Yasa dışı fentanil de kitle imha silahı olarak tanımladım. Yeni askeri operasyonlarımızla ülkeye giren uyuşturucu miktarını rekor düzeyde azalttık; deniz yoluyla giriş neredeyse tamamen durdu" diye konuştu.

"Maduro operasyonu devasa bir zaferdi"

Eski Venezulea Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun kaçırıldığı operasyonun önem taşıdığını ifade eden Donald Trump, "Tüm savunmaları aştık ve diktatör Nicolas Maduro'nun yönetimine son vererek onu ABD adaletiyle yüzleştirdik. Bu, ABD'nin güvenliği için devasa bir zaferdi ve Venezuela halkı için de yeni bir başlangıç oldu" değerlendirmesini yaptı.

"Geleceğimiz daha güçlü olacak"

250 yılın bir ulusun hayatında uzun süre gibi göründüğünü, ama tarihin önünde kısa bir zaman olduğunu aktaran Trump, "Bu kısa sürede Amerikalılar 13 mütevazı koloniden dünyanın en güçlü, en zengin ve en özgür ulusunu kurdu. Vahşi doğayı aştık, şehirler kurduk, tiranlıkları yendik, milyonları faşizmden, komünizmden ve baskıdan kurtardık. Gökyüzüne uçtuk, uzaya çıktık, dünyayı teknolojiyle birbirine bağladık. Dünya cesaret ve ilham aradığında hala ABD'ye bakıyor. Hiçbir zorluk bizi durduramaz, hiçbir ufuk bize uzak değildir. İlk 250 yıl sadece başlangıçtı. 1776'da başlayan devrim bitmedi; özgürlük ateşi hala yanıyor. Geleceğimiz her zamankinden daha büyük, daha iyi, daha parlak ve daha güçlü olacak" ifadelerini kullandı.

Trump, konuşmasıyla rekor kırdı

ABD Başkanı Donald Trump, 1 saat 48 dakikalık konuşmasıyla 1964'ten bu yana kayıtlara geçen en uzun "Birliğin Durumu" konuşması rekorunu kırdı. Bu süre, geçen yıl yaptığı 1 saat 39 dakikalık Kongre konuşmasında elde ettiği rekoru da geride bıraktı. Geçen yılki konuşma resmi olarak Birliğin Durumu sayılmadığı için, önceki rekor 2000 yılında 1 saat 28 dakika ile eski Başkan Bill Clinton'a aitti.

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Iğdır Iğdır Üniversitesi, APAIE Hong Kong 2026’da yerini aldı Iğdır Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Gürel, Hong Kong’ta Asya-Pasifik Uluslararası Eğitim Birliği’nin (Asia-Pacific Association for International Education-APAIE) en prestijli etkinliği olan 19. APAIE 2026 Konferansı ve Fuarı’nda Iğdır Üniversitesini temsil etti. Her yıl yaklaşık 70 ülkeden 3 bine yakın üniversite yöneticisi, akademisyen ve yükseköğretim profesyonelini bir araya getiren fuarda Rektör Gürel, Iğdır Üniversitesinin uluslararasılaşma misyonu doğrultusunda stratejik temaslarda bulundu. Assam Down Town Üniversitesi ile Akademik İş Birliği Fuar kapsamında Hindistan’ın önde gelen yükseköğretim kurumlarından Assam Down Town Üniversitesi ile Iğdır Üniversitesi arasında "Memorandum of Understanding on Academic Cooperation (MoU)" ve Erasmus anlaşması imzalandı. Rektör Prof. Dr. Ekrem Gürel ile Assam Down Town Üniversitesi Uluslararası Ofis Başkanı Prof. Dr. Mrinmoy Basak tarafından imzalanan protokol çerçevesinde; akademik ve idari personel değişimi, lisans ve lisansüstü öğrenci hareketliliği, ortak araştırma projeleri, ders verme faaliyetleri, sempozyum ve bilimsel etkinlikler düzenlenmesi gibi pek çok alanda iş birliğinin önü açıldı. Bu anlaşma, Iğdır Üniversitesi’nin uluslararası akademik ağını genişletme hedefi açısından önemli bir kilometre taşı oldu. Hong Kong Başkonsolosu Kerim Sercan Evcin ile Görüşme Rektör Prof. Dr. Ekrem Gürel, konferans süresince Türkiye’nin Hong Kong Başkonsolosu Kerim Sercan Evcin ile de bir araya geldi. Görüşmede, Iğdır Üniversitesi’nin uluslararası akademik iş birliklerinin güçlendirilmesi ve bilimsel çalışmaların desteklenmesine yönelik değerlendirmelerde bulunuldu. Küresel Yükseköğretimde Daha Güçlü Bir Iğdır Üniversitesi 23–27 Şubat 2026 tarihleri arasında Hong Kong’da düzenlenen konferansa ilişkin değerlendirmelerde bulunan Rektör Gürel, organizasyonun dünyanın en büyük ve en saygın uluslararası yükseköğretim etkinliklerinden biri olduğunu vurguladı. Iğdır Üniversitesi’nin küresel görünürlüğünü artırmak adına fuarın önemli imkanlar sunduğuna dikkat çeken Rektör Gürel, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Fuarda uluslararası akademik iş birliklerimizi güçlendirmeyi, öğrenci ve akademisyen hareketliliğini artırmayı, çift diploma, ortak program ve araştırma projelerine yönelik yeni iş birlikleri geliştirmeyi hedefliyoruz. Ayrıca küresel yükseköğretimdeki güncel gelişmeleri yakından takip etmekten de büyük memnuniyet duyuyoruz."
Gaziantep Kafasındaki nadir tümör alındı, hayata tekrar gülümsedi Gaziantep’te kafasında dünyada nadir görülen tümörle dünyaya gelen 1,5 yaşındaki Talha bebek, 4 saat süren zorlu ameliyatın ardından sağlığına kavuştu. Gaziantep’te Yalçın Enes ve Tuğba Yalçın çiftinin 1,5 yaşındaki çocukları Talha, Gaziantep Şehir Hastanesinde kafasında büyük bir kitle ile dünyaya geldi. Aynı hastanede yapılan tetkiklerde minik Talha’nın kafatasında 7 x 6,5 x 4 santimetre boyutlarında, dünyada nadir görülen vakalar arasında yer alan bir tümör tespit edildi. Ailenin başvurusu üzerine Talha bebek, hastanede tedavi altına alındı. Beyin ve Sinir Cerrahisi Kliniği’nde görev yapan Op. Dr. Ali Yayla ve ekibi tarafından gerçekleştirilen detaylı değerlendirmelerin ardından ameliyat kararı verildi. Tümörün büyüklüğü ve hastanın yaşının küçük olması sebebiyle 4 saat sonunda başarılı geçen ameliyat sonucunda nadir görülen tümör başarıyla çıkarıldı. Ameliyatın ardından yoğun bakımda yakından takip edilen Talha bebek, kısa sürede toparlanarak sağlığına kavuştu. Talha bebeğin tedavi ve ameliyat sürecini anlatan Beyin Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ali Yayla, 4 saat süren zorlu ameliyatın başarıyla geçtiğini ifade etti. "4 saat süren bir ameliyatla tümörün tamamını başarılı bir şekilde çıkardık" Op. Dr. Ali Yayla, "Hastamız Talha bebek, başında dev bir kitle ile doğdu. Yaptığımız tetkikler ve görüntüleme sırasında tümörün hızla büyüdüğünü ve kafa tası kemiklerini harap ettiğini, beyne de baskı yaptığını gördük. Bunun üzerine ameliyat planladık. Fakat bu tümörün özelliğinden dolayı çok fazla damar yapısı vardı. Kanlanması çok fazlaydı ve tümörün kanama riski nedeniyle hayati tehlikesi bu cerrahi işlemle yüksek düzeydeydi. Bu nedenle cerrahi stratejimizi tekrar ve yeniden kurduk. Buna göre basamaklandırılmış ve multidispliner bir yaklaşım sunduk. Öncesinde girişimsel radyoloji ekibi hastaya bir embolizasyon işlemi yaptı ve tümörün kanlanmasını azalttı. Hemen bir gün sonra plastik cerrahisi ve beyin cerrahisinden oluşan bir ekiple, yaklaşık 4 saat süren bir ameliyatla tümörün tamamını başarılı bir şekilde çıkardık. Hastamız bundan herhangi bir zarar görmedi ve sağlığı da gayet iyi seyrediyor. Çocuğumuzu ailesine sağ salim teslim ettik. Tabii bu işlemin arka planında çalışan yeni doğan çocuk yoğun bakım, çocuk hematolojisi, beyin cerrahisi, plastik cerrahi, anestezi olmak üzere büyük bir ekip var. Doktorundan hemşiresine ve sağlık personeline, bütün hastane yönetimine bir buçuk ay boyunca gayret gösterildi ve sonunda da çocuğumuz sağ salim bir şekilde ailesine teslim edildi" dedi. "Talha bebek, beşinci gün taburcu olabilir" Bu tarz tümörlerin nadir olarak görüldüğünü aktaran Op. Dr. Ali Yayla, bebeğin taburcu olmasında herhangi bir sorun olmadığını söyleyerek, "Tümörün boyutları yaklaşık 7 x 6,5 x 4 santimetre çaplarındaydı. Bu büyüklükte bir tümör dünyada nadir bir şekilde bu yaş grubunda görülebiliyor. Bu operasyonu başarılı bir şekilde Gaziantep Şehir Hastanesi’nde uygulamak da bizim için büyük bir gurur oldu. Taburcu olmasında herhangi bir sorun yok bugün dördüncü günü. Ama biraz daha bekleyip güvende olmasını istiyoruz. Dolayısıyla dördüncü gün tamamladık, beşinci gün taburcu olabilir" ifadelerini kullandı. "Agresif bir tümör olması nedeniyle zorlu bir ameliyattı" Talha bebeğin, agresif tümörden dolayı zorlu bir ameliyat geçirdiğini söyleyen ve ameliyatı gerçekleştiren ekibin başarılı bir şekilde bu süreci tamamladığını aktaran Gaziantep Şehir Hastanesi Başhekimi Ilgın Türkçüoğlu, "Hastamız Talha bebek, bizim hastanemizde doğmuştu. Doğduğunda, arkadaşlarımız kafatasının üzerinde cilt altında bir kitle olduğunu tespit ettiler ve bunun takibini yaptılar. Hemen doğar doğmaz ameliyat etmediler çünkü kilosu itibariyle çok küçük olması nedeniyle ameliyat sürecini kaldıramayacağı öngörüldüğünden bir takibe alındı. Tabii bu takip sürecinde kitlenin hızlı büyümesi, kafatası kemiğini invaze etmesi yani oraya da uzanması ve beyin dokusunu da itmeye başlaması, damarlanmasının da çok fazla olması nedeniyle artık bu kitlenin çıkarılması gerektiği kararı alındı. Damarlanması fazla olduğundan ameliyat sırasında küçük bir bebek fazla kan kaybı olmasın diye öncelikle girişimsel radyolojide embolizasyon işlemi yapıldı. Yani girişimsel radyolojinin yaptığı, damarların tıkanması ve kitlenin beslenmesinin engellenmesine dair bir işlemdir. Arkasından da beyin cerrahisi ve plastik cerrahi, ameliyatını başarılı bir şekilde tamamladı. Beynin küçük olması nedeniyle kitlenin invaziv olması, hızlı büyümesi, agresif bir tümör olması nedeniyle zorlu bir ameliyattı. Ekibimiz başarılı bir şekilde bu süreci tamamladı. Tabii burada arka planda çalışan anestezi, yoğun bakım hekimlerimiz bu sürecin sağlıklı bir şekilde yapılabilmesi konusunda bizlere destek verdiler. Ben hastanemizde böyle bir multidisipliner çalışmanın başarılı bir şekilde tamamlanmış olmasından dolayı hekimlerimizi çok tebrik ediyorum" diye konuştu.