- 23 Temmuz 2022 Cumartesi 09:54

Nemrut Dağı’ndaki heykellere ‘nano kireç’ dolgusu

A
A
A
Nemrut Dağı’ndaki heykellere ‘nano kireç’ dolgusu

Nemrut Dağı’ndaki devasa heykelleri kurtarmak için başlatılan restorasyon çalışmaları çerçevesinde, Zeus’un oğlu Herakles heykeline şırınga ile nano kireç enjekte edildi.

Nemrut Dağı’ndaki devasa heykelleri kurtarmak için başlatılan restorasyon çalışmaları çerçevesinde, Zeus’un oğlu Herakles heykeline şırınga ile nano kireç enjekte edildi.


UNESCO’nun Dünya Kültür Mirası listesinde yer alan Nemrut Dağı’nda restorasyon çerçevesinde, yüzyıllardır doğal koşullardan dolayı yıpranan heykellerin çatlaklarına çözüm nano teknolojisiyle bulundu. Bilimsel araştırma yapan restoratörler heykellere nano kireç ile dolgu çözümü buldu.


Kommagene Kralı birinci Antiochos tarafından M.Ö.1’inci yüzyılda 2 bin 206 metre yükseklikte yaptırdığı devasa heykellerin bulunduğu Nemrut Dağın zirvesinde çalışmalara başlayan Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı restoratörler şırıngalar ile nano kireçleri heykellerin çatlaklarına dolgu yapıyor. Bu yıl deneme amaçlı olarak Zeus’un oğlu Herakles heykelinin ayak kısmında başlanılan uygulama yaklaşık 2 ay sürecek.


Restoratörler çalışmalarında öncelikle taşın yüzeyini temizleyerek biyolojik bozulmanın önüne geçiyor. Daha sonra ise yüzey nemlendirilerek, şırınga ile dolgu malzemesi olan nano kireci çatlaklara sıkılıyor. İlk aşamada kılcal çatlakların, ikinci aşamada yaklaşık 3 milimetrelik çatlakların, üçüncü aşamada ise geniş çatlakların dolgulanması yapılacak. Böylece heykellerin iç kısımları suyla ve havayla temas etmeyecek. 2 bin 100 yıldan beri ayakta durmayı başaran heykellerin gelecek nesillere aktarılması amaçlanıyor.


Kültür ve Turizm Müdürü Ahmet Günaydın, Nemrut Dağı’nın Dünya Kültür Mirası listesinde yer alan bir kültür varlığı olduğunu belirtti. Günaydın, “UNESCO tarafından Dünya Kültür Mirası listesine alınmış Nemrut Dağı’na dünyanın pek çok yerinden yerli ve yabancı turist gelmektedir. Burası Adıyaman ve Türkiye turizmi için çok önemli bir yerdir. Kommagene Krallığı döneminde milattan önce 1’inci yüzyılda yapılan bu devasa heykellerde, 2 bin 100 yılda maalesef kırıklar ve çatlaklar meydana geldi. Güneşten, ısıdan, nemden dolayı bu çatlaklar ve kırıklar oluştu. Restoratörler, bilimsel bir çalışma yapıyorlar. Nano teknolojisi kullanılarak çatlaklar dolduruluyor. Deneme iyi bir sonuç verirse ki büyük ihtimalle verecektir, tüm buradaki kültür varlıkları ve sanatsal yapılara yapılacak ve gelecek nesillere bunlar aktarılacaktır” dedi.



“Çatlaklar doldurularak aşınmaya çözüm bulunmaya çalışılıyor”


Adıyaman Valisi Mahmut Çuhadar ise Nemrut Dağı’nın dünyanın bir kültür mirası olduğuna dikkat çekerek, “Nemrut sadece Adıyaman’ın, sadece Türkiye’nin değil dünya kültür mirasının en önemli hazinelerinden bir tanesidir. O yüzden oradaki eserler, oradaki anıtlar çok değerlidir. Tabi yılların verdiği aşınmayla bir takım restorasyon ihtiyacı doğuyor. Özellikle büyük heykellerde kışın sert rüzgarlardan ve kardan, yazın da sıcaktan dolayı çatlamalar ve dökülmeler oluyor. Dolayısıyla aşınmalar oluyor. Turizm Bakanlığımız, ODTÜ ile bir çalışma yürüttü vakti zamanında, bir proje yapılmış. Bu proje ile mevcut heykellerdeki çatlakların doldurulması suretiyle aşınmaya karşı bir önlem alınmaya çalışılıyor. Gaziantep Restorasyon ve Konservasyon Laboratuvar Bölge Müdürlüğü öncülüğünde ekipler şu anda sahada çalışmaya başladı. Ekip iki ay civarında çalışma yapacak ve bu seneki çalışmalar kışın takip edilecek. Gelecek yaz bakılacak; sonuçlar nedir, ne olmuş. Onun üzerine daha geniş bir çalışma yapılacak. Bizim buradaki amacımız heykelleri korumak. Dünya kültür mirasında eşsiz parçaları bundan sonraki nesillerinde görmesi için bir şekilde korumak. İnşallah bu proje ile yukarıdaki o eşsiz eserler korunacak” ifadelerini kullandı.


Nemrut Dağı’nda Gaziantep Restorasyon ve Konservasyon Bölge Laboratuvarı Müdürü Ayşe Ebru Çorbaşı başkanlığında, Gaziantep’ten Restöratör Kadir Emiroğlu, Ankara’dan Restoratör Übeyd Çiftçi, Diyarbakır’dan Restoratör İbrahim Bulut, Batman’dan Restoratör Veysel Ağrak, çalışmaları yürütüyor.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir İzmir’de 2 bin 300 patili yuva bekliyor İzmir Büyükşehir Belediyesi, bakımevlerinde bulunan sahipsiz hayvanların sıcak bir yuvaya kavuşması için vatandaşlara "satın alma, sahiplen" çağrısında bulundu. Kentteki bakımevlerinde yaklaşık 2 bin 300 patili dost yeni sahiplerini beklerken, uzmanlar hayvan sahiplenmenin "bir heves değil, bir ömürlük sorumluluk" olduğuna dikkat çekiyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı Seyrek Sahipsiz Hayvan Bakımevi, PAKO Sokak Hayvanları Sosyal Yaşam Kampüsü ve Işıkkent Sahipsiz Hayvan Bakımevi ile Kiraz Belediyesi iş birliğiyle yürütülen bakımevindeki hayvanlar yeni sahiplerini bekliyor. Büyükşehir Belediyesi yönetimindeki üç bakımevinin toplam kapasitesi 3 bin 500. Hâlen bakımevlerinde yaklaşık 2 bin 300 hayvan bulunuyor. Bakımevlerine dönem dönem pomeranian, miniature pinscher, terrier ve french bulldog gibi farklı ırklardan köpekler de getiriliyor. "Terk etmemek üzere sahiplenin" İzmir Büyükşehir Belediyesi Veteriner İşleri Dairesi Başkanlığı’nda görevli Veteriner Hekim Dr. Ebru Tong, yeni yasal düzenleme nedeniyle sokaktan alınan köpeklerin sahiplendirilinceye kadar bakımevlerinde kalacağını belirtti. Tong, "Bu nedenle sahiplendirme faaliyetleri, hayvan refahı açısından büyük önem taşıyor. Bakımevlerimizde halkla ilişkiler ve sahiplendirme birimleri oluşturduk. Yurttaşlarımızın burayı ziyaret ederek hayvanlarımızı tanımalarını ve terk etmemek üzere sahiplenmelerini istiyoruz. Bilinçli sahiplendirmeyi teşvik etmek amacıyla Patili Yaşam Başlangıç Rehberi de hazırladık" dedi. "Bir heves değil, bir ömürlük sorumluluk" Tong, hayvan sahiplenmenin ciddi bir sorumluluk olduğunu vurgulayarak, bilinçsiz sahiplenmenin terk edilme vakalarını artırdığını belirtti. Terk edilen hayvanların psikolojisinin olumsuz etkilendiğini ve bunun zamanla davranış sorunlarına yol açabileceğini söyleyen Tong, vatandaşlardan, sahiplenme kararını iyi düşünmelerini, bir heves değil, ömürlük bir sorumluluk bilinciyle hareket etmelerini istedi. Ayrıca Tong, bakımevlerinin ziyaret edilmesini ve hayvanlarla vakit geçirilmesini, yürüyüş yaptırılmasını ve ilgi gösterilmesini hem hayvanlar hem de ziyaretçiler için önemli bulduklarını belirtti. Çocuklardan büyüklere "Hayvanlara iyi davranın" mesajı Okul gezisi kapsamında PAKO’yu ziyaret ederek patili dostlarla vakit geçiren 10 yaşındaki Gizem Yalçın, köpeklere olan sevgisini dile getirerek vatandaşlara sahiplenme çağrısında bulundu: "Lütfen PAKO veya diğer barınaklara gelin ve bu güzel hayvanları sahiplenin" dedi. 11 yaşındaki beşinci sınıf öğrencisi Arel Çapkın ise evcil hayvanı olduğunu belirterek, sokak hayvanları için ailesiyle birlikte kulübe yaptıklarını ve diğer hayvanların kullanması için sokağa koyduklarını söyledi. Çapkın, "Buradaki hayvanları gördüğüm için çok mutluyum. Bazı insanlar hayvanlara iyi davranmıyor ama onlar da canlı. Hayvanlara iyi davranılması gerekiyor" diye ekledi. Sokağa çıktığında yanında mama taşıyor Bora Karamustafa, hayvanları çok sevdiğini ve bu gezinin kendisi için bu nedenle anlamlı olduğunu belirterek, herkesin sahipsiz hayvanları sahiplenmesini istediğini ve ileride barınaktaki patili dostlardan birine evinin kapılarını açmayı planladığını söyledi. Evinde üç kedisi bulunan Duru Aygün ise dışarı çıktığında hayvanları beslemek için yanına mama aldığını vurgulayarak, "İnsanların sokak hayvanlarına iyi davranmasını istiyorum ve buraya gelerek köpekleri sevsinler, hepsi çok tatlı" dedi. Asel Çimen de herkesin hayvanlara iyi davranmasını ve barınakların ziyaret edilmesini tavsiye etti. Tüm bakımevleri 13.00-16.00 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor.
Eskişehir Eskişehirli milli atlet Edanur Tulum, Balkan Şampiyonası’nda 30 yıl sonra gelen altının gururunu yaşıyor Sırbistan’da düzenlenen Büyükler Balkan Şampiyonası’nda 54.17’lik derecesiyle altın madalya kazanan Eskişehirli milli atlet Edanur Tulum, 30 yıl aradan sonra bu başarıyı tekrar Türkiye’ye getirmenin gururunu yaşıyor. Hedefinin olimpiyatlar olduğunu belirten Tulum, "30 yıldan sonra tekrar altın madalya almak benim için ekstra onur ve gurur vericiydi" dedi. Eskişehir’in atletizmdeki yükselen yıldızı Edanur Tulum, başarılarına bir yenisini daha ekledi. Belgrad’da düzenlenen Büyükler Balkan Şampiyonası’nda kürsünün zirvesine çıkan genç sporcu, hemen ardından İstanbul’da gerçekleştirilen Türkiye Büyükler Şampiyonası’nda da üst üste dördüncü kez altın madalyaya uzanarak adeta tarih yazdı. Antrenörü Gökhan Dede ile birlikte çalışmalarını sürdüren Tulum, gözünü Akdeniz Oyunları ve olimpiyat kotasına dikti. "30 yıl sonra gelen altın madalya onur verici" Yarışma sürecini ve hedeflerini anlatan milli sporcu Edanur Tulum, "Yarışlar Sırbistan Belgrad’daydı. Büyükler Balkan Şampiyonası’nda 54.17’lik dereceyle birinci olduk. Beklediğimiz bir sonuçtu. 30 yıldan sonra tekrar altın madalya almak benim için ekstra onur ve gurur vericiydi. Balkan Şampiyonası ana hedef yarışımız değildi, programımız nasılsa öyle devam ettirdik ve ekstra bir çalışma yapmadan bu sonucu aldık. Diğer yarışım İstanbul’daydı; Türkiye Büyükler Şampiyonası. Orada da dört yıl üst üste altın madalya alarak tarih yazdım. Bu yıl hedefim Akdeniz Oyunları’nda kürsüye çıkmak. Uzun vadede ise 2028 ve 2032 olimpiyatlarına katılmak istiyorum" diye konuştu. "Başarı bir masanın dört ayağı gibidir" Başarının tesadüf olmadığını ve kolektif bir çabanın ürünü olduğunu vurgulayan Antrenör Gökhan Dede, "Bu işteki başarımızın sırrı; karşılıklı güven ve disiplinle çalışmak. Bu sürecin içerisinde sadece Eda ile ikimiz değil; aile var, Gençlik ve Spor İl Müdürlüğümüz var, İl Müdürümüz Hasan Kalın’ın destekleri var. Bunlarla birlikte bir masanın dört ayağı gibi ortaklaşa çalışarak dengeyi sağlıyoruz ve bu da bize başarıyı getiriyor" ifadelerini kullandı. "Olimpiyatlar için puan topluyoruz" Gelecek vizyonuna dair planlamaları paylaşan Dede, şunları söyledi: "Eda bu sene yaş olarak ilk kez büyükler kategorisinde yarışmaya başladı, aynı zamanda U23 kategorisinde. Bu sene Akdeniz Oyunları’nda yarışarak sezonu bitirmek istiyoruz. 2027 yılında U23 Avrupa Şampiyonası, 2028 yılında ise olimpiyatlar var. Şu anda ranking (sıralama) sistemi içerisinde puanlarımızı toplayarak gidebildiğimiz en üst kademe yarışmalara katılıp kendimizi olimpiyatlara hazırlamak istiyoruz."