GÜNDEM - 05 Şubat 2024 Pazartesi 23:05

Prof. Dr. Naci Görür, Adıyaman’ı depremin yıldönümünde uyardı

A
A
A
Prof. Dr. Naci Görür, Adıyaman’ı depremin yıldönümünde uyardı

Deprem Bilimci Prof. Dr. Naci Görür, 6 Şubat depreminin yıldönümünde depremin en çok etkilediği Adıyaman’ı uyardı.


Deprem Bilimci Prof. Dr. Naci Görür, Adıyaman Ticaret ve Sanayi Odası ile Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’nin davetlisi olarak geldiği Adıyaman’da ‘Depreme Dirençli Kentler’ sempozyumunda konuştu. Açılış konuşmalarının ardından konuşan Prof. Dr. Görür, Adıyaman’ın Bitlis Zağros Bindirme Kuşağı’nın başlangıcında olduğunu ve 6 Şubat depremlerinde bu kuşağın stres biriktirdiğini kaydetti. Adıyaman’ın kuzeyinden geçen büyük bir levhanın olduğunu ve deprem üreten bu levhaların sürekli hareket ettiğini belirten Naci Görür, “Adıyaman levha sınırına çok yakın bir yerde yerleşmiştir. Dolayısıyla bu fay, Doğu Anadolu Fayı muhakkak zamanı geldiğinde deprem üretir. Şimdi bu ne kadar zamanda deprem üretir? Bunun tekerrür periyodu 500 senede birdir. Her 500 senede bir deprem üretir. Her 500 senede bir aşağı yukarı Karlıova’dan Antakya Suriye’ye kadar olan yer, yerle bir olmuş. Yapılmış, bir daha yerle bir olmuş, bir daha yapılmıştır. Adıyaman kendi depremini yaşamadı. Siz komşunun depremini duydunuz. O deprem nereden geldi? Bu Doğu Anadolu Fayı kırıldığı için sizde yakın olduğunuz için duydunuz. Yakınsınız diye sizi de yıktı. Yalnız deprem olduğu zaman, bir fay kırıldığı zaman içindeki enerjinin yüzde 20’sini kırılmamış faylara veya komşu faylara transfer eder. Şimdi düşünün bu fay kırıldığı zaman tam 5 milyon ton dinamitin aynı anda patlamasına denk gelen enerjiyi açığa çıkarttı. Muazzam bir enerji. Şimdi bu enerjinin önemli bir kısmı hemen yakınında olan Bitlis Zağros Kuşağı’na yüklendi. Ne demektir bu? Bu kuşakta deprem olma periyodunu öne çekti demektir. Yani 300-500 sene sonra deprem üretecekken, ekstra bir enerji yüklendiği için belki de 50 seneye çekti” dedi.



Prof. Dr. Naci Görür, Adıyaman’ı depremin yıldönümünde uyardı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Makineleşen insan eleştirisi tuvale yansıdı: "Transhüman-izm" Samsun’da açıldı Teknolojinin insanı dönüştüren değil, dönüştürülmüş bir varlığa indirgeyen yönüne dikkat çeken çarpıcı bir sergi Samsun’da sanatseverlerle buluştu. Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Engin Güney’in "Transhüman-izm" adlı resim sergisi açıldı. Sergi, teknolojinin kendisinden çok, kullanım amacı ve arkasındaki ideolojik yönelimlerin insanı nasıl makineleştirdiğini eleştirel bir bakışla sorguluyor. Kontrolsüz dijitalleşme ve popüler kültürün, insan kimliğini adeta programlanmış bir robota dönüştürdüğüne vurgu yapılan sergide toplam 29 eser yer alıyor. Serginin 10 gün boyunca açık olacağını belirten Doç. Dr. Engin Güney, günümüzdeki teknolojik dönüşümün paradoksal bir noktaya ulaştığını ifade ederek, "Makine insansılaştırılırken insan makineleşiyor. Sanal olan gerçekmiş gibi sunulurken, gerçek olan da giderek sanallaştırılıyor. Doğal olanın tahrip edildiği bu süreçte insan, vicdan ve merhamet gibi öz değerlerinden uzaklaştırılıyor" dedi. "Transhüman-izm" başlığındaki ‘izm’ ifadesinin bilinçli olarak ayrıldığını dile getiren Güney, bu tercihle değişimin ideolojik boyutuna dikkat çekmek istediğini söyledi. Teknolojinin faydalarının yanı sıra bağımlılık üretme ve çıkar odaklı kullanım risklerine de işaret eden Güney, dijital oyunlar, sosyal medya, yapay zeka ve sanal gerçeklik uygulamalarının yanlış kullanımının insan üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Serginin iki bölümden oluştuğunu belirten Güney, ilk bölümde "dijitopik" yaşam modelinin eleştirildiğini, ikinci bölümde ise renk ve doku üzerinden geleceğe dair alternatif bir yaşam önerisi sunduğunu ifade etti. İnsan davranışlarına dair karamsar bir tablo gördüğünü söyleyen Güney, bu tablonun ancak ortak bir bilinçle değiştirilebileceğini vurguladı. Güzel Sanatlar Fakültesi Sanat Galerisi’nde düzenlenen serginin açılışına OMÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Alper Kesten, OMÜ Genel Sekreteri Prof. Dr. Erhan Burak Pancar, OMÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Seylan, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
İstanbul Beylikdüzü’nde tır kazasında faciadan dönüldü İstanbul Beylikdüzü’nde arıza nedeniyle duraklayan tır yokuş aşağı kaydı. Muhtemel bir faciayı önlemek için aracı 10 metrelik uçuruma yönlendirip, aşağı atlayan şoför hafif şekilde yaralandı. Kaza, saat 17.00 sıralarında Beylikdüzü ilçesi Kavaklı Mahallesi Kavaklı Caddesi’nde yaşandı. İddiaya göre, arıza nedeniyle sağ şeritte duraklayan tır kendiliğinden hareket etti. Hareket eden araç, sol şeritte seyreden başka bir tıra çarptı. Şoför, daha büyük bir facianın önüne geçmek için aracı yolun yanındaki 10 metrelik uçuruma doğru yönlendirerek, araçtan aşağı atladı. Hafif yaralanan şoför, ihbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından ambulansla hastaneye kaldırıldı. "Kahramanlık yapmış, kendini feda ederek tırı uçuruma yönlendirdi" Kazaya ilişkin konuşan esnaf Lokman Kondi, "Bizim 200-300 metre ileride dükkanımız var. Çok büyük bir gürültüye koştuk. Ben dedim her halde bina çöktü. O kadar gürültülü bir ses geldi ki, buradan 200 metre ilerideki toprak titredi. İnsanların koştuğunu görünce biz de yardım için koştuk. Tır şoförü araç kaymaya başlayınca kendisin kurtarmak için aşağıya atlamış. Ayağını burkmuş ama ucuz atlatmış. Burada yoğun bir trafik var, aşağıya gitse daha büyük bir facia olabilirdi. Aslında şoför kendisine göre bir kahramanlık yapmış. Bu bölgeden kendisini buraya atmış. Allah razı olsun, duyarlı vatandaşmış. Kendini feda ederek aracı uçuruma yönlendirmiş" dedi. Polis ekipleri ise kazayla ilgili inceleme başlattı.