GÜNDEM - 05 Şubat 2024 Pazartesi 16:16

Üniversite öğrencilerinin isimleri fidanlarda yaşayacak

A
A
A
Üniversite öğrencilerinin isimleri fidanlarda yaşayacak

Adıyaman Üniversitesi, 6 Şubat depremlerinde hayatını kaybeden 186 öğrencisi, 30 akademik ve idari personelinin ismini dikilen fidanlarda yaşatacak.


Adıyaman Üniversitesi Vehbi Koç Konferans Salonunda düzenlenen anma programına, Adıyaman Valisi Osman Varol, Belediye Başkanı Süleyman Kılınç, AK Parti Milletvekili Mustafa Alkayış, Cumhuriyet Başsavcısı Gökhan Şahin, Adıyaman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Kelleş, kurum müdürleri, hayatını kaybeden öğrenci ve üniversite personellerinin aileleri katıldı.


Burada konuşan Adıyaman Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Kelleş, “Evet bir yıl önce 6 Şubat’ta saatler tam olarak 04:17’yi gösterdiğinde adeta kıyameti andırır bir yer sarsıntısıyla uyandık. Birçok acılar yaşadık. Yakınlarımızı kaybettik. Annemizi babamızı kaybettik. Çocuklarımızı kaybettik” diyerek hayatını kaybedenlere rahmet diledi.


Adıyaman Belediye Başkanı Süleyman Kılınç ise, “Bundan sonra herkesin bir aile olması lazım. Çok sayıda yetimimiz var, çok sayıda tek başına kalan yaşlılarımız var. Ah vah diyecek vaktimiz yok. Birbirimize sarılacağız birbirimize sahip çıkacağız” sözlerini kullandı.


AK Parti Adıyaman Milletvekili Mustafa Alkayış ise “İnşallah sabırla metanetle inancımızla bununda üstesinden geleceğiz. Ama acının taze olduğunu, dramın taze olduğunu biliyoruz, yaşıyoruz. Fakat bir yandan da hayat devam ediyor, yaşam devam ediyor. Bizlerde Müslümanız inancımız gereği bizlerde yaşam kadar ölümde hak. Onlar bizlerden önce gitti, bizlerde vademizi tamamladığımız zaman elbette emaneti vereceğiz” ifadelerini kullandı.


Vali Osman Varol ise konuşmasında, “Hepimizde derin izler bırakan gerçekten büyük yaralar açan o büyük depremin üzerinden neredeyse 1 sene geçti. Keşke bizim kuşağımıza, bizim neslimize denk gelmeseydi diyoruz, bunu söylüyoruz. Keşke biz yaşamasaydık diyoruz. Bu bölgenin, bizim insanımızın başına geldi” sözlerini kullanarak hayatını kaybedenlere rahmet diledi.


Yapılan konuşmaların ardından Kur’an-ı Kerim tilavetine geçildi. Helva ikramının da yapıldığı program sonrası, hayatını kaybeden üniversite öğrencileri ve personeli adına fidan dikimi yapıldı. Üniversitenin kampus alanında gerçekleşen fidan dikiminde her fidana bir öğrencinin adı veya hayatını kaybeden üniversite personellerinin isimleri verildi. Fidan dikimi esnasında ise duygusal anlar yaşandı.


Birinci sınıf paramedik okuyan ve depremde hayatını kaybeden Mehmet Sefa Uğur’un annesi Safiye Uğur, “Depremde kaybettik, gururluyuz böyle bir şey için cennete gittiler onlar ama halen bizleri, ailelerini gururlandırıyorlar. Öğrenciydi, paramedik okuyordu Mehmet Sefa, 20 yaşındaydı. Onlar hep buradalar, buralarda yaşayacaklar, zaten içimizde yaşıyorlar. Herkesin canı gitti, herkes bir şeylerini kaybetti. Ama annelerin ciğerleri çok yandı, babaların ciğerleri çok yandı. Umutlarımız vardı, evlatlarımız için, bizler umutlarımızı bu fidanlarda yeşerteceğiz inşallah” diye konuştu.



Üniversite öğrencilerinin isimleri fidanlarda yaşayacak

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Makineleşen insan eleştirisi tuvale yansıdı: "Transhüman-izm" Samsun’da açıldı Teknolojinin insanı dönüştüren değil, dönüştürülmüş bir varlığa indirgeyen yönüne dikkat çeken çarpıcı bir sergi Samsun’da sanatseverlerle buluştu. Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Engin Güney’in "Transhüman-izm" adlı resim sergisi açıldı. Sergi, teknolojinin kendisinden çok, kullanım amacı ve arkasındaki ideolojik yönelimlerin insanı nasıl makineleştirdiğini eleştirel bir bakışla sorguluyor. Kontrolsüz dijitalleşme ve popüler kültürün, insan kimliğini adeta programlanmış bir robota dönüştürdüğüne vurgu yapılan sergide toplam 29 eser yer alıyor. Serginin 10 gün boyunca açık olacağını belirten Doç. Dr. Engin Güney, günümüzdeki teknolojik dönüşümün paradoksal bir noktaya ulaştığını ifade ederek, "Makine insansılaştırılırken insan makineleşiyor. Sanal olan gerçekmiş gibi sunulurken, gerçek olan da giderek sanallaştırılıyor. Doğal olanın tahrip edildiği bu süreçte insan, vicdan ve merhamet gibi öz değerlerinden uzaklaştırılıyor" dedi. "Transhüman-izm" başlığındaki ‘izm’ ifadesinin bilinçli olarak ayrıldığını dile getiren Güney, bu tercihle değişimin ideolojik boyutuna dikkat çekmek istediğini söyledi. Teknolojinin faydalarının yanı sıra bağımlılık üretme ve çıkar odaklı kullanım risklerine de işaret eden Güney, dijital oyunlar, sosyal medya, yapay zeka ve sanal gerçeklik uygulamalarının yanlış kullanımının insan üzerindeki etkilerine dikkat çekti. Serginin iki bölümden oluştuğunu belirten Güney, ilk bölümde "dijitopik" yaşam modelinin eleştirildiğini, ikinci bölümde ise renk ve doku üzerinden geleceğe dair alternatif bir yaşam önerisi sunduğunu ifade etti. İnsan davranışlarına dair karamsar bir tablo gördüğünü söyleyen Güney, bu tablonun ancak ortak bir bilinçle değiştirilebileceğini vurguladı. Güzel Sanatlar Fakültesi Sanat Galerisi’nde düzenlenen serginin açılışına OMÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Alper Kesten, OMÜ Genel Sekreteri Prof. Dr. Erhan Burak Pancar, OMÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Seylan, akademisyenler ve öğrenciler katıldı.
İstanbul Beylikdüzü’nde tır kazasında faciadan dönüldü İstanbul Beylikdüzü’nde arıza nedeniyle duraklayan tır yokuş aşağı kaydı. Muhtemel bir faciayı önlemek için aracı 10 metrelik uçuruma yönlendirip, aşağı atlayan şoför hafif şekilde yaralandı. Kaza, saat 17.00 sıralarında Beylikdüzü ilçesi Kavaklı Mahallesi Kavaklı Caddesi’nde yaşandı. İddiaya göre, arıza nedeniyle sağ şeritte duraklayan tır kendiliğinden hareket etti. Hareket eden araç, sol şeritte seyreden başka bir tıra çarptı. Şoför, daha büyük bir facianın önüne geçmek için aracı yolun yanındaki 10 metrelik uçuruma doğru yönlendirerek, araçtan aşağı atladı. Hafif yaralanan şoför, ihbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri tarafından ambulansla hastaneye kaldırıldı. "Kahramanlık yapmış, kendini feda ederek tırı uçuruma yönlendirdi" Kazaya ilişkin konuşan esnaf Lokman Kondi, "Bizim 200-300 metre ileride dükkanımız var. Çok büyük bir gürültüye koştuk. Ben dedim her halde bina çöktü. O kadar gürültülü bir ses geldi ki, buradan 200 metre ilerideki toprak titredi. İnsanların koştuğunu görünce biz de yardım için koştuk. Tır şoförü araç kaymaya başlayınca kendisin kurtarmak için aşağıya atlamış. Ayağını burkmuş ama ucuz atlatmış. Burada yoğun bir trafik var, aşağıya gitse daha büyük bir facia olabilirdi. Aslında şoför kendisine göre bir kahramanlık yapmış. Bu bölgeden kendisini buraya atmış. Allah razı olsun, duyarlı vatandaşmış. Kendini feda ederek aracı uçuruma yönlendirmiş" dedi. Polis ekipleri ise kazayla ilgili inceleme başlattı.