ASAYİŞ - 03 Nisan 2024 Çarşamba 13:54

Uyuşturucuyla yakalanan 2 şahıs gözaltına alındı

A
A
A
Uyuşturucuyla yakalanan 2 şahıs gözaltına alındı

Adıyaman’da, üzerlerinde uyuşturucu maddeyle yakalanan 2 şahıs gözaltına alındı.


Edinilen bilgilere göre, Adıyaman İl Emniyet Müdürlüğüne bağlı Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, durumundan şüphelendikleri M.A., ile M.K., isimli şahısları durdurarak arama yaptı. Şahısların yapılan üst aramalarında 8 gram sentetik uyuşturucu ele geçirildi. Gözaltına alınan her iki şahıs sorgulanmak üzere polis merkezine götürüldü.


Konuyla ilgili soruşturma sürüyor.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Dumlupınar Denizaltı Faciası yapay zeka ile yeniden canlandırılıyor Çanakkale Boğazı’nda 1953 yılında 81 denizcinin yaşamını yitirdiği Dumlupınar denizaltı faciası, yüzde 100 yapay zeka destekli sinematik üretim teknikleriyle arşivler, tanıklıklar ve döneme ait belgeler temel alınarak film haline getiriliyor. Tamamı yapay zeka ile oluşturulan ilk Türk filmi olacak olan "DUMLU" 1 Temmuz Kabotaj Bayramı’nda gösterime girecek. Türk denizcilik tarihinin en acı olaylarından Dumlupınar denizaltı faciası, yapay zeka destekli sinematik tekniklerle hazırlanan "DUMLU" projesiyle yeniden izleyiciye aktarılacak. Türkiye’de ilk kez bu ölçekte kullanılan yapay zeka destekli üretim teknikleriyle hazırlanan yapımda arşiv fotoğrafları, resmi belgeler ve tanıklıklar temel alındı. Döneme ait yüzlerce fotoğraf yapay zeka ile renklendirilerek yüksek çözünürlükte yeniden üretildi, sahne sahne işlenerek sinematik video sekanslarına dönüştürüldü. Işık, renk, ses ve mekan tasarımlarında 1950’li yılların atmosferine bağlı kalındı. Yapımcılığını STE Prodüksiyon ve Erhan Ertarman’ın üstlendiği projeye MOVE Travel&Mice ana sponsor olarak destek verdi. "DUMLU"nun 1 Temmuz Kabotaj Bayramı’nda dijital platformlarda izleyiciyle buluşması, ayrıca yerel ve ulusal televizyon kanallarında yayınlanarak geniş kitlelere ulaştırılması planlanıyor. Yapımcı Erhan Ertarman, Türk denizcilik tarihinin en acı olaylarından biri olan Dumlupınar denizaltı faciasını konu alan "DUMLU" adlı belgeselin yapay zeka destekli üretim teknikleriyle hazırlandığını ve 1 Temmuz Kabotaj Bayramı’nda izleyiciyle buluşacağını açıkladı. 30 yıl boyunca gazetecilik ve televizyonculuk yaptığını kaydeden Ertarman, "Yapay zekanın gelişmesiyle birlikte yeni bir kulvara yöneldim. Gençlerimize bir hatıra bırakmak ve tarihe bir sayfa açmak amacıyla Dumlupınar denizaltı faciasının hazin öyküsünü anlatan bir projeye başladık. Bu, bir hikâyeden öte Türk denizcilik tarihinin en acı gerçeklerinden biridir. NATO tatbikatı dönüşünde gece saat 02.45’te İsveç bandıralı Naboland gemisiyle çarpışan denizaltı, Çanakkale Boğazı Nara Burnu açıklarında 90 metre derinliğe batar. 81 kişilik mürettebattan yalnızca 5 kişi kurtulur. 8 kişi sağ çıkarılmasına rağmen 2’si Naboland gemisinin pervanelerine kapılarak, biri ise boğularak şehit olur. Kurtarma operasyonu tam 3 gün sürer. 1953 yılının kısıtlı imkânları nedeniyle denizaltıya bir türlü ulaşılamaz. Kıç torpido bölümünde 72 saat hayatta kalmaya çalışan 22 denizciye maalesef orada veda edilir. Sürenin dolmasının ardından hazin bir törenle sonsuz nöbetlerine uğurlanırlar" dedi. "Amacımız unutulmayan bir tarih bırakmak" Ertarman, projeye ilişkin şunları söyledi: "Kazanın başlangıcından kurtarma çalışmalarına ve törene kadar olan süreci tamamen yapay zeka ile üretilen bir belgesel hâline getirmeye çalıştık. Yaklaşık 6 aydır üzerinde çalıştığımız bu projeyi 1 Temmuz Kabotaj Bayramı’nda tüm denizcilerimize armağan etmeyi hedefliyoruz. Amacımız unutulmayan bir tarih bırakmak. Yapım süreci oldukça zorluydu. Canlı bir sinema seti kadar olmasa da döneme ait tüm fotoğraflar tarandı, belgeler incelenerek yapay zekaya aktarıldı. Görseller dönemin atmosferine uygun şekilde renklendirildi ve bu fotoğraflar üzerinden senaryoya uygun sahneler üretildi" şeklinde konuştu. "Özellikle 1950’li yılların renk tonlarını yakalamak ayrı bir titizlik gerektirdi" "Montaj tamamlandığında ortaya güçlü bir tarih belgeseli çıkacağına inanıyorum" diyen Ertarman, "Bu belgeselde yapay zeka aracılığıyla duyguların izleyiciye doğrudan ulaşacağını düşünüyorum. Epik müzikler özel olarak tasarlandı. Dumlupınar’ın hafızalara kazınan ‘Ah bir ataş ver’ türküsü hem orkestral hem de epik yorumlarla yeniden işlendi. Maliyet açısından bir prodüksiyon filminin yaklaşık yarısı kadar bir bütçe oluştu ancak bu projede en büyük maliyet para değil, zamandı. Çünkü bir sahneyi bazen yüzlerce kez yeniden üretmek zorunda kaldık. Yapay zekâdan alınan çıktılar her zaman beklentiyi karşılamıyor; 20 saniyelik bir sahne için bile onlarca deneme yapmak gerekiyor. Özellikle 1950’li yılların renk tonlarını yakalamak ayrı bir titizlik gerektirdi. Senaryo yazımında eşimden büyük destek aldım, müzik konusunda ise oğlum katkı sağladı. Bu proje hem bir ekip işi hem de bir gönül emeği olarak ortaya çıktı" ifadelerini kullandı.
Aydın Didim Belediyesi Turizm Haftası’nda kültür, lezzet ve ritmi buluşturdu Ege’nin önde gelen turizm merkezlerinden Didim’de, Turizm Haftası kapsamında düzenlenen etkinlik yoğun katılımla gerçekleştirildi. Didim Belediyesi tarafından organize edilen programda, tarihi Apollon Tapınağı çevresinde kültür, lezzet ve ritim bir araya geldi. Etkinlik Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, belediye başkan yardımcıları, meclis üyeleri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, turizm sektörü paydaşları ve halkın yoğun katılımıyla gerçekleştirildi. Program kapsamında Didim’de faaliyet gösteren dernekler tarafından açılan stantlarda, kente özgü yöresel lezzetler tanıtıldı. Katılımcılar, bölgenin gastronomik zenginliğini yerinde deneyimleme fırsatı buldu. Etkinlik boyunca sahnelenen ritim gösterileri ve kültürel performanslar, programa renk kattı. Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay da etkinlik alanında şeflerle birlikte yöresel yemeklerin hazırlanmasına eşlik ederek tanıtıma katkı sundu. Etkinliğe ilişkin değerlendirmede bulunan Didim Belediye Başkanı Hatice Gençay, Didim’in turizm potansiyeline dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: "Didim yalnızca denizi, güneşi ve doğal güzellikleriyle değil; aynı zamanda köklü tarihi, kültürel mirası ve zengin mutfak kültürüyle de öne çıkan bir kenttir. Turizm Haftası kapsamında, Apollon Tapınağı gibi önemli bir tarihi mirasın çevresinde böyle anlamlı bir etkinlik gerçekleştirmek bizim için büyük bir gurur. Bu organizasyonlarla hem yerel ekonomiye katkı sağlıyor hem de Didim’in ulusal ve uluslararası alanda tanıtımını güçlendirmeyi hedefliyoruz. Katılım sağlayan tüm halkımıza teşekkür ediyorum."
Van İpekyolu jandarmasından okullarda bayram mesaisi Van’ın İpekyolu İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri bir yandan okullarda güvenlik toplantıları düzenlerken, diğer yandan öğrencilerin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı coşkusuna ortak oldu. İpekyolu İlçe Jandarma Komutanlığı, eğitim kurumlarında güvenliği en üst seviyeye taşımak amacıyla başlattığı çalışmalar kapsamında, bölgedeki okul yöneticileri ve öğretmenlerle bir araya geldi. Gerçekleştirilen saha çalışmalarında, öğrencilerin huzur ve güven içerisinde eğitim görmeleri için kritik adımlar atıldı. İpekyolu ilçesindeki Kavuncu Ali Çavuş İlk ve Ortaokulu, Değirmen İlk ve Ortaokulu, Köşebaşı İlk ve Ortaokulu, Kıratlı İlk ve Ortaokulu ile Sarmaç İlkokulu’nda düzenlenen toplantılarda okul güvenliği masaya yatırıldı. Toplantılarda, öğrencilerin emniyetini sağlamaya yönelik alınan tedbirler gözden geçirilirken, okul çevresi güvenliği ve kurumlar arası iş birliği konularında karşılıklı fikir alışverişinde bulunuldu. Eğitim camiasına yönelik güvenlik çalışmalarının yanı sıra milli duyguların pekiştirilmesi noktasında da aktif rol alan İpekyolu İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı hazırlıklarına da destek verdi. Öğrencilerin bayram heyecanını paylaşan ekipler, kutlama programlarının hazırlık sürecinde öğrencilerin yanında yer alarak çocukların coşkusuna ortak oldu. Hem eğitim güvenliğine verilen öncelik hem de milli bayramlara yönelik sergilenen hassasiyet, bölge halkı ve eğitim camiası tarafından takdirle karşılandı. Yetkililer, İpekyolu genelinde çocukların güvenli ve huzurlu bir ortamda eğitim almalarını sağlamak amacıyla yürütülen güvenlik çalışmalarının kararlılıkla devam edeceğini vurguladı.
Erzurum Karcıoğlu: "Atlı ciritte asıl zafer, rakibini düşürmek değil; onu affedebilecek yüce gönlü gösterebilmektir" Türkiye Atlı Cirit Kulüplerini Koruma ve Yaşatma Derneği Başkanı Dr. Uğur Karcıoğlu, " Cirit müsabakalarında "kesme" ve "yakalama" adı altında iki ayrı puan türünün varlığının, oyunun özüne aykırı bir durumu beraberinde getirdiğini vurguladı. Uşak’ta oynanan cirit müsabakasında kaza sonucu ağır yaralanan Volkan Gelmez ‘in vefatını derin bir üzüntü ile öğrendiklerini ifade eden Türkiye Atlı Cirit Kulüplerini Koruma ve Yaşatma Derneği Başkanı Dr. Uğur Karcıoğlu, " Kardeşimize Allah’tan rahmet yakınlarına başsağlığı dileriz mekanı cennet olsun. Atlı cirit, sadece bir spor değil; asaletin, cesaretin ve ahlâkın at üstünde vücut bulmuş hâlidir. Bu oyunun ruhunda rakibini incitmek değil, ona üstünlüğünü gösterirken aynı zamanda merhameti elden bırakmamak vardır. Bugün ise "kesme" ve "yakalama" adı altında iki ayrı puan türünün varlığı, oyunun özüne aykırı bir durumu beraberinde getirmektedir. Oysa sahada yaşanan gerçek şudur: Her iki durum da özünde aynıdır. Ancak puan farkı nedeniyle oyuncular, daha az puan kaybettirecek olan "kesme"ye yönelmekte; bu da kontrolsüz müdahaleleri artırarak hem sporcu hem de at için ciddi riskler doğurmaktadır. Neticede ise istenmeyen kazalar kaçınılmaz hâle gelmektedir" dedi. "Atlı ciritte asıl zafer, rakibini düşürmek değildir" Cirit geleneğinde esas olanın; rakibini zor durumda bırakmak değil, onu yakalayıp bağışlamak olduğunu hatırlatan Karcıoğlu, "Çünkü atlı cirit, yalnızca bileğin değil, yüreğin de konuştuğu bir meydandır. Bağışlamak; gücün en yüksek mertebesidir. Bu nedenle "yakalama ve bağışlama" esası korunmalı, "kesme" gibi oyunun ruhunu zedeleyen ve tehlikeyi artıran uygulamalar yeniden değerlendirilmelidir. Camiamızın bu konuda ortak bir duruş sergilemesi, hem sporun güvenliği hem de kültürel mirasımızın doğru şekilde yaşatılması adına büyük önem taşımaktadır. Unutmayalım: Atlı ciritte asıl zafer, rakibini düşürmek değil; onu affedebilecek yüce gönlü gösterebilmektir" şeklinde konuştu.
Rize Rize’de tarihi değirmenler yerini elektrikli değirmenlere bırakıyor Rize’de geçmişte geçim kaynağı olan mısır ve su değirmenleri unutulmaya yüz tutarken, sahilde kurulu geleneksel değirmen bu kültürü yaşatmaya devam ediyor. Geçmişte derelerin üzerinde köylülerin kooperatifle yaptırdığı değirmenler şimdilerde unutulmaya yüz tuttu. Derenin akış hızı ile dönen değirmenlerde ise üretilen mısırlar artık şehirlerde elektrikli değirmenlerde üretilmeye başladı. Rize merkez Sahil Dolgu Alanı’nda bulunan dev çay bardağının altında kurulu taş evde yer alan değirmen de yerli ve yabancı turistlerin dikkatini oldukça çekiyor. Değirmenin işletmecisi Emin Yıldız, çaydan önce Rize’nin geçim kaynağının mısır olduğuna dikkat çekerek "Burada mısır unu değirmenimiz var. Burada taze ürünümüzü yapıyoruz ve Rize’ye özgü, Rize’nin coğrafi işareti olan ürünlerimizi yapıyoruz. Mısır ununda glüten yok. Tertemiz, mis gibi. Rize’mizde zaten çay gelmeden önce tarlalarımız tamamen mısırdı. Rize’mizin gelir kaynağı mısırdı. Derelerin üzerinde yapılan su ile çalışan değirmenlerimiz olurdu ama çay geldikten sonra yavaş yavaş tarlalarımızı çaya çevirdik. Mısır kalmadığı için Değirmenlere de fazla iş düşmedi" dedi. Mısır ununun beyaz una nazaran daha sağlıklı olduğunu dile getiren Yıldız, "Beyaz un glüten olduğu için şekere çok zararlıdır. Katkı maddeleri içeriyor. Mısır unu da hiçbir katkı maddesi katılmayan bir üründür. Doyurucudur, hazmedicidir, diğer un gibi mideye oturmaz, sağlıklıdır" ifadelerini kullandı.