ASAYİŞ - 14 Nisan 2012 Cumartesi 17:34

BU HİKAYE ÖLÜMLE BAŞLADI

A
A
A
BU HİKAYE ÖLÜMLE BAŞLADI

Afyonkarahisar`ın Sandıklı ilçesine cenaze getiren ambulans, hızı limitini aşıp radara takılınca, `haciz yakalamalı` olduğu ortaya çıktı. Cenaze camiye bırakıldıktan sonra ambulans yediemin deposuna teslim edildi.
Edinilen bilgiye göre, İstanbul`dan aldığı cenazeyi Afyonkarahisar`ın Sandıklı ilçesine götüren özel bir şirkete ait ambulans, hız limitini aşınca radar uygulamasına takıldı. Yapılan plaka sorgulamasında, aracın `haciz yakalamalı` olduğu anlaşıldı. Ambulans önce cenazeyi indirmek üzere Sandıklı Ulucami`ye götürüldü, sonra da yasal işlemler yapılarak yediemin deposuna teslim edildi.
Yediemin deposu sorumlusu Uğur Yurtseven, üzerinde ambulans hasta nakil aracı yazan 34 DB 5043 plakalı aracı görünce hayrete düştüğünü söyledi. Yurtseven, bugüne kadar yediemin deposuna her marka ve model aracın hacizli olarak getirildiğini ancak ilk kez bir ambulansın geldiğini söyledi.
Yurtseven, "İlk defa bir ambulansın hacizli olarak geldiğini görüyorum. Bu araç cenazeyi indireceği yerde değil de yol üzerinde başka bir yerdeki trafik uygulamasında yakalansaydı cenaze sahipleri büyük sıkıntı yaşardı. Haciz yakalaması olan bir araçla cenaze taşımak büyük sorumsuzluk" dedi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Zeyyat Kafkas: "Asıl çirkinlik, etik değerleri ayaklar altına alıp sonra ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır" Trabzonspor Asbaşkanı Zeyyat Kafkas, Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk’ün açıklamalarının yaşananların üstünü örtme çabasından başka bir şey olmadığını belirterek, "Asıl çirkinlik, etik değerleri ayaklar altına alıp sonra ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır" dedi. Trendyol Süper Lig’in 28. haftasında Trabzonspor’un sahasında Galatasaray’ı 2-1 mağlup ettiği maçın ardından Kulüp Asbaşkanı Zeyyat Kafkas, Galatasaray İkinci Başkanı Metin Öztürk’ün açıklamalarına sert tepki gösterdi. Kafkas, yaptığı açıklamada, Öztürk’ün ifadelerinin gerçekleri çarpıttığını belirterek, "Galatasaray’ı 2-1 mağlup ettiğimiz maçtan sonra Metin Öztürk’ün hadsiz ve gerçekleri çarpıtan açıklamaları, yaşananların üstünü örtme çabasından başka bir şey değildir" dedi. Trabzon’da misafirperverliğin her zaman ön planda olduğunu vurgulayan Kafkas, "Her şeyden önce bilinmelidir ki; Trabzon’a gelen herkese bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kulübümüzün vakarına yakışır şekilde misafirperverlik gösterilir. Bu bizim kültürümüzdür" ifadelerini kullandı. Açıklamasında Galatasaray cephesini etik dışı davranmakla suçlayan Kafkas, şu ifadelere yer verdi: "Ancak hiç kimse, kendi kirli hesaplarının doğurduğu sonuçları Trabzonspor’a ‘çirkinlik’ yaftası yapıştırarak gizleyemez. Metin Öztürk’ün ‘çirkinlik’ diye tarif etmeye çalıştığı tablo, bizzat temsil ettiği anlayışın ürünüdür. Çünkü asıl çirkinlik; sözleşmesi devam eden oyuncularla kulübünü devre dışı bırakarak gizli görüşmeler yapmaktır. Asıl çirkinlik; milli takım kampında, gözlerden uzak temaslarla futbolcumuzun aklını çelmeye kalkmaktır. Asıl çirkinlik; yöneticilerin ofislerinde oyuncu çağırıp gizli planlarla iş bitirmeye çalışmaktır. Asıl çirkinlik; etik değerleri ayaklar altına alıp sonra dönüp ‘mağdur edebiyatı’ yapmaktır." Bir oyuncu transferi üzerinden de eleştirilerini sürdüren Kafkas, "Asıl çirkinlik, bizim anlaşma sağladığımız 18 yaşındaki bir oyuncuya sonradan daha yüksek para teklif edip transferi o şekilde bozmaktır. Asıl çirkinlik, bununla da yetinmeyip bu akşam çıkıp utanmadan, sıkılmadan, pişkin pişkin ‘parasını verip aldık’ diyebilecek kadar aciz bir duruma düşmektir" dedi. Trabzonspor’un hiçbir kulübü düşman olarak görmediğini belirten Kafkas, "Fakat Trabzonspor’un hukukuna, emeğine ve onuruna yönelik bir müdahale varsa, orada tavrımız da duruşumuz da nettir. İhaneti ‘transfer politikası’, kurnazlığı ‘yöneticilik’, organize temasları da ‘doğal süreç’ gibi göstermeye çalışanlara karşı susacak, el uzatacak, yan yana gelecek değiliz" ifadelerini kullandı. Kafkas, açıklamasının sonunda, "Metin Öztürk, kamuoyu önünde hamasi cümleler kurmadan önce, bu noktaya nasıl gelindiğinin muhasebesini önce kendi vicdanında yapmalıdır. Bugün konuşulan mesele, kimsenin kimseyi nasıl karşıladığı değil; kimin neyi, ne kadar hak ettiği meselesidir" diyerek sözlerini tamamladı.