MAGAZİN - 07 Ağustos 2021 Cumartesi 10:50

Pandemiyle birlikte Türkiye’de termal turizm alışkanlıkları da değişti

A
A
A
Pandemiyle birlikte Türkiye’de termal turizm alışkanlıkları da değişti

Korona virüs (Covit-19) pandemi döneminde tatilciler daha çok müstakil, villa turizmine yöneldi.

Korona virüs (Covit-19) pandemi döneminde tatilciler daha çok müstakil, villa turizmine yöneldi. Şifalı termal sularının yanında çok sayıda turistik tesisi bünyesinde barındıran Afyonkarahisar’ın Gazlıgöl beldesinin de bu süreçte özellikle villaları ile rağbet gördüğü kaydedildi.


Türkiye’de pandemi kısıtlamalarının kaldırılmasının ardından birçok vatandaşın da alışkanlıklarım değişti. Bu çerçevede vatandaşlar artık kalabalık ortamlarda tatil yapmak yerine daha sakin yerleri tercih etmeye başladı. Bu durumunda da ilk sırayı villa ve müstakil daireler tatilcilerin tarafından ilk sırada tercih edildi. Özgül Termal Genel Müdürü ve Gazlıgöl Termal Turizm İşletmecileri ve Yatırımcıları Dernek Başkan Yardımcısı Süleyman Çınaroğlu, yaptığı açıklamada, dünyada pandemi sürecinin ardından tatil alışkanlıklarının değiştiğini söyledi. Tatilcilerin tarafından kitle otellerinden daha çok müstakil daire, villa ile küçük yerlerin tercih edildiğini ifade eden Çınaroğlu şöyle devam etti:


“Bu süreçte bizlerden yani otelcilerden Güvenli Turizm Sertifikası istendi. Biz bu belge ve sertifikalarımızı aldık. Bütün personelimizin aşılarını yaptırdık. Kontrollü normalleşme süreciyle ilgili bütün önlemleri aldık. Tabi, sadece bu yeterli olmuyor. Çünkü söylediğimiz gibi insanlar daha böyle müstakil yerlerde müstakil odalarda, apartlarda, villalarda tatil yapmak istiyor. Haliyle de Gazligöl ve Afyonkarahisar bu hizmeti vermeye hazırız. Zaten daha önceki süreçte de bizim alt yapımız bu yöndeydi. Bu şekilde de hizmet vermeye devam ediyoruz.”



Turizmin her alanında varız


Afyonkarahisar’ın termal otellerin dışında turizmin her alanında yer aldığını ifade eden Çınaroğlu: “Biz sadece termal tatil köyü değiliz. Bizler sadece termal oteller değiliz. Burada bir kültür turizmi var, Bunun yanında tarih turizmi, inanç turizmi, gastronomi turizmi var, balon turizmi var, tarih ve balon turizmi var. Gastronomi alanında üç şehirden birisiyiz. 200’ü aşkın yemeğimiz var ve gerçekten Türk kültürünü Türk milletinin yemeğini damak tadını yansıtan yemekler. Lezzet konusunda da iddialı olduğumuz yemekler” dedi.



Her geçen gün doluluk oranlarımız artıyor


Afyonkarahisar ve Gazlıgöl’de bulunan termal tesislerinde her geçen yoğunlukların arttığına dikkat çeken Çınaroğlu konuşmasını şöyle sürdürdü:


“Önceden Afyonkarahisar’da sadece termal turizm olduğu için kaplıca kültürü vardı. İnsanlar şöyle düşünürdü. Kışın gidelim de soğuk havada kaplıcaya girelim gelelim diye düşünürlerdi. Artık öyle değil. Kongre turizmi de dahil olmak turizmin her dalında varız. Dolayısıyla Afyonkarahisar’da çeşitlilik yönüyle her yönde ilerleme kat etmeye devam ediyor. Bu ürün çeşitliliği de turizm pazarındaki pastadaki payımızı her geçen gün daha da büyütüyor. Dolayısıyla doluluklar daha da artıyor” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gümüşhane Torul’da kar altında ayı nöbeti Gümüşhane’nin Torul ilçesine bağlı Kızılüzüm Yaylası’nda, Mart ayında aç kalan bir ayının evine verdiği büyük hasarın ardından pes etmeyen Hüseyin Çolakoğlu, yeni bir saldırıyı önlemek için kar esaretine rağmen "ayı nöbeti" tutuyor. Elektriğin olmadığı, ulaşımın kapandığı yaylada kar suyunu eriterek hayatta kalan Çolakoğlu, doğaya karşı verdiği bu amansız mücadeleyle dikkat çekiyor. ilçeye bağlı Yücebelen köyü sınırları içerisinde yer alan ve denizden yaklaşık 2 bin 200 metre yükseklikteki Kızılüzüm Yaylası, bugünlerde sıra dışı bir bekleyişe sahne oluyor. Kış uykusundan uyanan ayıların yayladaki evlere zarar vermesi, yaylacıları zorlu kış şartlarında nöbet tutmaya mecbur bıraktı. Trabzon’un Şalpazarı ilçesinde ikamet eden ve yaz aylarını Gümüşhane’nin serin yaylalarında geçiren Hüseyin Çolakoğlu, geçtiğimiz Mart ayında yayla evinin bir ayı tarafından talan edildiğini fark etti. Ayının pencere çerçevelerini kırarak içeri girdiği, mutfak dolaplarından televizyon sehpasına kadar tüm eşyaları parçaladığı evde büyük maddi hasar meydana geldi. Hasarı kendi imkanlarıyla onaran Çolakoğlu, ayının bölgeden uzaklaşmadığını fark edince, ikinci bir saldırıyı önlemek adına yaylada kalma kararı aldı. Kar suyu içerek su ihtiyacını karşılıyor Nisan ayının başında yeniden etkili olan yoğun kar yağışı ile birlikte yayla yolları ulaşıma kapandı. Kızılüzüm Yaylası’ndaki evinde mahsur kalan Çolakoğlu, elektriğin olmadığı yaylada, ısınma ihtiyaçlarını soba ile karşılarken su ihtiyacını ise kapı önündeki karları eriterek gideriyor. Yolların kapalı olması nedeniyle yaylada mahsur kaldıklarını belirten Çolakoğlu, "Ayı evimi berbat etti. İkinci kattaki çerçeveyi kırıp içeri girmiş, alt kata inip dolapları yıkmış. Onca emeğimizi ziyan etti. Şimdi tamir ettik ama tekrar gelmesinden korkuyoruz. Mecburiyetten buradayız" ifadelerini kullandı.