KÜLTÜR SANAT - 17 Aralık 2025 Çarşamba 12:52

’Al Fadimem’ türküsünün gerçek hikayesi ortaya çıkarıldı

A
A
A
’Al Fadimem’ türküsünün gerçek hikayesi ortaya çıkarıldı

Afyonkarahisar’ın İscehisar ilçesine bağlı Cevizli ve Bayat ilçesine bağlı Sağırlı köyleri arasında yaşanan hüzünlü bir sevda hikâyesi olan yıllardır dilden dile aktarılan "Al Fadimem" türküsünün gerçek hikayesini gün yüzüne çıkarmak için proje yapıldı.

Türk Dili ve Edebiyatı alanında TÜBİTAK 2204 - A Lise Öğrencileri Araştırma Projeleri Yarışması çerçevesinde İscehisar Faruk Öksüz Anadolu İmam Hatip Lisesinde tarih öğretmeni Faruk Karakuş danışmanlığında 12. Sınıf öğrencisi Ertuğrul Meriç Boydemir tarafından hazırlanan "Sözden Ezgiye: Fadime ile Efe Kadir’in Hikâyesinin Türküsüyle Yaşayan Belleği" adlı proje kapsamında, türkünün gerçek hikâyesi ve ilk sözleri birinci elden kaynaklarla derlendi. Araştırma, halk kültürünün önemli taşıyıcılarından biri olan türkülerde zamanla yaşanan söz ve anlam değişimlerini ortaya koymayı hedefledi. Bu çerçevede, Al Fadimem türküsünün kahramanları Kadir Kilci ve Fadime Bostan ile aynı dönemde yaşamış akraba ve komşularla yapılan görüşmeler, çalışmanın temel dayanağını oluşturdu.

Bir sevdanın türküye dönüşen hikâyesi

Görüşmelere göre Efe Kadir’in yetim ve yoksul olmasından dolayı düğün yapacak durumu yoktu. Onun için Fadime’yi kaçırmaya karar verdi. Fadime de gönüllü olarak kaçmayı kabul etti. Kaçtıktan sonra Fadime’nin yaşı büyük olmasına rağmen döneminde yazılmadığı için yaşı resmiyette küçüktü. Ailesinin şikâyeti üzerine Efe Kadir tutuklandı ve cezaevine girdi. Fadime ise ailesi tarafından bir başkasıyla evlendirildi. Bu ayrılık, Efe Kadir’in cezaevinde yaktığı türkülerle dile geldi. "Al Fadimem" de bu türkülerden biri.

40 yıllık ses kaydı kaynak oldu

Araştırmanın en dikkat çekici bulgularından biri, Efe Kadir’in kendi sesinden kaydedilmiş bir kasetin ortaya çıkarılması oldu. 1985 yılında Belçika’da yaşayan oğlu Hasan Kilci’nin isteğiyle kaydedilen bu ses kaydında, Efe Kadir’in türkünün dört kıtasını bizzat seslendirdiği belirlendi. Kayıt; Ali Kalkan, Veli Kilci ve aile bireyleri tarafından muhafaza ediliyordu. Projede bu kayıt, türkünün ilk sözlerine ulaşmada birincil kaynak olarak kullanıldı. Saha çalışmaları sonucunda, günümüzde bilinen sözlerden farklı olarak türkünün daha önce kayıt altına alınmamış kıtaları derlendi. Böylece "Al Fadimem" türküsünün kuşaktan kuşağa aktarılırken geçirdiği değişim somut verilerle ortaya konuldu.

Gökten Ceylan

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Kadın emeği sınır tanımıyor: ‘Çarşamba’dan dünyaya’ Samsun’un Çarşamba ilçesinde, Çarşambalı kadınların ihracata dahil olmalarına yönelik "Çarşamba’nın kadınları üretiyor, Dünya ile buluşuyor" projesi kapsamında eğitim programlarının ikincisi düzenlendi. Orta Karadeniz kalkınma ajansı tarafında finanse edilen ve Çarşamba’lı kadınların el emeği ürünlerini ihracata kazandırmak adına yürütülen proje çerçevesinde Çarşamba Ev Hanımları Derneği Başkanı Saniye Şen, İGMO İş Geliştirme ve İhracat Ofisi sahibi Fatih Bayraktar, Dış Ticaret Uzmanı Aydanur Demirkol kadın üreticileri bilgilendirdi. "Asla pes etmeyin" Ev hanımları adına bir çok çalışma yürüten Çarşamba Ev Hanımları Derneği Başkanı Saniye Şen, "Kadınlar üretsin ürettikçe kendi ayakları üzerinde dursun istiyoruz. Elinden ne geliyorsa yapsın. Ama asla pes etmeden üretmesini istiyoruz. Asla vazgeçmeyin."ifadeleriyle kadınlara çağrıda bulundu. "Yurt dışında çok güzel platformlarda var olacağız" Kadınların kendi emeğiyle özenle ürettikleri her ürünün değerli olduğuna vurgu yapan Dış Ticaret Uzmanı Aydanur Demirkol, "Çıkmış olduğumuz bu yolda amacımız özellikle yerelde üretim yapan kadınların ürünlerinin desteklenmesi, onların ticarete kazandırılması, ekonomik özgürlüklerinin kazandırılması. Kadının olduğu her yeri ve yaptıkları ürünleri çok değerli buluyorum. İklim krizi, gıda sıkıntıları, su krizi ve enerji krizi var. Bunların hepsi aslında yoğun sanayiden kaynaklanan süreçlerin sonucunda geldiğimiz durum. Bu konuda kadınların itinayla dönüştürdükleri ürünleri çok değerli. Hem yurt içinde hem de yurt dışında çok güzel platformlarda var olacağız" şeklinde konuştu. Kadın emeğinin değer kazandığı bu proje, bölge kalkınmasına da önemli katkılar sunmayı hedefliyor.
Aydın Aydın’dan Avrupa’ya açılan seferler için geri sayım başladı Aydın’ın Kuşadası ilçesi ile Yunanistan’ın Samos ve Patmos adalarına ulaşımı sağlayan deniz otobüsü seferleri için geri sayım başlarken, 22 Nisan itibariyle seferlerin başlayacağını duyuran Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu; "Ege’nin iki yakasını hızlı, güvenli ve konforlu bir şekilde birbirine bağlıyoruz" dedi. Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, Kuşadası’ndan Yunan adaları Samos ve Patmos’a deniz otobüsü seferlerinin başlayacağını duyurdu. Aydın Büyükşehir Belediyesi tarafından turizmi canlandırmak ve ulaşımı kolaylaştırmak amacıyla hayata geçirilen proje kapsamında, Kuşadası ile Samos ve Patmos adaları arasında düzenli seferler gerçekleştirilecek. Kuşadası-Samos hattında seferler 22 Nisan itibarıyla başlayacak. Sabah saat 08.00’de Kuşadası’ndan hareket edecek deniz otobüsünün dönüşünü ise saat 18.00’de gerçekleştirecek. Kuşadası-Patmos hattında ise seferler 26 Mayıs’tan itibaren başlayacak. Bu hatta Kuşadası’ndan kalkış saati 08.15, Patmos’tan dönüş saati ise 17.00 olarak planlandı. Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu, yeni seferlerle ilgili yaptığı açıklamada, "Kuşadası’ndan Samos ve Patmos adalarına deniz otobüsü seferlerimiz başlıyor, Ege’nin iki yakasını hızlı, güvenli ve konforlu bir şekilde birbirine bağlıyoruz. Turizmimize değer katmaya, Aydınımızı her alanda marka kent yapmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.
Samsun Türk hukukunun önemli ismi Ali Fuad Başgil unutulmadı Türk düşünce ve hukuk dünyasının önemli isimlerinden Ali Fuad Başgil, Ondokuz Mayıs Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen programla anıldı. Ali Fuad Başgil Hukuk Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen anma programına akademisyenler, öğrenciler ve çok sayıda davetli katıldı. Programda, eski Anayasa Mahkemesi Başkanı ve Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Zühtü Arslan, OMÜ İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Felsefe Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Mustafa Said Kurşunoğlu ve OMÜ İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Bekir Şişman konuşmacı olarak yer aldı. Programın moderatörlüğünü ise Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hasan Tahsin Keçeligil yaptı. Konuşmacılar, Ali Fuad Başgil’in hukuk, demokrasi ve fikir hayatına sunduğu katkıları farklı yönleriyle ele aldı. Başgil’in özellikle hukuk devleti, özgürlükler ve akademik duruş konusundaki görüşlerinin günümüzde de önemini koruduğu vurgulandı. "İnsanın başına gelebilecek en büyük talihsizliktir" Ali Fuat Başgil’in gelecek dönemlerdeki genç nesillere yönelik yaptığı konuşmaları hatırlatan Prof. Dr. Bekir Şişman, "Gençliğe dair bir çok önemli insanın, bir çok önemli sözü olmuştur. Atatürk, Necip Fazıl Kısakürek, Mehmet Akif Ersoy gibi isimler bunların arasındadır. Ali Fuat Başgil, nasıl bir gençlik hayal ediyordu. Biz şuan nasıl bir gençlik görüyoruz. Bu değerlendirmek gerekir. Başgil’e göre kötü arkadaş, insanın başına gelebilecek en büyük talihsizliktir. Okulda, sokakta ve sitede arkadaşlar var. Birde şimdi dijital arkadaşlarımız oldu. Bu durum çok tehlikelidir. Son günlerde ülkenin gündemine bakarsak ne kadar ürkütücü olduğunu anlayabiliriz" ifadelerini kullandı. "Zengin bir fikir ve ahlaki miras bıraktı" Prof. Dr. Zühtü Arslan, "Ali Fuat Başgil’e vefa borcumuz var. Çünkü hepimize çok zengin bir fikir ve ahlaki miras bıraktı. Bu mirası bırakan insanı ne kadar ansak azdır" şeklinde konuştu. "Başgil’in döneminde şüpheyi göremezsiniz" Başgil’in inkılap ruhundan bahseden Prof. Dr. Mustafa Said Kurşunoğlu ise şunları söyledi: "Her inkılabın ve her devrin bir ruhu vardır. Bu durum kişiyi şekillendirir. O inkılapla açığa çıkan kurumları da canlı tutar. Varlığını devam ettirir. Yasayı yapan ya da uygulayan, bir dokuma ustası gibidir. Ali Fuat Başgil’in dönemine gittiğinizde, şüpheyi göremezsiniz. Çok kavgalı dönemlerin, Türk, İstiklal ve hürriyet mücadeleleri tarihinin içinde bulunmuş bir ferdidir." Program sonunda, Çarşamba Kaymakamı Mehmet Kamil Sağlam ve Çarşamba Belediye Başkanı Hüseyin Dündar, konuşmacılara plaket takdim etti. Program, toplu hatıra fotoğrafı çekimi sonrası son buldu.