ÇEVRE - 12 Mayıs 2025 Pazartesi 11:56

‘Nilüfer Cenneti’ olarak bilinen o göl sportif olta balıkçılığına açıldı

A
A
A
‘Nilüfer Cenneti’ olarak bilinen o göl sportif olta balıkçılığına açıldı

Afyonkarahisar ile birlikte bölgesinin ‘Nilüfer Cenneti’ olarak bilinen Karakuyu Gölü’nde sportif olta balıkçılığı serbest hale gelirken, gölün bu sayede daha fazla ziyaretçi çekmesi bekleniyor.


Afyonkarahisar Dinar ilçesi Karakuyu ve Eldere köyü sınırları içinde bulunan ve bin 840 hektar alana sahip olan göl 1994 yılında koruma sahası ilan edilmişti. Göl özellikle kuşların göç yolları üzerinde bulunduğundan göç dönemlerinde balıkçıl, söğüt, leylek gibi kuşlar burada konaklamaktadır. Bölgede uzmanlar tarafından 173 kuş türüne de ev sahipliği yapıyor. Yılın belli dönemlerinden nilüfer çiçekleri ile göl eşsiz bir manzara oluştururken, kayıkla yapılan turlarda göl doğaseverlerin bir numaralı tercihi konumunda bulunuyor.


Dinar Tarım ve Orman İlçe Müdürü Yavuz Karakuyu, göl ile ilgili önemli bir gelişmeyi kamuoyuyla paylaştı. Göllün sportif olta balıkçılığına açıldığını kaydeden Karakuyu, "Karakuyu Gölü koruma altında olduğu için her türlü avcılık yasaktı. Fakat ilçemiz ve bölgemizde amatör balıkçılara alternatif bir yer olmadığı için sıkıntı yaşanıyordu. Bakanlığımız ile yaptığımız görüşmeler sonrası gölümüzde artık sportif olta balıkçılığı serbest hale geldi. Ticari balıkçılık ve ağ gibi malzemeler ile yapılan balıkçılık kesinlikle yasaktır. Amatör balıkçılarımızın av yasağı dönemlerine dikkat ederek, belgelerinin göle geldiklerinde yanlarında olmalarını rica ederiz" dedi.



‘Nilüfer Cenneti’ olarak bilinen o göl sportif olta balıkçılığına açıldı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Doç. Dr. Evigen’den hantavirüse karşı kritik uyarı Medical Point Gaziantep Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ömer Evirgen, son günlerde Dünya Sağlık Örgütünce (DSÖ) farklı ülkelerde vakaları bildirilen hantavirüse karşı vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. Arjantin’den hareket eden "MV Hondius" isimli gemide doğrulanan ve 3 kişinin ölümüne neden olan hantavirüs vakalarının ardından konu gündeme geldi. Medical Point Gaziantep Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ömer Evirgen ise hantavirüs hakkında bilgi vererek, virüsün farelerin dışkı, idrar ve tükürüğü yoluyla insanlara bulaştığını söyledi. "İnsandan insana bulaşmıyor" Hastalığın ciddi sağlık sorunlarına ve ölüme yol açabileceğini belirten Evirgen, virüsün şu an için insandan insana bulaşmadığını ifade etti. Özellikle fare ve kemirgen temasının yoğun olduğu alanlarda hijyen kurallarına dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Evirgen, vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. "Karadeniz Bölgesi’nde zaman zaman rastlanabiliyor" Hantavirüsün yeni ortaya çıkan bir virüs olmadığını ve Türkiye’de geçmiş yıllarda da özellikle Karadeniz Bölgesi’nde nadiren görüldüğünü belirten Doç. Dr. Ömer Evirgen, "Bu aralar hantavirüs enfeksiyonu sosyal medyada sıkça gündeme geliyor. Hantavirüs enfeksiyonu ülkemizde de geçmişte nadiren görülen bir hastalık. Özellikle Karadeniz Bölgesi’nde zaman zaman rastlanabiliyor. Virüs, farelerin idrarı, dışkısı ve tükürüğünün toprağa veya gıdalara bulaşmasıyla yayılabiliyor. Bu atıkların bulunduğu ortamda oluşan tozun solunması ya da kirli yüzeylere temas ettikten sonra elin ağız, burun veya göze götürülmesiyle insanlara bulaşabiliyor" dedi. "Şu an için hantavirüse yönelik kesin bir tedavi bulunmuyor" Hastalığın ilk belirtilerinin grip benzeri şikayetlerle başladığını ifade eden Evirgen, "Bu hastalık genellikle ateş, kas ve eklem ağrıları, halsizlik ve ishal gibi belirtilerle başlıyor. İlerleyen süreçte ise iki farklı ağır tablo ortaya çıkabiliyor. Bunlardan biri solunum yetmezliği, diğeri ise böbrek yetmezliği ve kanamayla seyreden formdur. Ciddi ve hayati risk taşıyan bir hastalıktır. Şu an için hantavirüse yönelik kesin bir tedavi bulunmuyor. Hastalara yoğun bakım şartlarında destek tedavisi uygulanıyor" ifadelerini kullandı. "COVID dönemindeki gibi bir kapanma süreci beklemiyoruz" Korunma yöntemlerine ilişkin de açıklamalarda bulunan Evirgen, COVİD gibi bir kapanma süreci beklemediklerini de söyleyerek, "Bu virüsten korunmak için özellikle kırsal alanlarda ve farelerin yaşam alanlarının bulunduğu ortamlarda dikkatli olunması gerekiyor. Tozlu ortamlarda maske kullanılmalı, eller yıkanmadan gıdalara temas edilmemeli ve yüz bölgesine dokunulmamalıdır. Bu virüs COVID-19 gibi değil. Yakın temas ve enfekte tozların solunmasıyla bulaşıyor. Şu an için insandan insana bulaştığına dair net bir bilgi bulunmuyor. Bu nedenle COVID dönemindeki gibi bir kapanma süreci beklemiyoruz" diye konuştu.