ASAYİŞ - 07 Mayıs 2026 Perşembe 13:54

Bakır yerine kaldırım taşı dolandırıcılığı davası devam ediyor

A
A
A

Çin’e gönderilmesi gereken bakır külçeler yerine kaldırım taşı gönderilerek, 36 milyon dolarlık vurgun yapıldığı iddiasıyla açılan dolandırıcılık davası devam ediyor. Davada müşteki avukatı olarak görev yapan ve davaya ilişkin açıklamalarda bulunan şikayetçi firma avukatı Kazım Yiğit Akalın, "Tek bir mağdura karşı Cumhuriyet tarihinde işlenen en büyük dolandırıcılık suçu. Tam 36,5 milyon dolar. Başka büyük suçlar var ama onlarda birçok mağdur var. Bu konuda tek bir mağdur var. Bu suçu işleyen kişi hakkında adli kontrol yurt dışı yasakları bile kalktı" dedi.

Çin’e bakır yerine kaldırım taşı göndererek 36 milyon dolarlık vurgun yaptığı iddia edilen ve Bakırköy 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 16 sanığın yargılandığı davanın görülmesine devam edilirken, mahkeme, yabancı şirketlerin Çin ile bağlantı noktasının açıklanmadığı, evrakta şirketin Çince adı, kayıtlı adresi, irtibat kişisi ve iletişim bilgileri gibi detaylı bilgilere yer verilmediği, belgelerin ve olay özetinin ayrıntılı olarak açıklanmadığı gerekçesiyle resmi makamlardan gelecek yazının beklenmesine karar verdi. Bir sonraki duruşmasının 22 Ekim’de görüleceği davaya ilişkin ise dolandırılan firmanın avukatı Kazım Yiğit Akalın açıklamalarda bulundu.

"Çin’e 7 gemi ile bakır gidecekti, açıldığı zaman kaldırım taşı olduğu tespit edildi"

Sürece ilişkin değerlendirmelerde bulunan avukat Kazım Yiğit Akalın, "Birleşen bir dava vardı. 10 sanık dinlendi. Bakır yerine kaldırım taşı çıktığını gören tanıklar dinleniyor. Önümüzdeki celsede tanıkların dinlenmesine devam edilecek. Kaldırım taşlarını ilgili fabrikaya taşıyan şoförler dinlenecek. Aslında dosya sonuçlandı ama mahkeme bu konuda ısrarcı oldu. Çin’e 7 gemi ile bakır gidecekti. Çin’de konteynerler açıldığı zaman kaldırım taşı olduğu tespit edildi. Buna ilişkin olarak, müvekkil olan firma da konuya dair girişimlerde bulundu. Çin’de noterlik kurumu gibi bir kurum var. Bu kurum gemi ile gelenlerin kaldırım taşı olduğunun tespitini gerçekleştirdi. Mahkeme de Çin adli makamlarına yazı yazarak, orada yapılan tespitlerin tercümesini istedi. Noterlik kurumunun gerekli yetkilendirmesinin olup olmadığına dair, gerçekten bir noter mi değil mi buna ilişkin bir resmi belge istendi. Aslında biz bunların hepsini tercümeli bir şekilde sunmuştuk" dedi.

Bakır yerine kaldırım taşı dolandırıcılığı davası devam ediyor

"Her şey fotoğraflandı, tutanak altına alındı ve açıkça kaldırım taşı yazıldı"

Konteynerler daha gitmeden iki farklı konteynerde aynı ikiz mührün vurulduğunun tespit edildiğini belirten Akalın, "Gümrük bunda bir yanlışlık olduğunu görünce durdurdu. İkiz mühürlü iki konteyner de orada bulunan görevliler tarafından açıldı. Açıldığı zaman zaten kaldırım taşları ortaya çıktı. Bunların hepsi fotoğraflandı, tutanak altına alındı ve açıkça kaldırım taşı yazıldı. Daha sonra firma o konteynerleri dışarı çıkardı. Daha sonra bunun da tespiti yapıldı. Buna dair de tanıklar dinlendi. Konteynerler yakın bir park alanına çekildi. O ikiz mühürler sökülerek, yerine iki farklı mühür takılarak, birkaç sonra gümrük sahasına tekrar sokuldu. Bu şekilde tekrar Çin’e gönderildi. Aslında Türkiye’de hepsi tespit edildi. Kaldırım taşlarını üreten firmanın sahibi, kaldırım taşı olarak satıldığını ve bu firmaya naklettiğini anlattı. Tanıklık yaparak, şu kadar milyonluk ürün sattım dedi. Bu ürünü sattıkları firmanın kaldırım taşlarını kullanmasının mümkünatı yok. Ortada bu kadar delil varken hala Çin’de ısrar ediliyor. Kabul etmek mümkün değil ama maalesef şu anda mahkemenin böyle bir tutumu var. Tek bir mağdura karşı Cumhuriyet tarihinde işlenen en büyük dolandırıcılık suçu. Tam 36,5 milyon dolar. Başka büyük suçlar var ama onlarda birçok mağdur var. Bu konuda tek bir mağdur var. Bu suçu işleyen kişi hakkında adli kontrol yurt dışı yasakları bile kalktı" ifadelerini kullandı.

İddianameden

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, merkezi İsviçre’de bulunan şirket ile Tekirdağ’da bulunan şirket arasında saf bakır alımına ilişkin sözleşme yapıldığı belirtildi. Sözleşme gereği saf bakırların Tekirdağ’dan Çin’in Lianyungang kentine 36 milyon dolar ödeme karşılığında gönderileceği anlatıldı. İddianamede, sevkiyatın ulaştığı sırada konteynerlerde saf bakır yerine maddi değeri olmayan kaldırım taşları gönderildiğinin tespit edilmesi üzerine soruşturma başlatıldığı kaydedildi. Savcılık, örgüt yöneticisi oldukları öne sürülen sanıklar Hasan Kayacıköse ile Soner Çokyiğit’in "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "nitelikli dolandırıcılık" ve "zincirleme şekilde özel belgede sahtecilik" suçlarından 33 yıl 3 aya kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti. Diğer sanıklar Saime Çokyiğit, Dursun Çokyiğit, Muammer Karaman, Orhan Mollaoğlu, Ferhat Ulusoy, Başak Yeşilbaş, Sinan Çokyiğit, Ufuk Çatalbaş, Tayfun Gıcır, Ramazan Öner ve Vedat Ulusoy’un ise "örgüte üye olma", "nitelikli dolandırıcılık" ve "zincirleme şekilde özel belgede sahtecilik" suçlarından ayrı ayrı 29 yıl 3 aya kadar hapisleri istendi. Sanıklar Sedat Uzun, Çağrı Koçoğlu ve Bora İbiş hakkında ise "örgüte üye olmamakla birlikte örgüte yardım etme", "nitelikli dolandırıcılık" ve "zincirleme şekilde özel belgede sahtecilik" suçlarından aynı oranda hapis cezası talep edildi.

Devran Gündüz

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sakarya Günler süren yağış sebebiyle mahalleye giden yollar çöktü: Ulaşım, iletişim ve su kesildi Sakarya’nın Geyve ilçesinde hafta başından bu yana etkili olan şiddetli sağanak yağışlar, kırsal mahallelerde heyelan ve çökmelere sebep oldu. Kamışlı, Kızılkaya ve Örencik mahallelerine ulaşımı sağlayan yolların çökmesi neticesinde ulaşım kesilirken, 3 evin heyelan sebebiyle yan yattı. Çöken yol havadan görüntülendi. Sakarya genelinde hayatı olumsuz etkileyen yağışların ardından Geyve ilçesinde kuvvetli yağışın tetiklediği heyelanlar sebebiyle Kamışlı, Kızılkaya ve Örencik mahallelerinde yol çökmeleri meydana geldi. Bölgeye sevk edilen Sakarya Büyükşehir Belediyesi ve Devlet Su İşleri (DSİ) ekipleri, ulaşıma kapanan yolların onarılması ve yerleşim yerlerine erişimin yeniden sağlanması için çalışma başlattı. Ayrıca aynı güzergahta olan başka bir yolun çökmesi sebebiyle bazı evler yan yattı. Çöken yol ve yapılan çalışmalar dron ile havadan görüntülendi. "11 kişi heyelanda zarar gören evlerden tahliye edildi" Kamışlı Mahallesi muhtarı Aziz Erdem bölgede yaşanan heyelan ve ekiplerin çalışmaları hakkında bilgi verirken, "Üst üste 4 gün yağan yağışlardan dolayı bölgemizde büyük heyelanlar oldu. 3 tane hanemiz heyelan nedeniyle yıkıldı. Büyükşehir Belediyesi müdahale ediyor. Şuanda Devlet Su İşleri Bölge Müdür Yardımcısı bölgede incelemeler yapıyor. Elektrik, su yok. Fındıksuyu Mahallemize bile buradan su gidiyordu, o hatlarda bozuldu. İletişim yok. Köylerde bayağı bir mağduriyet var. Buralarda büyük olarak heyelan var ama peyderpey çok yerlerde var. 20 bölgede heyelan var ancak hayatı etkileyen 2 bölgemiz var. Şuanda ulaşım sağlanmıyor, bir gün önce jandarma tarafından tahliye edilmişti iki hanemizdeki vatandaşlarımız. Hayvanlarımız da aç susuz duruyor. Bir hanede 3 kişi, diğer hanede 5 kişi, diğer hanede de 3 kişi olmak üzere toplam 11 kişi heyelanda zarar gören evlerden tahliye edildi. Daha çok yazlık olarak kullanılıyordu ama Nisan ayı itibari ile 145-150 haneye ulaşıyoruz biz. Ekipler birinci günden beri sahada. " dedi. (ACK-OK-
Aydın Müdürlerden öğrencilere trafik eğitimi Aydın’ın Nazilli ilçesinde trafik haftası etkinlikleri kapsamında eğitimler sürüyor. Eğitimleri okul öncesinden başlatan kurumlar, çocuklara uygulamalı eğitim vererek farkındalık oluşturuyor. Nazilli’de farklı alanlarda gerçekleştirilen trafik haftası renkli görüntülerle sürüyor. Hafta boyunca süren etkinlikler bu kez Sümerpark içerisinde bulunan özel trafik eğitim alanında gerçekleştirilen eğitimlerde Anasınıfı Öğrencilerine yaya yolu ve üst geçit kullanımı ile trafik işaretleri ve kuralları konularında bilgi verildi. Nazilli İlçe Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Büro Amiri Semih Kırbaş ve ekibi tarafından verilen eğitimlerde İlçe Emniyet Müdürü Erdal Esen ve İlçe Milli Eğitim Müdürü Erdinç Güner de hazır bulundu. Trafik kurallarını adım adım uygulayan miniklere İlçe Emniyet Müdürü Erdal Esen, İlçe Milli Eğitim Müdürü Erdinç Güner ve İlçe Trafik Amiri Semih Semih Kırbaş ile Jandarma ve Polis Trafik ekiplerince düdük, çeşitli eğitim ve boyama kitapları ile farklı hediyeler verilirken, minik öğrencilerde eğitmenlerine çiçek vererek teşekkür etti. Etkinlikte öğrencilerin ellerini tutarak parkur boyunca trafik kurallarını uygulamalı şekilde öğreten İlçe Emniyet Müdürü Erdal Esen, İlçe Milli Eğitim Müdürü Erdinç Güner ile görevli personel, eğitim boyunca renkli anlara neden oldu. Çocukların sorularını da yanıtlayan müdürler, minik öğrencilerine tavsiyelerde bulunarak büyüklerine örnek olmalarını istedi.
Aydın Nazilli’de baharın coşkusu Kakava Şenlikleri ile başladı Aydın’ın Nazilli ilçesinde bu yıl ilk kez gerçekleştirilen Kakava Şenlikleri, baharın gelişini simgeleyen renkli görüntülerle başladı. Nazilli Belediyesi öncülüğünde düzenlenen etkinlik, Kurtuluş Mahallesi’nde yoğun katılımla gerçekleştirildi. Vatandaşlar, müzikten oyunlara uzanan çeşitli aktivitelerle baharın gelişini coşkuyla karşıladı. Nazilli Belediyesi tarafından baharın habercisi olarak kabul edilen 1’nci Kakava Şenlikleri büyük bir coşku ile gerçekleştirildi. Başkan Ertuğrul Tetik’in ev sahipliğinde yapılan etkinliklere Belediye başkan vekili Selahattin Yılmaz, CHP Nazilli İlçe Başkanı Aslı Ökmen, meclis üyeleri ve çok sayıda vatandaş katıldı. Etkinlikler, Roman vatandaşların büyük kısmının yaşadığı Kurtuluş Mahallesi’nde başladı. Yaklaşık bin 400 yıllık geçmişe sahip olduğu belirtilen Kakava ateşinin etrafında toplanan vatandaşlar, Başkan Ertuğrul Tetik ve eşi ile birlikte dilekler dileyerek ateşin üzerinden atladı. Daha sonra Kurtuluş Mahallesi Sakarya Caddesi’nden başlayan renkli yürüyüş, Atatürk Bulvarı üzerinden, Uzun Çarşı’ya bağlanarak Cumhuriyet Meydanı’nda son buldu. Burada da ateş etrafında toplanan Roman vatandaşlar şenlik coşkusunu doruğa taşadı. "Siz varsanız, orada mutluluk ve umut var" Şenlikte konuşan Nazilli Belediye Başkanı Ertuğrul Tetik, Hıdırellez’in doğanın uyanışını olduğunu belirterek, "Şu anda o kadar mutluyum ki, seçimlerde sizlere ilk defa ‘Nazilli’de roman festivalini yapacağız’ demiştim ve sözümde durdum. Bu şenlikler uzun yıllardır Türkiye’nin dört bir tarafında büyük heyecanla kutlanmakta. İlk defa Nazilli’de oluyor, size söz veriyorum, bundan sonra da devam edeceğiz. Hıdırellez biliyorsunuz, tabiatın doğuşu, uyanışı, yeni bir umut olarak kutlanan bir olay. Ancak bu sadece bir eğlence değil, aynı zamanda bir yeniden doğuşu, umudu, bereketi ve toplumsal birlikteliği getiriyor. Sizler varsanız orada mutluluk ve umut var. Ben hayatımda sizin kadar özgür, doğanın gelişini bu kadar güzel kutlayan, sizin kadar mutlu, birlikte bir topluluk görmedim. Siz varsanız orada gerçekten eğlence umut, neşe var. Bu kültürü gerçekten yaşatmamız gerekiyor. Ülkemizin en önemli özelliklerinden biri, bir sürü kültüre sahip olmamız. Siz özgürlüğünüze, mutluluğunuza ve birlikteliğinize bağlı olan grupsunuz. Ben sizlerle her zaman beraber olmak istiyorum, sizlerle gurur duyuyorum" dedi.
Kayseri Yahyalı’da değerler buluşması: ÇEDES Yıl Sonu Şenliği coşkuyla kutlandı Yahyalı’da Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum (ÇEDES) Projesi kapsamında düzenlenen yılsonu şenliği güzel görüntülere sahne oldu. Yahyalı İlçe Müftülüğü, İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü ve İlçe Gençlik ve Spor Müdürlüğü iş birliğiyle düzenlenen programa; Yahyalı Belediye Başkanı Esat Öztürk, İlçe Müftü Vekili Yasin Ekim, İlçe Millî Eğitim Müdürü Yavuz Postallı, Gençlik ve Spor İlçe Müdürü Serhat Tarlacı, şube müdürleri, okul müdürleri, öğretmenler ve çok sayıda öğrenci katıldı. Cami içerisinde öğrencilerin hazırladığı şiirler, sunumlar ve gösterilerle başlayan program, katılımcılara duygu dolu anlar yaşattı. Gençlerin milli ve manevi değerleri yaşayarak öğrendiği bu buluşma, cami atmosferine ayrı bir güzellik kattı. "Geleceğimiz değerlerimizle şekilleniyor" Programda konuşan Belediye Başkanı Esat Öztürk, projenin önemine dikkat çekerek, "Bugün burada evlatlarımızın milli ve manevi değerlerle kuşanmasına şahitlik ediyoruz. ÇEDES projesi, çocuklarımızın hem çevresine duyarlı hem de değerlerine sadık bireyler olarak yetişmesi noktasında hayati bir köprüdür. Hacı Niyaz Ağa Camii’ndeki bu tablo, gençlerimizin cami ile olan bağını güçlendiriyor. Kardeşlik ve paylaşma ruhunu yansıtan bu organizasyonda emeği geçen tüm kurumlarımıza ve öğrencilerimize teşekkür ediyorum. Biz her zaman gençlerimizin yanındayız" ifadelerini kullandı. Etkinliğin devamında cami bahçesinde düzenlenen sosyal ve kültürel aktivitelerle çocuklar doyasıya eğlendi. Oyunlar ve çeşitli etkinliklerle birbirleriyle kaynaşma fırsatı bulan öğrenciler, günün coşkusunu zirveye taşıdı.
İstanbul Çıkan tartışmada damadını öldüren kavınvalide ve kızı adliyeye sevk edildi İstanbul’un Kağıthane ilçesinde kızını silahla yaralayan damadını bıçaklayarak öldüren kavınvalide ve kızı adliyeye sevk edildi. Kadının ifadesinde çocuklarını ve torununu korumak için müdahalede bulunduğunu söylediği öğrenildi. Olay, dün saat 15.30 sıralarında Kağıthane ilçesi Çeliktepe Mahallesi’nde meydana gelmişti. İddiaya göre hakkında uzaklaştırma kararı bulunan Rüzgar E. (33), boşanma aşamasındaki eşi Nurşin E.’nin (26) evine gelmişti. Çıkan tartışmada Rüzgar E. yanındaki ruhsatsız tabancayla eşine ateş etmiş, açılan ateş sonucu Nurşin E. boyun, yanak ve çene kısmından yaralanmıştı. Silahlı saldırının ardından evde bulunan baldızı Betül E. (32) ile kayınvalidesi Delal A.’yı (58) de darbetmeye başlayan Rüzgar E. ile aile arasında arbede çıkmıştı. Kavganın büyümesi üzerine mutfaktan aldığı bıçakla damadına müdahale eden Delal A., Rüzgar E.’yi göğsünden bıçaklamıştı. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edilirken, sağlık ekiplerinin yaptığı incelemede Rüzgar E.’nin hayatını kaybettiği belirlenmişti. Ağır yaralanan Nurşin E. ise, yapılan ilk müdahalenin ardından Seyrantepe Hamidiye Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alınmıştı. Polis ekiplerinin olay yerinde yaptığı incelemelerde saldırıda kullanıldığı değerlendirilen ruhsatsız tabanca evde bulunmuş, yapılan çalışmalarda Rüzgar E.’nin ’tehdit’, ’hakaret’ ve ’mala zarar verme’ suçlarından, Nurşin E.’nin ise ’tehdit’ ve ’hakaret’ suçlarından sabıka kaydı olduğu belirlenmişti. Delal A. ve kızı Betül E., polis ekipleri tarafından gözaltına alınmıştı. Kayınvalide ve kızı adliyeye sevk edildi Olay öncesinde Rüzgar E.’nin Nurşin E.’ye tehdit mesajları attığı da öğrenildi. Silahla vurulması sonucu yaralanan Nurşin E.’nin sağlık durumunun iyiye gittiği öğrenildi. Gözaltına alınan kayınvalide Delal A. ise, polis ekiplerine verdiği ilk beyanında çıkan arbedede kızlarını ve torununu korumak için bıçakla müdahalede bulunduğunu söyledi. Betül E. ve anne Delal A., emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi.
İstanbul Hakan Bucak Gayrimenkul ‘Marinada Residence’ projesini tanıttı Hakan Bucak Gayrimenkul, İstanbul’un merkezinde marina yaşamını üst segment konut deneyimiyle buluşturan Marinada Residence projesini tanıttı. Sınırlı sayıda bağımsız bölümden oluşan proje, lokasyonu ve sunduğu yaşam standardıyla öne çıkıyor. Hakan Bucak Gayrimenkul, Ataköy Marina’da konumlanan Marinada Residence projesini tanıttı. Marina, otel, restoranlar ve sosyal alanlarla bütünleşen bir yaşam çevresinin parçası olarak konumlanan proje, denizle kurulan ilişkinin günlük hayatın doğal bir parçası haline geldiği seçili adreslerden biri olarak öne çıkıyor. Açıklamaya göre, toplam 72 konut ve 3 ticari üniteden oluşan Marinada Residence, sınırlı arzı, düşük yoğunluklu yerleşim anlayışı ve geniş metrekareli daire tipleriyle öne çıkıyor. 1+1’den penthouse’a uzanan farklı tipolojilerdeki daireler, geniş yaşam alanları ve seçili ünitelerde öne çıkan deniz ve marina manzarasıyla bulunduğu segmentte farklılaşıyor. Proje, Ataköy Marina içindeki konumuyla sahil hattı, sosyal yaşam alanları ve seçkin çevresiyle bütünleşen bir yaşam kurgusu sunuyor. Proje, şehrin merkezinde yer alırken ana ulaşım akslarına yakınlığıyla da günlük yaşamda önemli bir kolaylık sağlıyor. Bu yönüyle denizle kurulan güçlü bağ ile şehir hayatının dinamizmi arasında dengeli bir yaşam sunuyor. Projenin mimari tasarımı Tabanlıoğlu Mimarlık imzası taşıyor. Deniz odaklı yerleşim anlayışı, malzeme kalitesi ve detay çözümleriyle öne çıkan proje, yüksek yoğunluklu konut anlayışından ayrışarak daha seçili ve rafine bir yaşam kurgusu ortaya koyuyor. Güncel yönetmeliklere uygun mühendislik yaklaşımı ve güçlü teknik altyapısıyla proje, sunduğu yaşam standardını güven boyutuyla da destekliyor. "Toplam projenin değeri 250 milyon dolar" Hakan Bucak Gayrimenkul Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Bucak, projeye ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "Proje Ataköy Marina’da yer alıyor, denize sıfır konumda. Daireler 1+1’den penthouse’a kadar değişiyor. 1+1, 5+1 arasında daire tiplerimiz var, 72 dairenin tipleri de birbirinden farklı. 5+1 villa da var, normal 5+1 flat daire de var. 1+1 dairenin metrekaresi 202 metrekareden başlıyor, brüt bin 260 metrekareye kadar giden bir penthouse dairemiz de var. 72 rezidansın 20 tanesi satıldı, ilk lansmanla beraber. Artık 52 tane dairenin satışıyla operatif olarak ilgileneceğiz. Lüks gayrimenkul yatırımcısı tarafından yoğun bir talep var. Direkt anahtar alıp oturabileceğiniz bir proje. Dolayısıyla satış operasyonu başlattık diyebiliriz. Projenin toplam değeri 250 milyon dolar, şu an satışta kalan stokun değeri 175 milyon dolar" şeklinde konuştu. "Yabancı yatırımcı şu an yüzde 25’imizi kapsıyor" Bucak, sözlerine şöyle devam etti: "Yabancı yatırımcı şu an yüzde 25’imizi kapsıyor, özellikle Orta Doğu’daki savaştan sonra yabancıların ilgisini sahada çok ciddi anlamda görmeye başladık. Körfez ve İranlı yatırımcılar, özellikle Dubai’de yaşayan expatlar şu anda Türkiye’ye gelmeye başladılar. Şu an çok yoğun olmasa da geçmişe nazaran, 3 ay öncesine nazaran iki kat bir talep görüyoruz. Ama toplam projede yüzde 25 yabancı yatırımcı yüzde 75 yerli yatırımcı olarak tamamlayabiliriz. Buranın metrekare fiyatı 9 bin 500 dolar bandına geliyor. Fiyatlarımız deniz kenarı projelere göre orantılı" ifadelerini kullandı. "Projemiz sadece konut değil yaşam deneyimi sunuyor" Hakan Bucak Gayrimenkul Genel Müdürü Levent Deveci ise "Marinada Residence, düşük yoğunluklu yerleşim anlayışıyla planlanmış, geniş metrekareli daire seçenekleri sunan bir proje. Seçili ünitelerde öne çıkan deniz ve marina manzarası, güçlü mimari altyapısı ve yüksek malzeme kalitesiyle bulunduğu segmentte ayrışıyor. Marina, otel, restoranlar ve sosyal alanlarla birlikte çalışan yapısı sayesinde kullanıcılarına yalnızca bir konut değil, günün farklı anlarına yayılan bir yaşam deneyimi sunuyor. Bu bütüncül yapı, projeyi hem kullanım hem de değer perspektifinde güçlü bir noktaya taşıyor" dedi.