GENEL - 03 Nisan 2018 Salı 09:05

Prof. Dr Özdemir: “Artık bildiğiniz okulculuğun sonuna geldik”

A
A
A
Prof. Dr Özdemir: “Artık bildiğiniz okulculuğun sonuna geldik”

Ağrı’da konferans veren Prof.

Ağrı’da konferans veren Prof. Dr. Selçuk Özdemir, eğitim sistemine yönelik yaptığı açıklamada, “Artık bildiğiniz okulculuğun sonuna geldi, bakın özel okullar zaten bunu kırmaya başladı, ama devlet okullarında da önümüzde ki 5 yıl içerisinde sınıflarda eğitimin yapılmamaya başladığını görmeye başlayacağız. Klasik anlamada matematik, fen, fizik kimya, biyoloji sınıf derslerinin sonuna geldik artık” dedi.


Kodla Ağrı projesi kapsamında Ağrı’ya gelen Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Selçuk Özdemir Kültür ve Kongre Merkezi’nde il genelindeki idareci ve öğretmenlere ‘Teknoloji: İki Yanı Keskin Bıçak’ konulu konferans verdi. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunması ile başlayan programın açılış konuşmasını Vali Süleyman Elban yaptı. Vali Elban, Prof. Dr. Selçuk Özdemir’e plaket takdiminde bulunarak Ağrı Dağı temalı tablo hediye etti. Programın devamında öğretmen, idareci ve öğrencilere konferans veren Prof. Dr.Selçuk Özdemir, 300 yıldır dünya ortalamasının altında bir zenginliğe sahip olduğumuzu ve eğer Türkiye’nin teknoloji üretimine çok hızlı bir şekilde başlaması gerektiği uyarısında bulundu.


‘Kölelik düzenine bile ihtiyaç duyulmayacak bir döneme girildi’


Üretmekten amacının patenti ve bilgisi Türkiye’ye ait, başka ülkelerde olmayan ve yabancı ülkelerin Türkiye’den almak zorunda olduğu teknolojiler olduğunu söyleyen Prof. Dr.Özdemir, “Eğer ki biz sıfırdan çok hızlı bir şekilde teknolojik üretmeyi şu anda ki mevcut ilkokul ve ortaokul çocuklarına öğretemezsek onlara o beceriyi kazandıramazsak 2025 Sendromu denen bir kavram var. Ne yazık ki bu Türkiye’de çok fazla tartışılmıyor, konuşulmuyor. 2025 Sendromu, bütün dünyada mevcut ilkokul ve ortaokul çocuklarının üniversiteyi bitirip hayata atılma yılları. 2025 itibariyle dünyada bütün ülkelerde büyük sosyal patlamalara hazır olun deniliyor. Neden? Çünkü biz çocuklarımızı Sanayi Devrimi’nin şekillendirdiği okullarda eğitiyoruz. Sanayi Devrimi’nin son 200 yıldır ortaya koyduğu ihtiyaçlara göre eğitiyoruz. Fakat dünya tarihinde 2-3 defa ortaya çıkan kırılmalardan birini yaşıyoruz. Matbaanın ortaya koyduğu bir kırılma oldu, ardından buharlı makinelerin ortaya koyduğu bir kırılma oldu elektik makinelerinin ortaya koyduğu bir kırılma oldu. Dünya şu anda tekrar bir kırılmanın içinde, Nedir o kırılma, dünya tarihinde binlerce yıldır insanoğlunun ürettiği bütün teknolojiler insan varlığı bedeninin yardımcısıydı. İnsan bedeninin daha verimli kullanılmasında yardımcı oluyordu. Ama hala insana ihtiyaç vardı. İlk defa insanoğlu kendi bedenine bile ihtiyaç bırakmayan teknolojiler üretmeye başladı. Öyle teknolojiler ortaya çıkmaya başladı ki, artık fiziken senin kas gücüne ve bedenine ihtiyaç kalmamaya başladı. Kırılmanın olduğu nokta bu. Kölelik düzeni sömürü düzeni, benim emeğimi çalıyorlar suçlamaları devam ediyor ya, dünya artık öyle bir noktaya geldi ki senin bedenine ihtiyaç duyulmayacak bir noktaya gelindi. Kölelik düzenine bile ihtiyaç duyulmayacak bir döneme girildi” dedi.


‘Eğitim saatinin yüzde 50’sini İngilizce’ye harcıyorsun acı tarafı o çocuklar büyüdüklerinde o beceriyi hiç kullanamayacaklar’


Çocuklara kodlama robotik uygulamasını neden öğrettiklerine dair sorularla sık sık karşılaştığını anlatan Prof. Dr.Selçuk Özdemir, ülke çapında 100 bin çocuğun 5 yıldır sürekli kodlama, robotik, 3 boyutlu tasarım, bilişim ile üretim boyutlarında ülkenin en pahalı okullarında da en kırsal kesimde bulunan köylerde de çalıştıklarını ifade etti. Kodlamayı önümüzdeki yılların yabancı dili olarak nitelendiren Prof. Dr. Özdemir, çeşitli büyük zincir okulların kodlamayı ‘geleceği dili kodlama’ diye kullanmaya başladıklarını iddia etti. Kendi nesilleri için İngilizce öğrenmenin yabancılarla konuşmak için bir ihtiyaç olduğunu kaydeden Prof. Dr. Özdemir, “Bu çocuklarımız için İngilizce öğrenmek bırakın ihtiyaç olmayı herhangi bir problem bile olmayacak. Geçen sene yeni bir cihaz çıkarıldı 300 dolara satılıyor ve 40 dilde anında çeviri yapıyor. O cihazın birkaç yıl içinde mükemmele yakın çeviri yapması gerekiyor. Fiyatı daha da inecek, sen çocuklara İngilizce öğretmek için haftalık onların eğitim saatinin yüzde 50’sini İngilizce’ye harcıyorsun acı tarafı o çocuklar büyüdüklerinde o beceriyi hiç kullanamayacaklar. O beceriye ihtiyaç bile duymayacaklar” şeklinde konuştu.


‘Artık bildiğiniz okulculuğun sonuna geldik’


İnovasyonlar çağına girdiğimizi ve gelişen teknolojinin insanı işlevsiz hala getireceğini bu yüzden herkesin bu tür süreçlere hazır olması gerektiği uyarısında bulunan Prof. Dr.Selçuk Özdemir, Türkiye’nin mutlaka inovasyon yapma zorunluluğu olduğunu aktardı. Sanayi Devrimi’nin son 10 yılda kırıldığını dile getiren Prof. Dr.Selçuk Özdemir, “Artık bildiğiniz okulculuğun sonuna geldik, bakın özel okullar zaten bunu kırmaya başladı ama devlet okullarında da önümüzde ki 5 yıl içerisinde sınıflarda eğitimin yapılmamaya başladığını görmeye başlayacağız. Klasik anlamada matematik, fen, fizik kimya, biyoloji sınıf derslerinin sonuna geldik artık. Sınıfta eğitimin sonuna geldik” diye konuştu.


‘10 yıl sonra milyonlarca genci idare edecek gücümüzde olmayacak’


Son 2 yıl içerisinde ÖDTÜ, İTÜ ve Hacettepe Üniiversitesi’nde bilgisayar mühendisliği okumuş ve iş bulamayan gençlerin yüksek lisans yaptıklarına ve polis olmaya çalıştıklarına şahitlik ettiğini vurgulayan Prof. Dr. Özdemir, mühendisler arasında polis olma yarışı olduğunu kaydetti. Prof. Dr.Selçuk Özdemir,” Konuşmamın başında Sendromu’ndan bahsettim. Bu çocuklar mezun olduklarında iş aramaya başladıklarında biz bunlara iş yok diyeceğiz ve milyonarca çocuğun kapıda biriktiği bir ülkede sosyal patlamalar kaçınılmaz olacak. Bugün durumu idare ediyoruz ama 10 yıl sonra milyonlarca genci idare edecek gücümüzde olmayacak” ifadelerini kullandı.


Programa Vali Süleyman Elban, İl Milli Eğitim Müdürü Yakup Turan, okul müdürleri, öğretmenler ve öğrenciler katıldı.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Hatay Depremzede öğrenciler, geliştirdikleri projeyle Amerika’dan birincilikle döndüler Hatay’ın Payas ilçesinde yaşayan lise öğrencileri, Amerika’da düzenlenen robotik kodlama yarışmasında 600 takım arasında birinciliği elde ettiler. Kahramanmaraş merkezli depremlerde Hatay’da binlerce bina yerle bir olmuş, vatandaşların hayatların olumsuz etkilenmişti. Asrın felaketinin yaralarının sarıldığı Payas ilçesinde depremzede öğrencilerin kendilerini geliştirdikleri STEM merkezinde eğitim gören öğrenciler, geliştir de ki robotik kodlama projesiyle Amerika Birleşik Devletleri’nin Houston eyaletinde düzenlenen ve dünyanın dört bir yanından gelen 600 takımın yarıştığı FRC (First Robotics Competition) Dünya Şampiyonası’nda katıldılar. Depremzede öğrenciler, yarışmada başarı göstererek jüri özel ödülü olan Judges Award’ı almaya hak kazandılar. Tüm olumsuzluklara rağmen birincilik elde eden öğrenciler, başarılarıyla bölge halkına umut oldular. Depremin ardından yaşanan süreçte konteynerde ve çadırda çalışmalarını yürüttüklerini belirten Payas Stem Koordinatörü Cem Kağar, ”2016 yılında Payas Belediyesi Başkanımız Bekir Altan’ın ve Milli Eğitim Müdürlüğümüzün desteğiyle şu an içerisinde bulunduğumuz stem merkezini kurduk. Buradaki çalışmalarımıza devam etmekteyiz. 2017 yılından beri FIRST Robotics Competition FRC turnuvalarına ve yarışmalarına sparc 5665 takımı olarak katılıyoruz. Geçen yıl New York’ta aldığımız Impact Award ödülü sayesinde bu sene dünya şampiyonasına katılma hakkı elde etmiştik. Tabii ki şimdi burada bir çırpıda anlatıyoruz, ama bu süreç öyle basit ve kolay bir süreç değil, uzun yılların getirmiş olduğu birikimle, öğrencilerimize burada çok ciddi eğitimler veriyoruz. Biz Payas Stem yapay zeka Merkezi öğrencilerimizle beraber Sparc 5665 takımı olarak bölgemizde özellikle deprem sürecinde çok yoğun stem çalışmaları yürüttük. Daha sonra bunların tamamını toplanıp birlikte Amerika’daki dünya şampiyonasına katıldık, tabii ki dünya şampiyonası muhteşem bir deneyim. Dünyanın hemen hemen bütün ülkelerinden takımlar var ve 600 üzerinde takımla orada yarışıyorsunuz çok kısıtlı ödül var takım olarak yaptığımız bu özellikle stem alanındaki çalışmalardan dolayı orada jüri özel ödülünü almaya hak kazandık” İfadelerini kullandı. Payas Stem Öğrencisi Beyza Kurt (15), ilk kez yurt dışına çıktığını ve böyle bir deneyim yaşadığını belirterek “Yarışmada 49 ülkeden insanlar katılmıştı, çok farklı kültürler gördük ve takımca hani bir çaba halindeydik jüri birincilik ödülünde kazanmış olduk. İlk defa Amerika’ya gidiyorum hatta ilk defa yurt dışına çıkıyorum. Amerika çok farklı bir yerdi özellikle bizim bulunduğumuz yarışmada da çok farklı insanlar vardı. Çok farklı ülkelerden insanlar vardı ama herkes çok güler yüzlüydü, herkes çok tatlıydı yani hiç yabancılık çekmemiştim” İfadelerine yer verdi. Bölgesel olarak düzenlenen yarışmada ödül alarak Amerika’da düzenlenen yarışmaya katılmaya hak kazındıklarını belirten Payas Stem Öğrencisi Buğrahan Kutlu (17), “Bu şampiyonaya her takım istediği gibi giremiyor bu yarışmadan önceki Regional yani bölgesel yarışmalarda prestijli bir ödül almanız gerekiyor. İlk önce bu yarışmaya girmek için, biz de sparc 5665 takımı olarak 2023 bu ödülümüzü alarak 2024 Houston’da yarışmaya hak kazandık” ifadelerini kullandı. Amerika’da düzenlenen yarışmaya katılmanın kendisi için hayal olduğunu belirten Payas Stem Öğrencisi Ceylin Naz Yalçınkaya (16), “Amerika birkaç yıl önce sadece benim için bir hayaldi stem merkezimiz sayesinde Amerika’ya gidip müthiş bir dünya şampiyonasına katılma şansı bulduk. Şampiyonanın ortamını solumak o ortamda bulunmak ortamda yarışmak bile bizim için büyük bir perspektif değişikliği oldu. Cem hocamıza, Teslime hocamıza ve Birol hocamıza çok teşekkür ediyorum” İfadelerini kullandı. Çalışmalarıyla birinciliği hak ettiklerini belirten Payas Stem Öğrencisi Kayhan Övünç Uysal (17), “Elimizden geleni yaptık ve takımca çalışmamız, birlik ve beraberliğimizle jüri özel ödülünü kazandığımızı düşünüyorum. Her yerden insanlar vardı kültüre de etkileşim çok iyiydi, çok güzel bir deneyim oldu. Müdürümüz Cem Kağar’a, Teslime Kağar hocamıza, Belediye Başkanımız Bekir Altan ’ada çok teşekkür ediyorum” şeklinde konuştu.
Antalya Hurdaya dönen araçtan çıkan bebek ve çocuğa ’112 Acil Anne’ Antalya’da iki aracın çarpışması sonucu meydana gelen kazada hurdaya dönen araçta bulunan 4 kişilik aile kazayı hafif sıyrıklarla atlattı. Kaza sonrası huysuzlanan 40 günlük bebek ile 3 yaşındaki ağabeyine sağlık görevlileri anne şefkati ile sakinleştirdi. Olay, dün öğle saatlerinde Muratpaşa ilçesi Yenigün Mahallesi 1060 sokak üzerinde meydana geldi. Henüz 40 günlük olan bebeğini kontrol için hastaneye götürmek üzere eşi ve çocukları ile birlikte ikametinden yola çıkan Ali Rıza Sakarya (30) kontrolünde ki 46 D 1861 plakalı araç Yenigün Mahallesi 1060 sokak ile 1058/2 sokak kesişiminde Onur Otun’un yönetimindeki 07 BLY 899 plakalı kamyonet ile çarpıştı. Çarpmanın etkisiyle savrularak kontrolden çıkan araç, sokak üzerinde ki bir sitenin duvarına çarparak durabildi. Yaralıları vatandaşlar çıkardı Çevredeki vatandaşların ihbarı ile olay yerine 112 Sağlık ve polis ekipleri sevk edilirken, araç içerisinde bulunan Ali Rıza Sakarya, Havva Sakarya ile birlikte çocukları Ahmet (3) ve henüz 40 günlük Yaren bebek vatandaşlar tarafından araçtan çıkartıldı. 112 Acil Sağlık ekipleri tarafından yaralılar olay yerinde yapılan ilk müdahalelerinin ardından tedbir amaçlı ambulansla hastaneye götürüldü. Sağlık ekiplerinin yaralılara müdahalesi sırasında kaza nedeniyle korktuğu tahmin edilen ve huysuzlanan Yaren bebeği kadın 112 görevlisi anne şefkati ile sakinleştirmeye çalıştı. Bir süre sonra ambulansa alınan anne Havva Sakarya’nın sağlık görevlisine ilk sorusu küçük kızının sağlık durumu oldu. Sağlık görevlisi tarafından annesinin kucağına verilen ve anne kokusunu alarak sakinleşen minik Yaren, aynı ambulansta hastaneye götürüldü.
İzmir 5 yıl sonra, kalbinin normal atışını duydu 5 yıldır kalbinde şiddetli çarpıntı şikayetine sahip 84 yaşındaki Serap Arak, İzmir Ekonomi Üniversitesi Medical Point Hastanesi’nde yapılan 3 boyutlu Ablasyon işlemi ile sağlığına kavuştu. Serap Arak, “Kalbimin sesi artık normale döndü. Kendimi çok iyi hissediyorum” dedi. Kalp ritim bozukluğu ve şiddetli çarpıntı şikayeti olan 84 yaşındaki Serap Arak, İzmir Ekonomi Üniversitesi Medical Point Hastanesi’nde Kardiyoloji Bölümü’nden Doç. Dr. Mustafa Doğduş ve ekibi tarafından yapılan müdahale ile sağlığına kavuştu. Serap Arak’ın, 3 boyutlu haritalama yöntemi ablasyon işlemi ile kalp ritmi düzenlendi ve çarpıntı şikayeti sona erdi. “Yoğun ilaç kullandı” İEÜ Medical Point Hastanesi Kardiyoloji Bölümü’nden Mustafa Doğduş, “Serap hanımın yaklaşık 5 yıldır çarpıntı şikayeti vardı. Çarpıntı şikayetlerinin artması sonucunda, merkezimize başvurdu. 5 yıl önce kendisine kalp ritim bozukluğu tanısı konmuştu. Serap hanımda iki farklı kalp ritim bozukluğu vardı. Bu iki tip bozukluk kalp yetmezliğini tetikleyebilirdi. Yoğun ilaç almak zorunda kaldı. Şikayetleri artmaya başlayınca, 3 boyutlu haritalama yöntemi ile ablasyon işlemi yapmaya karar verdik. Ablasyon işlemi, kateter adını verdiğimiz ince esnek kablo şeklinde malzemeler ile kalp içerisinde aritmiye neden olan hedefin bulunup yakılması işlemidir. Bu işlem sonrası hastamızın kalp ritmi düzeldi, çarpıntı şikayeti sona erdi. Şu an kendisini gayet iyi hissediyor” ifadelerini kullandı. “Kendimi iyi hissediyorum” 5 yılın sonunda kalbinin normal attığını hissettiğini söyleyen Serap Arak da “Şiddetli çarpıntım vardı. Biraz yol yürüsem nefes darlığı yaşıyordum. Sırt üstü yattığım zaman, kalbim çıkacak gibi hissediyordum. 5 yıldır bu şikayetleri yaşıyordum. İşlem sonrası, şimdi kendimi iyi hissediyorum. Kalbimin normal sesini 5 yıl sonunda duydum” dedi.