ASAYİŞ - 13 Kasım 2024 Çarşamba 11:57

Ağrı’da çocuklar trafik kurallarını eğlenerek öğreniyor

A
A
A
Ağrı’da çocuklar trafik kurallarını eğlenerek öğreniyor

Ağrı İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Şube ekipleri, çocukların trafik kurallarını erken yaşta öğrenmelerini sağlamak ve güvenli bir trafik bilinci kazandırmak amacıyla Çocuk Trafik Eğitim Parkı’nda eğitimlerini sürdürüyor. Öğrencilere yönelik olarak düzenlenen eğitimler, hem eğlenceli hem de öğretici etkinliklerle çocukları trafik kuralları konusunda bilinçlendirmeyi hedefliyor. İl Emniyet Müdürlüğü, gelecekte daha güvenli bir toplum inşa etmek için çocukları trafik bilinciyle yetiştirme çabalarını hız kesmeden devam ettiriyor.


Çocuk Trafik Eğitim Parkı’nda gerçekleştirilen etkinliklerde, çocuklara yaya geçidi kullanımı, trafik işaretlerinin tanınması ve temel trafik kurallarının önemi uygulamalı olarak öğretiliyor. Trafik güvenliğinin toplumun tüm bireyleri için hayati bir önem taşıdığına dikkat çeken trafik ekipleri, çocukların bu eğitimlerle trafik kurallarına karşı daha duyarlı bir şekilde yetişmesini amaçlıyor.


Trafik ekipleri, çocuklara trafikte karşılaşabilecekleri riskli durumları ve bu durumlara karşı nasıl davranmaları gerektiğini de anlatıyor. Trafikte yaya güvenliği, bisiklet kullanımı gibi günlük hayatlarında karşılaşabilecekleri konularda bilgilendirilen çocuklar, uygulamalı etkinliklerle trafik kurallarını somut bir şekilde deneyimleme imkanı buluyor. Eğitimlerde ayrıca, trafikte sorumluluk bilinci geliştirmek amacıyla trafik levhalarının tanıtılması, karşıdan karşıya güvenli geçiş kurallarının gösterilmesi gibi pratik bilgiler de yer alıyor. Çocuklar, bu eğitim parkurunda öğrendikleri kuralları uygulayarak hem eğleniyor hem de günlük yaşamlarına faydalı olacak bilgiler ediniyor. Eğitimlerin ardından çocuklar, trafikteki sorumluluklarını daha bilinçli bir şekilde yerine getirme konusunda cesaretlendirilirken, velilere de çocuklarının güvenli bir trafik eğitimi alması konusunda bilgilendirme yapılıyor. Ağrı İl Emniyet Müdürü Yılmaz İpar, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, çocuklara yönelik trafik eğitimi faaliyetlerinin artarak devam edeceğini vurguladı. İpar, “Geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın güvenli bir trafik bilinciyle yetişmesi için tüm imkanlarımızı seferber ediyoruz. Trafik güvenliğinin sağlanmasında bu eğitimlerin büyük katkı sağlayacağına inanıyoruz. Eğitim parkında çocuklarımıza uygulamalı olarak trafik kurallarını öğretirken, onların eğlenerek öğrenmesini sağlıyoruz.” dedi.



Ağrı’da çocuklar trafik kurallarını eğlenerek öğreniyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.