ÇEVRE - 04 Eylül 2023 Pazartesi 15:56

Ağrı’da yeni bir göl keşfedildi

A
A
A
Ağrı’da yeni bir göl keşfedildi

Ağrı’nın Taşlıçay ilçesinde 2 bin 850 rakımı ile Türkiye’nin en yüksek gölü olma özelliğine sahip bir göl keşfedildi.


Yerel ismi Atar Gölü olarak bilinen doğa ve adrenalin ile ilk gezi kafilesini ağırladı. Ağrı merkeze 72 km Taşlıçay merkeze 38 km uzaklıkta bulunan Erciş sınırına yakın, Taşlıçay  ilçesi sınırları içerisinde yer alan Aladağların en yüksek zirvesi olan Koçbaşı Tepesi eteklerinde bulunan göl, aynı zamanda yaylacıların uğrak noktasında bulunuyor. Oluşumunda buzul gölü olan bu göl, 50 bin metrekare alana sahiptir. Denizden yüksekliği 2 bin 850 metre, derinliği henüz araştırılmaması nedeniyle bilinmiyor. Yöre halkının dipsiz göl olarak adlandırdığı atar gölü turizm yolunda ilerlerken, ilk gezi kafilesini Yerel rehber Sadık Budak eşliğinde başlattı. Taşlıçay’dan 26 km minibüs ile Yeltepe köyüne ulaşıp daha sonra 9 km  traktör ile 3 km yürüyüş yaparak bu özel göle ulaşan ilk gezi kafilesi, adeta hayran kaldıklarını belirttiler.




Ağrı’da yeni bir göl keşfedildi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Eskişehir Eskişehir Şehir Hastanesi Davranışsal Bağımlılıklar Polikliniği hizmete başladı Eskişehir Şehir Hastanesi’nde yeni açılan Davranışsal Bağımlılıklar Polikliniği’nde görevli Psikiyatri Uzmanı Dr. Nihal Türkel, ’davranışsal bağımlılık’ kategorisinde yer alan kumar ve oyun bağımlılığı gibi hastalıklarla ilgili bilgilendirmede bulundu. Eskişehir Şehir Hastanesi Davranışsal Bağımlılıklar Polikliniği, 1 Ocak 2026 tarihi itibarıyla hizmete başladı. Poliklinikte görevli Psikiyatri Uzmanı Dr. Nihal Türkel, uzun süreli takiplerle hastalara psikoterapi hizmeti sunmayı planladıklarını belirterek davranışsal bağımlılıklarla ilgili detaylara değindi. Dr. Türkel, "Kumar, internet, sosyal medya, oyun, alışveriş ve sürekli yeme ’davranışsal bağımlılık’ kategorisinde yeni yeni değerlendirilmeye başlanmış bir alan. Aynı zamanda, önümüzdeki yıllarda psikiyatri literatüründe daha fazla araştırmaya açık bir alan. Ancak bu yeni olmasına karşın toplumda sıklığı da o derecede artmış bir durumda" dedi. "Uzun süreli takiplerle hastalarımıza psikoterapi hizmeti sunmayı planlıyoruz" Kumar bağımlılığının ’davranışsal bağımlılık’ kategorisinde yer aldığını söyleyen Dr. Türkel, "Yakın dönemde psikiyatrik bir hastalık sınıfına girmeye başladı. İnsanların mesleki ve sosyal hayatını bozacak derecede kumar oynama/arama davranışı bir bağımlılık sınıfına girer. Kumar bağımlılığının ana mekanizması dopamin sistemi üzerinden çalışan ödül haz mekanizmasına dayalıdır. Bu konuda belirgin bir farmakolojik tedavi bulunmamakla birlikte, psikoterapinin etkili olduğu gözlenmiştir. Zaten biz de Davranışsal Bağımlılık Polikliniğimizde uzun süreli takiplerle hastalarımıza psikoterapi hizmeti sunmayı planlıyoruz" ifadelerini kullandı. "Oyun oynamak tek başına zararlı bir alışkanlık değil, hatta faydaları var" Sözlerinin devamında oyun oynama bağımlılığına da değinen Dr. Türkel, şöyle konuştu: "Aslında oyun oynama 1960’lardan beri bilgisayarların gelişmesiyle başlamakla birlikte, son yıllarda konsol oyunlarındaki yükselişle arttı. Oyun oynamak tek başına zararlı bir alışkanlık değil, hatta pek çok açıdan kişinin dikkat süresinin gelişimi ve strateji geliştirme adına faydaları da olan bir şey. Ancak oyun oynama davranışı ve buna yönelik arayış süresi kişinin işlevselliğini bozacak noktaya geldiyse diyoruz ki, artık bu bir bağımlılık."