EKONOMİ - 06 Mart 2026 Cuma 14:16

Ağrı’ya su gücü: 22 milyarlık yatırım

A
A
A
Ağrı’ya su gücü: 22 milyarlık yatırım

"Ağrı’da Son 23 yılda 22 Milyar 464 Milyon TL değerinde 59 Tesis inşa ettik. Ağrı’da suyumuzu başarıyla yöneterek; toprağımıza bereket, enerjimize güç, üretimimize değer kattık. Ağrılılar için daha çok çalışmaya ve üretmeye devam edeceğiz"


Tarım ve Orman Bakanlığı Devlet Su İşleri (DSİ) Genel Müdürlüğü, tarımda modern sulamayı yaygınlaştırmak, toplulaştırma çalışmalarıyla tarım arazilerinden en yüksek faydayı sağlamak, musluklara sağlıklı ve içilebilir su ulaştırmak ve yerleşim yerleri ile tarım arazilerini taşkın risklerine karşı korumak için tüm gücüyle çalışırken, sürdürülebilir su yönetimi anlayışıyla da suyun her damlasına sahip çıkıyor.


Son yıllarda etkileri güçlü şekilde hissedilen küresel ısınma ve iklim değişikliği suyun ve su yapılarının önemini her geçen gün daha da artığının altını çizen DSİ Genel Müdürü Mehmet Akif Balta, ’İklim değişikliğinin etkisiyle suyun zamansal ve mekânsal dağılımında yaşanan belirsizlikler ve aşırılıklar suya bağlı afetlerin hem sayısında hem etkinlik alanında hem de şiddetinde artışlara sebep olmaktadır. Bu çerçevede başta depolama tesislerimiz olmak üzere inşa ederek ekonomik ve sosyal yaşama kazandırdığımız tüm su yapıları kritik bir öneme sahiptir.


Özellikle kurak periyotlarda vatandaşlarımızın ve tüm sektörlerin en büyük güvencesi olan depolama tesislerimiz büyük önem taşımaktadır. Havza özelliklerine göre planladığımız su depolama tesisleri, tüm sistemin sigortası olarak su çevriminin en önemli halkasını teşkil etmekte hem kuraklık hem de taşkın gibi ekstrem hidrolojik olaylar karşısında toplumsal ve ekonomik direnci artıran hayati altyapı tesisleri olarak öne çıkmaktadır. ‘’dedi.


Suyu depolamak kadar önemli olan bir diğer husus, suyu asgari kayıpla son kullanıcısına iletmek olduğunu ifade eden DSİ Genel Müdürü Mehmet Akif Balta, ’Bu çerçevede, suyun ülkemizde ve dünyada en çok tüketildiği sektör olan tarım sektöründe hayata geçirdiğimiz modern uygulamalarla bu alanda önemli ilerleme kaydedilmiştir. Özellikle basınçlı borulu sulama sistemlerinin yaygınlaştırılması, yapay zeka destekli sulama otomasyonu uygulamaları ve elektronik ölçüm sistemi (sayaç) takılan sulama tesisi sayısının artırılmasıyla suyun verimli kullanımı adına çok önemli adımlar atıldığını belirtti.


DSİ Genel Müdürü Mehmet Akif Balta, "Günümüzde suyla alakalı meselelerde madalyonun bir yüzünde kuraklık varken diğer yüzünde taşkınların yer aldığını belirterek. Suyun verimli kullanımı ne kadar önemli ise taşan suların kontrolü de o denli önemlidir. Bu çerçevede sayılarını hızla artırdığımız yenilikçi taşkın kontrol tesislerimiz ve taşkın erken uyarı sistemlerimizle taşkın zararlarının asgariye düşürülmesi hususunda önemli başarılar elde ediyor, rekor denilebilecek nitelikteki yağışlarda can ve mal kayıplarının önüne geçiyoruz" dedi.


Ağrı’da 228 bin dekar arazi DSİ yatırımlarıyla hayat buldu


Ağrı’ya yapmış oldukları DSİ yatırımları hakkında açıklamalarda bulunan DSİ Genel Müdürü Mehmet Akif Balta, "Kadim kültürümüzden gelen, ‘suyu koruma ve sürdürülebilir kullanma’ anlayışımızı, modern tekniklerle birleştirip; son 23 yılda Ağrı’da inşa ettiğimiz 2 sulama tesisi ile 228 Bin 780 dekar tarımsal araziyi sulamaya açtık. Ağrılı çiftçilerimizin emeği bereketle buluştu. Üretilen tarımsal ürünler, milletimize ve memleketimize fayda sağladı." dedi.


DSİ, Ağrı’nın suyuna sahip çıkıyor: 22 milyar TL’lik dev yatırım


Ağrı’daki toprak yapısının ve iklim şartlarının üretime çok uygun olduğuna dikkat çeken DSİ Genel Müdürü Mehmet Akif Balta, "Coğrafi ve iklimsel özellikleri büyük bir özveriyle değerlendiren çalışkan Ağrılıların için; son 23 yılda, 22 Milyar 463 Milyon 587 Bin 901 TL yatırım yaparak 59 adet Tesis inşa ettik. Ağrı’da son 23 yılda hizmete aldığımız 3 baraj ile 206,6 milyon m su depolama hacmine ulaştık." dedi.


1 Baraj’da inşaat çalışmaları devam ediyor


DSİ Genel Müdürü Mehmet Akif Balta; "Ağrı’nın su kaynaklarını değerlendirmek için yeni depolama tesisleri inşa ediyoruz. Şu anda 1 barajın yapım çalışmaları devam ediyor. Bu barajın tamamlanması ile 3 bin 340 dekar tarımsal araziyi daha sulama suyuna kavuşturmayı hedefliyoruz. Kırsal kalkınmanın lokomotifi olarak gördüğümüz depolama tesislerimizde depolayacağımız ‘bir damla suyun dahi’ israf edilmeden çiftçilerimize ulaşması için mücadele ediyoruz.


Her türlü taşkını kontrol altına almak için projeler üretiyoruz


Hepimizi derinden sarsan, vatandaşlarımızın can ve mal emniyetini tehdit eden, taşkınlarla mücadele etmek için son 23 yılda tamamlanan 51 adet taşkın koruma tesisi ile Ağrı şehir merkezi, 47 adet yerleşim yeri ve 68 bin 110 dekar arazinin taşkın kontrolü sağlanmıştır. 8 adet taşkın koruma tesisinin de inşaat çalışmaları devam etmektedir. Değişen iklim koşulları başta olmak üzere çeşitli sebeplerle oluşabilecek her türlü taşkını kontrol altına alabilmek için projeler üretiyoruz.


Toplulaştırma ve tarla içi geliştirme ile sağlanan faydalar çiftçimizi memnun ediyor


Arazi Toplulaştırma ve Tarla İçi Geliştirme Hizmetleri kapsamında Ağrı’da 2 adet iş tamamlanarak toplam 480 bin 670 dekar alanda arazi toplulaştırma tescili yapıldığına dikkat çeken Genel Müdür Mehmet Akif Balta, "Ağrı’da 46 adet yerleşim birimi, arazi toplulaştırmasından faydalanmaktadır. Toplulaştırma ve tarla içi geliştirme hizmetleri ile toprağımız daha kıymetli ve daha verimli olmaktadır." dedi.


Genel Müdür Mehmet Akif Balta; "Biz DSİ olarak suyla alakalı tüm alanlarda su vatandır anlayışıyla çalışmalarımıza devam ediyor, suyumuzu korumakla vatanımızı korumak arasında hiçbir fark görmüyoruz. Kullandığımız her damla suyu son damlasıymış gibi kullanmamız’ tavsiyesiyle sözlerimi noktalıyorum." dedi.



Ağrı’ya su gücü: 22 milyarlık yatırım

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Antalya Kontrol edilemeyen sınav kaygısı öğrencilerde fiziksel ve zihinsel etkilere sebep oluyor Kepez Belediyesi Antalya Bilim Merkezi’nde öğrencilerin ve ailelerin katılımıyla "Sınav Kaygısı" başlıklı bir söyleşi düzenledi. Söyleşide, sınav sürecinde öğrencilerde ve ailelerde ortaya çıkan kaygının nedenleri, etkileri ve bu sürecin sağlıklı bir şekilde nasıl yönetilebileceği anlatıldı. Kepez Belediyesi’nin düzenlediği Bilim Kafe etkinliklerinde bu hafta ‘Sınav Kaygısı’ konuşuldu. Akdeniz Üniversitesi Psikolojik Danışma ve Rehberlik Uygulama ve Araştırma Merkezi (PDRUAM) Müdürü Prof.Dr. Tuğba Sarı, deneyimlerini öğrenciler ve aileleriyle paylaştı. Moderatörlüğünü Av. Ayşe Evrim Zeybek Akçay’ın üstlendiği söyleşide, sınav sürecine ilişkin deneyimler aktarılarak, katılımcıların soruları yanıtlandı. Söyleşide sınav kaygısının temelinde "korku" duygusunun yer aldığı ifade edilirken, bu duygunun insanın doğasında bulunduğu ve doğru düzeyde olduğunda bireyi motive edici bir işlev gördüğü vurgulandı. Kaygının tamamen olumsuz bir durum olmadığını, aksine orta düzeyde yaşandığında performansı artırabileceği belirtildi. Fiziksel ve zihinsel etkiler oluşturuyor Kontrol edilemeyen ve aşırı düzeye çıkan kaygının öğrencilerde fiziksel ve zihinsel etkiler oluşturduğuna dikkat çekildiği söyleşide, bu durumun nefes darlığı, donma hissi, odaklanma güçlüğü ve performans düşüklüğü gibi sonuçlara yol açabileceği ifade edildi. Sınav kaygısının en önemli nedenlerinden birinin, sınavın "hayatın tek belirleyicisi" olarak algılanması olduğuna değinilen söyleşide, öğrencilerin kendilerini "başarısızlık ve değersizlik" düşünce kalıplarına kaptırmalarının kaygıyı artırdığı belirtildi. Sınavın önemli bir süreç olduğu ancak hayatın tek belirleyicisi olmadığı vurgulandı. Ailelerin yaklaşımının da öğrencilerin kaygı düzeyinde önemli rol oynadığı ifade edilirken, iyi niyetle yapılan baskı veya aşırı beklentinin zaman zaman olumsuz sonuçlar doğurabileceği belirtildi. Sevgi, güven ve kabul temelli bir yaklaşım Çocuklarla kurulan iletişimde sevgi, güven ve kabul temelli bir yaklaşımın önemine dikkat çekildiği söyleşide ailelerin çocuklarının ilgi ve yeteneklerini dikkate alarak yönlendirme yapması gerektiği, tek bir meslek veya hedefe zorlamanın öğrenciler üzerinde baskı oluşturabileceği belirtildi. Sağlıklı iletişimin ve ortak karar alma süreçlerinin kaygıyı azaltmada etkili olduğu ifade edildi. Program, sınav sürecinin yalnızca bireysel değil; öğrenci, aile ve eğitimcilerin birlikte yürüttüğü ortak bir süreç olduğu vurgusuyla sona erdi.
Antalya Aksu’da örtü altı tarımda yıllık yaklaşık 370 bin tonluk rekoltenin tamamı kadın çiftçilerin emeğiyle üretiliyor 2026 Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı dolayısıyla Antalya’nın Aksu ilçesinde kadın üreticilere yönelik ziyaretler başladı. Aksu Tarım İlçe Müdürü Dilek Boğatimur, programın yıl sonuna kadar devam edeceğini belirtirken, Aksu’da toplam çiftçilerin yaklaşık yarısının kadınlardan oluştuğunu vurguladı. İlçede örtü altı tarımda yıllık yaklaşık 370 bin tonluk rekoltenin ise tamamı kadın çiftçilerin emeğiyle üretiliyor. 2026 Uluslararası Kadın Çiftçi Yılı nedeniyle Aksu İlçe Tarım Müdürlüğü tarafından başlatılan proje kapsamında bölgede faaliyet gösteren kadın çiftçiler seralarında ziyaret edilerek üretim süreçleri yerinde incelendi. Ekonomiye önemli katkı sunan ve tarımda yüksek üretim gücüne sahip kadınların emeğinin görünür hale getirildiği proje yıl sonuna kadar devam edecek. Proje ile kadın çiftçilerin sesi duyurulurken, üretimdeki kritik rolleri de kamuoyuna anlatılacak. Proje yıl sonuna kadar sürecek Aksu’nun Topallı Mahallesi’nde bulunan seralarda üretim yapan kadınları ziyaret eden Aksu İlçe Tarım Müdürü Dilek Boğatimur, 2026 yılının tarım vizyonu açısından büyük önem taşıdığına dikkat çekerek, "Kadın çiftçiler tarımın tam kalbinde. Aksu, tarımın kalbi ve o kalbin merkezinde kadın çiftçilerimiz var. Bugün kadın üreticilerimizle örtü altı üretim alanlarındayız. Aksu’da başlatılan bu anlamlı proje, yıl sonuna kadar ziyaretler, etkinlikler ve kadın çiftçilere yönelik eğitim programlarıyla devam edecek" dedi. "Üretimde var olmak gurur verici" 24 yıldır Antalya’da üretim yapan ve son üç yıldır Tefenni bölgesinde de faaliyet gösteren üretici Teslime Kalın ise, "Üretiyorum, satıyorum, hale götürüyorum. İki çocuğumu büyüttüm. Kadın olarak üretimde var olmak gurur verici" sözleriyle emeğini anlattı. Çalışmalar yerinde incelendi Program kapsamında çok sayıda sera ziyaret edilerek kadın çiftçilerin çalışmaları yerinde incelendi, üretim süreçleri hakkında bilgi alındı. Projede genç girişimciler de dikkat çekilirken, 29 yaşındaki Ceylan Çelik 10 ay önce ailesiyle birlikte kurduğu fide işletmesiyle örnek oldu. 9 yıllık hedefinin bir sonucu olarak bu işe adım attığını belirten Çelik, "Ziraat fakültesi mezunuyum, çiftçi kızıyım. İşi bildiğim için fide üretimine yöneldim. Domates, biber, salatalık başta olmak üzere her türlü sebze ve yeşillik fidesi yetiştiriyoruz. Firmamızı büyütmek ve ekibimizle birlikte ilerlemek istiyoruz" dedi. "Hem zor hem de keyifli" Kadın çiftçi olmanın hem zor hem de keyifli olduğunu vurgulayan Çelik, "Yaz kış demeden çalışıyoruz. Kadınlar olarak daha titiz ve disiplinliyiz. Üreticilerimizden olumlu geri dönüşler alıyoruz. Günde 8 saat çalışıyoruz ama bazen gece 02.00’ye kadar mesai yaptığımız oluyor. Evde olmamız gereken saatlerde serada çalışıyoruz ama üretmekten vazgeçmiyoruz" diye konuştu.
Kahramanmaraş Kahramanmaraş’ta yaşlı kadının bileziğini gasp eden şüpheli tutuklandı Kahramanmaraş’ta yalnız yaşayan 85 yaşındaki kadının evine girip bıçağını boğazına dayadıtan sonra ellerini kesip bileziğini gasp eden şüpheli polis tarafından yakalanıp tutuklandı. Olay, 9 Nisan günü Dumlupınar Mahallesi Şehit Cemil Ceyhan Sokak üzerinde meydana geldi. İddiaya göre, evde yalnız yaşayan 85 yaşındaki Elife Akkök’ün zili çaldı. Akkök, kapıya geldiğinde kendisini "Ahmet" olarak tanıttı ve annesinin gönderdiği bir paketi getirdiğini söyledi. Şüpheli daha sonrada içeri girip yaşlı kadını mutfağa götürüp boğazına bıçak dayayarak bileziklerini istedi. Yaşlı kadın direnince kadının ellerini keserek kolundaki bilezikleri almaya çalıştı. Kanlar içinde kalan Akkök, komşularına seslenerek yardım istedi. Şüpheli, yaşlı kadının sağ kolundaki bileziği alarak evden kaçtı. Komşuların ses üzerine 112’ye haber vermesiyle olay yerine polis ve sağlık ekipleri geldi. Yaşlı kadın hastaneye götürülerek tedavi edilirken polis de gasp şüphelisini yakalamak için çalışma başlattı. Polis yaptığı çalışmada kaçan şüphelinin, Türkoğlu ilçesine giderek yaklaşık 37 gram ağırlığındaki Maraş burması bileziği bir kuyumcuya sattığı ve Adana’ya gitmeye hazırlandığı öğrendi. Polis şüphelinin adresini de belirleyerek operasyon yaparak kaçkam isterken yakaladı. İsminin Ahmet G. olduğu öğrenilen şüpheli sorgulanmak üzere emniyete getirildi. Çalınan bilezik ise kuyumcudan alınarak yaşlı kadına teslim edildi. Şüpheli ise ifadesinin ardından çıkarıldığı nöbetçi sulh ceza hakimliği tarafından tutuklandı. Yaşadığı dehşet anlarını anlatan Elife Akkök, kapıyı açtığı anda saldırıya uğradığını belirterek, "Beni mutfağa sürükledi. Elinde bıçak vardı, boğazıma dayadı. Ellerimi kesti. Bileziğimi aldı. Komşular diye bağırınca kaçtı. İki tel bilezik için beni öldürecekti" dedi. Yaşlı kadının kızı Hatice Akkök ise annesinin yalnız yaşadığını belirterek, "Bazen yanımıza alıyoruz, bazen kendi evinde kalıyor. Evde yalnız kaldığı bir zamanda bu olay yaşandı. Annemi sürükleyip boğazına bıçak dayamış, ellerini kesmiş. En ağır cezayı almasını istiyoruz" diye konuştu.