GÜNDEM - 13 Ağustos 2025 Çarşamba 07:41

Kuma gömülerek olgunlaştırılan küp peyniri, asırlık lezzetini koruyor

A
A
A
Kuma gömülerek olgunlaştırılan küp peyniri, asırlık lezzetini koruyor

Ağrı’da yüzyıllardır sürdürülen ve nesilden nesile aktarılmaya devam eden önemli bir gelenek olan kuma gömülerek olgunlaştırılan ’küp peyniri’ sayesinde, vatandaşlar ürettikleri peynirleri uzun süre boyunca koruyup tüketebiliyor.


Bu yöntem, patnos merkeze bağlı Aşağı Göçmez köyündeki halkın hayatında önemli bir yere sahip. Köy halkı, yaz mevsimi boyunca kendi besledikleri koyunların sütlerini kullanarak peynir yapıyor ve elde ettikleri bu peynirleri plastik bidonlara dolduruyor. Daha sonra bu bidonları, evlerin mahzenlerinde bulunan özel kumla kaplı alanlara gömüyorlar ve peynirlerin olgunlaşması için üç ila altı ay arasında bir süre bekliyorlar.


Kış aylarına kadar kum içerisinde saklanan bu küp peynirleri, hem yerel halk tarafından hem de köy dışından gelen talepler doğrultusunda tüketiliyor. Üstelik bu yöntem sayesinde peynirler, üç yıla kadar bozulmadan muhafaza edilebiliyor. Köyde yaşayan kadınlar, talep üzerine hazırladıkları küp peynirlerini satışa sunarken, siparişleri genellikle üç ay öncesinden alıyor. Kendilerinin doğal yöntemlerle ürettiği bu peynirler, 250 ile 300 lira arasında değişen fiyatlarla alıcı buluyor; yağlı olan versiyonlar ise biraz daha yüksek bir fiyata satılıyor.


Küp peynirinin üretim süreci hakkında detaylı bilgi paylaşan Serap Altay, bu geleneksel yöntemin hem pratik hem de ekonomik açıdan oldukça faydalı olduğunu belirtiyor. Altay, peyniri kışa hazırlık amacıyla yaptıklarını ve kuma gömmelerinin sebebinin dayanıklılığı artırmak olduğunu ifade ederek süreç hakkında şunları dile getiriyor: "Peynirin suyunu aldıktan sonra bozulmasını engellemek için kum veya kül içerisine gömüyoruz. Kum serin bir ortam sağladığı için peynirin yapısında olumsuz bir değişiklik olmuyor. Bazen kül içinde saklıyoruz; kül hava geçirmediği için çok uzun süre bozulmadan kalabiliyor. Üç ila altı ay gibi bir olgunlaşma süresi var ve bu sürecin tamamlanmasının ardından iki ila üç yıl arasında tüketme imkanı sunuyor. Kendi hazırladığımız kaymak ve yağı karıştırarak elde ettiğimiz yağlı peynir ise ayrı bir tat sunuyor ve damak zevkine hitap ediyor. Biz, köyümüzde bu peynire ‘kuru peynir’ adını veriyoruz."


Köy halkı tarafından yoğun olarak tüketilen küp peyniri, fazlalık olduğu durumlarda satışa çıkarılıyor ve talep gördüğü için özel siparişlere göre hazırlık yapılıyor.


Altay, bu peynirin organik olduğuna dikkat çekerek üretim sürecinde sadece köyde otlatılan hayvanların sütünü kullandıklarını belirtiyor. Ayrıca peynirlerin kıştan yaza kadar rahatlıkla saklanabildiğini ve bayram dönemleri gibi özel günlerde hediye olarak da tercih edildiğini ekliyor. Peynir satışında önceden sipariş almayı önemseyen Altay, müşterilere ürünlerini belirlenen süre içinde teslim ettiğini ifade ederek sözlerini şu şekilde tamamlıyor: "Siparişleri bayramdan sonraya kadar göndermeyi planlıyoruz. Kendimiz besleyip doğal yöntemlerle elde ettiğimiz sütü kullanıyoruz; bu yüzden peynirlerimiz tamamen organik" ifadelerini kullandı.



Kuma gömülerek olgunlaştırılan küp peyniri, asırlık lezzetini koruyor

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Diyarbakır Diyarbakır’da ‘Uçan Köfteci’ filminin galası yapıldı Tamamı Diyarbakır’da çekilen ve yerel hikayeleri evrensel bir dille anlatan Uçan Köfteci filminin galası büyük ilgi gördü. Ceylan Karavil Park AVM’nin kültür ve sanatı destekleyen çalışmaları devam ediyor. Bu kapsamda çekimleri Diyarbakır’da yapılan "Uçan Köfteci’ filminin galası gerçekleşti. 2021 yılında başlanan çekimlerin kentin tarihi dokusunda yaklaşık 4 ay sürdüğü filmin galası, kentin sanatseverlerini bir araya getirdi. Yoğun ilgi gören gece, adeta bir kültür şölenine dönüştü. Filmin yapımcılığını Rez Film adına Azat Yeşilbaş, yönetmenliğini ise ödüllü yönetmen Rezan Yeşilbaş üstlendi. Yönetmen Rezan Yeşilbaş, Diyarbakır’da çekilen ve bir Diyarbakır hikayesini anlatan senaryoyu gerçek bir karakterden etkilenerek kaleme aldığını söyledi. Yeşilbaş, "Ne yazık ki 6 Şubat depreminde hayatını kaybeden Kadir Arslan’dan ilham alarak senaryoyu yazdım ve filmi çektim. Filmi hem burada çektiğimiz hem de hikayesi Diyarbakır’a ait olduğu için galasını da burada yapmak istedik. Ekibimizle birlikte Diyarbakır’dayız. Kıymetli misafirlerimiz burada ve filmi ilk kez izleyecekler. Film, 6 Mart’ta tüm Türkiye’de vizyona girecek. İnsanların sinemalara gidip bu keyifli hikayeyi izlemelerini çok isterim. Katılım da oldukça iyi. Diyarbakır’daki insanlara mümkün olduğunca davet gönderdik, gelebilenler geldi. Şu an gördüğüm kadarıyla oldukça kalabalık bir seyirci kitlesi var’’ dedi. Oyuncu Nazmi Kırık ise, çok mutlu olduğunu söyledi. Kırık, "Gerçekten bu filmi Diyarbakır’da çekip, Diyarbakır seyircisiyle buluşturmak benim için büyük bir gurur. Hayatımın en güzel gecesi olduğunu düşünüyorum. İnanıyorum ki bundan sonra da burada çok daha fazla film çekeceğiz. Biliyorsunuz Kadir Aslan’ı depremde kaybettik. Galeria Sitesi’nde kendisini ve ailesini kaybetmiştik. Bu yüzden bugün benim için duygular biraz karmaşık; bir yandan mutluluk, bir yandan da derin bir hüzün var" diye konuştu. Ceylan Karavil Park Yönetim Kurulu Başkanı Abdülhalim Karavil, AVM’lerinin Diyarbakır’a mal olmuş bir AVM, bir aile olduğunu söyledi. Karavil, "Ceylan Karavil ailesi olarak Diyarbakır’ı tanıtan filmler ve benzeri tüm değerli çalışmalara her zaman destek olacağımızı ifade ettik. Diyarbakır’ın tanıtımına katkı sağlayan her değeri önemsiyoruz. İnşallah bundan sonraki süreçte de Diyarbakır’ı tanıtacak projeler, değerler ve filmler olursa yine onların yanında olacak, destek vermeye devam edeceğiz. Çünkü insan sevgisi ve memleket sevgisi gerçekten çok önemli. Elhamdülillah bizler de Ceylan Karavil ailesi olarak insanlarımızı, ilimizi ve memleketimizi seviyoruz. Bu sevginin Allah tarafından bize verilmiş bir nimet olduğuna inanıyor, bunun için şükrediyoruz. İmkanlarımız var ve bu imkânlarımızı memleketimiz için kullanmaya devam edeceğiz. Her şeyden önce örnek olmamız gerektiğine inanıyoruz" şeklinde konuştu. Ceylan Karvil Park Yönetim Kurulu Üyesi Şeyhmuz Ceylan ise bu tür etkinliklere vesile oldukları için çok mutlu olduklarını belirterek, "İnşallah bundan sonra bu tür etkinliklere devam edeceğiz. Memleketimizi tanıtmak görevimizdir. Memleketimizi seviyoruz" dedi. Konuşmaların ardından film ekibi, protokol üyeleri ve vatandaşlar filmi izledi.
Samsun Burak Yılmaz: "Kötü oynayarak 1 puan aldık" SAMSUN (İHA) – Gaziantep FK Teknik Direktörü Burak Yılmaz, Samsunspor karşısında kötü oynamalarına 1 puan aldıklarını söyledi. Trendyol Süper Lig’in 24. haftasında Gaziantep FK, deplasmanda Samsunspor ile golsüz berabere kaldı. Gaziantep FK Teknik Direktörü Burak Yılmaz, müsabakanın ardından düzenlenen basın toplantısında karşılaşmayı değerlendirdi. Maçta iki takımın da iyi mücadele gösterdiğini dile getiren Yılmaz, "İlk 15 dakika her şey istediğimiz gibiydi. Sonrasında sakatlıklardan sonra tamamen oyunun ritmi düştü. Bu düşük ritme alıştık. O süreçten sonra oyunun kontrolü Samsunspor’a geçti. Geçen hafta harika oynadığımız Trabzonspor maçından puan alamadık. Bu hafta ise kötü oynadığımız Samsunspor maçından puan aldık. Bu oyunu kabul etmiyoruz. Alınan 1 puan çok değerli. Son 70 dakikada oyunu kendi sahamızda karşıladık. Hakemler hakkında konuşmamakta direniyorum. Türkiye’de oyunun durması, VAR müdahalesi çözemiyorum. Hakemler hakkında konuşamamaya söz verdim. Futbolumuzun gelişmesi için topun oyunda kalma süresinin artması lazım. Yeni kurallar geliyor, belki bu futbolu hızlandırır. Bu maçta kaçan bir pozisyonumuz yok. Her şeyi uçlarda yaşıyoruz. Kasımpaşa maçında çok iyi oynadık, çok kötü bir Kocaelispor maçı. Trabzonspor maçı çok iyi, Samsunspor maçı çok kötü. Uçlarda yaşamamız, bir standart yakalamamız gerekiyor. Fenerbahçe maçımız var. Kupada biz yenersek biz, onlar yenerse de onlar çıkacak" diye konuştu. "Futbolu bir kültür haline getirmemiz lazım" Lig maçlarında tribünlerin boş olmasına dikkat çeken Yılmaz, "Samsun gibi bir futbol şehrinde taraftar maça gelmiyorsa burada bir sıkıntı vardır. Geçen yıl maçları izliyordum bayağı bir seyirci vardı. Bu iş bizleri aşan bir iş. Karar vericilerin problemi. Futbolu bir kültür haline getirmemiz lazım. Avrupa’da oynadım saat 14.00’teki maça gelip, 18.00’e kadar statta etkinlik yapıyorlardı. Futbol ülkesi olarak görünüyoruz ama birçok şeyi değiştirmemiz lazım" ifadelerini kullandı.