ASAYİŞ - 16 Ocak 2026 Cuma 15:10

Leyla Aydemir davasında flaş gelişme

A
A
A
Leyla Aydemir davasında flaş gelişme

Ağrı'da 2018 yılında kaybolduktan 18 gün sonra cansız bedeni bulunan 4 yaşındaki Leyla Aydemir'in ölümüne ilişkin haklarındaki beraat kararı Yargıtay tarafından bozulan 7 sanık, bugün yeniden hakim karşısına çıktı. Tanıkların dinlenmesinin ardından öğle arasından sonra duruşmaya yeniden devam edildi. 7 sanık mahkemede yeniden ifade verdi.

Anne Şükran Aydemir'in avukatı Erdoğan Tunç, "Okunan ve dinlenen tanık beyanlarıyla ilgili söyleyeceğimiz bir husus yoktur. Dosyanın geldiği aşama itibarıyla, sanıklar hakkında atılı suçların gerçekleştiği yönündeki tüm belgelerin daha da netleştiğini görüyoruz. Sanıkların yurt dışı bağlantıları olması nedeniyle kaçma şüphesi bulunmaktadır. Ayrıca sanıkların ve yakınlarının, diğer sanıklar ve şüpheliler üzerinde etki etme ihtimali göz önünde bulundurularak tutuklanmalarını talep ediyoruz. Katılan anne Şükran Aydemir'in Kanada'da yaşaması nedeniyle duruşmaya katılamadığını belirtmek isteriz. Bu nedenle bir sonraki duruşmanın Kanada Konsolosluğu aracılığıyla yapılmasını talep ediyoruz" dedi.
Sanıklar Ayşe Artam ve Yıldırım Artam, beraatlerini istedi.

Besim Dursun, "Bu işle alakamız yoktur. Mağdur edildik, beraatimizi istiyoruz. Polis nezaretine gittiğimizde Yusuf imza atarken "İtiraf mı ettiler acaba?" diye sordu. Bu cümleyi neden kullandığını bilmiyorum. Baba Nihat, 25 yıl önce evlenmişti ve ayrılmıştı. Kadın ayrıldığında hamileydi. Bebek Nihat'a gönderildi. Çocuk geldikten birkaç gün sonra vefat etti. "Bunu defnedeceğiz" dediler, biz de defnedilmesine yardım ettik. Nihat'ın babası Nadir vardı, yani bebeğin dedesi. Kucağında kefene sarılı bir bebek vardı. Sordum, "Bebek öldü, defnetmeye götürüyorum" dedi. Ben de onunla birlikte gittim. Defnettik. Bebek kızdı galiba" diye konuşurken, Mehmet Ali Aydemir, "Suçsuzum. 8 yıldır yargılanıyoruz. Bu olayla hiçbir alakam yoktur. Beraatimi talep ediyorum" dedi.

Musa Aydemir, "Mağdur edildik, beraatimi talep ediyorum" dedi. Hatun Dursun ise "Beraatimi istiyorum. Aleyhimde ifade verenlerden de davacıyım" dedi.

Mahkeme başkanı Yusuf Aydemir'e "Leyla'nın kaybolduğu günden bulunduğu zamana kadar telefonunuzun interneti kapalı. Tuşlu telefon kullandığınızı söylediniz ancak elinizde akıllı telefon bulunduğuna dair fotoğraflar var. Abiniz Nihat Aydemir'le aranızda bir probleminiz var mıydı? Sizin dışınızdaki herkes aranızda problem olduğunu söylüyor" diye sordu. Yusuf Aydemir de "Suçum günahım yoktur, beraatimi istiyorum. Bana iftira atıldı. Keşke katil bulunsaydı. Telefonumun internetinin kapalı olması, internetimin bitmiş olmasından kaynaklanmış olabilir. Ağrı merkeze jandarmayla birlikte geldik. Traktörle yukarıya gitmemin nedeni, Leyla'nın başka bir yerde bulunduğunu duymuş olmamdı. Bu nedenle oraya gittim. Daha sonra tekrar Leyla'nın bulunduğu yere geldim. Nihat Aydemir'le aramızda herhangi bir husumet yoktur. Şüphelendiğim hiç kimse yoktur, olsaydı söylerdim. Abim Nihat Aydemir, yaklaşık 25 yıl önce evlendi. Resmî bir evlilik değildi. Anlaşamadılar. Doğumdan sonra bebeği gönderdiler. Bebek emzirilmemiş, mama verilmiş. Hastalanmış ve vefat etmiş. O dönemde bu tür durumlar devlete bildirilmiyordu. Bildirim yapılmadan defnedildi" diye ifade verdi.

Tanık Ahmer Erdoğan, gelecek celse yeniden dinlenecek.

Mahkeme, Yusuf Aydemir hakkında öldürme suçuna ilişkin kuvvetli suç şüphesinin bulunduğu ve kaçma şüphesinin varlığı gerekçesiyle tutuklanmasına karar verdi.
Dosyanın, 12 Şubat 2026 ve 10 Mart 2026 tarihlerinde değerlendirildikten sonra, 10 Nisan 2026 tarihine ertelenmesine karar verildi.

Merve Gökbakan - Sebahattin Yum

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bilecik 2026 yılı UNESCO tarafından ’Şeyh Edebali Anma Yılı’ olarak ilan edildi Bilecik Valisi Faik Oktay Sözer, Osmanlı Devleti’nin manevi kurucusu Şeyh Edebali’nin vefatının 700. yıl dönümünün, UNESCO tarafından ’Anma ve Kutlama Yıl Dönümleri Programı’ kapsamına alındığı söyledi. UNESCO 43. Genel Konferansı’nda alınan kararla Şeyh Edebali’nin vefatının 700. yıl dönümü’ Türkiye’nin teklifi ve kardeş ülkelerin desteğiyle UNESCO Anma ve Kutlama Yıl Dönümleri Programı’na dahil edildi. Türk-İslam dünyasının manevi öncülerinden, Osmanlı Devleti’nin kuruluş felsefesine yön veren, devletin kurucusu Osman Gazi’nin kayınpederi, "İnsanı yaşat ki devlet yaşasın" anlayışını insanlığa miras bırakan Şeyh Edebali Hazretleri’nin evrensel değerlerinin uluslararası alanda hatırlatılmasını sağlayacak bu karar, Türkiye ve Bilecik açısından büyük bir anlam taşıyor. "2026 yılı, vefatının 700. yılı münasebetiyle UNESCO tarafından Şeyh Edebali Anma Yılı olarak ilan edildi" Bu karar sonrası bir açıklama yapan Bilecik Valisi Faik Oktay Sözer, "Şeyh Edebali, Osmanlı Devleti’mim kuruluş döneminde yaşayan büyük bir âlim ve mutasavvıftı. Aynı zamanda Şeyh Edebali, Osman Gazi’nin kayınpederi ve manevi bir rehberdi. Şeyh Edebali dediğimiz zaman iki anlatım öne çıkıyor. Bir tanesi, Osman Gazi’nin rüyasını tasvir etmesi; bir beyliğin büyüyerek, kök salarak bir imparatorluk haline gelmesiydi. İkincisi de Şeyh Edebali deyince, Osman Gazi’ye devlet yönetim anlayışının nasıl olması gerektiğini öğütleyen büyük bir mutasavvıftı. Bu kapsamda da 2026 yılı, vefatının 700. yılı münasebetiyle UNESCO tarafından Şeyh Edebali Anma Yılı olarak ilan edildi. Biz de Bilecik Valiliği olarak bu kapsamda ’İnsanı yaşat ki devlet yaşasın’ düsturunu gençlere, uluslararası kamuoyuna ve topluma bir kez daha anlatmak için kültürel etkinlikler, sergiler ve sempozyumlar adı altında yıl boyuna yayılan çeşitli etkinlikler yapmayı planlıyoruz" dedi. "Osmanlı Devleti’ni kurarken ahlaki temeller üstüne kurması gerektiğini Osman Gazi’ye anlatan büyük bir âlimdir" Bilecik Valisi Faik Oktay Sözer açıklamasının devamında, "Şeyh Edebali, gerçekten herkese örnek olacak, şu anda toplumun ihtiyacı olan merhamet duygusunu daha geçmişten söyleyerek günümüze kadar gelen bir öğüdü vardı. Neydi o öğüt, sabırlı olmayı, adaletli olmayı, halka sahip çıkmayı, Osmanlı Devleti’ni kurarken ahlaki temeller üstüne kurması gerektiğini Osman Gazi’ye anlatan büyük bir âlimdir. Allah rahmet eylesin" dedi. "Şey Edebali Türbesini yılda 2 buçuk milyon kişi ziyaret ediyor" Vali Sözer açıklamasının sonunda, "Onun burada türbesi malum, bulunduğumuz alanda. Yılda 2 buçuk milyon ziyaretçimiz Şeyh Edebali ve eşi ile kızının da türbesinin bulunduğu bu alanı ziyarete geliyorlar. Biz misafirlerimizi burada ağırlamaktan büyük mutluluk da duyuyoruz. Bu yıl tabii onu hem anmak hem anlatmak adına çok daha çeşitli etkinlikler yapmayı planlıyoruz" ifadelerine yer verdi.
İstanbul 47 yıllık eşine Sevgililer Günü sürprizi yaptı Bağcılar’da yaşayan 71 yaşındaki Adem Erol, 47 yıllık eşi Emine Erol’a 14 Şubat Sevgililer Günü’nde büyük bir sürpriz yaptı. Erol, çiçeklerle karşıladığı eşi için önce türküler söyledi sonra da zeybek oynadı. Bağcılar’da 65 yaş üstü vatandaşlara spordan müziğe el sanatlarından aşçılığa kadar onlarca kursta hizmet veren Bağcılar Belediyesi Vefahane Yaşam Merkezi, 14 Şubat Sevgililer Günü sebebiyle özel bir ana sahne oldu. Tesisin kursiyerlerinden 71 yaşındaki Adem Erol, kütüphanede kitap okuyan 66 yaşındaki eşi Emine Erol’a sürpriz yaptı. Bir buket çiçekle Sevgililer Günü’nü kutlayan Erol, "14 Şubat Sevgililer Günü’n kutlu olsun hayatım. 47 yıl birlikte geçti. Bir 47 yıl daha beraber yaşayalım inşallah" dedi. Kendisine yapılan jest karşısında duygulanan kadın, eşine sarılarak teşekkür etti. "İyi ki onu tanımışım" Eşine olan aşkını anlatırken hala heyecanlı olduğu görünen Adem Erol, "1979’da tanıştık. Onu görür görmez içime sevgi doldu. Aramızda kaynaşma oldu. 1 ay içinde nişan, beş ay sonra da düğün yaptık. İyi ki onu tanımışım iyi ki karşıma çıkmış. Eşimi çok seviyorum. 47 yılımız hep sevgi ve saygıyla geçti. Çok mutluyuz. Birbirimizi hiç kırmadık. Ona hep sevdiğimi söylerim. Elini tutarım, sarılırım ve ilgi gösteririm. Allah herkese böyle mutluk versin" dedi. "Çiçekler solar insanın sevgisi solmaz" Çok mutlu bir evliliği olduğunu belirten Emine Erol ise "Hayatımızı sevgi ve saygı çerçevesinde geçirdik. Gençlere tavsiyem sevgilerini ve saygılarını birbirlerinden eksik etmesinler. Yine dünyaya gelsem onunla evlenirim. Seni seviyorum demesi, sarılması, uzaktaysa bir telefon etmesi benim için yeterli. Eşimi çok seviyorum. Çiçekler solar ama insanın sevgisi hiçbir zaman solmaz" diye konuştu. Eşinin sevdiği türküleri söyledi Adem Erol, özel gün sebebiyle hazırladığı sürprizleri peş peşe sergilemeye başladı. Öncelikle eşinin en çok sevdiği türküleri seslendirdi. Mutluluktan gözlerinin içi gülen kadın, hayat arkadaşına eşlik ederek birlikte söyledi. Müzik eşliğinde zeybek oynadı Mini konserin ardından ayağa kalkan Erol, zeybek oynamak için sahneye çıktı. Aydınlı olduğunu ve kendisinin de efe kültüründen geldiğini söyleyen Erol, müzik eşliğinde zeybek oynadı. Eşini hayranlıkla izleyen kadın, onu ayakta alkışladı. "Aile toplumun mayasıdır" Aile kurumunun önemine vurgu yapan Bağcılar Belediye Başkanı Yasin Yıldız, "Aile, toplumun mayasıdır; güçlü aileler, güçlü bir milletin ve geleceğin de teminatıdır. Aile yapısının korunması da karşılıklı sevgi ve saygıya dayanmaktadır. Yaşantılarıyla topluma örnek olan Erol çiftini tebrik ediyor. Bir ömür mutluluklar diliyorum" dedi.
İstanbul Turknet, ‘Türkiye’nin En Hızlı İnterneti’ seçildi Turknet, küresel ölçüm platformu Speedtest’in 2025 yılı son altı aylık Ookla Speedtest Intelligence verilerine göre, ‘Türkiye’nin En Hızlı İnterneti’ seçildi. Bağımsız internet performans ölçüm platformu Speedtest, Ookla Speedtest Intelligence verilerine dayanan 2025 yılı son altı aylık değerlendirme sonuçlarını açıkladı. Türkiye genelinde gerçek kullanıcılar tarafından gerçekleştirilen milyonlarca testin analiz edildiği sonuçlara göre Turknet, ‘Türkiye’nin En Hızlı İnterneti’ ödülünün sahibi oldu. Şirket, geçtiğimiz hafta ise ortalama indirme oranıyla 100 mbps sınırını aşarak Türkiye’de Steam Sabit İnternet İndirme Hızında liderliğini duyurmuştu. Gerçek kullanıcı deneyimi bağımsız ölçümlerle değerlendiriliyor Yapılan açıklamaya göre, Speedtest Awards kapsamında verilen ödül, teorik hız kriterleri yerine Türkiye’deki tüm internet servis sağlayıcılarını kapsayan, doğrudan kullanıcıların kendi bağlantıları üzerinden yaptığı gerçek zamanlı ölçümlere dayanıyor. Değerlendirme sürecinde; indirme ve yükleme hızlarının yanı sıra gecikme gibi kullanıcı deneyimini doğrudan etkileyen kritik metrikler, Ookla’nın küresel metodolojisiyle doğrultusunda analiz ediliyor. Sadece hız değil, uçtan uca yüksek performans Açıklamaya göre, şirketin elde ettiği bu başarı, hızı yalnızca yüksek Mbps değerleri olarak değil; kesintisiz, stabil ve uçtan uca yüksek performanslı bir dijital deneyim olarak ele alan teknoloji vizyonunun bir göstergesi. Şirketin hız liderliğinin arkasında, dünya standartlarında bağlantı teknolojilerini Türkiye’nin dört bir yanına ulaştırma hedefi bulunuyor. Özellikle Gigafiber altyapısıyla 1.000 Mbps’ye varan eşit indirme ve yükleme (simetrik) hızları erişilebilir kılmayı amaçlayan şirket, altyapı yatırımlarını hız kesmeden sürdürüyor. Hızı sadece bir rakam değil; düşük gecikme süresi, yüksek bant genişliği ve stabil bağlantı ile uçtan uca bir deneyim olarak tanımlayan şirket, modern ağ mimarisi sayesinde kullanıcılarına dijital dünyada kesintisiz bir performans sunmaya odaklanıyor.