GÜNDEM - 04 Aralık 2024 Çarşamba 13:41

Patnos’ta STK’lar eğitimcilere sahip çıktı

A
A
A
Patnos’ta STK’lar eğitimcilere sahip çıktı

Ağrı’nın Patnos ilçesinde okulda karma voleybola yasak getirildiğini öne süren Eğitim-İş Sendikası yöneticilerine, ilçede faaliyet gösteren STK’lar basın açıklaması ile tepki gösterdi. Eğitim Bir-Sen Ağrı Şubesi Başkanı Süleyman Gümüşer, "Çok bağırmak haksızı haklı, arsızı arlı, müfteriyi doğrucu yapmıyor" dedi.


Eğitim-İş sendikası Ağrı şube yetkililerinin, yaklaşık bir hafta önce Patnos Selahaddin Eyyubi Fen Lisesine gidip okul Müdürü Mehmet Akif Dadaş’a öğrenci ve öğretmenlerin gözü önünde hakaret ettikleri, okul müdürünü yıpratma kampanyası başlattıkları iddia edildi. Duruma ilçede faaliyet gösteren Sivil Toplum Kuruluşlarından (STK) ortak basın açıklamasıyla tepki gösterildi.


Basın açıklamasına Patnos Ziraat Odası, Patnos Şoförler Odası, Patnos Gazeteciler Cemiyeti, Patnos Esnaf Odası, Patnos İmam Hatip Derneği, Patnos Süphan Esnaf Sanatkarlar Kredi Kooperatifi ve Türk Eğitim-Sen Patnos Şubesi destek verdi. Basın açıklamasını, STK’lar adına Eğitim-Bir-Sen Ağrı Şube Başkanı Süleyman Gümüşer yaptı. Gümüşer, "Ağrı ilimiz Patnos ilçesi fen lisesi müdürümüz ve öğretmenlerimiz kendilerine sendikacı demek yüzsüzlüğünü gösteren tiplerin iftiralarına maruz kalmaktadırlar. Sözde ’sendikal çalışma yapacağız’ diye okula gelen, daha doğrusu okulu basan, kendilerine sendikal faaliyet için zorluk çıkarılmamasına, bilakis randevu verilmesine rağmen, randevu saatinde gelmedikleri gibi ders saatinde öğrencilerin ve öğretmenlerin sınıfta oldukları esnada sendikal çalışma adı altında müdüründen öğretmenine öğrencisinden pansiyonundaki yemeğe kadar her konuda kendilerine iftira ve saldırı malzemesi çıkaran sözde sendikacı, özde müfteri yalancılar karşısında eğitimciler yalnız değildir; seslerini duyurmak, mağdurun yanında olup algı manipülasyonuna dur demek için buradayız. Okul müdürlüğüne bir başkasının vekalet ettiği esnada meydana gelen kolu kırık öğretmene nöbet tutturulması olayını, masum ve konudan habersiz okul müdürüne tahvil etmek, gerçeği bildiği halde gerçeği değil işine geleni söylemek sendikacılık değil terbiyesizliktir. Okulun aşçısının olmadığı eğitim-öğretimin başladığı ilk günlerde eşiyle birlikte öğrencilere yemek pişirip dağıtan okul müdürüne ’evinizde kuru lavaş yiyorsunuz’ sözlerini söylediği iftirasını atmak, öğrenciyi eğitim öğretimi düşündüğünüzü değil, okuldaki derebeyi tavırlarınız ve iftira, çamur atma kolaylığına kaçmakta tezahür eden ahlaki yetersizliklerinizi örtmenin telaşı içinde olduğunuzu gösterir. Okul müdürümüzün karma voleybola yasak getirdiği iddiası gerçek dışı bir başka iftira örneği olup sözde sendikacıların toplum duyarlılığı değil hastalıklı zihinlerinin ürettiği hezeyanların dışavurumudur. Olayın yaşandığı gün 25 Kasım günü okulun her yıl düzenlemiş olduğu öğretmenler günü etkinliğinin olduğu sözde sendika temsilcisine ifade edilerek 14.30’da okulda sendikal faaliyetlerini yapabilecekleri kendilerine söylenmiş olmasına rağmen verilen randevu saatine riayet edilmemesini, 13.50’de dersin başlama saatinde zorla sendikal faaliyet yapmak istemeleri sendikacılık kisvesi altında çalışma ortamını bozacak provokasyona teşne güdülerle okula ayak bastıklarının göstergesidir. Kendini bilmez, izledikleri ucuz TV dizilerinden hareketle okulda racon kesmeye kalkışan taşra kabadayısı müsveddelerinin, bağırtılarının, arkalarına ağababalarını almakta gösterdikleri aceleciliğin ve aralarında medya organlarının da yer aldığı ağababalarının hemen gösterdiği desteğin sebebi; suçlarını, kabahatlerini, densizliklerini, terbiyesizliklerini örtme telaşıdır. Her zaman ki ’sendikal faaliyet engelleniyor’ yaftasına sığınmalarının, araya bir de çarpık modernizm anlayışıyla muhakemeleri körelmiş zihinlerde pek bir karşılığı olan ’kız-erkek karma spor bile engelleniyor’ iftirası eklemelerinin sebebi de ithamlarının ve suçlamalarının temelsiz, mesnetsiz ve gerçeklik karşısında kendi karakterleri kadar zayıf olduğunun bilincinde olmalarıdır. Bunlar sendikacı da değil memur da değil. Bunlar, zorba, yalancı ve müfteri; eğitimci ve sendikacı diye geçinen yoz, kaba, saba adap bilmez; ahlaki, mesleki ve sendikal yetersizliklerini ve yoksunluklarını baskıyla, tehditle, iftirayla, manipülasyonla kapamaya çalışan sıradan vasat tipler. Patnos Selahaddin Eyyubi Fen Lisesinde yaşananlar öğretmenler tarafından tutanak altına alındı ve okul müdürü ise suç duyurusunda bulundu. Biz de sürecin takipçisi olacağız. Size eyvallah etmeyecek, hesabını soracağız. Bir şehrin kurumunu, çalışanlarını algılarla tahkir etmek hiç kimseye bir şey kazandırmaz. Bu olanlara bigane kalmayıp ortak bir duyarlılık gösteren, destek veren velilere, sivil toplum kuruluşları ve başkanlarına, sendika temsilcilerine hassaten teşekkür ederiz.’



Patnos’ta STK’lar eğitimcilere sahip çıktı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Bahçelievler’de doğum gününde çıkan kavgada 1 kişi hayatını kaybetti Bahçelievler’de bir kafede kıskançlık nedeniyle çıktığı öne sürülen kavgada 1 kişi hayatını kaybetti. Olaya ilişkin gözaltına alınan 5 şüpheliden 2’si tutuklandı. Olay, dün sabaha karşı 04.00 sıralarında Bahçelievler Şirinevler Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Türkmenistan uyruklu Dovletmammet Ashyrov, bir kafede kız arkadaşının doğum günü partisi için arkadaşlarıyla buluştu. Ashyrov, ilerleyen saatlerde kafede bulunan Alembeg M. ve Vefa isimli arkadaşı ile kıskançlık iddiasıyla tartışmaya başladı. Kafede başlayan tartışma sokağa taştı. Taraflar sokak ortasında birbirlerine bıçak savurmaya başladı. Arbede sırasında 4 kişi yaralandı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Yaralılardan Alembeg M., olay yerinden bir taksiye binerek kaçtı. Polis olay yerinde inceleme başlatırken, 3 yaralı ise hastaneye kaldırıldı. Türkmenistan uyruklu şahıs yaşamını yitirdi Hastaneye kaldırılan yaralılardan Türkmenistan uyruklu Dovletmammet Ashyrov yaşamını yitirdi. Olay yerinden taksiyle kaçan Alembeg M. ise, Şirinevler Meydanı’nda polis ekiplerince yakalanarak gözaltına alındı. Ekiplerce olaya karıştığı tespit edilen 4 şüpheli daha gözaltına alındı. Yakalanan 5 şüpheli, emniyetteki işlemleri tamamlanarak adliyeye sevk edildi. 2 kişi çıkarıldıkları hakimlikçe tutuklanarak cezaevine gönderilirken, 3 kişi ise adli kontrol tedbiriyle serbest bırakıldı. Öte yandan, kavga anı güvenlik kamerasına saniye saniye yansıdı. Görüntülerde tarafların sokakta buluştukları, ardından tartışmaya başladıkları ve birbirlerine yumruk ve bıçaklarla saldırdıkları, çevredekilerin araya girerek olaya müdahale etmeye çalıştığı anlar yer aldı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nca olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Ankara Dolandırıcılık şebekesine 13 ilde dev operasyon: 149 gözaltı Şanlıurfa’nın Akçakale ilçesi merkezli olarak 13 ilde düzenlenen dolandırıcılık operasyonunda 149 kişi gözaltına alındı. Operasyonda 1 milyar 50 milyon lira değerindeki mal varlığına el konulurken, suç örgütünün cephaneliği ve para trafiği de deşifre edildi. Akçakale Cumhuriyet Başsavcılığı’nın re’sen başlattığı soruşturma kapsamında Asayiş Daire Başkanlığı ve Şanlıurfa İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Türkiye’de "iletişim yoluyla dolandırıcılığın merkezi" olarak bilinen bölgeye yönelik çalışma başlattı. Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte Şanlıurfa, Akçakale ve Harran ilçeleri merkezli olmak üzere bin 200 şüpheliden oluşan suç örgütüne yönelik toplam 13 ilde 213 ekip ve bin 220 polisin katılımıyla eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Operasyonda ikamet ve iş yerlerinde yapılan aramalarda şebekenin sadece dolandırıcılık değil, silahlanma ve uyuşturucu trafiğiyle de bağlantılı olduğu ortaya çıktı. Yapılan aramalarda 5 ruhsatsız tabanca, 5 pompalı tüfek ve 2 kurusıkı tabanca, yüzlerce fişek, çok sayıda dijital materyal, ziynet eşyası ve narkotik maddeler ele geçirildi. Soruşturmanın ilk etabında belirlenen 185 şüpheliden 149’u yakalanarak gözaltına alındı. 1 milyar 50 milyon lira değerinde servete el konuldu Operasyonun mali boyutu, suç örgütünün ulaştığı korkunç rakamları gözler önüne serdi. MASAK verileri doğrultusunda dolandırıcılık suçundan elde edildiği ve çeşitli yöntemlerle aklandığı tespit edilen toplam değeri 1 milyar 50 milyon lira olan 237 lüks araç ve 93 taşınmaza (daire, arsa, iş yeri) adli makamlarca el konuldu. Adalet ve İçişleri Bakanlıklarının koordinasyonu ile yürütülen operasyon, "Türkiye Yüzyılı"nda suçla mücadelenin tavizsiz sürdürüleceğini bir kez daha kanıtladı. Gözaltına alınan 149 şüphelinin ifade işlemleri sürerken, Başsavcılık tarafından oluşturulan bin 200 kişilik havuzdaki diğer isimlere yönelik adli sürecin de derinleşerek devam edeceği öğrenildi.
Samsun Vezirköprü OSB’de yatırım süreci: Firmaların talepleri ve projeler değerlendirildi Samsun’un Vezirköprü ilçesinde yapımı ve gelişim süreci devam eden Karma Organize Sanayi Bölgesi’nde(OSB) yürütülen çalışmalar, düzenlenen müteşebbis heyeti toplantısında ele alındı. Toplantıya başkanlık eden Samsun Valisi Orhan Tavlı, bölgenin yatırım ve istihdam açısından taşıdığı stratejik öneme dikkat çekti. Vezirköprü Orman İşletme Müdürlüğü’nde gerçekleştirilen toplantıda OSB’de gelinen son durum hakkında bilgilendirme yapıldı. Firmalardan gelen talepler değerlendirilirken, bölgenin karayolu bağlantı güzergahı ile yol genişletme çalışmalarına ilişkin süreç de masaya yatırıldı. Arsa satış ve tahsislerinde yatırımcıya kolaylık sağlanması amacıyla taksit süresinin 12 aydan 24 aya çıkarılması önerisi de görüşülen başlıklar arasında yer aldı. Toplantıda ayrıca OSB’nin içme ve kullanma suyu ihtiyacının karşılanmasına yönelik Büyükşehir Belediyesi tarafından yürütülen su isale hattı çalışmaları kapsamında planlanan depo projesi ele alındı. Küçük imalat ve tamirat alanlarının oluşturulmasına yönelik planlamalar da değerlendirildi. Toplantının ardından Vali Orhan Tavlı, beraberindeki heyetle birlikte Vezirköprü Karma Organize Sanayi Bölgesi sahasında incelemelerde bulundu. Heyet, ilçenin tarım ve hayvancılık potansiyelini geliştirmesi hedeflenen Tarıma Dayalı İhtisas Besi OSB öneri alanını da yerinde inceledi. Program kapsamında ayrıca yapımı devam eden İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü’nün yeni hizmet binasında incelemelerde bulunularak çalışmalar hakkında bilgi alındı.
Ankara Cumhurbaşkanı Erdoğan: "Bugün Avrupa’nın Türkiye’ye duyduğu ihtiyaç, Türkiye’nin Avrupa’ya olan ihtiyacından daha fazladır" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, "Bugün Avrupa’nın Türkiye’ye duyduğu ihtiyaç, Türkiye’nin Avrupa’ya olan ihtiyacından daha fazladır. Yarın bu ihtiyaç daha da artacaktır. Avrupa bir yol ayrımındadır. Ya Türkiye’nin büyüyen gücünü ve küresel ağırlığını birliğin dar boğazdan çıkışı için bir fırsat olarak görecekler ya da dışlayıcı söylemlerin Avrupa’nın geleceğini karartmasına müsaade edecekler" dedi. Cumhurbaşkanlığı Kabinesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Beştepe’de toplandı. Toplantının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasının hemen başında dün yaşanan fırtınadan etkilenen Gaziantep, Şanlıurfa ve Adıyaman başta olmak üzere illerdeki vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini ileten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Aşırı yağışların ve fırtınanın da etkisiyle meydana gelen kazalarda hayatını kaybeden kardeşlerimize Allah’tan rahmet diliyor, yaralı vatandaşlarımıza acil şifalar temenni ediyorum. Tarım ve İçişleri Bakanlarımız sahadaki birimlerimizle durumu yakından takip etmekte, hasar tespit çalışmalarını titizlikle yürütmektedirler" ifadelerini kullandı. "Türkiye ezberlerin bozulduğu, belirsizliğin arttığı, insanlığın yol ve yön arayışının hızlandığı günümüzde bölgesinin en güçlü, en istikrarlı ülkesi olarak göz doldurmakta" Türkiye’nin dünyada yaşanan olumsuz gelişmelerden artık eskisi kadar etkilenmediğine dikkati çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Dünyanın ve bölgemizin çatışmaların, siyasi ve ekonomik çalkantıların, sosyal gerilimlerin girdabında sağa sola savrulduğu bir dönemde Türkiye rotasından ayrılmadan emin adımlarla hedeflerine doğru ilerliyor. Yaşadığımız her hadise Türkiye’nin dayanıklılığını ortaya koyuyor. Bölgemizdeki her kriz Türkiye’nin son 23 yılda kat ettiği büyük mesafeyi ispat ederken, ülkemizin istikrar adası konumunu daha da perçinliyor. Türkiye ezberlerin bozulduğu, belirsizliğin arttığı, insanlığın yol ve yön arayışının hızlandığı günümüzde bölgesinin en güçlü, en istikrarlı ülkesi olarak göz doldurmakta, adından söz ettirmektedir. Şunu büyük bir gururla ifade etmek isterim ki bugün artık her alanda kendi ayakları üstünde durabilen, hatta bunun da ötesine geçerek dostlarına ve kardeşlerine en zor zamanlarında destek veren bir Türkiye vardır. Karşılaştığımız onca engele rağmen 23 yıldır sabırla uyguladığımız stratejilerin semerelerini topladığımız bir dönemdeyiz" dedi. "12 aylık ihracat tutarında ilk defa 275,8 milyar dolara çıkarak Cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırdık" Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin birçok avantaj sağladığını ve bu avantajlar sayesinde tüm dünyayı kara kara düşündüren savaşın yıkıcı etkilerini birçok alanda en düşük seviyede tutmayı başardıklarını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Geçen hafta açıklanan kritik veriler, Türkiye ekonomisinin küresel krizleri yönetme kapasitesini bir kez daha teyit ve tescil etmiştir. Bölgemizdeki savaşa rağmen ihracatımız nisanda güçlü bir performans sergiledi. Nisan ayında ihracatımız yıllık yüzde 22,3 artışla 25,4 milyar dolara ulaştı. Ocak-nisan dönemi ihracatımız ise 88 milyar 630 milyon doları buldu. 12 aylık ihracat tutarında ilk defa 275,8 milyar dolara çıkarak Cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırdık. İhracatımızın detaylarına baktığımızda ümitvar bir tabloyla karşılaşıyoruz. 166 ülke ve bölgeye ihracatımız arttı. 26 sektörün tamamında ihracatımız yükseldi. Sektörler sıralamasında 3,9 milyar dolarla otomotiv liderliğini sürdürürken, 3,1 milyar dolarla kimyevi maddeler ikinci, 1,8 milyar dolarla elektrik elektronik üçüncü, 1 milyar 451 milyon dolarla hazır giyim dördüncü oldu. Savunma ve havacılık ihracatımızın 962 milyon dolara ulaşmasını ayrıca kıymetli buluyoruz. Böylece yılın ilk dört ayında bu alanda yüzde 28 oranında artış kaydederek önemli bir başarıya imza attık. Bir diğer çarpıcı rakam şudur; bin 18 firmamız ilk kez yurt dışına ürün satma başarısı göstermiştir. Ticarette korumacılık eğilimlerinin güçlendiği, talebin daraldığı ve jeopolitik risklerin tırmandığı bir dönemde bu ihracat rakamları takdire şayandır. Şu da bir gerçek ki Türkiye’nin potansiyeli bunun çok çok üzerindedir. İnşallah yeni pazarlara açılarak ihracatı teşvik ederek, ihracatçılarımıza destek olarak daha yüksek rakamlara ulaşacağız" açıklamasında bulundu. "Turizm gelirimiz yılın ilk çeyreğinde geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 4,2 artarak 9 milyar 896 milyon dolara yükseldi" Türkiye’nin turizm alanında da oldukça verimli bir dönem geçirdiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Biliyorsunuz 2025 yılını turizmde 64 milyon ziyaretçi ve 65,2 milyar dolar turizm geliriyle kapatmıştık. Sektörü olumsuz etkileyen çeşitli zorluklara rağmen hamdolsun 2026’ya çok güçlü bir giriş yaptık. Turizm gelirimiz yılın ilk çeyreğinde geçen senenin aynı dönemine göre yüzde 4,2 artarak 9 milyar 896 milyon dolara yükseldi. Yine bu dönemde turist sayımız yüzde 4,2 oranında artışla 9 milyon 219 bine ulaştı. İlk çeyrekte yabancı ziyaretçilerin kişi başı gecelik ortalama harcaması ise 116 dolardan 119 dolara çıktı. Ekonomimize ve sektörümüze hayırlı uğurlu diyorum" dedi. Bu sene Türkiye’nin uluslararası görünürlüğünü artıracak zirvelere ve etkinliklere ev sahipliği yapacağını da hatırlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’de düzenlenecek uluslararası etkinliklerin de Türk turizminin yıldızının parlamasına katkı sunacağına inandığını söyledi. "İşsizlik oranımız tek haneli seyrini 35’inci ayında da korumuş oldu" Verilerin sadece ihracat ve turizmde değil, istihdam tarafında da umut verici olduğunu ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İşsizlik oranı bir önceki aya göre 0,3 puan azalarak yüzde 8,1’e geriledi. İstihdam sayımız aynı dönemde 226 bin kişi artarak 32 milyon 425 bin kişiye, istihdam oranımız ise 0,3 puan artarak yüzde 48 buçuğa yükseldi. Keza iş gücü sayımız mart ayında bir önceki aya göre 129 bin kişi artarak 35 milyon 298 bin kişiye ulaştı. İş gücüne katılma oranımız ise 0,1 puan artışla yüzde 52,8’e çıktı. Böylece işsizlik oranımız tek haneli seyrini 35’inci ayında da korumuş oldu. Bununla birlikte atıl iş gücü oranındaki yükselişi de dikkatle takip ediyoruz" diye konuştu. "Enflasyonla mücadelede küresel atmosfer itibarıyla rüzgara karşı yürüyor olsak da irademizde en küçük bir gerileme yoktur" İhracat, istihdam ve turizmdeki olumlu tabloya rağmen savaşın etkilerinin enflasyon rakamlarında hissedildiğini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün nisan ayı enflasyon oranı yüzde 4,18 olarak açıklandı. Halen çok yüksek seyreden akaryakıt fiyatları dünyada olduğu gibi bizde de enflasyon üzerinde ağır baskı oluşturuyor. Enflasyonla mücadelede küresel atmosfer itibarıyla rüzgara karşı yürüyor olsak da irademizde en küçük bir gerileme yoktur. Karamsarlığa kapılmadan, felaket tellallarına kulak asmadan biz doğru bildiğimiz yolda sağlam adımlarla ilerlemekte kararlıyız" ifadelerini kullandı. "Avrupa içerisinde özellikle belli kesimlerde Türkiye’ye karşı kökleşmiş olan önyargıları bir türlü aşamadık" Avrupa Birliği ve Türkiye ilişkilerine dair konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, son dönemde Türkiye’nin Avrupa’daki konumuna dair yine Avrupalı aktörlerin bazı yıpratıcı tartışmaları körüklediğini söyledi. Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliğine dair süreci tarih tarih sıralayan ve süreç içerisinde Türkiye’nin çeşitli sebeplerle çifte standartlara maruz kaldığını söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, şu ifadeleri kullandı: "Biz maruz kaldığımız onca çifte standarda rağmen tam üyelik yolundaki çalışmalarımızı inatla sürdürdük. Bugün de Avrupa Birliği kurumlarıyla ve ülkeleriyle karşılıklı temaslarımız yoğun bir şekilde devam ediyor. Ancak burada şunu çok net ifade etmem gerekiyor; ilk başvuru tarihimiz olan 1950’den beri Avrupa içerisinde özellikle belli kesimlerde Türkiye’ye karşı kökleşmiş olan önyargıları bir türlü aşamadık. Kimi zaman demokrasimizi dillerine doladılar, kimi zaman ekonomimizi tehdit olarak gördüler, kimi zaman nüfusumuz üzerinden korku yaydılar, kimi zaman inancımızı bahane ederek bizi ötekileştirdiler ama her seferinde Türkiye’yi dışlayacak, Türkiye’nin tam üyelik sürecini yavaşlatacak, Türkiye’yi kapıda bekletecek bir bahane mutlaka buldular. Türkiye değişti, dönüştü. Ekonomisini ve demokrasisini güçlendirdi. Ama bu çevrelerin ülkemize yönelik çarpık yaklaşımında hiçbir değişim olmadı. Biz diğer aday ülkelerden farklı olarak işte bu zihniyetle ve temsilcileriyle de mücadele etmek zorunda kaldık. Merhum Özal’ın dediği gibi sadece uzun ince değil, aynı zamanda suni engeller ve engebelerle dolu bir yolda yürüdük. Teessüfle belirtmeliyim ki bu yolculuk yine aynı zeminde devam ediyor. Türkiye’ye yönelik stratejik şaşılık maalesef birliğin pek çok kurumunda hem de çok bariz biçimde varlığını muhafaza ediyor." "Bugün Avrupa’nın Türkiye’ye duyduğu ihtiyaç, Türkiye’nin Avrupa’ya olan ihtiyacından daha fazladır" Türkiye olmadan Avrupa Birliği’nin tamamlanamayacağını dile getiren Erdoğan, "Gelinen noktada bir gerçeği açık açık dile getirmek durumundayım. Dün olduğu gibi bugün de mesele Ankara’nın nerede durduğu değildir. Mesele Brüksel’in geleceğin dünyasında nerede olmak istediğidir. Kendini nerede gördüğüdür. Türkiye’nin tam üye olarak yer almadığı bir Avrupa Birliği’nin küresel bir aktör ve çekim merkezi olmayacağı artık anlaşılmalıdır. Biz hini hacette varlığı hatırlanacak, ihtiyaç duyulunca kapısı çalınacak, sahir zamanlarda ötelenecek bir ülke değiliz. Hiçbir zamanda olmayacağız. Avrupa Birliği Türkiye’nin yapıcı tavrının kıymetini çok iyi bilmeli, bunu hor kullanmamalı, bunu zora sokacak eylem ve söylemlerden imtina etmelidir. Unutulmasın ki ne Türkiye eski Türkiye’dir ne de dünya eskisi gibi batılı devletlerin nüfus alanına sıkışmış haldedir. Bölgesel işbirliklerinin önem kazandığı, yeni aktörlerin boy, verdiği küresel sistemin çok kutupluluğa doğru hızla evrildiği yeni bir dünya kuruluyor. Ve Türkiye yeni sistemin kutup başlarından biri olmaya namzet en güçlü ülkeler arasında yer alıyor. Bakın açık söylüyorum. Bugün Avrupa’nın Türkiye’ye duyduğu ihtiyaç Türkiye’nin Avrupa’ya olan ihtiyacından daha fazladır. Yarın bu ihtiyaç daha da artacaktır. Avrupa bir yol ayrımındadır. Ya Türkiye’nin büyüyen gücünü ve küresel ağırlığını birliğin dar boğazdan çıkışı için bir fırsat olarak görecekler ya da dışlayıcı söylemlerin Avrupa’nın geleceğini karartmasına müsaade edecekler. Bizim temennimiz Avrupa’daki karar alıcıların siyasi ve tarihi önyargılarını artık terk ederek Türkiye’yle samimi, sahici ve göz hizasında ilişkiler geliştirmeye odaklanmalarıdır. Böyle bir ilişkinin kazananı Türkiye’nin de ayrılmaz parçası olduğu Avrupa kıtası olacaktır. Biz milletimizin yüksek menfaatlerini rehber edinerek bu yolda sabırla vakarla alnımız ak, başımız dik bir şekilde yürümeye devam edeceğiz" dedi. Kurban Bayramı tatili 9 gün oldu Konuşmasının son kısmında vatandaşlara iki müjdeli haberi olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bu sene Kurban Bayramı’nı inşallah 27-30 Mayıs tarihleri arasında idrak edeceğiz. Kamu çalışanlarımızın 26 Mayıs Salı günü öğleden sonra başlayacak olan resmi tatillerine 1,5 gün daha eklenmesini kararlaştırdık. Böylece pazartesi tam gün ve salı öğleye kadar olmak üzere bayram öncesi 1,5 günü idari izin kapsamına alarak, toplamda 9 günlük bir tatil imkanı vermiş oluyoruz. Hayırlı uğurlu olsun diyorum. Aile ve Gençlik Fonu’yla yuva kurmak isteyen gençlerimizi 200 ile 250 bin lira arasında bir rakamla destekliyoruz. Krediden faydalanan ve vade döneminde çocuk sahibi olan gençlerimize yönelik bir kolaylık sağlamıştık. Geri ödeme süresi içerisinde ilk çocuk sahibi olan çiftlerin 12 aylık taksitini hibe etmeye ve kalan taksitlerini 12 ay ertelemeye karar vermiştik. Şimdi bunu bir adım öteye taşıyoruz. Geri ödeme dönemi içerisinde ikinci çocuğun da olması halinde kalan taksitlerin tamamını hibe edeceğiz" ifadelerini kullandı.