ASAYİŞ - 06 Kasım 2022 Pazar 11:59

Aksaray’daki 95 yıllık Vali Konağı bal mumu heykellerle kentin kültür mirasını yaşatıyor

A
A
A
Aksaray’daki 95 yıllık Vali Konağı bal mumu heykellerle kentin kültür mirasını yaşatıyor

Aksaray’da 1927 yılında kentin 2.

Aksaray’da 1927 yılında kentin 2. valisi tarafından yaptırılan ve Cumhuriyetin ilk eserlerinden biri olan Vali Konağı, şimdilerde kentin kültürünü, tarihini ve gelenek göreneklerini eski eşyalar ve bal mumu heykelleri ile yaşatıyor.


1920 yılında il olan ve 1927 yılında kentin 2. Valisi Yusuf Ziya Günar tarafından yaptırılan Vali Konağı kentin ilk Cumhuriyet eserlerinden biri olma özelliğini taşıyor. 1933 yılına kadar 2 valiye hizmet eden Vali Konağı 1933’te yeniden ilçe yapılmasının ardından bu kez kaymakamlara hizmet etti. 6 kaymakam gören Vali Konağı Aksaray’ın 1989 yılında yeniden il olmasının ardından tekrar valileri ağırlarken, şimdilerde kentin tarih, kültür, gelenek ve göreneklerini sergiliyor. Kaymakam Konağı ve Sanat Evi olarak kullanılan 2 katlı tarihi konak 2007 yılında yapılan düzenleme ile Kültür Evi adıyla ziyaret ediliyor. İl Özel İdaresi tarafından 1990 yılında önemli restorasyon çalışması gören konak, 2007 yılında alınan kararla hem adını tasdikledi hem de müze olarak hizmete girdi. Ankara’daki Etnografya Müzesine benzetilen yapı içerisinde ziyaretçiler eskiden Aksaray’da kullanılan kültür mirasları tanıtılırken, kentin o gün ki kültürü bal mumundan yapılan heykellerle tanıtılıyor. Sabah 08.00 ile Akşam 17.30 saatleri arasında ziyarete açılan müzeyi ziyaret eden vatandaşlar Aksaray’ın kültür mirası ile karşılanırken geçmişe uzun bir yolculuk yapıyor. Kimi vatandaşlar ise Aksaray’da eskiden kullanılmış eşyaları müzede tanıtılması adına bağışlıyor. Aksaray tarihiyle alakalı pek çok tarihi eseri, tarihi ve kültürel önemi anlamak için ziyaretçiler sıklıkla Kültür Evi’nde vakit geçiriyor.



“Etnografya Müzesi kadar güzel ve önemli bir yapıdır”


Kültür Evini, Etnografya Müzesine benzeterek, müzenin yapılışından bugün ki amacına ulaşmasını anlatan Tarihçi Yazar Dr. Mustafa Fırat Gül, “Aksaray Vali Konağı 1927-1930 arasında dönemin valisi Yusuf Ziya Günar tarafından inşa ettirilmiştir. Gayet güzel biblo değerinde, biblo güzelliğindeki bu bina uzun dönem valilerin 1933 ve 1989 tarihleri arasında da kaymakamların konağı olarak kullanılmıştır. 1989’da Aksaray yeniden vilayet olduktan sonra yine valilerin konağı ikamet ettiği yerdir. Daha sonra valilerin inşa ettirdikleri başka bir konağa taşındıktan sonra bir dönem atıl kalmıştır. 1990 yılında zaten önemli bir restorasyondan geçti. 2007 yılında Kültür Evi olarak yeniden düzenlendi. Bugün Kültür Evi Aksaray tarihinin adeta özetidir. Kültür Evi aynı zamanda Etnografya Müzesi kadar güzel ve önemli bir yapıdır. Uzun zamandan beri Aksaray tarihiyle alakalı pek çok tarihi eseri, tarihi ve kültürel önemi anlamak için ziyaretçilerin sıklıkla uğrak noktalarından birisi oldu. Kültür Evi aynı zamanda bir Etnografya Müzesi gibi çalıştığı için, daha doğrusu böyle bir görevi yerine getirdiği için içeride pek çok bir birinden farklı eserler vardır. Yine burada bal mumundan yapılmış bazı heykellerde o dönemin kıyafetlerini giyim kuşamını göstermesi bakımından önemli malzemelerdir” dedi.


Akraba ziyareti için Aksaray’a gelen ve Kültür Evi’ni gezerek geçmişe yolculuk yaptığını belirten Mehmet Deniz (62), “İstanbul’dan geldim. 2 hafta kadar oldu. Yani böyle bir gezi, akraba gezisi kızım burada ikamet ediyor. O münasebetle geldim. Çok derinlemesine bir görüş oluşturamadım. Ama buraya 5-6 yıl kadar öncede geldim. Buranın düzenlenmesi tamamen kültürel bir mirası yansıtır bir mahiyettedir. Gelenekleri ve o zamanların, geçmişin alet, edevat, kıyafet ilgi çekici geldi. Onun için tekrardan bir merak ettim. Değişen bir şey, gelişen bir şey var mı? Onun için tekrar ziyarete geldim. Vallahi ben bir sanat eleştirmeni değilim. O yönüne giremem ama ben esinlendim. Geçmiş sanki gözümün önüne geldi” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa Türk Kızılay’ın "iyilikle pişen hayatlar’ atölyesi Bursa’da kadınlarla buluştu Türk Kızılay, kadınların mesleki becerilerini geliştirmek ve istihdama katılımlarını desteklemek amacıyla hayata geçirdiği "İyilikle Pişen Hayatlar" aşçılık atölyelerinin 8’incisini Bursa’da düzenledi. Bursa Emrah-Hatun Yılmaz Aşevi’nde gerçekleştirilen atölye çalışmasında katılımcılar, alanında tanınan şeflerden mutfak teknikleri ve yemek sunumu uygulamalarına yönelik eğitimler aldı. İki gün süren program boyunca kadınlar, profesyonel mutfak pratiğini yakından deneyimleme fırsatı buldu. Türk Kızılay, kadınların mesleki becerilerini geliştirmek ve istihdama katılımlarını desteklemek amacıyla hayata geçirdiği "İyilikle Pişen Hayatlar" aşçılık atölyesini 16-17 Mayıs tarihlerinde Bursa’da düzenledi. Bursa Emrah-Hatun Yılmaz Aşevi’nde iki gün boyunca devam eden atölye çalışmasında kadınlar, uygulamalı eğitimlerle mutfak becerilerini geliştirirken aynı zamanda birlikte üretmenin ve dayanışmanın gücünü paylaştı. Katılım sertifikalarının da takdim edildiği "İyilikle Pişen Hayatlar" atölyesi, kadınların gastronomi alanındaki bilgi ve deneyimlerini güçlendirmelerine katkı sundu. Programa ayrıca gastronomi mezunu, sektörde çalışan veya evde yemek yaparak gelir sağlayan 20 depremzede kadın da Malatya’dan katıldı. Depremzede kadınlar, şeflerle çalışarak mesleki birikimlerini geliştirme ve yeni deneyimler kazanma fırsatı yakaladı. Türk Kızılay’ın daha önce Hatay, Gaziantep, Adıyaman, Adana, İstanbul ve Antalya’da hayata geçirdiği "İyilikle Pişen Hayatlar" atölyeleri, Bursa’da da kadınları alanında tanınan şeflerle bir araya getirdi. Şefler Özlem Mekik, Alican Sabunsoy, Eda Karabulut ve Cemre Uyanık’ın yer aldığı atölyede kadınlar; profesyonel mutfak teknikleri, yemek hazırlama ve sunum süreçlerine yönelik uygulamalı eğitimler aldı. Katılımcılar, mutfak alanındaki bilgi ve becerilerini geliştirirken mesleki hayatlarında değerlendirebilecekleri yeni kazanımlar elde etti. "Birlikte üretmenin gücünü paylaşmaya devam ediyoruz" Kızılay Denetim Kurulu Üyesi Zuzan Hasibe Beytul, kadınların sosyal ve ekonomik hayata katılımını destekleyen çalışmaların önemine dikkat çekerek şunları söyledi: "‘İyilikle Pişen Hayatlar’ atölyemizle kadınların mesleki becerilerini geliştirmelerine destek olurken aynı zamanda kadın istihdamına katkı sunmayı hedefliyoruz. Malatya’dan katılan 20 kız kardeşimizle bir atölye gerçekletiryoruz. Daha önce 7 ilimizde gerçeleştirdik.Kadınların üretime katılmalarını, kendi potansiyellerini keşfetmelerini ve ekonomik hayatta daha güçlü şekilde yer almalarını çok kıymetli buluyoruz. Mesleki tecrübelerini geliştirmek için yol açıyoruz. Birlikte üretmenin iyileştirici ve güçlendirici etkisine inanıyor, dayanışmanın hayatlara umut kattığını görüyoruz. Vazifemizi yerine getirmiş olmakla birlikte onların hayatlarına dokunmuş olacağız. Hayatlarına dokunmaya devam edeceğiz. Katılımcılarımızın burada edindikleri bilgi ve deneyimlerin yeni fırsatların kapısını aralayacağına inanıyor, programımıza destek veren tüm şeflerimize teşekkür ediyoruz." Eğitime katılan bir kişi, "Depreme Malatya’da yakalandım. Bu eğitim büyük bir fırsattı. İyi ki gelmişim. Bilmediğim çok şeyler öğrendim. Kızılay’ın sunmuş olduğu bu imkan çok güzel, benim için eğitici oldu. Eğitmini almış olsam da bilmediğim çok nokta vardı. Çok güzel şeyler yaptık" dedi. Katılımcılar, aldıkları eğitimden çok memnn kaldıklarını dile getirerek, teşekkür ettiler. "İyilikle Pişen Hayatlar’’ atölyelerinde katılımcılar, yeni tarifler ve teknikler öğrenerek profesyonel mutfak süreçlerinde uygulamalı deneyim kazanıyor.
Denizli DTO Başkanı Erdoğan; "Denizli, ihracatta güçlü bir ivme yakaladı" Denizli Ticaret Odası’nın (DTO) Mayıs ayı olağan meclis toplantısında gündeme dair konuşan Başkan Uğur Erdoğan, küresel ve ulusal ekonomideki gelişmeleri değerlendirirken Denizli ekonomisine ilişkin dikkat çeken verileri de paylaştı. Özellikle ihracatta yakalanan artışın kent ekonomisi adına çok önemli olduğunu vurguladı. DTO Meclis Başkanı Salih Sarıkaya’nın idaresinde gerçekleştirilen oturumdaki konuşmasına uluslararası ekonomideki gelişmeleri değerlendirerek başlayan DTO Yönetim Kurulu Başkanı Uğur Erdoğan, Deutsche Bank’ın yılsonu enflasyon beklentisini yüzde 28 olarak açıkladığını, politika faizinin ise yılın ikinci yarısında yüzde 34’e gerilemesinin öngörüldüğünü söyledi. IMF’nin de Türkiye’nin 2026 büyüme tahminini yüzde 4,2’den yüzde 3,4’e çektiğini hatırlatan Erdoğan, enflasyonda ise kademeli bir düşüş beklendiğini ifade etti. Türkiye ekonomisindeki gelişmelere de değinen Başkan Erdoğan, ilk çeyrekte turizm gelirlerinin yüzde 4,2 arttığını, işsizliğin mart ayında yüzde 8,1’e gerilediğini kaydetti. Sanayide ücretli çalışan sayısında düşüş yaşandığını söyleyen Erdoğan, reel kesim güven endeksinin son 7 ayın en düşük seviyesine indiğine dikkat çekti. Denizli’deki konut satışlarına ilişkin verileri de paylaşan Erdoğan, mart ayında ilk el konut satışlarının yüzde 25,06 arttığını, ikinci el satışların ise yüzde 1,94 gerilediğini açıkladı. Toplam konut satışlarında yüzde 5,92’lik bir artış yaşandığını dile getiren Erdoğan, iş yeri satışlarında ise yüzde 19,89’luk düşüş görüldüğünü ifade etti. "Sanayicinin döviz dönüşüm desteği artırılmalıdır" Merkez Bankası’nın döviz dönüşüm desteği uygulamasının 31 Temmuz’a kadar uzatıldığını hatırlatan Başkan Erdoğan, uygulamanın mevcut haliyle yetersiz kaldığını savundu. Erdoğan, "Yüzde 3’lük döviz dönüşüm desteği hem oran itibarıyla yetersiz kalıyor hem de uygulama reel sektör açısından ağır işliyor. Daha sade, erişilebilir ve öngörülebilir hale getirilmesi gerekiyor" dedi. Denizli ihracatında, yüzde 27’lik bir artış var Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre nisanda Türkiye’nin 25 milyar 402 milyon 854 bin dolarlık ihracat gerçekleştirdiğini de söyleyen Erdoğan, Denizli’nin ise 457 milyon 902 bin dolarlık ihracata ulaştığını vurguladı. İlin ihracatında aylık bazda yüzde 17,83, yıllık bazda ise yüzde 26,51 artış yaşandığını kaydeden Başkan Erdoğan, yılın ilk dört ayında en fazla ihracat yapılan ülkenin Birleşik Krallık olduğunu, bu ülkeyi de sırasıyla İtalya, ABD, Almanya, Fransa ve Hollanda’nın takip ettiğini ifade etti. Başkan Erdoğan ayrıca, en büyük artışın ise İrlanda ve Mısır pazarında görüldüğünü aktardı. Öte yandan, sektörel bazda tekstil, madencilik, elektrik-elektronik ile demir ve demir dışı metallerde artış yaşandığına dikkati çeken Erdoğan, hazır giyim ve çelik sektörlerinde ise düşüş olduğunu dile getirdi. İthalat azaldı Mart ayında Denizli’nin ithalatının yüzde 6,06 azalarak 147 milyon 448 bin dolar seviyesinde gerçekleştiğini de belirten Erdoğan, ilk çeyrekte ithalattaki düşüşün yüzde 7,75’e ulaştığını söyledi. En fazla ithalat yapılan ülkelerin Bulgaristan, Vietnam, Çin, Kazakistan ve Sırbistan olduğunu açıklayan Başkan Erdoğan, Vietnam’dan yapılan alımlarda dikkat çekici bir artış yaşandığını kaydetti. "İlimizdeki istihdam ile üye sayımız arttı" Yılın ilk iki ayında şehirdeki istihdamın yılbaşına göre yaklaşık 3 bin kişi birden arttığının altını çizen Erdoğan, aktif sigortalı çalışan sayısının da 235 bin 975’e yükseldiğini ifade etti. Erdoğan, "Şehrimizdeki 4’A kapsamındaki aktif sigortalı sayısı, 2025’in ikinci ayının sonunda ise 229 bin 321 idi. Buna göre, istihdamımızda son 1 yıl içindeki artış yaklaşık 6 bin. Bu arada ülke geneline baktığımızda ise sanayide ücretli çalışan sayısı son 1 yılda 159 bin azaldı. Ancak toplam ücretli çalışan sayısı, 203 bin kişi birden arttı" dedi. DTO’nun kurumsal verilerini de paylaşan Başkan Erdoğan, son bir ayda odaya 147 yeni üye kazandırıldığını, 54 firmanın kaydını sildirdiğini, 24 firmanın ise tasfiye sürecine girdiğini açıkladı. Toplam üye sayısının 23 bin 780’e ulaştığını kaydetti. Erdoğan, son bir yılda üye sayısında yüzde 3,92’lik artış sağlandığını vurgulayarak, yabancı ortaklı firma sayısının 432’ye ulaştığını ve yabancı sermayenin toplam sermayedeki payının yüzde 40,82 olduğunu da söyledi. Toplantıda meclis üyelerine yılın ilk dört ayında gerçekleştirilen oda hizmetleri hakkında da ayrıntılı bilgi veren DTO Başkanı Erdoğan; bu dönemde oda personeli tarafından 328 sayısal takograf ile 223 K belgesi verildiğini, 137 iş makinesinin tescil edildiğini ve 95 kapasite raporunun onaylandığını duyurdu; "Gelen evraklarla ilgili işlem sayımızın, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 81,76 oranında arttığını gördük. Üyelerimizin işlemlerini kesintisiz ve en kısa sürede gerçekleştiren çalışanlarımızı kutluyor ve teşekkür ediyorum" dedi. Öte yandan, ABD Merkez Bankası FED’in faiz oranlarını sabit tuttuğunu belirten Erdoğan, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın da politika faizini yüzde 37 seviyesinde koruduğunu dile getirdi.
Şanlıurfa Polislerden çocuklara pasta sürprizi Şanlıurfa’nın Ceylanpınar ilçesinde Toplum Destekli Polislik (TDP) Büro Amirliği ekipleri, rehabilitasyon merkezini ziyaret ederek özel çocuklarla bir araya geldi. Ziyarette çocuklara çeşitli ikramlar sunulurken, birlikte kesilen pasta ile renkli anlar yaşandı. . Ceylanpınar İlçe Emniyet Müdürlüğü Toplum Destekli Polislik Büro Amirliği ekipleri, ilçedeki özel çocuklara yönelik anlamlı bir faaliyete imza attı. Polis halk ilişkilerini güçlendirmek ve özel çocuklara moral vermek amacıyla düzenlenen etkinlikte, TDP ekipleri rehabilitasyon merkezi bünyesinde eğitim gören çocukları ziyaret etti. Emniyet personeli, yakından ilgilendikleri çocuklarla tek tek sohbet ederek sıcak bağlar kurdu. Pasta sürprizi Ziyaret kapsamında Toplum Destekli Polisler, çocuklara yanlarında getirdikleri çeşitli ikramları takdim etti. İkramlar karşısında büyük mutluluk yaşayan çocukların sevinci, hep birlikte kesilen pasta ile ikiye katlandı. Polis ağabeyleri ve ablalarıyla birlikte pasta üfleyen özel çocukların neşesi renkli görüntüler oluşturdu. Kendilerini yalnız bırakmayan Toplum Destekli Polis ekiplerinin ziyaretinden dolayı büyük mutluk duyan özel çocuklar, polis ağabey ve ablalarına sarılarak teşekkür etti. Anlamlı ziyaret, günün anısına çekilen toplu hatıra fotoğrafı ile son buldu. Ziyaret dolayısıyla çok mutlu olduğunu söyleyen Abdullah Karaman, kendilerini unutmadıkları için teşekkür etti.
Denizli Milli mücadelenin 107. yılında tarih ve vakıf kültürü Denizli’de yeniden buluştu Denizli’de düzenlenen "Denizli Milli Mücadele Günü ve Vakıf Haftası" programında, hem milli mücadele ruhu hem de vakıf medeniyetinin dayanışma anlayışı ön plana çıktı. Gün boyu süren etkinliklerde binlerce kişiye ikram yapılırken, tarihçi-yazar Ahmet Şimşirgil gençlerle buluştu. Denizli’de 15 Mayıs Milli Mücadele Günü ile Vakıf Haftası kapsamında anlamlı bir programa imza atıldı. Aydın Vakıflar Bölge Müdürlüğü öncülüğünde gerçekleştirilen etkinlikler, şehrin milli mücadele hafızasını yeniden canlandırırken, vakıf kültürünün toplumsal dayanışmadaki yerine de dikkat çekti. Program kapsamında ilk olarak Cuma namazının ardından Bayramyeri Camii’nde 2 bin kişilik lokma ikramı gerçekleştirildi. Ardından Ahmet Hulusi Efendi Camii ile Külliye Camii’nde toplam 3 bin kişilik yemek, ayran ve su dağıtıldı. Vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği etkinliklerde birlik ve beraberlik mesajları verildi. Külliye Camii’nde düzenlenen yemek programına, Aydın Vakıflar Bölge Müdürü Mücahid Vural, İl Kültür ve Turizm Müdürü Adem Özel, İl Müftüsü Abdullah Pamuklu, Ak Parti İl Başkanı Muhammet Subaşıoğlu, Evrensel Hafızlar Derneği Denizli Şube Başkanı Mehmet Tekin ile çok sayıda davetli, akademisyen ve öğrenci katıldı. "15 Mayıs ruhunu yaşatmaya devam edeceğiz" Programda konuşan Aydın Vakıflar Bölge Müdürü Mücahid Vural, Denizli’nin milli mücadelede üstlendiği tarihi role vurgu yaparak, önümüzdeki yıllarda da 15 Mayıs etkinliklerinin sürdürüleceğini söyledi. Vural, konuşmasında 15 Mayıs 1919’un yalnızca Denizli için değil, Anadolu’nun bağımsızlık mücadelesi açısından da kritik bir dönüm noktası olduğunu belirtti. Müftü Ahmet Hulusi Efendi’nin Bayramyeri Meydanı’nda verdiği tarihi fetvanın halkı ayağa kaldırdığını ifade eden Vural, "Denizli, topu yokken imanını, cephanesi yokken yüreğini ortaya koyarak teslimiyeti reddetmiştir" dedi. Vakıf kültürünün dayanışma ve paylaşma anlayışını temsil ettiğini kaydeden Vural, geçmişten bugüne uzanan vakıf mirasının korunmasının önemine dikkat çekti. Vakıf eserlerinin yaşatılması ve genç nesillere bu bilincin aktarılması gerektiğini belirten Vural, milli mücadele kahramanlarını rahmet ve minnetle andı. Ahmet Şimşirgil’den tarih ve birlik vurgusu Söyleşide konuşan tarihçi-yazar Ahmet Şimşirgil ise Osmanlı’nın son döneminden Kurtuluş Savaşı yıllarına uzanan tarihi süreci anlattı. Birinci Dünya Savaşı’nın Osmanlı Devleti açısından ağır sonuçlar doğurduğunu belirten Şimşirgil, buna rağmen Türk milletinin birlik ve beraberlik ruhuyla yeniden ayağa kalktığını söyledi. Denizli’de başlayan direniş hareketinin milli mücadelede kritik bir rol oynadığını ifade eden Şimşirgil, Ahmet Hulusi Efendi’nin yayımladığı fetvanın Anadolu’daki ilk direniş çağrılarından biri olduğunu kaydetti. "Topumuz yoksa taşımız var" anlayışıyla halkın işgale karşı mücadele verdiğini söyleyen Şimşirgil, Denizli’de oluşan milis kuvvetlerinin Nazilli ve Aydın hattında önemli başarılar elde ettiğini dile getirdi. Birlik ve beraberlik mesajı veren Şimşirgil, "Bu millet bir olduğu zaman hiçbir güç karşısında duramaz. Tarihte kaybettiğimiz her savaşın temelinde ayrılık vardır" dedi. Tarihi fetva yeniden okundu Programın sonunda Abdullah Pamuklu tarafından, Müftü Ahmet Hulusi Efendi’nin 107 yıl önce Bayramyeri Meydanı’nda okuduğu tarihi fetva yeniden seslendirildi. Söyleşinin ardından Ahmet Şimşirgil, 100 üniversite öğrencisine imzalı kitap hediye etti. Öğrencilerle sohbet eden Şimşirgil, gençlere tarih bilinci ve milli değerlerin önemine ilişkin tavsiyelerde bulundu.