GÜNDEM - 20 Ağustos 2023 Pazar 12:52

Aksaray’da 5 katlı binanın çatısında canlarını hiçe sayarak böyle çalıştılar

A
A
A
Aksaray’da 5 katlı binanın çatısında canlarını hiçe sayarak böyle çalıştılar

Aksaray’da 5 katlı inşaat halindeki bir binanın çatı katında hiçbir güvenlik önlemi almadan ölüme meydan okurcasına çalışan işçiler, görenleri hayrete düşürdü. Uzmanlar işçilerin güvenlik önlemi almadan çalışma yapmalarının iş cinayeti olduğunu söyledi.


Aksaray’da hiçbir güvenlik önlemi almadan 5 katlı inşaat halindeki bir binanın çatı katında çalışma yapan inşaat işçileri görenleri hayrete düşürdü. Hacılar Harmanı Mahallesinde bulunan bir inşaatta kameraya yansıyan görüntülerde, eğimli bir çatıda hiçbir güvenlik önlemi almadan çalışan inşaat işçilerinin adeta canlarını hiçe saydığı görülüyor. Hava sıcaklıklarının 43 dereceye kadar ulaştığı Aksaray’da sıcaklıkların da getirebileceği olumsuzluklara rağmen tehlikeli çalışmayı sürdüren inşaat işçileri, zaman zaman çatının ucuna kadar gelerek zorlanarak çalıştı. Tüm bu yaşananlar kameralara yansıdı.


“Bu bir iş cinayetidir”


İşverenlerin az sayıda olan kalifiye işçilere yaptırım uygulayamadığından bahseden İş Güvenliği Uzmanı Selim Duran (44), yasaların ve kanunların çok güzel olmasına rağmen mekanizmanın çalışmadığını ve bunun bir iş cinayeti olduğunu söyledi. İş Güvenliği Uzmanı Selim Duran, bir önlem alınmazsa bu iş cinayetlerinin devam edeceğini belirterek, “Bizlerde iş güvenliği uzmanı olarak bu konudan mustaribiz. Yapılması gereken en önemli şey şu, öncelikle şehrimizde daha sonra ülkemizde birçok ’iş kazası’ diye geçen süreçlerin asıl adı iş kazası değil iş cinayeti olduğunu söylüyoruz. Bu bir iş cinayetidir. Aslı cinayettir. Onun için adli makamlarla beraber başlıyor bu süreçler. İşverenler iş güvenliği tedbirlerini almamakla ve aldırmamakla yükümlü olmakla beraber işçilerde uymakla yükümlü olmasına rağmen bu mekanizma çalışmamakta. Sebebi şu; işçilerin bulunmaması. Yani piyasada kalifiye işçilerin az olmasından kaynaklı işverenler işçilere yaptırım uyguladıklarında iş güvenliği kurallarına uymadıklarında otomatik olarak inşaatlarda veya diğer sektörlerde işçi bulamıyorlar. Bu döngü devamlı olduğu sürece de iş kazası değil iş cinayeti olmaya devam edecek” dedi.


“Güvenlik değil, danışman rolünde çalışmaktayız”


Denetlemeler hakkında bilgiler veren İş Güvenliği Uzmanı Selim Duran, “Denetleme mekanizması şöyle; bizler Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğüne bağlı olmakla beraber çalışmaktayız. Bununla birlikte İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğümüz bizleri ve kendi müfettişlerini denetim amacıyla sahaya göndermekte. Fakat sahayla ilgili yaptırımlar ceza ile beraber ortaya çıkıyor. Bu süreçte de bizler daha çok danışman rolünde çalışmaktayız. İşverene danışman, danışan olmaktayız. İşçinin de aynı şekilde. Bu yaptırımların, eğer ki bu işin çözülmesi için ortak sağlık güvenlik birimleri ile işverenlerin arasındaki para hususunun kaldırılması gerekir” şeklinde konuştu.


“Yasalarımız çok güzel fakat uyulmuyor”


Yasalara uyulmadığının da altını çizen Duran, “6331 sayılı iş kanunu, 4857 SGK kanunu ile beraber yasalarımız çok güzel, fakat işleyiş ve yasalara uyma ile ilgili sorunlar yaşandığı için zaten iş kazaları ve iş cinayetleri oluyor. Eğer ki bunlara uyulursa, işveren bunları uygulayıp işçi de uyduğunda hiçbir sorun çıkmayacağı kanaatindeyiz. Yasalarımız var fakat uygulama yok, uygulamamız sıfır. Aynı zamanda denetleme mekanizmamızda çalışmıyor. İş cinayetleri de bu noktadan devam ediyor” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep GSO Kurucu Meclis Başkanı Naci Topçuoğlu’nun vefatının 18. Yılı Gaziantep Sanayi Odası’nın (GSO) Kurucu Meclis Başkanı merhum Naci Topçuoğlu, vefatının 18. yıl dönümünde rahmet ve minnetle anılıyor. GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, Gaziantep sanayisinin gelişmesinde önemli katkıları bulunan GSO Kurucu Meclis Başkanı merhum Naci Topçuoğlu’nun vefatının 18. yıl dönümü dolayısıyla bir anma mesajı yayımladı. Adnan Ünverdi mesajında merhum Naci Topçuoğlu’nun Gaziantep sanayisinin bugünlere ulaşmasında büyük emeği bulunan öncü isimlerden biri olduğunu ifade ederek, ‘’Gaziantep sanayisinin gelişiminde önemli katkıları bulunan, vizyonu, çalışkanlığı ve ileri görüşlülüğüyle kentimize değer katan merhum Naci Topçuoğlu’nu aramızdan ayrılışının 18. yılında rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz. Kendisi yalnızca başarılı bir sanayici değil, aynı zamanda eğitime ve gençlerin geleceğine büyük önem veren örnek bir hayırseverdi" dedi. Merhum Naci Topçuoğlu’nun sanayi alanındaki yatırımlarının yanı sıra mesleki eğitime verdiği desteklerle de iz bıraktığını kaydeden Ünverdi, "Gaziantep’in üretim gücünün artmasında önemli rol oynayan merhum başkanımız, özellikle nitelikli insan kaynağının yetişmesine yönelik çalışmalarıyla hafızalarda yer edinmiştir. Bugün kendi adını taşıyan eğitim kurumları ve bıraktığı eserler, gençlerimizin geleceğine ışık tutmaya devam etmektedir" ifadelerini kullandı. Gaziantep Sanayi Odası’nın kuruluş sürecinde aktif rol üstlenen ve 1989-1998 yılları arasında GSO Meclis Başkanlığı görevini yürüten Naci Topçuoğlu’nun, yenilikçi yaklaşımı ve sanayi vizyonuyla Gaziantep’e örnek olduğunu belirten GSO Yönetim Kurulu Başkanı Adnan Ünverdi, "Merhum Naci Topçuoğlu’nun bizlere bıraktığı çalışma azmi, üretim anlayışı ve memleket sevgisi her zaman yol göstericimiz olacaktır. Gaziantep Sanayi Odası olarak onun aziz hatırasını yaşatmaya devam edeceğiz" diye konuştu. Ünverdi, merhum Naci Topçuoğlu’nun, 11 Mayıs Pazartesi günü saat 10:00’da Gaziantep Asri Mezarlıkta yer alan mezarı başında düzenlenecek anma töreni ile anılacağını belirtti.
Gaziantep Prof. Dr. Koca: "Manuel Terapi" ile ameliyatsız tedaviyi anlattı Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Uzmanı Prof. Dr. İrfan Koca, uygun hastalarda uygulanan manuel terapinin ameliyatsız rehabilitasyon yöntemleri arasında önemli bir yere sahip olduğunu söyledi. Prof. Dr. İrfan Koca, manuel terapinin bilimsel değerlendirme sonrası uygulanan özel bir rehabilitasyon yöntemi olduğunu belirtti. Prof. Dr. Koca, "Manuel terapi; kas, eklem, bağ dokusu ve omurga üzerine uygulanan bilimsel temelli özel tekniklerden oluşan bir rehabilitasyon yöntemidir. Amaç ağrıyı azaltmak, hareket kısıtlılığını gidermek ve hastanın yaşam kalitesini artırmaktır" dedi. "Her ağrının nedeni aynı değil" Prof. Dr. İrfan Koca, toplumda en sık yapılan hatalardan birinin her bel ve boyun ağrısını "fıtık" olarak değerlendirmek olduğunu ifade ederek uygulama öncesinde detaylı değerlendirme yapılmasının önemine dikkat çekerek, "Kas spazmları, postür bozuklukları, eklem problemleri, sinir basıları veya romatizmal hastalıklar benzer şikâyetlere yol açabiliyor. Bu nedenle her hastaya aynı yaklaşım uygulanmaz. Öncelikle ağrının gerçek nedeni ortaya konulmalıdır" şeklinde konuştu. "Amaç sadece ağrıyı azaltmak değil" Prof. Dr. İrfan Koca’ya göre manuel terapinin temel hedeflerinden biri yalnızca mevcut ağrıyı baskılamak değil; hareket kabiliyetini artırmak, kas-iskelet sistemi dengesini yeniden sağlamak ve günlük yaşam fonksiyonlarını iyileştirmek olduğunu ifade etti. Özellikle; Bel ve boyun ağrıları, Kas spazmları, Hareket kısıtlılıkları, Duruş bozuklukları, Spor yaralanmaları sonrası rehabilitasyon, Omuz ve sırt bölgesi problemleri gibi durumlarda manuel terapiden fayda görülebileceği belirtiliyor. "Bütüncül yaklaşım tedavi başarısını artırıyor" Prof. Dr. İrfan Koca, son yıllarda fizik tedavi ve rehabilitasyon alanında kişiye özel ve bütüncül yaklaşımların daha fazla önem kazandığını ifade etti. Manuel terapinin; Nöral terapi, Proloterapi, Kinezyobant uygulamaları, Kuru iğne uygulamaları ve Medikal egzersiz programları ile birlikte planlanmasının tedavi başarısını artırdığını belirten Koca, "Kas-iskelet sistemi hastalıklarında artık daha bütüncül bir yaklaşım benimsiyoruz. Manuel terapinin nöral terapi, proloterapi, kinezyobant uygulamaları ve egzersiz programlarıyla birlikte planlanması; hem ağrı kontrolü hem de hareket kapasitesi açısından daha etkili sonuçlar sağlamaktadır" ifadelerini kullandı. "Bilinçsiz uygulamalar risk oluşturabilir" Prof. Dr. İrfan Koca, manuel terapi uygulamalarının mutlaka eğitimli sağlık profesyonelleri tarafından yapılması gerektiğini vurgulayarak bilinçsiz müdahalelerin bazı hastalarda mevcut problemleri artırabileceğini söyledi. Özellikle travma sonrası gelişen ağrı, kol veya bacakta güç kaybı, ileri derecede uyuşma ya da idrar kaçırma gibi belirtilerin varlığında vakit kaybetmeden uzman değerlendirmesi yapılması gerektiğini ifade eden Koca, "Doğru hasta seçimi, doğru tanı ve kişiye özel rehabilitasyon planlaması rehabilitasyon sürecinin en önemli basamaklarıdır" diye konuştu.
Adana Adana’da kimya ile büyük dönüşüm başlıyor Adana Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi Yönetim A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Sütcü, Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi’nin yüksek katma değerli üretim ve entegre sanayi yatırımları açısından Adana ve Türkiye için önemli bir fırsat sunduğunu vurguladı. Sütcü ve Başkan Yardımcısı Ömer Kaya, Ceyhan ve Yumurtalık ilçelerindeki yaklaşık 30 milyon metrekarelik alanda yer alan "Adana Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi" yatırımlarına ilişkin bir dizi ziyaretini sürdürdü. Adana Hacı Sabancı Organize Sanayi Bölgesi Başkanı ve OSBÜK Başkan Yardımcılığı görevini de yürüten Sütcü ile aynı zamanda AOSB Yönetim Kurulu Başkan Vekili olan Ömer Kaya, SANKO Holding yönetimiyle bir araya geldi. Türkiye’nin yüksek katma değerli sanayi dönüşümünde kritik bir rol üstlenmeye hazırlanan bölgede titiz bir çalışma yürüten Sütcü ve Başkan Yardımcısı Kaya, Türkiye sanayisinin köklü ve güçlü kuruluşlarından SANKO Holding Yönetim Kurulu Başkanı Adil Sani Konukoğlu ve beraberindeki heyeti ziyaret ettikten sonra Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi sahasında incelemelerde bulundu. Saha gezisinde; bölgenin yatırım potansiyeli, lojistik bağlantıları, limanlara yakınlığı ve kimya sanayisi açısından sunduğu stratejik avantajlar değerlendirildi. Sütcü, Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi’nin yüksek katma değerli üretim ve entegre sanayi yatırımları açısından Adana ve Türkiye için önemli bir fırsat sunduğunu vurguladı. Sütcü, Adana’nın sanayi gücünü büyütecek her yatırımın bölge ekonomisi açısından büyük önem taşıdığını, Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi’nin de yalnızca Adana için değil, Türkiye’nin kimya sanayisindeki dışa bağımlılığını azaltma hedefi açısından stratejik bir adım olduğunu belirtti. Sütcü ve Kaya, bölgedeki incelemeleri kapsamında ayrıca Yumurtalık Kaymakamı Yakup Papaker ile Yumurtalık Serbest Bölge Müdürü Fatih Altıntaş’ı makamlarında ziyaret etti. Görüşmede, bölgenin genel potansiyelinin yanı sıra Ceyhan Kimya Endüstri Bölgesi hakkında verimli istişarelerde bulunuldu.