ÇEVRE - 05 Mayıs 2026 Salı 12:25

Mayıs ayında Aksaray’a kar yağdı, ilçe beyaza büründü

A
A
A
Mayıs ayında Aksaray’a kar yağdı, ilçe beyaza büründü

Aksaray’ın Güzelyurt ilçesi kar yağışıyla birlikte beyaza büründü. Mayıs ayında yağan kar herkese sürpriz oldu.


Günlerdir yağmur yağışı ile üreticilerin yüzünü gülen Aksaray’da bugün kar yağışı etkili oldu. Şehrin yüksek kesimlerinde etkili olan kar yağışı Güzelyurt ilçesini beyaza bürüdü. Mayıs ayında yağan kar herkese sürpriz olurken, yağışa en çok sevinen yine çocuklar oldu. Şehrin Ekecik bölgesi ve Hasan Dağı bölgesinde etkili olan kar yağışı birçok yüksek kesimi beyaza bürürken, 3 dereceye kadar düşen hava sıcaklıkları kış günlerini aratmıyor. Cuma ve cumartesi günleri hava sıcaklıklarının 25 dereceye kadar artmasının tahmin edildiği şehirde yağmur yağışlarının da devam etmesi bekleniyor.



Mayıs ayında Aksaray’a kar yağdı, ilçe beyaza büründü

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çankırı Bakan Yardımcısı Serdar Çam: "Çankırı devletimize katma değer üretmektedir" Çankırı’da konuşan Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Serdar Çam, "Çankırı, ekonomik gelişmesiyle, turizmdeki potansiyeliyle, yapmış olduğu çalışmalarıyla hem kendine hem civarına hem de devletimize katma değer üretmektedir" dedi. Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Serdar Çam, bir dizi ziyaret ve program için Çankırı’ya geldi. Bakan Yardımcısı Çam’ın Çankırı’daki ilk durağı Çankırı Valiliği oldu. Çankırı Valisi Hüseyin Çakırtaş’ı makamında ziyaret eden Bakan Yardımcısı Çam, şeref defterini imzaladı. Kentteki çalışmalarla ilgili Vali Çakırtaş’tan bilgi alan Çam, daha sonra AK Parti İl Başkanlığı’nda düzenlenen toplantıya katıldı. Toplantıda parti teşkilatı ile bir araya gelen Çam, gündemle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Çankırı’nın önemli bir şehir olduğuna vurgu yapan Bakan Yardımcısı Çam, "Çankırı tarihi, kültürel, manevi zenginlikleriyle, turizm potansiyeliyle, Türkiye Cumhuriyeti’nin ekonomisine, sanayisine, üretim kapasitesine katkılarıyla, bilimde, teknolojide insan kaynağı üretmesiyle en güzel, en kıymetli illerimizden bir tanesi. İnşallah bundan sonraki süreçte de dünyanın çeşitli sıkıntıları yaşanırken, başta bütün illerimiz olmak üzere Çankırı’mız da dünya ekonomisine, dünya ticaretine, dünyadaki bütün zorluklara katma değerini en güzel şekilde vermeye devam edecek" dedi. "Çankırı devletimize katma değer üretmektedir" Çankırı’nın ekonomik gelişmesinin devlete katma değer ürettiğini belirten Çam, "Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları olarak sadece kendimize bir refah sağlamak, kendi imkanlarımızı geliştirmek üzere yaratılmış insanlar değiliz. Geçmişimizden gelen tarihi birikimlerimiz, medeniyet yürüyüşümüz ve kimliğimiz, bizim sadece kendimize faydayı değil, ‘komşusu açken tok yatan bizden değildir’ diyen bir öğretinin devamını yansıtmaktadır. Bu, sadece kendi ülkemiz değil, bütün dünyaya yardım yapan, destek veren, dünyadaki sıkıntıları, savaşları bitirmeye çalışan, başta Cumhurbaşkanımızın yapmış olduğu çalışmalar olmak üzere bütün milletimizin kültür medeniyetine uygun bir şekilde, tasadduk medeniyetine uygun bir çabadır. Tasadduk sadece hayır ve hasenat değil, aynı zamanda ilmiyle, irfanıyla yapmış olduğu çalışmalarla paylaşmak demektir. Çankırı, ekonomik gelişmesiyle, turizmdeki potansiyeliyle, yapmış olduğu çalışmalarıyla hem kendine hem civarına hem de devletimize katma değer üretmektedir. İnşallah bu çalışmalar bundan sonraki süreçte daha da gelişerek artacak. Siyasi mücadelemiz ve başarılarınıza katkılarınızdan dolayı teşekkürlerimi ifade etmek istiyorum" şeklinde konuştu.
Zonguldak Yüksek ses cinayetinde sanığa ’kadına karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis talebi Zonguldak’ın Gökçebey ilçesinde araç park etme ve yüksek sesle müzik dinleme meselesi yüzünden çıkan kavgada 24 yaşındaki komşusu Dilara Yıldırım’ı bıçaklayarak öldüren ve Faruk B.’yi yaralayan tutuklu sanık Serdar S.’nin yargılanmasına devam edildi. Zonguldak 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde bugün görülen duruşmada iddia makamı esas hakkındaki mütalaasını açıklayarak, sanığın ’kadına karşı kasten öldürme’ suçundan cezalandırılmasını talep etti. Duruşmada tanık olarak dinlenen mahalle muhtarı Aydın K., olay gecesi sanık Serdar S.’nin kendisini aradığını belirterek, "Serdar bana gece saatlerinde telefon etti. Dilara’nın kazaen yaralandığını, üç kez aramasına rağmen ambulansın gelmediğini söyledi. Bunun üzerine ben 112’yi aradım, ambulansın çıktığını öğrendim ve konumu verdim. Ambulans ters yönde evimin önünden geçince komşuları arayıp ambulansı karşılamalarını söyledim" dedi. Sanık ile maktul arasında daha önceden bir husumet duymadığını ifade eden Aydın K., "Serdar ve ailesi tarafından Dilara’nın evine gelenlerden dolayı herhangi bir şikayet olmamıştı. Ancak sanığın evinin bir altında oturan başka bir mahalleli, ’Benim genç kızlarım var, gelenleri bir daha buraya park etmeyin diye uyardım’ şeklinde bana dert yanmıştı" ifadelerini kullandı. Tanık beyanlarına karşı bir diyeceği olmadığını belirten tutuklu sanık Serdar S., "Yaşlı annem, babam ve bakıma muhtaç çocuklarım var. Tahliyemi istiyorum" diyerek serbest bırakılmasını talep etti. Sanık avukatı ise müvekkilinin olayın başından beri samimi ikrarlarda bulunduğunu ve eylemin kazaen gerçekleştiğini öne sürerek, "Suçun vasfının değişmesi ihtimali ve tutuklulukta geçirdiği süre göz önünde bulundurularak müvekkilimin adli kontrol şartıyla tutuksuz yargılanmasını talep ediyoruz. Ayrıca iddia makamının esas hakkındaki mütalaasına karşı savunma hazırlamak için mahkemeden süre talep ediyoruz" dedi. Kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanık avukatına esas hakkındaki mütalaaya karşı savunmasını hazırlaması için süre verilmesine ve sanık Serdar S.’nin tutukluluk halinin devamına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
Antalya Göç İdaresi’nden basın mensuplarına dezenformasyon eğitimi İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Başkanlığı, göç haberlerinde doğru ve güvenilir bilginin yaygınlaştırılması amacıyla basın mensuplarına yönelik "Göç Haberlerinde Yanlış Bilgi ve Dezenformasyonla Mücadele" başlıklı bir medya semineri düzenledi. İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Başkanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği tarafından Antalya’da düzenlenen seminerin ilk oturumu, Başkan Yardımcısı Niyazi Ulugölge ile Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri Ömer Çetin’in açılış konuşmalarıyla başladı. Dijital mecralarda hızla yayılan yanlış bilgi ve manipülasyonlara değinen Ulugölge, kaynağı belirsiz içeriklerin toplumsal hassasiyetleri tetikleyebildiğini belirterek, bu süreçte basın mensuplarının kritik bir rol üstlendiğini vurguladı. "Yanlış kullanılan tek bir kelime bile kamuoyunda ciddi bilgi kirliliğine yol açabiliyor" Programda konuşan Göç İdaresi Başkan Yardımcısı Niyazi Ulugölge, göç alanında yürütülen çalışmalar kadar medyanın doğru bilgilendirme görevine dikkat çekerek, "Sahada verdiğimiz mücadele ne kadar hayatiyse, sizlerin kamuoyunu doğru bilgilendirme çabası da o kadar önemlidir. Yanlış kullanılan tek bir kelime bile kamuoyunda ciddi bilgi kirliliğine yol açabiliyor" diye konuştu. Basın mensuplarının soruları da yanıtlandı Seminer kapsamında gerçekleştirilen sunumun ardından düzenlenen soru-cevap bölümünde, Ulugölge’nin yanı sıra Yabancılar Genel Müdürü Fatih Ayna, Sınır Yönetimi Genel Müdürü Ozan Gazel ve Göç Araştırmaları Merkezi Müdürü Doç. Dr. Mustafa Karataş basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Bu bölümde; göç olgusu özelinde ve göç haberlerinde veriye dayalı, güncel, doğru ve sorumluluk bilinciyle sürdürülmesi gereken bilgi akışının sağlanmasında medya ile kurulacak iletişimin önemine bir kez daha vurgu yapıldı.
Burdur Burdur’da 2000 yılı öncesi yapılar ciddi risk taşıyor Doç. Dr. Hakan Ulutaş, Burdur’daki özellikle 2000 yılı öncesi yapıların ciddi risk taşıdığını vurgulayarak, güçlendirme ve kentsel yenilenmenin hayati önemine dikkat çekti. Burdur’da deprem gerçeği bir kez daha bilimsel veriler ışığında masaya yatırıldı. Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Bilim İletişimi Koordinatörlüğü tarafından düzenlenen "Bilim Kafe" buluşmaları çerçevesinde gerçekleştirilen programda, kentin yapı stoku ve deprem güvenliği tüm yönleriyle ele alındı. 12 Mayıs 1971 Burdur Depremi’nin yıl dönümü anısına düzenlenen etkinlik, AFAD Burdur İl Müdürlüğü toplantı salonunda yapıldı. Programa konuşmacı olarak katılan Mühendislik-Mimarlık Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Hakan Ulutaş, Burdur şehir merkezindeki yapıların mevcut durumuna dair önemli değerlendirmelerde bulundu. 2000 yılı öncesi binalar ciddi risk barındırıyor Ulutaş, özellikle 2000 yılı öncesinde inşa edilen binaların ciddi riskler barındırdığına dikkat çekti. Bu yapılarda düşük malzeme kalitesi, yetersiz denetim süreçleri ve mühendislik hatalarının öne çıktığını belirten Ulutaş, "güçlü kiriş-zayıf kolon" gibi yapısal düzensizliklerin muhtemel bir depremde hasarı artırabileceğini vurguladı. Ayrıca bitişik nizam yapılaşmada kat seviyelerinin uyumsuz olmasının çekiçleme etkisine yol açabileceğini ifade etti. Yeni yapılar da tamamen güvenli değil Yeni yapıların da tamamen güvenli olmadığına değinen Ulutaş, özellikle ağır çıkmalar ve yaygın şekilde kullanılan asmolen döşeme sistemlerinin risk oluşturabileceğini söyledi. Yapılaşma süreçlerinde mühendislik ilkelerine daha sıkı bağlı kalınması gerektiğinin altını çizdi. Etkinliğe Burdur ve çevre ilçelerde görev yapan mimar, inşaat mühendisi ve farklı meslek gruplarından çok sayıda kişi katıldı. Program, kentteki özellikle eski yapıların yenilenmesi ya da güçlendirilmesinin hayati önem taşıdığı mesajıyla sona erdi.
İstanbul Flash Haber Tv’nin sahibinin de bulunduğu yasadışı bahis davasında 3 sanık tahliye edildi Pozitifbank Payfix Ödeme Kuruluşu ve Göktuğ Multimedya Yayıncılık Anonim Şirketi bünyesinde bulunan Flash Haber Tv’nin sahibi Erkan Kork’un da aralarında bulunduğu 55 sanığın yargılandığı yasadışı bahis davasının görülmesine devam edildi. Mahkeme, 3 sanığın tahliyesine hükmetti. Pozitifbank Payfix Ödeme Kuruluşu ve Göktuğ Multimedya Yayıncılık Anonim Şirketi bünyesinde yer alan Flash Haber Tv’nin sahibi Erkan Kork dahil 55 sanığın yargılandığı yasadışı bahis davasının görülmesine devam edildi. İstanbul 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nce görülen duruşmada, aralarında Erkan Kork’un da bulunduğu bir kısım tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile tarafların avukatları hazır bulundu. Bir kısım sanıklar ise duruşmaya, Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı. Duruşmada savunma yapan sanıklar, mahkemeden beraatlarını ve tahliyelerini talep ettiler. 3 sanık tahliye edildi Alınan savunma ve bayanların ardından ara kararını açıklayan mahkeme, tutuklu sanıklarından Hülya Turan, Arzu Tepe ile Hamza Kork’un tahliyesine hükmetti. Heyet, sanık Erkan Kork’un tutukluluk halinin devamına da hükmederek, eksik hususların giderilmesi için duruşmayı erteledi. İddianameden: İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, Erkan Kork’un yasa dışı bahis gelirlerinin aklanmasına yönelik çok katmanlı bir şirket yapılanması oluşturduğu, doğrudan veya dolaylı şekilde çok sayıda şirketin sahibi, ortağı veya yöneticisi konumunda bulunduğu aktarıldı. İddianamede, Erkan Kork’a yönelik düzenlenen MASAK raporları ve Merkez Bankası (MB) denetimlerine göre, Kork’un bu şirketler aracılığıyla örgütsel faaliyetleri yönettiği, finansal yapıyı kurduğu ve kontrol ettiği aktarıldı. 21 yıla kadar hapis cezası talebi İddianamede, Erkan Kork hakkında, ’suç işlemek amacıyla örgüt kurma’, ’suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama’ ile 7258 sayılı ’futbol ve diğer spor müsabakalarında bahis ve şans oyunları düzenlenmesi’ suçlarından 21 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi.