ASAYİŞ - 19 Mayıs 2025 Pazartesi 02:34

Plakasız motosikletiyle yakalanan alkollü ve kasksız sürücü, basın mensubuna el sallayıp poz verdi

A
A
A

Aksaray’da polis ekiplerinin kasksız görüp durdurduğu motosikletin sürücüsü 1.13 promil alkollü çıkarken, motosikletinde plakası da takılı olmayan sürücü 25 bin 972 lira ceza yiyince basın mensubuna el sallayıp "Çek" diye poz verdi.

Olay, Büyük Bölcek Mahallesi Tiyatro Kavşağı’nda yaşandı. Edinilen bilgiye göre, kavşakta uygulama yapan İl Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil ve Denetleme Şube Müdürlüğü ekipleri şehir merkezi istikametine giden ve sürücüsünde kask olmayan motosikleti durdurdu. Kasksız M.B.Y. (25) isimli sürücünün motosikletinde inceleme yapan polis ekipleri motosiklette plakanın da takılı olmadığını belirledi. Sürücünün hal ve hareketlerinden şüphelenerek alkollü olabileceği ihtimali üzerine alkol muayenesi yapan polis bu kez de sürücünün 1.13 promil alkollü olduğunu tespit etti. Tescil plakası 51 ACF 430 olan motosikletin sürücüsü ceza işlemleri için polis otosu başına alınırken, burada kendini görüntüleyen basın mensuplarını fark edip önce onları telefonuyla görüntüledi, sonda da kameralara el sallayıp "Çek" diye poz verdi.

Plakasız motosikletiyle yakalanan alkollü ve kasksız sürücü, basın mensubuna el sallayıp poz verdi

Sürücüye alkollü, kasksız ve plakasız motosiklet kullanmaktan 25 bin 972 lira para cezası kesilerek ehliyetine de 6 ay süreyle el konuldu. Yasal sınırın 2 katının üzerinde alkollü olması nedeniyle hakkında adli işlem başlatılan sürücü olay yerine gelen asayiş ekiplerince gözaltına alınarak ifadesi alınmak üzere polis merkezi amirliğine götürüldü. Motosiklet ise olay yerine çağırılan bir yakınına teslim edildi.

Plakasız motosikletiyle yakalanan alkollü ve kasksız sürücü, basın mensubuna el sallayıp poz verdi

Yasin Can

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Başkan Pütün, "Topuklu Yaylasının Beyağaç Belediyesi bünyesinden alındığı yönündeki paylaşımlar asılsızdır" Beyağaç Belediye Başkanı Sezayi Pütün, Topuklu Yaylası’nın şahsa devredildiği ve ücretli olduğu yönündeki iddiaların gerçeği yansıtmadığını açıkladı. Beyağaç Belediye Başkanı Sezayi Pütün, sosyal medyada yayılan Topuklu Yaylası’nın belediyeden alındığı ve Muğla’nın Milas ilçesinde faaliyet gösteren bir otel bünyesine geçtiği yönündeki paylaşımlara ilişkin açıklama yaptı. Başkan Pütün, söz konusu iddiaların asılsız olduğunu belirterek, Topuklu Yaylası’nın 20 yıllığına Eskere Orman Şube Müdürlüğü tarafından Beyağaç Belediyesine kiralandığını ve işletmesinin halen belediye tarafından sürdürüldüğünü ifade etti. Yaylaya girişlerin ücretli olduğu yönündeki bilgilerin de doğru olmadığını vurgulayan Pütün, "Girişlerin 100 TL olduğu yönündeki bilgiler yanlıştır. Girişlerimiz şu anda ücretsizdir. Sadece Gökyüzü Şenliği zamanında ücretli yapıyoruz" dedi. Topuklu Yaylası’nın herhangi bir şahsa devredilmesinin söz konusu olmadığını kaydeden Başkan Pütün, yayla içerisinde bulunan restoranın ise belediyenin düzenleyeceği ihale ile kiraya verileceğini belirtti. Kiralamadaki amaçlarının bölgeyi yılın 12 ayı aktif hale getirmek olduğunu ifade eden Pütün, "Burayı kiralamamızdaki amaç, yılın 12 ayı burada misafir ağırlamak ve gelen misafirlerin ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri alan oluşturmak" diye konuştu.
Sakarya Bu sokaklar açık hava müzesi: Osmanlı’dan günümüze tanıklık eden miras Osmanlı döneminden günümüze taşınan geleneksel mimari yapısıyla Sakarya’nın Taraklı ilçesi, hem sinema sektörünün hem de tarih meraklılarının gözde mekanları arasında yer alıyor. İlçe, özgün sokak dokusu ve asırlık evleriyle ziyaretçilerini tarihi bir atmosferde ağırlıyor. Sakarya’nın güneyinde yer alan Taraklı’da, Osmanlı sivil mimarisinin en güzel örneklerini yansıtan 2 ve 3 katlı tarihi konaklar görenlerin ilgisini çekiyor. Doğal güzelliklerle bütünleşen bu yapılar, ilçeye karakteristik bir kimlik kazandırırken, geçmişin estetik anlayışını bugüne taşıyor. Sokak yapısı ve mimari bütünlüğü bozulmadığı için sit alanı olarak koruma altına alınan bölge, yerli ve yabancı turistlerin uğrak noktası haline gelmiş durumda. Tarihi dokusunun yanı sıra Taraklı, küresel ölçekte de başarısını tescilledi. İlçe, 2021 yılında Birleşmiş Milletler Dünya Turizm Örgütü tarafından düzenlenen ‘En İyi Turizm Kırsal Yerleşimleri ve Köyleri Girişimi’ çerçevesinde ödüle layık görüldü. Tarihi evleri ve korunan atmosferiyle Taraklı, Sakarya’nın turizm potansiyeline önemli katkı sunmaya devam ediyor. "Safranbolu’yu kuranlar Taraklılardır" Tarihi evler hakkında bilgi veren Alaattin Yılmaz, "Taraklı evleri sivil, Türk ve Osmanlı mimarisine göre yapılmış evlerdir ve konakların kendilerine göre hikayeleride vardır. Eğer evler 3 katlıysa zemin katta evin hanımı günlük işleri yapar ve evlerin mahremiyetini korumak için büyük değil küçük pencereler vardır. Evin ikinci katı kışlık, üçüncü katı yazlık olarak kullanılır. Safranbolu evleri, Taraklı evleriyle benzer sebebi Safranbolu’yu kuranlar Taraklılardır. Safranbolu’nun eski ismi Medine-i Taraklıborlu’dur. Bazen insanlar köklerini bulmak için Taraklı’ya ziyarete de gelirler. Buradaki evler 150-200 yıllık evlerdi hatta 300 yıllık evlerde bulunur. Ahşap evlerin özelliği eğer restore ediliyorsa nesilden nesile aktarılıyor ama beton evlerin özelliği 50-100 yıl kadardır" dedi.
Adana Hantavirüs riskine karşı uzman uyarısı: "Hijyen kurallarına uymak hantavirüsten koruyor" Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Kayhan Uğuz, hijyen kurallarına uymanın hantavirüsten korunmada önemli olduğunu belirterek, "Tarım işçileri, kamp yapan kişiler, çiftçiler, depo çalışanları ve kırsal bölgelerde yaşayan bireyler hantavirüs açısından daha yüksek risk grubunda yer alırlar" dedi. Son günlerde dünyada ve Türkiye’de sıkça gündeme gelen hantavirüs vakaları, toplumda endişeye neden oldu. Hantavirüs, genellikle fare ve kemirgenlerin idrarı, dışkısı veya salyasıyla temas sonucu bulaşabilen ciddi bir enfeksiyon hastalığı olarak tanımlanıyor. Özellikle kapalı ve uzun süre kullanılmamış alanların temizliği sırasında havaya karışan virüs parçacıkları solunum yoluyla vücuda girebiliyor. Medline Adana Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Kayhan Uğuz, "Toplumda paniğe değil, doğru bilgiye ihtiyaç bulunuyor. Bilinçli olmak ve basit önlemlerle hantavirüs riskini büyük ölçüde azaltmak mümkündür" diyerek korunma yollarını anlattı. Hastalığı genellikle kemirgenler taşıyor Dr. Kayhan Uğuz, hantavirüsün, genellikle enfekte kemirgenlerin idrarı, dışkısı ve salyasıyla temas sonucu bulaştığının altını çizerek, "Özellikle uzun süre kapalı kalmış depo, ahır, bodrum ve kırsal alanlardaki yapılarda risk daha yüksektir. Temizlik sırasında havaya karışan virüs partiküllerinin solunması enfeksiyonun en yaygın bulaş yolları arasında yer alır. Özellikle farelerin bulunduğu alanlarda koruyucu ekipman kullanılmadan yapılan temizlikler ciddi bir risk oluşturabilir. Hantavirüs enfeksiyonu ilk günlerde grip benzeri belirtilerle ortaya çıkabilir. Ateş, halsizlik, kas ağrısı, baş ağrısı ve mide bulantısı en sık görülen şikâyetler arasındadır. Hastalığın ilerleyen dönemlerinde ise nefes darlığı, öksürük ve ciddi akciğer problemleri gelişebilir. Bu nedenle belirtilerin hafife alınmaması önemlidir. Özellikle kemirgen teması öyküsü bulunan kişilerin zaman kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurması gerekir" diye konuştu. Erken tanı önemli Hantavirüste erken teşhisin hastalığın kontrol altına alınabilmesi açısından büyük önem taşıdığını kaydeden Dr. Uğuz, şunları söyledi: "Hastalığın kesin tanısı laboratuvar testleriyle konulurken, hastanın temas öyküsü de tanı açısından önemlidir. Özellikle solunum sıkıntısı yaşayan hastaların acil değerlendirilmesi gerekir. Gerekli durumlarda akciğer ve böbrek fonksiyonlarını değerlendirmek için ek tetkikler de yapılabilir. Günümüzde hantavirüse karşı özel bir antiviral tedavi bulunmasa da erken dönemde uygulanan destek tedavileri sayesinde hastaların iyileşme şansı yüksektir. Tarım işçileri, kamp yapan kişiler, çiftçiler, depo çalışanları ve kırsal bölgelerde yaşayan bireyler hantavirüs açısından daha yüksek risk grubunda yer alırlar. Ayrıca uzun süre kullanılmamış ev veya iş yerlerini temizleyen kişiler de dikkatli olmalıdır. Fare ve kemirgenlerin yaşam alanlarına girmesini önlemek için gıda ürünlerinin kapalı şekilde saklanması ve yaşam alanlarının düzenli temizlenmesi de çok önemlidir." Hijyen kurallarına uymak koruyor Hantavirüsten korunmada en önemli adımın hijyen kurallarına dikkat etmek olduğunu vurgulayan Dr. Uğuz, "Hijyen kurallarına uymak hantavirüsten korunmada önemli. Kapalı alanlar temizlenmeden önce mutlaka havalandırılmalı, temizlik sırasında maske ve eldiven kullanılmalı. Özellikle fare veya başka kemirgenlerin dışkısının görüldüğü alanların süpürülmesi yerine dezenfektan kullanılarak temizlenmesi gerekir" dedi.
Bursa Bursa’da çiftçileri hedef alan tefeci çetesi adliyeye sevk edildi Bursa’da çiftçileri kumar masasında borç batağına sürükledikleri, yüksek faizle para verip zorla senet imzalattıkları iddia edilen tefecilik ve yağma suç örgütüne yönelik operasyonda gözaltına alınan 14 şüpheli adliyeye sevk edildi. Şüphelilerin emniyetten çıkarıldığı anlar kameraya yansıdı. Yenişehir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Bursa İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen soruşturmada, örgüt üyelerinin kıraathane görünümlü mekanlarda özellikle çiftçileri hedef aldığı belirlendi. Şüphelilerin, kadınları kullanarak vatandaşları kumar masalarına çektiği, yüksek miktarda para kaybettirdikleri ve ardından faizle borç vererek mağdurları senet imzalamaya zorladıkları tespit edildi. Soruşturmada, borçlarını ödeyemeyen mağdurların kapalı ofislerde alıkonulduğu, darbedildiği ve ölümle tehdit edildiği öne sürüldü. Bazı mağdurların evlerini, arsalarını ve çeşitli mal varlıklarını kaybettiği öğrenildi. Özel harekat destekli eş zamanlı operasyonda gözaltına alınan şüphelilerin adreslerinde yapılan aramalarda 1 ruhsatsız tabanca, 8 fişek, 2 pompalı tüfek, çok sayıda senet ve ajanda ele geçirildi. Soruşturma sürecinde gözaltı sayısının 14’e yükseldiği, şüphelilerden birinin ise askerlik yaptığı Amasya’da yakalanarak Bursa’ya getirildiği öğrenildi. Emniyetteki işlemleri tamamlanan 14 şüpheli, geniş güvenlik önlemleri altında adliyeye sevk edildi.
Mersin Mersin’de 882 sporcu Kilikya Ultra Maratonunda buluşacak Mersin’de bu yıl 5’incisi düzenlenecek Uluslararası Kilikya Ultra Maratonu, 4 ülkeden ve Türkiye’nin farklı illerinden toplam 882 sporcuyu tarihi ve doğal parkurlarda buluşturacak. Sporcular, Kızkalesi ve Lamos Kanyonu güzergahında hem doğayla mücadele edecek hem de Tarihi Kilikya Yolunun eşsiz atmosferinde koşacak. Mersin Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığına bağlı Gençlik ve Spor Hizmetleri Şube Müdürlüğünün, Mersin Valiliği himayesinde ve ilgili kurumlarla koordineli olarak yürüttüğü ‘5. Uluslararası Kilikya Ultra Maratonu’, bu yıl da Mersin’de sporcuları ve sporseverleri bir araya getirmeye hazırlanıyor. Türkiye Atletizm Federasyonu takviminde yer alan ve uluslararası nitelik taşıyan organizasyon, farklı ülkelerden ve Türkiye’nin çeşitli illerinden toplam 882 sporcuyu 9 Mayıs Cumartesi günü Mersin’de buluşturacak. Tarih boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapan Kilikya coğrafyasında düzenlenecek maraton, sporculara hem doğayla mücadele hem de tarihin izlerini adım adım keşfetme fırsatı sunacak. Sporcular, hem doğa hem de tarihle iç içe bir deneyim yaşayacak Büyükşehir Belediyesi, önemli spor organizasyonlarıyla kentin spor turizmine katkı sunmayı ve Mersin’in zengin mirasını ulusal ve uluslararası alanda tanıtmayı sürdürüyor. Kilikya Ultra Maratonu, diğer yarışlardan farklı olarak katılımcıların fiziksel sınırlarını zorladığı, doğa ile iç içe bir deneyim yaşadığı, özel bir etkinlik olarak öne çıkıyor. Organizasyon, Mersin’in tarihi, kültürel ve doğal mirasını spor aracılığıyla tanıtmayı amaçlıyor. Maraton kapsamında 3 farklı parkurda yarış düzenlenecek. 10K kategorisi Kızkalesi Parkurunda start saat 09.00’da Kızkalesi Müze Beach’ten verilecek ve aynı noktada sona erecek. 33K kategorisi Lamos Parkurunda start 07.00’de Lamos Kanyonundan başlayacak ve Kızkalesi Müze Beach’te tamamlanacak. 53K kategorisinde start 06.30’da Lamos Kanyonundan verilecek ve bitiş Kızkalesi Müze Beach’te olacak. Parkurlar boyunca sporcular, Korikos, Cennet-Cehennem Obruğu, Kanlı Divane Ören Yeri, Sebaste Antik Kenti ve Hıdırlık Kale gibi önemli tarihi alanların yanı sıra, Tarihi Kilikya Yolunun etaplarından biri olan Lamos Kanyonundan geçerek eşsiz bir rota deneyimi yaşayacak. Tüm kategorilerin bitiş noktası ve ödül töreni, Kızkalesi Müze Beach’te gerçekleştirilecek. "Kilikya Ultra Maratonu, kaybedenin olmadığı bir organizasyon" Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığına bağlı Gençlik ve Spor Hizmetleri Şube Müdürü Bünyamin Gökayaz, 9 Mayıs Cumartesi günü 5.’si düzenlenecek ‘Kilikya Ultra Maratonu’nun, bu yıl da sporcuların doğanın ve tarihin içinde koşacağı bir organizasyon olacağını belirterek, "Türkiye Atletizm Federasyonu takviminde yer alan, valiliğimizin himayesinde ve valiliğe bağlı kurumlarla koordineli bir şekilde yürüttüğümüz, doğada, tarihi mirasların eşliğinde koşulan çok önemli bir organizasyon. Her adımında Mersin’i ve ülkemizi tanıtan, yerelden uluslararası evreye geçen büyük bir organizasyon. Kilikya Ultra Maratonu’nun, diğer yol şartlarından bir farkı var. Sporcular hem doğayla mücadele ediyor, hem de kendi sınırlarını zorlayarak mücadele ediyor. O yüzden aslında kaybedenin olmadığı, her bitiş çizgisini geçenin kazanmış olduğu bir organizasyon" dedi.