ÇEVRE - 21 Kasım 2025 Cuma 12:42

Tuz Gölü’nde sular çekildi, Pamukkale travertenlerini andırdı

A
A
A
Tuz Gölü’nde sular çekildi, Pamukkale travertenlerini andırdı

Tuz Gölü’nde suların çekilmesiyle ortaya çıkan ilginç tuz kütleleri, bölgeyi ziyaret edenlerin ve fotoğraf meraklılarının yeni ilgi odağı oldu. Özellikle Aksaray’ın Eskil ilçesi yakınlarında görülen bu doğal yapılar, sosyal medyada paylaşılmaya başladıkça göle gelen ziyaretçi sayısında da artış yaşanıyor.


Ankara, Konya ve Aksaray sınırlarında yer alan Tuz Gölü, yıl boyunca sunduğu eşsiz manzaralar ve doğal güzellikleriyle turistleri kendine çekiyor. Son dönemde su seviyesinin düşmesiyle yüzeyde beliren tuz kütleleri ise bölgenin doğal dokusuna farklı bir renk katıyor. Papatyayı ve mantarı andıran ilginç şekiller, fotoğrafçıların en çok ilgi gösterdiği noktalar arasında yer alıyor.



Doğanın kartpostal gibi güzelliği etkiliyor


Eskil yakınlarında oluşan tuz kütleleri, doğal bir süreç sonucunda ortaya çıkarken, gölün beyaz örtüsüyle birleşerek adeta kartpostallık görüntüler oluşturuyor. Yerli ve yabancı turistlerin yanı sıra profesyonel ve amatör fotoğrafçılar da bu eşsiz manzarayı görüntülemek için bölgeye akın ediyor.


Ankara’dan gelen Edip Doğanay, "14 yıllık evliyim, eşim Tuz Gölü’nü görmeyi çok istiyordu. Sosyal medyada Tuz Gölü’nden mantarı, papatyayı andıran oluşumların olduğunu gören oğlumun ısrarıyla Tuz Gölü’ne gelmeyi karar verdik. İyi ki gelmişim, çünkü çok farklı bir yapı var burada, mantar görünümlü oluşumlar Pamukkale’deki travertenlerine benziyor. Bu oluşumlarını herkesin gelip görmesini tavsiye ediyorum. Aynı zamanda Tuz Gölü’nün sağlık açısından da faydasını bildiğim için, her tarafımızı tuzladık, ayak sağlığına özellikle çok faydalı. Herkesin gelip görmesini tavsiye ederim" şeklinde konuştu.


Hafize Doğanay, "Tuz Gölü’nü çok merak ediyordum. Oğlum sosyal medyadan görüp ısrarla gelmek istedi, biz de onu kırmayıp geldik. Suların çekilmesiyle oluşan görüntüler gerçekten çok güzel çok beğendik. Suyun içine girdik, çıplak ayakla dolaştık farklı, güzel bir gün oldu" diye konuştu.


Doğanay çiftin oğulları Selim Doğanay ise "Ankara’dan geliyorum, 11 yaşındayım. Sosyal medyadan Tuz Gölü’ndeki mantar görünümlü tuzları gördüm, aileme ısrarcı oldum gelmemiz için. Beni kırmadılar getirdiler. Geldikten sonra mantar görünümlü oluşan tuzlu yapıları gördüm, ayağıma, elime, yüzüme her tarafıma tuz sürdüm. Doğa ile iç içe bir gün geçirdim" dedi



Tuz Gölü’nde sular çekildi, Pamukkale travertenlerini andırdı

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Sivas Yıllardır süren gelenek bozulmadı, Sivas’ın ‘Leylekli okulu’ misafirlerine kavuştu Sivas’ta ‘Leylekli okul’ olarak bilinen Şehit Erdal Çetin İlkokulu’nda öğrencilerin heyecanla beklediği leylekler, baharla birlikte yuvalarına döndü. Sivas’ta ‘Leylekli okul’ olarak anılan Şehit Erdal Çetin İlkokulu, bu yıl da baharın habercisi olan misafirlerini ağırlamaya başladı. Kardeşler Mahallesi’nde bulunan ve yaklaşık 42 yıldır leyleklere ev sahipliği yapan okulun çatısındaki yuvalar, havaların ısınmasıyla birlikte yeniden hareketlendi. Her yıl olduğu gibi bu yıl da leyleklerin gelişini sabırsızlıkla bekleyen öğrenciler, leyleklerin yuvalarında görülmesiyle büyük sevinç yaşadı. Öğrenciler, uzun süredir boş kalan yuvaların yeniden dolmasıyla birlikte özlemlerini giderdi. Maskot haline gelen leylekler, öğretmen ve öğrenciler tarafından da ilgiyle takip ediliyor. "Üzerimizde uçuyorlar" 3. sınıf öğrencisi Melih Sert, leyleklerin gelmesiyle çok mutlu olduklarını belirterek, "Leylekler geldiği için çok mutluyum. Bu sene biraz geç geldiler ve gelmeyeceklerini düşündüm. Daha sonra leylekleri yuvalarında görünce çok mutlu oldum. Her gün buradalar ve üzerimizde uçuyorlar. Leylekler ile tanışmak istiyorum" dedi. "Leylekleri çok seviyorum" Öğrenci Ceylin Coşkun ise "Leylekleri çok seviyorum. Üzerimizde sürekli uçuyorlar. Leylekleri görünce çok mutlu oluyorum" diye konuştu.
Muğla Muğla’nın özel sporcuları Ege’ye damga vurdu Manisa’da düzenlenen Özel Olimpiyatlar Türkiye Ege Bölge Oyunları’na katılan Muğlalı özel sporcular, Bocce branşında elde ettikleri derecelerle şehre gururla döndü. Şampiyonada bir altın ve iki bronz madalya kazanan sporcular, azimleriyle herkese örnek oldu. Muğla Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü bünyesinde yetişen özel sporcular, başarılarına bir yenisini daha ekledi. Manisa’nın Kula ilçesinde gerçekleştirilen Özel Olimpiyatlar Türkiye Ege Bölge Oyunları’nda Muğla’yı temsil eden kafile, Bocce sahasında sergiledikleri performansla büyük beğeni topladı. Organizasyon boyunca disiplin ve sportmenlik ruhunu elden bırakmayan Muğla ekibinde, Murat Karatepe tüm rakiplerini geride bırakarak kürsünün zirvesine çıktı. Birincilik elde eden Karatepe, altın madalyayı boynuna takarak bölge şampiyonu oldu. Şampiyonada mücadele eden diğer başarılı sporcular Miraç Koçar ve Serkan Özdemir ise zorlu karşılaşmaların ardından üçüncülük basamağında yer aldı. Bronz madalya kazanarak Muğla’nın başarısını perçinleyen sporcular, hem ailelerine hem de antrenörlerine büyük mutluluk yaşattı. Muğla Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, elde edilen başarının sadece bir madalya değil, aynı zamanda kararlılık ve azmin zaferi olduğu vurgulanarak "Özel sporcularımızın spora olan bağlılığı, Muğla’da yürüttüğümüz sportif faaliyetlerin ne kadar kapsayıcı olduğunun en güzel kanıtıdır. Sporcularımızın gelişimine katkı sunmaya ve onların başarı hikâyelerini desteklemeye devam edeceğiz" ifadeleri kullanıldı.
Kütahya KUTSO’da ’Yeşil Dönüşüm: Avrupa Birliği Politikaları ve Türkiye’de Uyum Süreci Eğitimi’ Kütahya Ticaret ve Sanayi Odası’nda (KUTSO) düzenlenen "Yeşil Dönüşüm: Avrupa Birliği Politikaları ve Türkiye’de Uyum Süreci Eğitimi", akademisyen Zeynep Hiçdurmaz’ın sunumuyla yoğun katılımla gerçekleştirildi. Eğitimde yeşil dönüşüm süreci kapsamlı şekilde ele alınırken; iklim-nötr, net sıfır emisyon ve karbonsuzlaşma gibi temel kavramlar katılımcılara aktarıldı. Üretimden tüketime kadar tüm süreçleri kapsayan karbon ayak izi yaklaşımının önemi vurgulanarak, işletmelerin çevresel etkilerini ölçme ve yönetme gerekliliğine dikkat çekildi. Programda, Avrupa Birliği’nin Yeşil Mutabakat çerçevesinde ortaya koyduğu politikalar da değerlendirildi. 2050 yılına kadar iklim-nötr kıta olma hedefi, 2030 emisyon azaltım planları ve "Fit for 55" paketi hakkında bilgiler paylaşılırken; Emisyon Ticaret Sistemi (ETS) ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM) gibi uygulamaların özellikle ihracatçı firmalar açısından maliyet ve rekabet unsuru oluşturduğu ifade edildi. Türkiye’deki yeşil dönüşüm sürecine ilişkin gelişmelerin de ele alındığı eğitimde, 2025 yılında yürürlüğe giren İklim Kanunu ile 2053 net sıfır emisyon hedefinin yasal zemine kavuştuğu belirtildi. Emisyon ticaret sistemine yönelik altyapı çalışmalarının başlatıldığı ve karbon piyasalarının oluşturulması için önemli adımlar atıldığı aktarıldı. 2026 itibarıyla CBAM uygulamasının fiilen başlayacak olmasıyla birlikte yeşil dönüşümün artık bir zorunluluk haline geldiği vurgulandı. Eğitimde ayrıca yeşil dönüşümün sanayi ve KOBİ’ler üzerindeki etkileri de değerlendirildi. Enerji verimliliği yatırımları, temiz üretim teknolojileri, yenilenebilir enerji kullanımı ve döngüsel ekonomi uygulamalarının işletmelere hem maliyet avantajı sağladığı hem de uluslararası pazarlarda rekabet gücünü artırdığı ifade edildi. Sürdürülebilirlik kriterlerine uyum sağlamayan firmaların ise finansmana erişimde zorluk yaşayabileceği ve raporlama yükümlülüklerinin artacağına dikkat çekildi. Program kapsamında işletmelerin karbon ayak izini azaltmaya yönelik yöntemler de paylaşıldı. Fosil yakıt kullanımının azaltılması, yenilenebilir enerjiye yönelim, üretim süreçlerinde dijitalleşme, enerji ve kaynak verimliliğinin artırılması ile karbon yakalama ve depolama teknolojileri gibi başlıklar ele alındı. Eğitimin önemli başlıklarından biri de finansman ve destek mekanizmaları oldu. Çeşitli kurumlar tarafından sağlanan destekler ile Avrupa Birliği fonları hakkında katılımcılara bilgi verildi. Katılımcıların sorularının yanıtlanmasının ardından eğitim sona erdi.