SAĞLIK - 30 Haziran 2025 Pazartesi 12:58

8 aylık bebeğin anne karnında ölümüyle ilgili Sağlık Bakanlığı’ndan müfettiş istendi

A
A
A
8 aylık bebeğin anne karnında ölümüyle ilgili Sağlık Bakanlığı’ndan müfettiş istendi

Amasya’da doğuma sayılı günler kala 8 aylık bebeğin anne karnında hayatını kaybetmesi üzerine Sağlık Bakanlığı’ndan müfettiş istendiği bildirildi.


Kucağına almayı hayal ettikleri bebeklerine kavuşamamanın üzüntüsünü yaşayan Betül Aykaç ve eşinin ’ihmal olduğu’ iddiasıyla şikayetçi olması sonrası Amasya Valiliği’nden yapılan açıklamada, olayın araştırılması için Sağlık Bakanlığı’nda müfettiş istendiği belirtildi.


Yapılan açıklamada, "Çeşitli basın yayın organlarında ‘Amasya’da 8 aylık bebeğini anne karnında ihmal sonucu kaybetti’ şeklinde haberler yapılmıştır. Konuyla ilgili olarak valiliğimizin talimatıyla Sağlık Bakanlığı’ndan müfettiş istenmiş ayrıca ailenin şikayeti üzerine de adli tahkikat başlatılmıştır. Konu tüm yönleriyle titizlikle incelenmekte olup evlatlarını kaybeden aileye başsağlığı diliyoruz" ifadelerine yer verildi.


İlk bebeğine hamile olan Betül Aykaç (26), hamileliği süresince bir hastanede Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. S.K.’ya düzenli olarak kontrollerini yaptırdı. Son kontrolünü 20 Haziran günü yaptırıp tansiyon değerlerinin yüksek çıktığını anlatan Betül Aykaç’a iddiaya göre, şeker yüklemesi için 4 gün sonraya randevu verildi. Bu arada özel bir hastaneye başvuran kadının yapılan muayenesinde bebeğin anne karnında hayatını kaybettiği belirlenmişti. Tekrar hastaneye dönen Betül A., bebeğini normal doğumla ölü olarak dünyaya getirmiş, eşi Fırat Aykaç da aynı gün polis merkezine giderek ’ihmali olduğunu’ öne sürdüğü doktor hakkında şikayetçi olmuştu.



8 aylık bebeğin anne karnında ölümüyle ilgili Sağlık Bakanlığı’ndan müfettiş istendi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Doç. Dr. Evigen’den hantavirüse karşı kritik uyarı Medical Point Gaziantep Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ömer Evirgen, son günlerde Dünya Sağlık Örgütünce (DSÖ) farklı ülkelerde vakaları bildirilen hantavirüse karşı vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. Arjantin’den hareket eden "MV Hondius" isimli gemide doğrulanan ve 3 kişinin ölümüne neden olan hantavirüs vakalarının ardından konu gündeme geldi. Medical Point Gaziantep Hastanesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Ömer Evirgen ise hantavirüs hakkında bilgi vererek, virüsün farelerin dışkı, idrar ve tükürüğü yoluyla insanlara bulaştığını söyledi. "İnsandan insana bulaşmıyor" Hastalığın ciddi sağlık sorunlarına ve ölüme yol açabileceğini belirten Evirgen, virüsün şu an için insandan insana bulaşmadığını ifade etti. Özellikle fare ve kemirgen temasının yoğun olduğu alanlarda hijyen kurallarına dikkat edilmesi gerektiğini vurgulayan Evirgen, vatandaşlara önemli uyarılarda bulundu. "Karadeniz Bölgesi’nde zaman zaman rastlanabiliyor" Hantavirüsün yeni ortaya çıkan bir virüs olmadığını ve Türkiye’de geçmiş yıllarda da özellikle Karadeniz Bölgesi’nde nadiren görüldüğünü belirten Doç. Dr. Ömer Evirgen, "Bu aralar hantavirüs enfeksiyonu sosyal medyada sıkça gündeme geliyor. Hantavirüs enfeksiyonu ülkemizde de geçmişte nadiren görülen bir hastalık. Özellikle Karadeniz Bölgesi’nde zaman zaman rastlanabiliyor. Virüs, farelerin idrarı, dışkısı ve tükürüğünün toprağa veya gıdalara bulaşmasıyla yayılabiliyor. Bu atıkların bulunduğu ortamda oluşan tozun solunması ya da kirli yüzeylere temas ettikten sonra elin ağız, burun veya göze götürülmesiyle insanlara bulaşabiliyor" dedi. "Şu an için hantavirüse yönelik kesin bir tedavi bulunmuyor" Hastalığın ilk belirtilerinin grip benzeri şikayetlerle başladığını ifade eden Evirgen, "Bu hastalık genellikle ateş, kas ve eklem ağrıları, halsizlik ve ishal gibi belirtilerle başlıyor. İlerleyen süreçte ise iki farklı ağır tablo ortaya çıkabiliyor. Bunlardan biri solunum yetmezliği, diğeri ise böbrek yetmezliği ve kanamayla seyreden formdur. Ciddi ve hayati risk taşıyan bir hastalıktır. Şu an için hantavirüse yönelik kesin bir tedavi bulunmuyor. Hastalara yoğun bakım şartlarında destek tedavisi uygulanıyor" ifadelerini kullandı. "COVID dönemindeki gibi bir kapanma süreci beklemiyoruz" Korunma yöntemlerine ilişkin de açıklamalarda bulunan Evirgen, COVİD gibi bir kapanma süreci beklemediklerini de söyleyerek, "Bu virüsten korunmak için özellikle kırsal alanlarda ve farelerin yaşam alanlarının bulunduğu ortamlarda dikkatli olunması gerekiyor. Tozlu ortamlarda maske kullanılmalı, eller yıkanmadan gıdalara temas edilmemeli ve yüz bölgesine dokunulmamalıdır. Bu virüs COVID-19 gibi değil. Yakın temas ve enfekte tozların solunmasıyla bulaşıyor. Şu an için insandan insana bulaştığına dair net bir bilgi bulunmuyor. Bu nedenle COVID dönemindeki gibi bir kapanma süreci beklemiyoruz" diye konuştu.