POLİTİKA - 27 Eylül 2025 Cumartesi 22:02

Bakan Uraloğlu: "Badal Tüneli’nin kıymetini uzun yol şoförlerimiz bilir"

A
A
A
Bakan Uraloğlu: "Badal Tüneli’nin kıymetini uzun yol şoförlerimiz bilir"

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Amasya’daki Badal Tüneli’nin ’sadece 21 saniye zaman kazandırdığı’ yönündeki iddiaların asılsız olduğunu belirterek, "Badal Tüneli’nin kıymetini o yolu yaz-kış, gece-gündüz kullanan bölgedeki sakinlerimiz, kamyon, tır ve otobüs kullanan uzun yol şoförlerimiz bilir" dedi.


Amasya’da hizmete giren Şehit Ahmet Özsoy Tüneli ve Aydınca Varyantı’nın açılışında 2002’ye kadar 80 yılda sadece 50 kilometre tünel inşa edilmişken AK Parti döneminde bu uzunluğu 15 kattan fazla arttırarak 825 kilometreye çıkardıklarını belirten Bakan Uraloğlu, "Ama birileri bu yatırımları, bu hizmetleri inatla görmek istemiyor ve maalesef bazı çevrelerin Amasya’da hayata geçirdiğimiz en önemli projelerden biri olan Badal Tüneli ile ilgili ortaya attığı asılsız iddialar görüyoruz. Badal Tüneli’nin ’sadece 21 saniye zaman kazandırdığı’ iddiasıyla bu değerli projeyi küçümsemeye çalışıyorlar. Hayatlarında taş üstüne taş koymayanlar bizleri boş iş yapmakla suçluyorlar. Karalamak ne kadar kolay değil mi? Ama Badal Tüneli’nin kıymetini o yolu yaz-kış, gece-gündüz kullanan bölgedeki sakinlerimiz, kamyon, tır ve otobüs kullanan uzun yol şoförlerimiz bilir" diye konuştu.


Tünelin yapıldığı alanda geçmişte heyelan riskinin de bulunduğuna işaret eden Uraloğlu, "Oradaki heyelan riskini ve altından akan suyu da bilmezler. Badal Tüneli, sürücülerin korkulu rüyası olan, kaza kara noktası olarak bilinen bir geçidi baypas etti. Özellikle kış aylarında kar ve buzlanmanın yol açtığı kazaları, yarma şevlerinden düşen taşların oluşturduğu tehlikeleri ortadan kaldırıyor. Ayrıca Amasya’ya ve bölgede yaşayan vatandaşlarımıza hizmet etmesinin yanında doğu-batı yönünde İran sınırından Bulgaristan sınırına kadar Anadolu’yu kat eden kuzey hattında bulunması bakımından ülkemizin bölgeler ve uluslararası taşımacılık hizmetlerine de önemli katkılar veriyor. Sadece bir yol kısaltması ve tasarruf gibi düşünürseniz çok eksik düşünürsünüz ki Badal Tüneli ile ayrıca zamandan 102 milyon lira, akaryakıttan 10,8 milyon lira olmak üzere yıllık 112,8 milyon lira tasarruf sağlıyoruz. karbon emisyonunu da 626 ton azaltıyoruz. Bu gerçekleri de buradan tekrar hatırlatmış ve anlamak istemeyenlere yeniden izah etmiş olalım" şeklinde konuştu.


Son 23 yılda Amasya’nın ulaşım ve haberleşme altyapısına 51 milyar 714 milyon lira yatırım gerçekleştirdiklerinin altını çizen Abdulkadir Uraloğlu, "Bölünmüş yol uzunluğunu 29 kilometreden 271 kilometreye, bitümlü sıcak kaplama yol uzunluğunu 28 kilometreden 301 kilometreye çıkardık. Hiç tüneli yoktu, 7,8 kilometre uzunluğunda 6 adet tünel inşa ettik. Amasya çevre yolu, Amasya-Turhal yolu, Amasya-Samsun yolu, Amasya-Ankara yolu ve Merzifon havalimanı yolu gibi önemli kara yolu projelerini tamamladık ve hizmete açtık. Şu anda da Çorum-Mecitözü-Amasya, Ladik-Taşova, Amasya-Göynücek yolları ve Amasya-Turhal arası ikmal işi gibi 6 projede çalışmalarımıza devam ediyoruz" ifadelerini kullandı.


Uraloğlu, Türksat çalışanı 15 Temmuz şehidi Ahmet Özsoy’un ailesinin de katıldığı törende Şehit Ahmet Özsoy Tüneli ve Aydınca Varyantı’nın açılışını yaptı. Daha sonra da Amasya Valisi Önder Bakan ile bindiği TOGG marka otomobilin direksiyonuna geçip tünelde sürüş yaptı.



Bakan Uraloğlu: "Badal Tüneli’nin kıymetini uzun yol şoförlerimiz bilir"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Sumud Filosu aktivisti Hüseyin Oral, İstanbul’a geldi İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, İstanbul Havalimanı’na geldi. Gazze’ye insani yardım ulaştırmak amacıyla yola çıkan Küresel Sumud Filosu 2026 Bahar Misyonu kapsamında 12 Nisan’da İspanya’nın Barselona kentinden hareket eden filo, farklı ülkelerden katılımlarla büyüyerek 39 ülkeden 345 katılımcıya ulaşmıştı. 29 Nisan gecesi Girit Adası açıklarında uluslararası sularda İsrail ordusunun müdahalesine maruz kalmış müdahale sonrası çok sayıda aktivistin alıkonulmuştu. İsrail güçlerince alıkonulduktan sonra Yunanistan’ın Girit Adası’na çıkarılan aktivistler, geçtiğimiz Cuma günü Türk Hava Yolları tarafından düzenlenen özel uçuşla İstanbul’a getirilmişti. İsrail’in abluka düzenleyerek aktivistleri alıkoyduğu Küresel Sumud Filosu’ndaki darp edilenler arasında bulunan Türk ve Alman vatandaşı Hüseyin Oral, Romanya’dan İstanbul Havalimanı VIP Terminali’ne geldi. Bükreş’ten THY’nin tarifeli uçağıyla Türkiye’ye gelen Oral, İstanbul Havalimanı VİP Terminali Girişi’nde aktivist arkadaşları ve çok sayıda vatandaş tarafından karşılandı. Hüseyin Oral, karşılama sonrası işlemleri için Adli Tıp Kurumu’na gitti. "Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar" İstanbul Havalimanı’nda konuşan Hüseyin Oral, "Thiago Avila ile aynı gemide bulunduk. Gerçekten büyük bir kahraman. Gemide tuvalet temizliğini kendisi üstlendi. Daha sonra onu götürdüler. İnternetler gelip gitti. Arkadaşlarım ‘Bir anormallik var. Hazırlıklı olalım’ dediler. Uzaklardan çeşitli gemiler görmeye başladık. ‘Bu gemiler hayra alamet değil’ dediler. Gemiler yaklaştı ve arkadaşım ‘Herkes diz çöksün bunlar bize saldıracak’ dedi. Sonuç olarak öyle oldu. Silahları çıkardılar. Etrafımızı sardılar. Aldığımız eğitimde de zaten öyle bir durumda diz çökeceğiz. Elleri havaya kaldıracağız. Müdahale etmeyeceğiz şeklinde söylendi ve o şekilde uyguladık. Yoksa suçlu duruma düşeriz, dediler. Gemimize geldiler ve ellerimizi plastik kelepçe ile bağladılar. Kollarımda izleri duruyor. Bizleri önce ön tarafa gönderdiler. Daha sonra arkadan botlara bindirip daha önce hazırladıkları büyük bir hapishane gemisi yapmışlar. Onun içine doldurdular. Hayvan sürüsü gibi tekme tokatlarla bizi oralara götürdüler. İsrail’in ne kadar alçak olduğunu zaten biliyorduk ve orada yaşamış olduk. Orada da bizi 3 konteynere 180 kişiyi paylaştırdılar. En fazla 20 adam sığacakken 60 adam paylaştılar. Yerlerde ince bir sünger vardı. Ortası boş bir alan konteynerlere sığmayanlar gece sabaha kadar ileri geri donmamak için hareket ettiler. Çünkü hava soğuktu. Orada bize ekmek arası peynir yapmışlar. Peynirlerin kâğıtları da içinde duruyordu. O şekilde çuvallarla önümüze attılar. Ahıra hayvanlara yiyecek atar gibi. Sonunda Saif Abu Keshk kardeşimizi içimizden aldılar. Götürdüler. Başka bir odaya götürdüler. Ondan haber alamadık" dedi. "Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler, yumruk attılar" Gemide yaşadıklarını anlatan Hüseyin Oral, "2 gece 3 gün yolculuk yaptık. Üçüncü gün de bir adaya geldiğimizi anladık. ‘Çıkarılacaksınız’ dediler. Biz de ‘Saif ve Thiago kardeşimiz gelmezse biz çıkmayacağız’ diyerek protesto yaptık. Bu defa bizi zorla çıkarmaya çalıştılar. Bazıları tekme tokat çıkarıldı. Hanımefendi doktorlar vardı. Onları sürükleyerek dışarı çıkardılar. Gözümden görüyorsunuz. Adamlar iriydi ama suratlarında bir korku vardı. Benim kollarıma girdiler. Sürüklediler. Yumruk attılar. İçerideler görmesin diye dışarıda yaptılar. Gözüm patladı ve kanlar yerlere akmaya başladı. Ama Allah sizi inandırsın ki şu kadar açım yok. Ne o yumruğu yediğim an acı hissettim ne de sonra. Sonra bizi Yunanlara teslim ettiler. Onlar da bizi karaya çıkardı. Benim ufak bir çantam vardı. İçinde bin Euro’nun üzerinde param ve ehliyetim vardı. ‘Onu Yunanlara teslim ettik’ dediler. Yunan’lar da aldıklarını söylediler. Karaya varınca Yunan’lara çantamı sorduğumda almadıklarını söylediler. Yunanların da bir iş birliği olduğunu gördük. Otobüslere bindirdiler. Bizi ayırmaya çalıştılar. Otobüsleri durdurttuk. Zorla kapıları açtık ve yollara döküldük. Bizim gibi yaralıları hastaneye götürdüler. Diğerleri havalimanına gitti. Ben de iki gün orada kaldım. Bugün gelebildik. Devletimizin mükemmel bir çalışması oldu. Orada konsolosluktan arandım. Uçak biletleri, ihtiyacım soruldu. Bu, bizim gücümüze on kat güç kattı" ifadelerini kullandı.