EKONOMİ - 22 Kasım 2024 Cuma 10:58

‘Çiçekten para mı kazanacaksın’ diye güldüler, beş yılda Türkiye’nin en büyük safran üreticisi haline geldi

A
A
A

Amasya’da beş yıl önce köyündeki tarlasına safran bitkisi tohumları ektiğinde ‘çiçekten para mı kazanacaksın’ sözleriyle gülen köylülere aldırmadan çabalarını sürdüren girişimci, bugün Türkiye’nin en büyük safran üreticisi haline geldi.

Amasya Üniversitesi Pazarlama ve Reklamcılık Bölümünden mezun olduktan sonra uzun süre alanında iş bulamayınca köyüne dönen 35 yaşındaki Ramazan Boğa, safran üretimine merak sardı. Safran üretiminin nasıl yapıldığını merak eden evli ve 1 çocuk babası Boğa, internet üzerinden yaptığı araştırmada ‘en değerli baharat bitkisi’ olarak anılmasının yanı sıra, gıda, tekstil, parfüm ile ilaç sanayisinde kullanılan bu bitkiyi yetiştirmeye karar verdi. Ayvalıpınar köyünde deneme üretimlerine başlayıp yarım dekar alana safran soğanı eken çiftçi, ilk yılda 200 grama yakın ürün elde etti.

‘Çiçekten para mı kazanacaksın’ diye güldüler, beş yılda Türkiye’nin en büyük safran üreticisi haline geldi

Kendisini görüp gülen köylülerin ’çiçekten para mı kazanacaksın; arpa, buğday ek’ şeklindeki sözlerine aldırmadan beş yılda ekim sahasını 23 dekar alana çıkarmasının yanı sıra Amasya İl Tarım ve Orman Müdürlüğü’ne başvurup iyi tarım sertifikası almasının peşinden hızla çoğalan safran soğanlarını yurdun dört bir yanına pazarlayan Ramazan Boğa, bugün Türkiye’nin en büyük safran bitkisi üreticisi konumuna geldi.

‘Çiçekten para mı kazanacaksın’ diye güldüler, beş yılda Türkiye’nin en büyük safran üreticisi haline geldi

Nusret’e bile satıyor

Sulak olmayan arazide de yetişebilen safran bitkisinin üretim etabının çok zahmet gerektirmediğine değinen Boğa, “Çok talep gelince soğanının üretimini artırdık. Geri alım garantili sözleşmeli üretim de yapıyoruz. Büyük firmalara, otellere, restoranlara, ilaç firmalarına ürün veriyoruz. Sosyete kasabı olarak dünyada tanınan Nusret’e yıllık 4,5 kilo civarında satışımız var” diye konuştu.

Türkiye’den üretim 40 kilo, tüketim 4 ton

Türkiye genelindeki 170 dekarlık arazide üretilen safran miktarının 40 kilo civarında olup tüketimin ise 4 tonu bulduğuna işaret eden başarılı çiftçi, “Herkesin masasında nasıl tuz, biber varsa safranın da olmasını hedefliyorum. 1 kilo safran şu anda 225 ton şeker pancarına denk geliyor. 1 dekar safran 50 dekar arpaya, buğdaya denk geliyor. Çiftçilerimiz kıyaslamalarını artık kendileri yapsın” şeklinde konuştu.

‘Çiçekten para mı kazanacaksın’ diye güldüler, beş yılda Türkiye’nin en büyük safran üreticisi haline geldi

"1 kilodan 500 bin TL gibi para kazanıyorlar"

Amasya’nın Göynücek ilçesine bağlı Ayvalıpınar köyünde üretim yapan Ramazan Boğa’nın arazisinde incelemede bulunup kendisini kutlayan Amasya Valisi Önder Bakan da “1 kilodan yaklaşık 450 bin, 500 bin TL gibi para kazanıyorlar. Bu çok kıymetli bir ürün. Ramazan kardeşimiz üniversiteyi bitirdikten sonra bu işe başlamış. Demek ki, herhangi bir nokrada bir masa, kalem, kağıt beklemeye gerek yok. Birisinin size iş vermesini beklemeye gerek yok. İşi kendiniz de sağlayabiliyorsunuz” ifadelerini kullandı.

İncelemede, Göynücek Kaymakamı Mustafa Kartal, Amasya İl Tarım ve Orman Müdürü Gürol Çetin ile diğer yetkililer de yer aldı.

‘Çiçekten para mı kazanacaksın’ diye güldüler, beş yılda Türkiye’nin en büyük safran üreticisi haline geldi

Murat Çelik

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Bursa BUÜ sanat ile bilimi buluşturacak Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) ile Bize Proje Geliştirme A.Ş. arasında bilim, eğitim, kültür ve sanat alanlarını kapsayan bir işbirliği protokolü imzalandı. Rektörlük binasında gerçekleştirilen törene; Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu, Güzel Sanatlar Dekanı Prof. Dr. Ali Sait Liman, Dekan Yardımcıları Doç. Dr. İbrahim İ. Öztahtalı ve Dr. Öğr. Üyesi Pelin Elcik Yorgancıoğlu ile Bize Proje Geliştirme A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Demir ve Grup Direktörü Nazife Uslu Mumcu katıldı. Araştırma Üniversitesi kimliğiyle sanatta da zirve hedefi Törende konuşan BUÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İrfan Kırıştıoğlu, üniversitenin 50. yılını geride bırakmış köklü bir araştırma üniversitesi olarak Türkiye’nin en üst liginde yer aldığını vurguladı. Kırıştıoğlu, eğitim kalitesinin ancak ölçülebilir akreditasyonlarla tescillenebileceğini belirterek, sanayicilerin sanata yönelmesinin Bursa’nın sosyal yapısı için hayati önem taşıdığını ifade etti. Sanatın belediyeler veya siyasi yapılardan bağımsız, özgür bir alanda gelişmesi gerektiğini dile getiren Kırıştıoğlu, Bize Proje Geliştirme A.Ş. gibi vizyoner kurumların desteğinin Bursa’yı gerçek bir kültür şehri kimliğine kavuşturacağını ve Güzel Sanatlar Fakültesinin gelişimine büyük ivme katacağını belirtti. "Güzel sanatlar için yeni bir heyecan" Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ali Sait Liman, böylesine anlamlı bir projenin ortağı olmaktan duydukları memnuniyeti dile getirdi. Liman, üniversitenin sanatsal kapasitesini iş dünyasının vizyonuyla birleştirecek bu tür etkinliklerin, hem öğrenciler hem de Bursa halkı için büyük bir kazanım olacağını ifade ederek iş birliğinin hayırlı olmasını diledi. Katma değer üretecek bir işbirliği Bize Proje Geliştirme A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Erdoğan Demir, otomotivden teknolojiye, tarımdan müzeciliğe kadar geniş bir yelpazede faaliyet gösterdiklerini hatırlatarak, temel felsefelerinin "katma değersiz iş üretmemek" olduğunu söyledi. Geçmişte yaşadıkları bazı aksaklıklara rağmen sanat galerileri ve gösteri merkezleri kurma hedeflerinden vazgeçmediklerini belirten Demir, üniversite ile olan bu birlikteliği sadece bir sponsorluk ilişkisi olarak görmediklerini, bizzat eserin üretim sürecinde yer alarak sahiplenmek istediklerini kaydetti. Demir ayrıca, sanatsal projelerin yanı sıra Türkiye’de bir ilk olacak neodyum mıknatıs yatırımı ve uzay çalışmaları gibi teknik alanlarda da üniversitenin mühendislik birikimiyle istediklerini sözlerine ekledi.
Hatay Misafirliğe geldiği evin camından çıkarak kaybolan genç 13 gündür aranıyor Hatay’da penceredeki sinekliği parçalayıp camdan çıkarak ortadan kaybolan psikolojik rahatsızlığı olan genç, 13. gününde aranmaya devam ediliyor. Kardeşinin telefon kayıtlarının inceleneceğini ifade eden ağabey Tarık Çalışkan ve ailesi, gelecek umutlu haberi bekliyorlar. Van’dan çalışmak için Hatay’a gelen ve Antakya ilçesi Serinyol Mahallesi’nde yaşayan 27 yaşındaki Uğur Çalışkan’a 3 yıl önce bipolar bozukluğu tanısı konuldu. Rahatsızlığı nedeniyle ilaç kullanan Çalışkan, 13 gün önce sabah saatlerinde misafir olarak kaldığı dayısının evinde penceredeki sinekliği parçalayıp evden ayrıldı. Aile tarafından yapılan kayıp başvurusu sonrası Çalışkan’ı bulmak için AFAD liderliğinde arama çalışması başlatıldı. Ekiplerin sahadaki arama çalışmaları 13. gününde devam ederken, Çalışkan’ın terliği bulundu. Kardeşinin telefon kayıtlarının inceleneceğini ifade eden ağabey Tarık Çalışkan ve ailesi, gelecek umutlu haberi bekliyorlar. "Jandarma ekipleri arama çalışmalarında en son terliği ormanlık alanda, şehrin üst bölgesinde buldu" Kardeşine ait olduğu düşünülen terliğin ormanlık alanda bulunduğunu söyleyen ağabey Tarık Çalışkan, "Kardeşim 13 gündür kayıp ve şu ana kadar hiçbir ize rastlamadık. Aramalarda en son zaten elbisesi bulundu. AFAD ekiplerinin arama kurtarma çalışmaları devam ediyor. Jandarma ekipleri arama çalışmalarında en son terliği ormanlık alanda, şehrin üst bölgesinde buldu. En son jandarma ekipleri bizleri aradı ve ’Ormanlara girmeyin, şüpheli bölgelerde arama yapın’ dedi. Şehre inme ihtimaline karşı jandarma ekipleri kamera kayıtlarını inceliyor. Biz de çaresiz bir şekilde bekliyoruz. Babamla birlikte savcılığa gittik ve kardeşimin telefonundaki HTS kayıtları için başvuru yaptık, inceleniyor. Telefonda bazı şifreler var ve bu şifreler çözülmeyi bekliyor. Biz de gelecek umutlu haberi bekliyoruz" dedi. "Ailecek perişan durumdayız" Günlerdir kayıp olan yeğeninden gelecek umutlu haberi bekleyen amca Menduh Çalışkan, "Ben kayıp Uğur’un amcasıyım. Yeğenim için 13 gündür buradayız ve hala Uğur’dan haber alamadık. Bütün yetkililer aramaya devam ediyorlar. Herkesten ve devletten umut bekliyoruz. Ailecek perişan durumdayız. Uğur’dan gelecek umutlu haberi bekliyoruz" ifadelerini kullandı.