GÜNDEM - 10 Eylül 2019 Salı 16:01

CarrefourSA, Lezzet Arası restoranının 11’incisini Mersin’de açtı

A
A
A
CarrefourSA, Lezzet Arası restoranının 11’incisini Mersin’de açtı

CarrefourSA, Türkiye’de bir ilke imza atarak 2017 yılında hayata geçirdiği Lezzet Arası restoranının 11’incisini Mersinlilerin hizmetine sundu. Hipermarket içerisinde, insanların alışveriş yaparken, uygun fiyata karnını da doyurabileceği Lezzet Arası restoranı, Mersinlilerden yoğun ilgi görüyor.

Sabancı Holding ve Carrefour Grup iştiraki CarrefourSA, alışverişi keyifli hale getirmek ve marketlerini yaşam alanı olarak konumlandırmak amacıyla müşterileriyle buluşturduğu restoranı Lezzet Arası’nı Mersin’deki hipermarketinde de hizmete açtı.

  CarrefourSA Hipermarketler Satış Genel Müdür Yardımcısı Şenol Arpacı ve Şef Vedat Başaran, Palm City Alışveriş Merkezinde hizmet veren CarrefourSA hipermarket içerisinde açıldığı günden itibaren yoğun ilgi gören restoranın tanıtımını, düzenledikleri basın toplantısıyla yaptılar.

     CarrefourSA, Lezzet Arası restoranının 11’incisini Mersin’de açtı

  “Keyifli alışverişin adresi olmak istiyoruz”

  Satış Genel Müdür Yardımcısı Arpacı, toplantıda yaptığı konuşmada, Mersin’de hiper, süper ve mini olmak üzere toplam 21 marketle hizmet verdiklerini söyledi. CarrefourSA’nın perakende sektöründe her zaman öncü olduğunu ve olmaya da devam edeceğini vurgulayan Arpacı, Mersin’de ilk mağazalarını 1998’de açtıklarını belirterek, “Mersin’e bir vaat ve misyonla gelmiştik. Tek çatı altında uygun fiyat, çeşit, kaliteli ve güvenilir ürünleri sunmuştuk. Hala yenilikçi adımlarımızla hizmetlerimizi sunmaya devam ediyoruz. Lezzet Arası açılışıyla beraber bambaşka bir tüketici deneyimi yaşatmak için marketimizi de yeniledik. ‘Bambaşka’ mottosuyla yola çıktık ve Carrefour hipermarketler olarak, keyifli, hesaplı, dijital alışverişin adresi olmak istiyoruz” dedi.

  Keyifli alışverişe, başta Lezzet Arası olmak üzere taze gıda ve üretimini yüzde 100 kendilerinin yaptığı unlu mamulleri örnek gösteren Arpacı, “Bize has organik ürünlerimiz mevcut. Mersin’de ve başka bir yerde bulamayacağınız ürünleri burada bulabilirsiniz. Yenilediğimiz marketimizde yerli tohumdan üretilen yaş sebze-meyvelerin yer aldığı taze gıda reyonumuz var. Tazeliğe önem veriyoruz. Balık reyonumuz, keyifle alakalı iddialı olduğumuz başka bir reyon. Sezonda yaklaşık 80 çeşit balık sunabiliyoruz. Kasap reyonunda da iddialıyız. Tüketicilerimizin genelde bir mahalle kasabı vardır. Biz, yeni modelde o mahalle kasabı olmak istiyoruz. Uzman ekibimizle kaynağı belli ve yüzde 100 yerli besi etlerini satışa sunuyoruz. Ayrıca küçük ev aletlerinden elektroniğe, beyaz eşyadan tekstile ve kişisel bakım ürünlerine kadar geniş bir ürün yelpazesini Mersinlilerle buluşturuyoruz” diye konuştu.

  “Reyondan aldığınız balık ya da eti, ücretsiz pişirip masaya servis ediyoruz”

  Lezzet Arası restoranlarının doğuş öyküsünü anlatan Arpacı, alışverişi keyifli hale getirmek için ünlü Şef Vedat Başaran ile yola çıktıklarını ve tüketicilere, uygun fiyata, taze, kaliteli ve güvenilir yiyeceklerin yer aldığı bir restoran tasarladıklarını anlattı. İlk pilot restoranı da 2017’de İstanbul Marmara Forum içindeki mağazada açtıklarını kaydeden Arpacı, “Bunu yaparken de kültürel dokunuşlardan uzak olmamamız gerekiyordu. Dünyaca ünlü Türk mutfağımız var. Lezzet Arası’nı kurgularken hem yeni trend hem de gelenekleri göz ardı etmememiz gerekiyordu. Böylece projeye başladık. Lezzet Arası’nda geleneksel mutfağın yanı sıra yöresel mutfak ve yeni trend olan seçme özgürlüğü var. Müşterilerimiz, balık ya da kasap reyonundan aldıkları ürünü, ücret ödemeden uzman personelimiz tarafından pişirme hizmeti gerçekleştirilip masaya servis ediliyor. Normal bir restoranda 50-60 lira ödeyerek yediğiniz bir levrek ya da çupraya burada 8,5 TL ödüyorsunuz. 100 liranın üzerinde ödeme yaptığınız bonfileyi bizde 16 TL’ye yiyebiliyorsunuz. Kaliteyle beraber uygun fiyatı da sunuyoruz. Ayrıca, Mersin’deki Lezzet Arası restoranında her gün 20 çeşit sulu yemek bulabiliyorsunuz. Öte yandan her ay bir hafta yöresel lezzetleri de tattırmaya çalışıyoruz” ifadelerini kullandı.

     CarrefourSA, Lezzet Arası restoranının 11’incisini Mersin’de açtı

  “Türkiye’nin en ucuz lokantasıyız”

  Bugün itibariyle İzmir ile birlikte 12’inci restorana ulaştıkları bilgisini veren Arpacı, “Şunda iddialıyız; Türkiye’nin en ucuz, en hesaplı lokantasıyız; yanına kalite ve tazeliği de koyarak. Mersin’deki restoranımızda 16 kişi çalışıyor. Toplam 110 kişi kapasiteye sahip restoranda en çok 12.00-14.00 ile 19.00-21.00 saatleri arasında yoğun bir şekilde kullanılıyor. Biz, Lezzet Arası restoranlarında nezih bir ortamda, uygun fiyata, kaliteli ve güvenilir bir yeme-içme imkanı sunuyoruz. İster ızgara isterse sulu yemek olsun, ortalama 10-15 TL’ye karnınızı doyurabiliyorsunuz” şeklinde konuştu.

  Şef Vedat Başaran da Mersin’in, Türkiye’nin ve Akdeniz’in en önemli kentlerinden biri olduğuna işaret ederek, şunları söyledi:

“Çok yakında da gastronomik anlamda da Türkiye’nin en önemli bölgesi olacak gibi, çünkü bununla ilgili çalışmalar var. Ben de bu anlamda Mersin’e sık sık geliyorum. Mersin’de CarrefourSA ile beraber olmak benim için çok özel bir duygu. Ben neticede bir aşçıyım ama bütün hayalim, ülkemin mutfaklarının yaşatılması, tarihi mutfaklarının ortaya çıkarılması. Bu anlamda Çukurova çok büyük bir merkezi ifade ediyor.”

  Carrefour’un, yerinde üretim yapan Türkiye’nin en önemli grubu olduğunu iddia eden Başaran aynı zamanda, “Herkesin beklentisinin üzerinde bir çabayla hizmet veriyoruz. Lezzet Arası projesi, Carrefour ailesiyle kafa kafaya vererek oluşturduğumuz bir proje. Lezzet Arası’nda evinizde pişiremeyeceğiniz kadar taze, ulaşamayacağınız kadar sağlıklı, vakit ayıramayacağınız kadar kontrollü ve evinizde harcayacağınızdan daha az para harcayacağınız uygun bütçeli. Fiyatının uygun olması kimseyi aldatmasın. Lezzet Arası ile tüketiciler hem uygun fiyata taze, kaliteli ve mevsimine uygun ürünlerin yer aldığı çorbalardan salata çeşitlerine, farklı damak tatlarına hitap edecek sulu yemeklerden zeytinyağlılara, hamur işinden tatlılara kadar çeşidi bol yiyeceklere ulaşıyor hem de marketten taze taze seçtikleri et, tavuk, balık ürünlerini profesyonel aşçılarımıza hazırlatarak hemen yiyebiliyorlar. Lezzet Arası’nın toplumumuza kattığı çok büyük değerler var. Keşke belediyeler de böyle yerler yapsalar da halk bu imkanları yaşasa. Restoran, üç ayrı grup tarafından sürekli denetleniyor. Projenin İstanbul’dan sonra Mersin’e gelmesi çok güzel bir fırsat. Mersin halkı, layık olduğu şeylerin daha fazlasını burada bulacaktır” dedi.
 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kahramanmaraş Okul saldırganı failin ölmediği iddialarına yalanlama Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, kentteki bir ortaokulda meydana gelen silahlı saldırıya ilişkin sosyal medyada yayılan "failin ölmediği ve kaçırıldığı" yönündeki iddiaları yalanladı. Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı Medya İletişim Bürosu tarafından yapılan yazılı açıklamada, bazı sosyal medya platformları ve haber sitelerinde yer alan bilgilerin gerçeği yansıtmadığı belirtildi. Açıklamada, olay sonrası yapılan incelemelerde failin olay yerinde hayatını kaybettiğinin tespit edildiği ifade edildi. Açıklamada, olay yerindeki incelemeler sonucunda failin yaşamını yitirdiğinin belirlendiği, ardından cenazenin Kahramanmaraş Necip Fazıl Şehir Hastanesi morguna kaldırıldığı kaydedildi. Nöbetçi Cumhuriyet Savcısının katılımıyla yapılan otopsinin 15 Nisan saat 21.45’te başlayıp, 16 Nisan saat 00.30’da tamamlandığı, defin ruhsatının düzenlenmesiyle sürecin sona erdiği bildirildi. Failin ölmediğine yönelik iddiaların asılsız olduğu vurgulanan açıklamada, dosya taraflarının otopsi ve ölü muayene işlemlerine ait kayıtları inceleme yetkisine sahip olduğu belirtildi. Öte yandan, halk arasında korku ve panik oluşturabilecek nitelikte yanıltıcı bilgi yayan kişiler hakkında Türk Ceza Kanunu’nun 217/A maddesi kapsamında adli soruşturma başlatıldığı bildirildi. Başsavcılık, kamuoyunun yalnızca resmi kaynaklardan yapılan açıklamaları dikkate alması gerektiğini vurgulayarak, asılsız haber ve paylaşımlara itibar edilmemesi çağrısında bulundu.
Ankara Gülistan Doku’nun sevgilisinin çelişkilerle dolu ifadesi ortaya çıktı Gülistan Doku’nun sevgilisi Zeinal Abakarov’un çelişkilerle dolu ifadesi ortaya çıktı. Abakarov, HTS kayıtları ortaya çıkınca ifadesini değiştirdi. Gülistan Doku soruşturmasında düğüm 6 yıl sonra çözülürken, Doku’nun eski erkek arkadaşı Zeinal Abarakov da şüpheli olarak tutuklandı. Rus vatandaşı olan ve Türkçeyi çok iyi bilmediğini beyan eden Abarakov’un yeminli tercüman eşliğinde alınan ifadesi ortaya çıktı. 1996 doğumlu Abarakov, Asayiş Şube Müdürlüğü’nde alınan ifadesinde Alanya’da annesi ve üvey babası ile yaşadığını, sabit bir işi olmadığını belirtti. Abakarov, Gülistan Doku ile 2019 yılında Tunceli’de faaliyet gösteren Hanımeli isimli kafede birlikte çalıştıkları için tanıştıklarını ve sevgili olduklarını söyledi. Abakarov, Gülistan ile sevgili olduktan sonra Gülistan’ı kendi ailesi ile tanıştırdığını, Gülistan’ın ailesinden kimse ile tanışmadığını belirtti. Gülistan’ın kaybolduğunu basından öğrendiğini söyleyen Abakarov, kendisinin Gülistan Doku’nun kaybolmasına dair bir bilgisi olmadığını savundu. HTS kayıtları 2022’deki ifadelerin yalan olduğunu ortaya koydu Abakarov’a 17 Mart 2022 tarihinde verdiği ifadede "4 Ocak 2020 günü Gülistan’ın kendisini aramadığı ve kendisinin de onu aramadığı yönünde vermiş olduğu beyanının HTS kayıtlarından yalan olduğunun ortaya çıktığı" soruldu. Bunun üzerine Abakarov, "17 Mart 2022 tarihindeki ifademde konuyu tam hatırlamadığımdan bu şekilde bir cevap verdim. Gülistan 4 Ocak 2020 tarihinde bana ulaşmaya çalışmıştı, akabinde ben de kendisine dönüş yaptım. Bu konuda beni yalan söylemeye iten bir sebep yoktur" dedi. "Telefonum sessizdeydi" Savcılık, soruşturmada en son görüşme kaydı bulunan 22 Aralık 2019 tarihinden sonra 4 Ocak’a kadar Gülistan Doku ve Abakarov arasında görüşme olmadığını, 4 Ocak 2020 günü akşamında saat 20.00 ve 23.09 saatleri arasında Gülistan tarafından Abakarov’a gelen çok sayıda cevapsız çağrı olduğunu belirledi. Aynı akşam saat 20.08’de Gülistan tarafından Abakarov’a atılan mesaj ve akabinde Abakarov’un annesi tarafından saat 20.24’te Gülistan’ın 183 saniye arandığı, Abakarov’un da aynı gün saat 23.14’te Gülistan’ı 148 saniye aradığı tespit edildi. Görüldüğü son gecedeki ısrarla aramalara rağmen Gülistan’a neden cevap vermediği sorulan Abakarov, "Telefonum sessizdeydi. Cevapsız çağrıları ondan dolayı görmedim" cevabını verdi. Cevapsız çağrıları fark etmediğini belirten Abakarov, annesinin uyarısıyla Gülistan’ı geri aradığını söyledi. "Hatırlamıyorum" Abakarov, "Görüşme içeriklerini tam olarak hatırlamamakla beraber benim evime geldiği ve benimle görüşmek istediği yönündeydi" dedi. İki hafta boyunca hiç görüşmemelerine rağmen 4 Ocak 2020 akşamı dosyada şüpheli olan birtakım kişiler kafeye girdikten 10-15 dakika sonra Gülistan’ın can havli ile o gün yeni işe başladığı kafeden izin alarak çıkıp alelacele Abakarov’un ikametine gelip kendisinden ve polis olan üvey babası Engin Yücer’den yardım istediği yönünde deliller mevcut olduğu ifade edilince Abakarov, "Bununla ilgili Gülistan Doku bana bir şey anlatmadı" dedi. "Hal hatır sorduk, başka konuşmadık" Gülistan Doku’nun 4 Ocak 2020 tarihi akşam saatlerinde Abakarov’un ailesiyle birlikte yaşadığı Tunceli merkez Atatürk Mahallesi’nde bulunan eve gittiği de tespit edildi. Abakarov, bu görüşmeyi anlatırken çelişkili ifadelerde bulundu. Abakarov şunları söyledi: "Gülistan Doku 4 Ocak 2020 günü akşamı ikametimize geldiğinde ben evde değildim. Ben eve girdiğimde annem ve Gülistan mutfakta oturuyorlardı. Ben de onların yanına gittim, oturdum. Onların yanına gitmeden önce sadece üzerimdeki montu çıkararak yanlarına oturdum. Bu sırada Engin Yücer salonda TV izliyordu. Gülistan ile günlük şeyler konuştuk, hal hatır sorduk, başka bir şey konuşmadık. Yanımızda annem olduğu için özel konular ile ilgili herhangi bir şey konuşmadık. Ne kadar oturduğumuzu tam hatırlamamakla birlikte 15-20 dakika annem yanımızdan ayrıldı. Annem yanımızdan ayrıldıktan sonra Gülistan ile ilişkimiz konusunda konuştuk. Bu konuşmanın süresini tam olarak hatırlamıyorum. Gülistan’ın evimizden ayrılma saati, yurt kapanma saati 23.00 olduğu için net olmamakla beraber yurdun kapanmasına yaklaşık 20-30 dakika öncesinde ayrıldı." Önce "Babam kızı arabayla bırak" dedi, sonra "Babam arkasından gittiğim için bana kızdı" dedi Gülistan’ın evlerinden tek başına ayrıldığını söyleyen Abakarov, "Gülistan evden çıktıktan hemen sonra Engin Yücer bana ‘Kız bu saatte yağmurlu havada yalnız gitmesin, sen arabayla bırak’ diyerek aracın anahtarını verdi. Ben de hemen Gülistan’ın arkasından çıktım" dedi. Gülistan’ın yurda giderken her zaman kullandığından farklı bir yola yöneldiğini ifade eden Abakarov, kendisinin araca binmesini teklif ettiği halde Gülistan’ın bu teklifi reddettiğini belirtti. Abakarov şöyle devam etti: "Gülistan yaya olarak gitti. Ben de arabanın içinden yavaş yavaş ilerleyerek takip ettim. Sonra yine yanına yanaştım, araçtan indim ve kendisine yurda geç kalacaksın diyerek ısrarla bırakmak istediğimi tekrar ettim. Ancak Gülistan yine reddetti. Bu ısrarlarım esnasında polisler geldi. Bize hitaben bir problem olup olmadığını sordu. Ben de polislere ’Bir problem yok’ dedim, kız arkadaşımın yurda gitmesini istediğimi belirttim. Polisler bizlerin kimliklerini aldılar ve kontrol ettiler. Akabinde polisler de Gülistan’a ’İstediğin bir yer varsa biz bırakalım’ teklifinde bulundular. Ancak Gülistan polislerin teklifini de kabul etmedi ve yaya olarak ana yola doğru ilerledi. Polisler beni bırakmadılar. Çünkü aracım yavaş yavaş hareket ettiği esnada çamura batmıştı. Polisler de babam Engin’i tanıdıkları için babamı aradılar ve bulunduğumuz yere çağırdılar. Polisler babamı arar aramaz babam arabamızın yanına geldi. Hatta babam, polislerin yanında araç çamura battığı ve kız istemiyorsa ısrarla arkasından gittiğim için bana bayağı kızdı. Birkaç dakika sonra polisler ile birlikte aracı battığı yerden çıkartarak babam ile beraber ikametimize döndük. Bu durumdan dolayı eve geldikten sonra da babam bana kızdı, bu duruma karşı çıkan anneme de kızdı." "6 yıllık çamur çelişkisi" Abarakov, 06.01.2020 tarihli ifadesinde ise hiç aracın çamura saplandığından bahsetmedi. Savcılık, 5 Ocak 2020’yi 6 Ocak 2020 gününe bağlayan gece saatlerinde Abarakov ve üvey babanın emniyete ifadeye gittiğinde kamera kayıtlarında aracın herhangi bir yerinde çamur izi olmadığını da tespit etti. Abakarov’a bu çelişki hatırlatılarak, bu aracı ne zaman ve nerede temizlediği soruldu. Abakarov, "Araç çamura battığı ve polisler geldiği için arkasından takip edemedim. Bu yaşananlardan dolayı üvey babam zaten bana kızgındı, ondan dolayı gittiği istikamete devam edemedim. Tabii ki Gülistan’ın nereye gittiğini merak ettim ve Gülistan’a WhatsApp üzerinden ‘Yurda git ya da Küba’nın yanına git’ mesaj attım. O gün başka, üvey babama ait araçla hiçbir yere gitmedik, direkt ikametimize döndük. Eve saat kaçta döndüğümüzü hatırlamıyorum. Gülistan Doku’yu araçla yavaş yavaş takip ettiğim esnada araç gidiş istikametine göre yolun sol tarafına doğru hafif kayarak çamura saplandı. Aracın çamura saplandığında çıkartmaya çalışırken aracın ön tekerleri ile benim ayakkabılarım ve pantolonumun alt tarafları çamur oldu. Aracın başka bir yerinde hasar ya da çamur yoktu. 6 Ocak 2020 tarihinde alınan ifademde, ifade esnasında tercüman olmadığı ve benim de Türkçem iyi olmadığı için bu hususu atlamış olabilirim. Aracın kamera görüntülerinde çamurlu olmadığı hususunu bilmiyorum, belki üvey babam yıkatmıştır, ben işteydim. Aracın herhangi bir yerinde hasar ya da kırık olup olmadığını hatırlamıyorum" dedi. Her zamankinden çok farklıydı Abakarov, 4 Ocak 2020 tarihinde Gülistan Doku’nun evlerinden çıktıktan sonra Engin Yücer’e ait 19 AU 212 plakalı araca binmediğini anlatarak, "O gün Gülistan Doku her zamanki halinden çok farklıydı, bu durumu şimdi şimdi anlıyorum" dedi. Soruşturmada Zeinal Abakarov’un yanısıra eski polis olan üvey babası Engin Yücer ve annesi Cemile Yücer de "suç delillerini yok etmek, gizleme ve değiştirmek" suçlarından Alanya’da tutuklanarak cezaevine gönderildi.
Muğla MTK Koleji’nde ‘Birlik, Dayanışma ve Güvenlik’ vurgusu MTK Koleji’nde, okul saldırısında öğrencilerini korumak için kendisini siper eden ve hayatını kaybeden öğretmen Ayla Kara ve yaşamını yitiren öğrenciler anısına anlamlı bir tören düzenlendi. Törende duygu dolu anlar yaşanırken, birlik ve beraberlik mesajları öne çıktı. Program, saygı duruşu ve İstiklâl Marşı ile başladı. Öğrenciler, öğretmenler ve idareciler ellerinde Türk bayraklarıyla törene katılarak milli birlik, beraberlik ve kardeşlik duygusunu hep birlikte yaşattı. Hep bir ağızdan okunan İstiklâl Marşı, vatan sevgisi ve ortak değerlerin gücünü bir kez daha hissettirdi. Anma etkinliğinde, Ayla Kara’nın öğrencileri için gösterdiği fedakârlık ve cesaret vurgulanırken, öğretmenlik mesleğinin taşıdığı hayati sorumluluğa dikkat çekildi. Tören kapsamında ayrıca öğretmenlere yönelik bir teşekkür etkinliği de gerçekleştirildi. Yönetim ve idare kurulu tarafından, öğrenciler adına öğretmenlere çiçek takdim edilerek emekleri, özverileri ve fedakârlıkları için teşekkür edildi. Yapılan konuşmalarda, öğretmenlerin kendilerini her zaman güvende hissetmelerinin gerekliliği vurgulandı. Etkinlikte özellikle okullarda öğrenci ve öğretmenlerin can güvenliğinin sağlanmasına yönelik hassasiyetin altı çizildi. Eğitim ortamlarının güvenliğinin, sağlıklı bir gelecek inşa etmenin temel unsurlarından biri olduğu ifade edildi. MTK Koleji’nin milli ve manevi değerlere bağlı, ülkesine ve geleceğine sahip çıkan bireyler yetiştirme hedefi doğrultusunda çalışmalarını kararlılıkla sürdürdüğü belirtilirken, anma töreni birlik ve beraberlik mesajlarıyla sona erdi.