POLİTİKA - 17 Nisan 2012 Salı 20:26

İÇİŞLERİ BAKANI ŞAHİN HAKKINDAKİ GENSORU ÖNERGESİNİN GÖRÜŞMELERİ

A
A
A
İÇİŞLERİ BAKANI ŞAHİN HAKKINDAKİ GENSORU ÖNERGESİNİN GÖRÜŞMELERİ

İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin, KCK ve terör örgütü PKK yapılanmalarında İslam inancı olmadığını belirterek, "Bu yapının tek özü, önce Müslüman olmamak, iki, hiçbir dine mensup olmamaktır; dinsizlik yapısıdır" dedi. Bu sözler, BDP`li vekillerin tepkisine neden oldu.
TBMM Genel Kurulu`nda, İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin`in Nevruz kutlamaları ile ilgili yayınladığı genelge ve çıkan olaylara yönelik müdahalelerle ilgili BDP`nin gensoru önergesi görüşüldü. Bakan Şahin, hükümet adına yaptığı konuşmada, Nevruz`u kendi halinde, toprağına, vatanına, hukukuna saygılı ve vatandaş hakkı, hukuku çerçevesinde kutlayan herkese saygı ve sevgileri olduğunu belirterek, "Ama bir Nevruz ki; bir şeylerin bahanesi yapılmasak isteniyorsa, o günlerde sokaklar işgal edilmek, kaldırımlar
sökülmek, otobüs durakları işgal edilmek, trenler yakılmak, ağaçlar yakılmak, insanlar dövülmek ve bu memlekette şehirlerin huzuru kaçırmak, güvenliğini alt üst etmek ve birşeyler adına, bölücü bir örgüt adına `biz buralardayız` mesajı verilmek isteniyorsa, onun adı kusura bakılmasın Nevruz değil, Nevruz adına yapılan bir başkaldırı, fırsatçılık, bölücü faaliyetten başka bir şey değildir" diye konuştu.
"KCK`YI DİNLEDİОİMİZ İÇİN BU TEDBİRLERİ ALDIK"
"Nevruz yapılmadan nereden biliyordunuz da bu Nevruz`a düzen getirdiniz" sorusunun akla gelebileceğini belirten Bakan Şahin, şöyle devam etti:
"Biz bu konuyu örgütün, yani BDP`nin sözcülüğünü yaptığı, bir parçası olduğu KCK, yani Türkçe anlaşılır şekliyle `Kürtleri Cebren Köleleştirme` örgütünün aldığı tavsiye kararları, verdiği talimatları dinleyerek öğrendik. Açık söylüyorum, dinleyerek öğrendik. Ondan dolayı da bu tedbiri almak durumundaydık. Tedbir aldık, gene BDP ve uzantıları durmadılar. Yine masum insanları bir şekilde kandırarak, korkutarak, teşvik ederek kanunsuz bir şekilde 18 Mart`tan itibaren sokaklara dökmeye, meydanlara indirmeye
gayret ettiler. Başardılar mı? Hedefleri itibariyle başaramadılar. Burada Sayın Sakık gibi 10 bine, milyon derseniz başardılar. Rakamları çarpıtarak konuşmanın örneğinde olduğu gibi başarıldı. Ama bizim aldığımız istihbarata göre başarılamadı."
FOTOОRAFLARLA NEVRUZ
Bakan Şahin, konuşması sırasında izinsiz Nevruz kutlamalarında çıkan olaylara ilişkin fotoğrafları gösterdi. 18 Mart Pazar günü İstanbul`da ve Diyarbakır`da otobüslerin yakıldığını belirten ve yanmış otobüslerin fotoğraflarını gösteren Şahin, "Kimin bu otobüsler; halkın. Kim biniyor bu otobüslere? BDP milletvekillerimizin pek bindiğini görmedim. Halk biniyor halk" diye konuştu. O gün Diyarbakır`da haberleşme cihazlarının araç ve donanımlarının da yakıldığına ilişkin fotoğrafları gösteren Şahin, "Masum
Nevruz kutlamaları. Herhalde bunun üzerinden atlamak üzere yakıldı" dedi.
Diyarbakır`da arabaların yakıldığını, esnafların dükkanlarının yerle bir edildiğini, İstanbul`da ağaçların yakıldığını belirten Şahin, "Ne zihniyettir bu? Nasıl bir anlayıştır bu" diye sordu.
O gün polis araçlarının da yakıldığını belirten ve fotoğraflar gösteren Bakan Şahin, "Eğer istihbaratın gereğini yapmasaydık bu gösterdiğimiz resimlerin yüzlercesi binlercesi Türkiye`de yaşadığımız acı gerçek olarak karşımıza çıkacaktı" dedi.
BDP`Lİ İKİ MİLLETVEKİLİNİN KONUŞMASI
Gösterdiği bir fotoğrafta elinde molotof kokteyli olan birileri ile BDP`li bir kadın milletvekilinin de bulunduğunu belirten Şahin, şunları söyledi:
"Meydan meydan BDP, bu kanunsuz gösterileri teşvik eden konumda oldu. İsteyerek mi oldular? Hayır istemeden oldular. Çünkü biz Nevruz`la ilgili genelgeyi yayınladıktan sonra aralarında geçen bir diyalog, isim vermeyeceğim, iki milletvekili `Ya iyi ki yayınladı şu genelgeyi bu bakan. Meydan meydan, şehir şehir harap olacaktık. Bir günde bu işi halledeceğiz. Ne güzel oldu` diye konuşanlar da onlar. İstemeden gidiyorlar, çünkü mecburlar, özgür değiller, bir yerlere bağlılar. O yer neresi? Sayın
Başbakanımızın da dediği gibi `efendileri var ve o efendilerine bellerinden iple bağlılar`. Çekerler dururlar, koy verirler gezerler. Emir alırlar yapar, emir alır dururlar. Nitekim bu gensoruyu da bir önceki gibi Sayın kaplan ve Sayın Buldan verdiler, sonra ne olduysa vazgeçtiler, sonra emir geldi tekrar verdiler."
Bakan Şahin, BDP`ye ülkeye yaptıkları işler dolayısıyla teşekkür etmeyeceğini belirterek, "Bir istisna var. Şu gensorular var ya, bu gensorular için geçen sefer teşekkür etmemiştim. Bu kez iki kez teşekkür ediyorum. Çünkü bana BDP ve onun arka planını anlatma fırsatını verdikleri için. Çok çok teşekkürler" dedi.
"DİNSİZLİK" TARTIŞMASI
BDP`nin, KCK`nın ana sözleşmesine göre belediyeleri ve bütün paralelindeki sivil toplum örgütleriyle bir bütün olduğunu savunan, hiyerarşik yapıda BDP`nin üstte değil, ortalarda olduğunu söyleyen Bakan Şahin, KCK yapılanmasının özünü anlatmak istediğini belirtti ve Mardin Nusaybin`de BDP tarafından 2008`de yaptırılan Kültür Merkezi`nin duvarlarındaki fotoğrafları gösterdi. Bu duvarlarda Zerdüştlük ve Yezidilik inancına ait semboller bulunduğunu belirten Şahin, şunları kaydetti:
"Bu yapı, PKK terör örgütü, öncelikle mens tiler. Başardılar mı? Heduplarını İslam dininden uzaklaştırmaya çalışmasına yönelik bir yapıdır. Bu yapı, PKK`nın kandırarak, kaçırarak dağa götürdüğü, sınır ötesine götürdüğü, eğittiği insanlara yaşattığı hayatın bir resmidir, bir şeklidir. Bu yapıda İslam inancı yoktur. Bu yapının tek özü; önce Müslüman olmamak, iki, hiçbir dine mensup olmamaktır; dinsizlik yapısıdır."
BDP`li milletvekillerinin tepkisi üzerine Bakan Şahin, bir başka fotoğrafı göstererek, "Bu resme bakarsanız görürsünüz. Burada boğazlanan yayladaki bir koyun değil, örgütün avlayarak kestiği ve mensuplarına yedirdiği domuzdur. Bu yapı, inancı yok eden ve benim Kürt kardeşimin inancını, ahlakını, namusunu rencide eden yapıdır. Bu yapıda sahte namaz vardır, dalga geçerek saf tutma vardır, oruç tutmadan açılan iftarlar vardır, sahte imamlar vardır, sahte paraların cebinde olduğu imamlar vardır. Bu yapıda
Zerdüşt dedelerinin torunları olarak hitap eden birileri vardır. Bu yapının özünde Kürtlerin peygamberi, haşa başkan Apo vardır. Bu yapı budur. Bu yapının uzantısından bu memlekete hiçbir hayır gelmemiştir. Benim Kürt kardeşim 30 yıl boyunca bu yapıdan çok çekmiştir. O 30 yılda tarım ve hayvancılık dibe vurmuştur, sınır ticareti yapılamamıştır, girişimciler yatırım yapmamıştır, kepenkler sürekli kapatılmıştır, bu yapı sayesinde. `Kapalı kepenklerin hesabını soracağız` dediğimizde rahatsız olmuşlardır bu yapı
sayesinde. Kaybedilen canlar, akan kan, gözyaşı siz olmasanız, ardınızdaki kanlı örgüt olmasaydı, o bölgedeki benim Kürt kardeşim cebinde daha çok para, tarlasında daha çok ürün, yaylasında daha çok hayvan ve şehrinde daha çok fabrika olacaktı. Bunun hesabını vermek durumundasınız. 30 senede yakmaktan yıkmaktan, can almaktan, kan dökmekten başka ne yaptınız? Hala vuruyorsunuz. O milletin sıraları. Ama sizin gücünüz yetmediği gibi ellerinizle o sıraları asla kıramazsınız" diye konuştu.
"KİMSE KÜRTLERE DİNİ ÖОRETEMEZ"
Şahin`in konuşması, uzun süre BDP`li milletvekilleri tarafından sıralara vurularak protesto edildi. BDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, Bakan Şahin`in kendi ağzıyla iki milletvekilinin telefonlarının dinlendiğini itiraf ettiğini savundu. BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan da, "Yüreğin varsa açıkla, hangi kararla dinlediniz" diye bağırdı.
Şahin`e cevap vermek için kürsüye gelen Mardin Milletvekili Ahmet Türk, Bakan Şahin`in cuma namazlarını gündeme getirerek halkın inançlarına hakaret ettiğini ileri sürdü. Türk, "Yıllardan beri bu parlamentodayım, bugüne kadar seviyesiz, halkıyla alay eden, inançlarını rencide eden böyle bir anlayışa, böyle bir konuşmaya şahit olmadım. Sayın Bakanın halkımdan özür dilemesi gerekiyor. O Cuma namazlarında her ilçede her ilde 5 bin 10 bin insan cuma namazlarını kılıyordu, inanarak bunu yapıyordu. Kimse
Kürtlere dini öğretemez. Sayın Bakanla dini bir tartışma yapalım, bir Fatiha okumasını biliyor mu" ifadelerini kullandı.
BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan da, kürsüden yaptığı konuşmada, adalet ve güvenlik hizmetlerinin Bakan Şahin`e emanet edilemeyeceğini savunarak, "Taklacı, oynacı, zurnacı ve ne dediği belli olmayan bir bakan, Kutlu Doğum Haftası`nda milyonlarca Kürt halkının inanns tiler. Başardılar mı? Hedçlarına hakaret etti. Kutlu Doğum Haftası`nda insan kardeşliği güçlendirir, ayrımcılık yapmaz. Dilinden, kimliğinden, inancından dolayı Kürt halkı ile dalga geçecek cibilliyeti, cüreti kendinde gören bir bakan,
ustalık kabinenizin en rezalet, en rezil duruşunu gösteriyor" dedi.
Bu sözler üzerine Meral Akşener, Kaplan`a temiz bir dil kullanması uyarısında bulundu. Kaplan, Bakan Şahin`in milletvekillerini gizlice dinlediğini itiraf ettiğini öne sürerek, "Bu bir suçtur. Böyle bir itirafta bulunan bir bakan normal demokrasilerde bir saniye bakanlık koltuğunda kalamaz" dedi.
"DİNLEDİОİNİZ MİLLETVEKİLLERİNİ AÇIKLAMAZSANIZ ALÇAKSINIZ"
BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık ise, "Bütün inançlar kutsaldır, biz öyle bakıyoruz. Ama senin haddine değil Kürtlerin inancına dil uzatmak. Sana soruyorum sen Müslüman mısın? Sen burada hangi milletvekillerinin telefonunu dinlemişseniz ve burada açıklamıyorsanız namertsiniz ve alçaksınız. Bu ülkeyi seviyor musunuz? Bayrağı seviyor musunuz? Tayyip Erdoğan`ı seviyor musunuz? Seviyorsan o zaman kalk bir takla at, bir göbek at senden kurtulalım. Sen zaten taklacı bir bakansın. Sen bu ülkenin baş belasısın,
bu ülkeye layık değilsin" diye konuştu.
ELİTAŞ: "KÜRT HALKININ DEОİL, TERÖR ÖRGÜTÜNÜN İNANCIYLA İLGİLİ"
Tartışmalar üzerine söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş ise, "Sayın Bakanın açıkladığı belgelerden rahatsız olunca, şu anda bana yaptıkları gibi konuşulan doğruları hazmedemediklerinden konuşmacıyı engellemek istediler. En az 10 dakika sıraları yumrukladınız. Hazımla dinleyeceksiniz. Bu kürsü, bir ülkenin bakanına, milletvekiline, hiçbir insanına hakaret hakkını vermez. Kürt halkının inancıyla ilgili değil, bu ülkenin lanetlediği terör örgütün inancıyla ilgilidir bütün söyledikleri. Burada
Kürt halkının temsilcisi siz değilsiniz. Bu ülkede yaşayan 75 milyon insanın hak ve hukukunu korumak iktidarın görevidir. `Ben Kürt halkının temsilcisiyim` diye burada konuşma hakkını kimse size vermiyor" dedi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Gaziantep Gaziantep Büyükşehir’den köy yollarında yoğun karla mücadele Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, kent merkezi ve ana arterlerin yanı sıra kırsal mahalle yollarında da karla mücadele çalışmalarını etkin ve planlı bir şekilde sürdürüyor, ulaşımın kesintisiz ve güvenli şekilde sağlanmasını hedefliyor. Kent genelinde etkili olan kar yağışının ardından gerekli tüm tedbirleri alarak süreci sorunsuz yöneten Gaziantep Büyükşehir Belediyesi, ekiplerini tam kadro sahaya sevk etti. Kar yağışının etkisini devam ettirdiği bölgeler başta olmak üzere ulaşımda olumsuzluk yaşanmaması amacıyla şehir merkeziyle birlikte köy yollarında da eş zamanlı çalışmalar yürütülüyor. Toplam 3 bin 500 kilometrelik kırsal yol ağında ulaşımın sürekliliğini sağlamak için, özellikle yüksek rakımlı bölgelerde ekipler önceden oluşturulan müdahale planları doğrultusunda görev yapıyor. Çalışmalar kapsamında greyder, dozer, kar küreme, tuzlama ve solüsyon serme araçlarından oluşan iş makineleri, köy yollarında kesintisiz mesai yürütüyor. Yağışın yoğunlaştığı güzergahlarda, öncelik sıralamasına göre yol açma ve yol genişletme işlemleri eş zamanlı olarak gerçekleştiriliyor. Ekipler tarafından yürütülen müdahalelerde acil sağlık hizmetleri, hasta sevki, cenaze işlemleri ve kamu hizmetlerine erişim öncelikli tutulurken, kar birikiminin ulaşımı tamamen durdurmaması için tüm güzergâhlar sürekli kontrol altında tutuluyor. Açılan yollar, yeniden don ve buzlanma riskine karşı periyodik tuzlama çalışmalarıyla güvenli hale getiriliyor. Gaziantep Büyükşehir Belediyesi yetkilileri, meteorolojik veriler anlık olarak takip edilerek kırsal yol ağının tamamında ulaşımın aksamaması için kent merkezi ve köy yollarında karla mücadele çalışmalarına aralıksız devam edecek.
Gaziantep Gaziantepliler yeni yılı coşkuyla Şirehan’da karşıladı 2026’yı Şirehan’da karşılayan Gaziantepliler gecenin geç saatlerine kadar gönüllerince eğlenirken 2025’ye muhteşem bir menüyle veda ettiler. Birbirinden ünlü sanatçıların sahne aldığı geceye Gaziantepli ünlü sanatçı Sercan Budak’ın seslendirdiği parçalar damgasını vurdu. İpekyolu üzerinde yer alan tarihi Şirehan Otel birçok büyük organizasyona olduğu gibi bu kez de yeni yıl kutlamalarına ev sahipliği yaptı. Gazianteplilerin adeta akın ettiği gecede sahne alan Gaziantepli ünlü sanatçı Sercan Budak ve orkestrası gecenin ilerleyen saatlerine kadar konuklar için birbirinden güzel parçaları seslendirirken geceye katılanlara sunulan menüde göz doldurdu. Türkiye’nin önde gelen sanatçıları arasında yer alan Fatih Toker 2026 yılını Gaziantep’te karşılamanın kendisi için büyük bir onur kaynağı olduğunu ifade ederek, Gaziantepli olmaktan dolayı da gurur duyduğunu ifade etti. Geceye katılan konuklar ise öncelikle bu tarihi yapıyı restore ederek hizmete sunan Tahir Tekin Öztan’ı kutlayarak, "Bugün Türkiye’nin ve dünyanın en prestijli mekanları arasında yer alan tarihi Şirehan Otel’de Gaziantep’in yetiştirdiği ünlü bir ses olan Sercan Budak’ın parçaları eşliğinde karşılamak hepimiz için farklı bir duygu. Yüksek güvenliğin sağlandığı gecede ailelerimizle birlikte huzur içerisinde 2025’e veda ederken 2026’ı büyük bir mutlulukla karşılıyoruz" dedi. 2026 yılının bütün insanlığa barış, huzur ve mutluluk getirmesini dileyen Şirehan İşletme Müdürü İsmail Kılınç’ta gecenin güzel geçmesi için ellerinden gelenleri fazlasıyla yaptıklarını ifade ederek, "Gazianteplilerin bu yılda tercihi Şirehan Otel oldu. Muhteşem bir organizasyonla konuklarımızın güven içerisinde huzurlu bir şekilde yeni yılı karşılamasını sağladık. Bizleri tercih eden bütün konuklarımıza teşekkür ediyoruz. Yeni yılın ülkemize ve milletimize olduğu gibi bütün insanlığa huzur ve mutluluk getirmesini diliyoruz" dedi. Gecenin geç saatlerine kadar gönüllerince eğlenen konuklara Şirehan Otel’in deneyimli uzman personeli hizmet ederken özen güvenlik ekibi konukların rahat edebilmesi için ellerinden gelini yaptılar.
Manisa Fotoğraf sanatçısı Ali Hikmet Varlık ’Manisa’ fotoğraf sergisine hazırlanıyor Fotoğraf sanatçısı Ali Hikmet Varlık, "Manisa" temalı fotoğraf sergisi için hazırlıklarını sürdürüyor. Varlık, sergi kapsamında Manisa’nın tarihi, kültürel ve turistik değerlerini objektifiyle belgeleyerek kentin görsel hafızasına katkı sunmayı hedefliyor. Manisa Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle hayata geçirilecek serginin, Manisa merkezde ve ilçelerde sanatseverlerle buluşturulması planlanıyor. Sanatçı, çektiği fotoğraflarla "Şehzadeler Şehri" Manisa’nın zengin kültürel mirasını gözler önüne serecek. Hayatının 55 yılını fotoğrafa ayıran 73 yaşındaki Ali Hikmet Varlık, 1970 yılından bu yana fotoğraf sanatıyla ilgileniyor. İstanbul’da, Türkiye’nin önemli fotoğraf sanatçılarından Gültekin Çizgen’in Fotoğraf Atölyesi’nde çalışan Varlık’ın biyografisi ve fotoğrafları; Ana Britannica Ansiklopedisi, Comton’s Genel Kültür Ansiklopedisi, Türkiye’de Kim Kimdir Ansiklopedisi, Temel Britannica Ansiklopedisi, Görsel Genel Kültür Ansiklopedisi, İstanbul Ansiklopedisi ile Plastik Sanatçılar Ansiklopedisi gibi birçok önemli kaynakta yayımlandı. Ali Hikmet Varlık, Türkiye’nin ilk fotoğraf müzesi olan Balıkesir Ulusal Fotoğraf Müzesi ve Mi. Emin Tan Fotoğraf Kitaplığının kurulmasında da önemli rol oynadı. Sanatçı, Balıkesir Fotoğraf Sanatçıları Derneği’nin (BASAF) kurucu yönetim kurulu üyeleri arasında yer aldı. Manisa fotoğraf sergisine ilişkin değerlendirmede bulunan Varlık, "Şehzadeler Şehri Manisa’nın fotoğraflarını çekerek Manisalı sanatsever hemşehrilerime sunmaktan büyük gurur duyacağım" dedi. Manisa ve ilçelerinde de çekimler yapacak olan Varlık’ın fotoğraf sergisinin ilkbaharda açılacağı öğrenildi.