GENEL - 07 Mart 2018 Çarşamba 16:52

Çevre Bakanlığı ve TÜBİTAK’tan dışa bağımlılığı ortadan kaldıracak ‘Yerli Baca Gazı İzleme sistemi’

A
A
A
Çevre Bakanlığı ve TÜBİTAK’tan dışa bağımlılığı ortadan kaldıracak ‘Yerli Baca Gazı İzleme sistemi’

Çevre Bakanlığı ve TÜBİTAK’ın ortak çalışması ile endüstriyel tesis bacalarının sürekli izlenmesini sağlayan ve yurt dışından temin edilen ‘Baca Analizörü’ cihazının yerlisi üretildi.

Çevre Bakanlığı ve TÜBİTAK’ın ortak çalışması ile endüstriyel tesis bacalarının sürekli izlenmesini sağlayan ve yurt dışından temin edilen ‘Baca Analizörü’ cihazının yerlisi üretildi. Yurt dışına bağımlılığı ortadan kaldıracak ve Türkiye bütçesine katkı sağlayacak olan ‘Yerli Baca Analizörü’ (Baca gazı sürekli izleme sistemi) basına tanıtıldı.


Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Gölbaşı Referans Laboratuvarı Genel Müdürlüğünde gerçekleştirilen toplantıda Çevre Şehircilik Bakanlığı ÇED İzin ve Denetim Genel Müdürlüğü Laboratuvar Ölçüm ve İzleme Daire Başkanı Soner Olgun cihazla ilgili bilgi verdi.


Olgun, "Çevre ve Şehircilik Bakanlığı olarak sürdürülebilir çevre ve marka şehirler vizyonu ile halkımıza daha kalitesi, yaşanabilir, sürdürülebilir çevre oluşturmaya yönelik çalışmaları yürütüyoruz. Bu hedefe doğru ilerlerken ekonomik gelişimimizin ve sürdürülebilirliğimizin önüne engel olmamaya çalışıyoruz" ifadesini kullandı.


"Son dönemlerde devletimizin politikaları kapsamında özellikle teknolojik anlamda dışa bağımlılığı azaltmaya yönelik çok önemli çalışmalar yapılıyor" diyen Olgun sözlerini şöyle sürdürdü:


"Bizim de bu hedef doğrultusunda kendi çalışma alanımız olan çevre kirliliği ile ilgili tespit noktasında çok ciddi teknolojiye ihtiyacımız var. Çevre kirliliği ile etkin bir şekilde mücadele edebilmek için öncelikle mevcut durumu iyi bir şekilde ortaya koyabilmeniz gerekiyor. İzlemeler, ölçümler, analizler gerçekleştirmemiz gerekiyor. Bu analizleri de cihaz ve ekipman kullanarak gerçekleştirmek durumundasınız. Şuanda ülkemizdeki profile baktığımız zaman bu anlamda ciddi anlamda dışa bağımlılık söz konusu. Bu alanda hizmet veren 180’e yakın çevre laboratuvarı var. Bunların kullandığı ölçüm cihaz ekipmanları mevcut. Bir de şuanda ülkemizde 700’e yakın bacadan bahsediyoruz. Bacalarını sürekli olarak ölçüm yapabilecek bir cihaz kullanmaları gerekiyor. Bu cihazların tamamı şuanda yurt dışından temin ediliyor. Biz de dışa bağımlılığı azaltmaya yönelik bu ekipmanların ülkemizde üretilmesini ve dışa bağımlılığı önlemeyi hedefledik. TÜBİTAK MAM, yaklaşık 2 yıldır yapılan çalışmalar sonucunda bu kapıyı açmaya yönelik bir çalışma gerçekletirdi. Gelinen noktaya baktığımız zaman gelişme son derece ümit verici. Özel bir firma ile geliştirilmiş bir cihaz. Bu çalışmanın önü çok açık. Çevre alanında tespite yönelik cihaz ekipman ihtiyacını diğer alanlarda da yerli üretim olarak çalışmaları devam ettirmeyi planlıyoruz. Çevre bakanlığı olarak ülkede yerli ürünlerin kullanımını teşvike yönelik çalışmalara başladık. Kısa sürede yasal açıdan da bu çalışmalar tamamlanmış olacak. Yerli baca analizörünün dışında yaygın olarak kullanılan daha sık aralıklarla ihtiyaç duyulan pasif örnekleyici tüpler geliştirilmesi noktasında o konuda da VOC ve BTEX diye tanımladığımız kirleticileri tespit edebilen pasif örnekleyici tüpler de geliştirildi. Daha farklı parametrelere yönelik de yine pasif örnekleyicilerinin geliştirilmesine ile ilgili çalışmalar ciddi bir seviyeye gelmiş durumda. Bu çalışmaların ülkemiz için hayırlı uğurlu olmasını temenni ediyorum. İnşallah ileride sadece ülkemiz ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik değil, bu ürünlerimizi dışarıya ihraç edebilecek noktasına gelmesini ümit ediyorum."



"Muadillerine göre çok daha üstün özelliklere sahip ve düşük maliyetine satılabilecek bir şekilde bunları geliştirmeyi başardık"


TÜBİTAK MAM Proje Lideri Dr. Bilgin Hilmioğlu basın mensuplarına ‘Yerli Baca Analizörü’nü tanıttı. Çevre kirliği konusunda mevcut durumu görmek ve izlemek için çeşitli ekipmanlara ihtiyaç duyulduğunu ifade eden Hilmioğlu şunları kaydetti:


"Özellikle büyük hacimli tesislerde baca izleme sürekli olmak zorunda. 24 saat izlemesi yapılıp periyodik olarak sonuçlar bakanlığa iletiliyor. Bunun için baca gazı sürekli izleme sistemleri kullanılıyor. Bu sistemler bugüne kadar yurt dışından alınıyordu. Ortala ömürleri 5-10 yıl olan bu cihazlar oldukça büyük bir döviz çıkışına ülkeden kaynak çıkışına sebep oluyordu. Bizler de özel sektör olarak bunun önüne geçmek için hem başlangıç olarak bunu üretmek hem de buradan edineceğimiz teknolojik bilgi birikimini ileriye taşıyıp diğer alanlarda da cihazlar geliştirebilmek için bu çalışmaya başladık. Yaklaşık 2 yıllık bir süre içerisinde yoğun bir çalışma temposuyla yurt dışından aldığımız mevcut muadillerine göre çok daha üstün özelliklere sahip ve düşük maliyetine satılabilecek bir şekilde bunları geliştirmeyi başardık. Şuanda cihazımız 4 tane değişik kirleticiyi aynı anda ölçüp bunu online olarak bakanlığa ya da gerekli yerlere iletebiliyor. Bu sonuçları içerisinde biriktirebiliyor. İstediğimiz zaman tekrar görebiliyoruz. Bunu yaparken de akıllı sensör sistemini geliştirdik. Bu teknoloji ile bugün biz baca gazı izlerken yarın atık suları da izleyebiliriz öbür gün hastanelere de gidebiliriz. Böyle bir teknoloji geliştirmiş olduk. Bunun ilk adımı baca gazı izlemesi oldu.”


Öte yandan pasif örnekleyiciler ile ilgili açıklama yapan TÜBİTAK Enstitü Müdür Yardımcısı V. Doç. Dr. Özgen Ercan, dış ortam hava kalitesinin belirlenmesine yönelik olarak pasif organik örnekleyici geliştirdiklerinin, analiz çalışmalarının tamamlandığının ve satılabilir hale getirildiğinin bilgisini verdi.


TÜBİTAK MAM Çevre ve Temiz Üretimi Enstitüsü Müdürü Dr. Selma Ayaz da Yerli Baca Analizörünün ülke ekonomisine büyük katkı sağlayacağına vurgu yaparak, hayırlı olması temennisinde bulundu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Bodrum’da özel çocuklar sahnede alkış aldı Bodrum Sağlık Vakfı tarafından geleneksel olarak düzenlenen "Çocuk Şenliği", 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında Turgutreis’te büyük bir katılımla gerçekleştirildi. Özel bireyler ve ailelerinin katıldığı etkinlikte, bayram coşkusu renkli görüntülere sahne oldu. Turgutreis’te vakıf bahçesinde başlayan programda, özel bireyler sahne alarak hazırladıkları gösterileri sergiledi. Etkinliğe katılan aileler ve davetliler, çocukların performanslarını uzun süre alkışladı. Açılış konuşmalarını Orçun Mert, Vakıf Müdürü İlknur Şengül ve Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ülker İnan yaptı. Konuşmalarda milli egemenliğin önemi ile özel bireylerin sosyal hayata katılımının taşıdığı değer vurgulandı. Sanatçı Bora Gencer de yaptığı konuşmayla katılımcılara duygusal anlar yaşattı. Program kapsamında vakfın farklı yaş gruplarındaki öğrencilerinin uzun süredir hazırlandığı dans gösterileri sahnelendi. Gösteriler, izleyenlerden büyük beğeni topladı. Etkinlikte ayrıca geleneksel bayram pastası kesildi. Şenlikte Atölye Piera Nostalji Korosu’nun seslendirdiği şarkılar ve TED Koleji Halk Oyunları ekibinin gösterisi programa renk kattı. Animasyon ve müziklerle devam eden etkinlik, katılımcıların birlikte dans ettiği anlarla sona erdi. Etkinlik sonrası açıklama yapan vakıf yetkilileri programa katılanlara teşekkür ederek, "Bugün sadece bir bayramı değil, çocuklarımızın neleri başarabileceğini de kutladık. Eğitim kurumlarının güvenliği ve toplumsal huzurun önemini bir kez daha hatırlatıyor, şiddetin her türlüsünü kınıyoruz" ifadelerini kullandı.
Malatya Başkan Er: "Kayısı Enstitüsü alanını Malatyalılara nefes olacak bir projeyle açacağız" Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Kayısı Araştırma Enstitüsü’nün kente kazandırılacağını ifade ederek, "Mevcut doku, ağaç ve bitki örtüsü korunarak alanı Malatyalılara açacağız. Malatya’ya nefes olacak bir alan oluşturacağız" dedi. Malatya Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Kayısı Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’nü ziyaret ederek alan üzerinde incelemede bulundu. Malatya Kayısı Araştırma Enstitüsü Müdürü Abdullah Erdoğan, Başkan Er ve beraberindeki heyete enstitü hakkında bilgi verdi. Erdoğan, enstitü olarak üç kampüste hizmet verdiklerini belirterek, "40 AR-GE personelimiz var. Projeler bazında hareket ediyoruz" dedi. Büyükşehir Belediye Başkanı Sami Er, Kayısı Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’nün bulunduğu alanın Malatya’nın kalbi, önemli ve kıymetli bir yer olduğunu ifade etti. Üstlendiği vazife itibariyle müdürlüğün yer aldığı arazinin önemli olduğuna dikkat çeken Başkan Er, "Bu alana Tarım ve Orman İl Müdürlüğü binasının yapılması gündemdeydi. Biz, Tarım İl Müdürlüğüne bina için farklı bir yer üzerinde çalıştık. Hazırlıklı bir şekilde Tarım ve Orman Bakanımıza gittik. Bakanımızdan burayı istedik, ‘Malatya’ya kazandıralım’ dedik. Bakanımıza, bu alana dokunmadan Malatya halkına açacağımızı söyledik" dedi. "Doğal haline dokunmadan Malatyalılara açacağız" Kayısı Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü’nün bulunduğu alan üzerinde çeşitli projelerinin olduğunu ifade eden Başkan Er, "Doğal dokusuna, ağaç ve bitki zenginliğine dokunmadan ve hatta zenginleştirerek burayı Malatyalılara açacağız. İnsanlarımızın, ailelerin ve çocuklarımızın gelip hoşça vakit geçirebileceği, tarımı tanıyacakları birtakım projelerimiz var. Tarım ve Orman Bakanımız projeyi birlikte yapmayı teklif edince çok mutlu olduk. Malatya’ya yakışacak bir projeyi inşallah hep birlikte üretiriz. Malatya’nın istifadesine sunarız. Hızlı hareket etmemiz lazım. Birçok proje var. İnşallah hızlı bir şekilde yol alırız" ifadelerini kullandı. "Malatya’ya nefes olacak bir alan oluşturacağız" Malatya’ya nefes olacak bir alan oluşturacaklarını anlatan Başkan Sami Er, "İnsanlarımızın gelip hoşça vakit geçirebileceği bir yer olacak. Dünyada bunun örnekleri var. Gerekirse komisyondaki arkadaşları yurt dışına da göndeririz. Türkiye’de de örnekleri vardır. Mümkün mertebe buradaki dokuya dokunmadan bu çalışmaları yapacağız. Kayısı Araştırma Enstitüsü de önemli bir görev ifa ediyor. Yine onların görevlerini yapabilecekleri bir bina olacak. Ağaçlara zarar vermeden buranın dokusuna uygun zihnimizden geçen bir Kayısı Müzesi projesi var. Bu müze gerek panoramik gerekse de geleneksel olacak. Panoramik müzenin ana ekseni kayısı olmakla birlikte Malatya ile ilgili farklı şeylerde ilave edilebilir. Kayısı ana temalı böyle bir müzenin olmasını arzuluyoruz. Bununla ilgili çalışmamız olacak. Kayısı araştırmayla ilgili laboratuvarlar olacak. Hızlı bir şekilde çalışıp, projelerimizi tamamlayarak burayı Malatya’ya kazandıracağız" bilgilerini verdi. Kayısı Araştırma Enstitüsü alanının olduğu haliyle muhafaza edileceğini kaydeden Başkan Er, "Mevcut doku, ağaç ve bitki örtüsü korunacak. Sadece eski yapıların yerine Panoramik ve manuel kayısı müzesi olacak" dedi. Başkan Sami Er daha sonra müdürlük içinde incelemede bulunarak, binalar hakkında bilgi aldı. Glutensiz ürünler AR-GE üretim merkezi, seralarda incelemede bulunan Başkan Er, hızlı bir çalışmayla Kayısı Araştırma Enstitüsü alanının Malatyalılara açılacağını da sözlerine ekledi.