POLİTİKA - 14 Mart 2018 Çarşamba 13:53

Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Akşama kadar kuşatma çemberi tamamlanmış olur”

A
A
A
Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Akşama kadar kuşatma çemberi tamamlanmış olur”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Zeytin Dalı Harekatı kapsamında 3 bin 444 teröristin etkisiz hale getirildiğini belirterek, “Afrin’e biraz daha yaklaştık.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Zeytin Dalı Harekatı kapsamında 3 bin 444 teröristin etkisiz hale getirildiğini belirterek, “Afrin’e biraz daha yaklaştık. Temenni ederim ki, akşama kadar kuşatma çemberi tamamlanmış olur” dedi.


Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde düzenlenen 46. Muhtarlar Toplantısı’nda konuştu. Zeytin Dalı Harekatı kapsamında 3 bin 444 teröristin etkisiz hale getirildiğini belirten Erdoğan, “Afrin’e biraz daha yaklaştık. Temenni ederim ki akşama kadar kuşatma çemberi tamamlanmış olur. İşimiz kolay değil. Biz Batı gibi gidip sivilleri vurmuyoruz. Cezayir’de 5 milyon insanı katledenler kalkıp Türkiye’ye hesap sormasınlar. Önce onlar bunun hesabını versin. Ruhanda’da on binler, yüz binleri öldürdüler. Irak’ta on binleri, yüz binleri öldürenler önce bunun hesabını versinler. Bunların hesabını veremeyenler kalkıp Türkiye’ye hesap sormaya yeltenmesinler. Türkiye eğer sivilleri öldürmeyi hedef alsaydı şu anda Afrin çoktan bitmişti. Her türlü hassasiyet gözetiliyor. Şu anda önce siviller arabalara bindirilerek özel bir koridordan Afrin’den çıkartılıyor. Bunlar öyle alçak, öyle katil ki; benim Mehmedim yere atılan Kur’an-ı Kerim’i yerden kaldırırken el yapımı bomba ile şehit ediliyor. Bunlar imansız, bunlar kafir. Mehmedim her türlü hassasiyeti gösteriyor. Bütün bu hassasiyetler içerisinde orada bunlara bu dersi veriyor. Çıkartılanlar bir taraftan da temizlenen yerlere yerleştiriliyor. Haber geldiği anda önce ben, sonra siz beraber gideceğiz. Sanatçılar diyorlar ki; beraber gidelim. Sporcular da iki gündür mesaj atıyorlar beraber sınıra gidelim diye” ifadelerini kullandı.


Muhtarların ‘bir maaşımızı Afrin’e gönderelim’ talebi üzerine Erdoğan, “İşte bu yürekler olduktan sonra, bu iman olduktan sonra bu milletin bileğini kimse bükemez” karşılığını verdi.


15 Temmuz darbe girişimi gecesi bulunduğu çağrıyı hatırlatan Erdoğan, “15 Temmuz gecesi milletimize bir çağrı yaptık ve haydi meydanlara, caddelere dedik ve milyonlar meydanlara döküldü. Tanklar, F-16’lar, helikopterler bombaları yağdırırken benim milletim sokaklara çıktı. Bu darbeyi yapanlar hedefe ulaşamadı. Bu katil FETÖ ve avenesi zaten onlar bu ülkede değil. Arkasında kimlerin olduğu da malum. Bize akıl verenler bunlarla ülkemizi parçalamak istediler. Başaramadılar. Şu anda yüzlerce FETÖ ile ilgili asker elbisesini giymiş hainler içeride. Polis aynı şekilde. Elbiseyi giymiş ama içi FETÖ. Onlar da içeride. Sağlam olanlar, inançlı olanlar ise görevlerinin başında. Terörle mücadelede, 15 Temmuz’da ve sınır ötesi operasyonlarda şehit olan güvenlik güçlerimize Allah’tan rahmet diliyorum” açıklamasını yaptı.



"O teröristlerde o kadar akıl yok"


“Mehmet Akif’in şiirlerinde tasvir ettiği kahramanlar bu ülkede bitmedi” diyerek sözlerini sürdüren Erdoğan, şunları kaydetti:


“Dün Fırat Kalkanı Harekatı’nda güya dünyanın en tehlikeli terör örgütü olan DEAŞ’ı karşımıza diktiler. Ne oldu. Biz 3 bin DEAŞ’lıyı etkisiz hale getirdik ve El-Bab’a indik ve tekrar aynı şeyi söylediler. DEAŞ’a karşı mücadele. Yalan söylüyorsunuz. Dürüst değilsiniz. Zeytin Dalı Harekatı’nda da yine aynı afra tafrayla karşımıza çıktılar. Şimdi de diyorlar ki bizde silahlar var verelim. Gene vermiyorlar. Bu kötü komşular bizi silah sahibi yaptı. Bizim Afrin’de kullandığımız silahların tamamına yakını yerli. Daha da artacak bu. Bunları üretmeye devam edeceğiz. 74 Kıbrıs Barış Harekatı’nda susturma harekatı ile bizim bütün muharebe sistemimizi çökerttiler. Bu işin başında güya müttefikimiz olanlar vardı. Çökerttiler. Ne oldu? Biz Aselsan’ı öyle kurduk. Şimdi Aselsan’da onun daha iyisini yapıyoruz. Sadece onu da yapmıyoruz. Dünyada artık Aselsan yarışan bir şirketimiz hale geldi. Bu kötü komşular bizi mülk sahibi yaptı, bilgi sahibi yaptı ve bizi üretir duruma getirdiler. Dünyanın en iyi askeri eğitimlerinden geçirilen teröristler girdiğimiz her yerde kuyruklarını kıstırıp önümüzden kaçtılar. Güya müttefiklerimizin bizden esirgenen savunma ve tahkimat yöntemleriyle donatılmış dağlar, tepeler, yerleşim birimleri kahraman askerlerimiz ve ÖSO mensupları tarafından ele geçirildi. O dağlarda ne tüneller açmışlar. Bunları kim yaptı? Sadece onlar da değil. Bunların ortakları da var. O teröristlerde o kadar akıl yok.”



“Gölge etmesinler başka ihsan istemeyiz”


Zeytin Dalı Harekatı’nda yaklaşık 3 bin 500 teröristin etkisiz hale getirildiğini ve bin 300 kilometrekareye yakın toprağın teröristlerden temizlendiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Fırat Kalkanı’nda 2 bin kilometrekarelik alanı temizlemiştik. Şimdi orada huzurlu bir şekilde oranın gerçek sahipleri yaşıyor. Bütün gıda, ilaç gibi hepsini biz temin ediyor, güvenliğini sağlıyoruz. Bölücü örgütün saflarında sadece PKK’lılar, PYD’liler değil, aynı zamanda DEAŞ’lılar, dünyanın çeşitli ülkelerinden gelmiş cani ruhlu Haçlı artığı tipler var. Güya Afrin şehir merkezinde direniş yapacak olan teröristlerde daha biz gelmeden arkalarına bakmadan kaçtılar. Bu durumda bile alçaklığı elden bırakmıyorlar. Kendileri kaçarken şehirden çıkmak isteyen sivilleri canlı kalkan olarak kullanmak amacıyla engelliyorlar. Teröristlerin bölgeye girmek ve çıkmak için kullandıkları doğu tarafı bugün yarın kapanacak. Zeytin Dalı Harekatı’na başladığımız günden beri sürekli gündeme getirilen Afrin şehir merkezinin rejim güçlerine devredilmesi projesi, kuşatmanın tamamlandığı şu günlerde dahi köpürtülmeye devam ediyor. Daha önce de çeşitli defalar bu oyun oynanmaya çalışıldı. Bu amaçla Afrin’e gidecek konvoylar yola bile çıkarıldı. Bu konvoyları içlerindeki sivillere zarar vermeden yollarda imha ettik ve oyunu bozduk. Şimdi de yapacağımız aynısıdır. Afrin’i teröristlerden, Menbiç’i teröristlerden temizleyeceğiz. Hedef topraklar değil, hedef tamamen bölgeyi teröristlerden arındırmaktır” dedi.


Erdoğan, Kuzey Irak’taki terör yuvalarının da her fırsatta yoklandığına dikkat çekerek, “Yakında çok daha güçlü şekilde oraları da teröristlerin başına yıkacağız. Artık kimsenin Türkiye’yi terör örgütleri vasıtasıyla tehdit etmesine izin vermeyeceğiz. Bir ülkenin yönetimi kendi topraklarını ülkemizi tehdit eden teröristlerden arındıramıyorsa kimse bize burada ne arıyorsunuz sorusunu yöneltemez. Hele hele binlerce kilometre öteden gelenlerin böyle bir hakkı hiç yoktur. Herkesin hesabı olabilir ama en büyük hesap sahibi Allah’tır. Biz aynı zamanda yüreğimizdeki imana güveniyoruz. Bugüne kadar girdiğimiz her mücadeleyi bu inançla yürüttük. Afrin’de de yaptığımız budur. Biz kimin ne dediğine değil, Allah’ın ne emrettiğine, milletimizin ne istediğine bakarız. Bizim önceliğimiz kendi topraklarımız ve kendi güvenliğimizdir. Dünya çapında büyük bir değişimin sancılarının yaşandığının farkındayız. Bu büyük değişim karşısında her alanda kendimizi daha ileriye taşıyacak adımları atmakta kararlıyız. Büyük hedefler peşinde koşmanın ilk şartı kendi sınırlarımızın içinde ve onun ayrılmaz parçası olan bölgemizde yürüttüğümüz politikaların başarıya ulaşmasıdır. Bunun da tek yolu, tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devlet. Biz 81 milyon tek milletiz. Türküyle, Kürdüyle, Lazıyla, Çerkeziyle, Romanıyla tek millet. Ayrım yok. Ben Türküm, sen Kürtsün ayrımına gidemeyiz. Bizim bayrağımız tek bayrak. Öyle paçavraları bizim semtimize sokmaya kalkmasın, parçalarız. Utanmadan, sıkılmadan kongrelerine Türk bayrağını asamadılar. Bu hainler bu ülkede acaba Türkiye’yi nasıl ele geçirebilirizin hesabına girdiler. Bunlara nefes aldırtmayacağız. Hesabını ağır ödeyecekler. Tek vatan. 780 bin kilometrekareyle tek vatan. Ona da gayret ettiler ama bölemeyecekler. Bizim Türkiye Cumhuriyeti devletinden başka devletimiz yok, böyle bir şeyi de tanımıyoruz. Biz güçlü olmazsak kendimize de, kimseye de faydamız olmaz. Yunanistan ekonomik krize düştüğünde AB onu destekleyebilir. 400 milyar euro gibi bir destek verdiler. Petrolü, doğalgazı olan ülkeler sıkıntıya düştüğünde paralarının hürmetine kendilerine çok büyük destekler verebilirler. Ama Türkiye’nin böyle bir sıkıntısı olduğu anda o zaman bu yardımlar gelmez. Ama öyle de olsa böyle de olsa biz kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz dedik. Şu anda bu adımları attık. Suriye ve Irak’ta önce rejim, ardından terör örgütleri, onlarla mücadele adına bölgeyi kana ve ateşe boğanlar 1 milyon insanın ölümüne yol açarken bunlara sormak lazım, aklınız neredeydi? Esed, 1 milyon insanın ölümüne neden olmadı mı? Neden birileri hala Esed’i korumanın gayreti içine giriyor. Çünkü bunların da geçmişi bunlarla gölgeleniyor. Terör örgütlerine her türlü desteği sağlayanların, ülkelerinde bunların büro açtıranlara söyleyecek sözüm yok. Bir taraftan terörle mücadele diyeceksin, öbür tarafından Suriye’de terör örgütleriyle beraber olacaksın. Senin NATO’daki stratejik ortağınla beraber olmayacaksın, ondan sonrada kalkıp terörle mücadele bize ders vereceksin. Bunlardan bizim bir isteğimiz var. Gölge etmesinler başka ihsan istemeyiz. Bizim kendi güvenliğimizi sağlayacak hem de Suriyeli kardeşlerimizi terör örgütlerinin zulmünden kurtaracak gücümüz de, imkanımız da var. Türk milleti tarihin hiçbir yerinde kimseden himmet beklememiş, her ne yaptıysa kendi yüreğinin, birikiminin gücüyle yapmıştır. 2023 hedeflerimizi hayata geçirerek her bakımdan yepyeni bir döneme gireceğiz. Bunun için çok çalışacağız, bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız, hep birlikte Türkiye olacağız” açıklamasını yaptı.



"Ana Kız Okuldayız" kampanyası


Ana Kız Okuldayız kampanyasına değinen Erdoğan, konuya ilişkin şunları dile getirdi:


“Türkiye büyürken, gelişirken, ileriye giderken yüreğimizi sızlatan bir takım eksiklerimizi de hızla telafi etmemiz gerekiyor. Bugünün Türkiye’sinde hala okuma yazma bilmeyen insanlarımızın olmasını kabul edemeyiz. Yeni hazırladığımız ittifakla ilgili yasada eskiden muhtar olmanın şartlarında okuma yazma yoktu. Şimdi ilkokul mezunu olma şartını getiriyor. Her fırsatta bu eksiğimizi giderecek kampanyalar başlatıyoruz. Özellikle eşimin öncülüğünde yürütülen Ana Kız Okuldayız Kampanyası sayesinde 2008 yılında 4 milyon 863 bin olan okuma yazma bilmeyen vatandaşımızın sayısı 2 milyon 784 bine geriledi. Eşimle birlikte 1 Şubat 2018 tarihi itibariyle hala 2 milyon 462 bin olarak tespit edilen okuma yazma bilmeyen vatandaşlarımıza yönelik yeni bir seferberlik başlattık. Yaşı ilerlediği için okula gitme imkanı olmayan vatandaşlarımıza yönelik bu kampanyanın hedefi, okuma yazma bilmeyen herkese ulaşmaktır. Milli Eğitim Bakanlığımıza bağlı Halk Eğitim Merkezleri, talep olması halinde bir kişi için dahi okuma yazma kursu açmakla görevlidir. Kurs için gereken eğitim araçlarının tamamı devletimizce karşılanıyor. Bu kampanyayı sadece kendi vatandaşlarımızla sınırlı tutmadık. Suriyeliler başta olmak üzere ülkemizde yaşayan yabancılarında istifade edebilmesini sağladık. Halen 275 bin vatandaşımızın kayıt yaptırdığı kampanyamızın daha da genişlemesini arzu ediyoruz. Muhtarlarımız olarak mahallenizdeki okuma yazma bilmeyen vatandaşlarımızı tespit ederek bu kurslarımıza gitmelerini sağlamanızı istiyorum.”

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Havza’da festival hazırlıkları devam ediyor Havza’da Atatürk’ün Havza’ya gelişinin 105. yılı nedeniyle düzenlenecek olan 25 Mayıs Atatürk’ü Anma ve Termal Turizm Festivali’nin 20 Mayıs’ta başlaması planlanıyor. Festival hazırlıkları kapsamında genişletilmiş festival komitesi toplantısı düzenlendi. Samsun’un Havza Belediye Meclisi Salonu’nda Havza Kaymakamı Mustafa Ayvat ve Havza Belediye Başkanı Murat İkiz’in başkanlığında 22 kişilik festival kutlama komisyonu bir araya geldi. Havza Kaymakamı Mustafa Ayvat festivalin ilçe tanıtımına katkı sunacak şekilde tertip edilmesi için çaba gösterdiklerini belirterek, “Festivali adına layık şekilde kutlamak için farklı etkinlikler planlanmakta. Önemli olan festivalimize Havzalıların etkin katılımlarının sağlanmaktır. Ben inanıyorum ki kültürel değerlerimizin yaşatıldığı güzel bir festival tertip edilecek. Hem kültürel hem de sosyal anlamda uzun zamandır gerçekleştirilemeyen festivali zengin içerik ve katılım yüksek olacağı şekilde tertip etmenin gayretindeyiz” dedi. Havza Belediye Başkanı Murat İkiz ise uzun zamandır festivallerin Türkiye’de yaşanan felaketler ve üzücü olaylar nedeniyle iptal edildiğini belirterek, “Yıllardır ilçemizin mahalli bayramı olan 25 Mayıs Atatürk’ü Anma ve Termal Turizm Festivali’ni göreve gelmemiz ile birlikte yeniden tertip edilmesinin heyecanı ile çalışmalarımıza başladık. Festivalimizi en iyi şekilde yapmanın gayreti içindeyiz. Festivallerin amacı düzenlendikleri yerlerin adını duyurmaktır. Bu kapsamda festival dolu dolu geçirmek ve geçmişin özlemini giderecek şekilde 20 Mayıs’ta festival yürüyüşü ile başlayarak 26 Mayıs 2024 tarihinde Arslançayır Yaylası’nda bitecek şekilde planlamaktayız” diye konuştu. Konuşmaların ardından festivalde düzenlenebilecek etkinlikler, güreşler, at yarışları, voleybol ve futbol turnuvaları hakkında görüş alışverişinde bulunuldu. Toplantıda ayrıca güreş ve at yarışı komitelerin belirlenerek, festival takviminin netleştirilmesi amacı ile ileriki bir tarihte toplanma kararı alındı.
Kayseri Başkan Gülsoy: "Tükettiğinden daha fazlasını üreten bir kent olarak yolumuza devam ediyoruz” Kayseri Ticaret Odası (KTO) Nisan ayı Olağan Meclis Toplantısı’nda konuşan KTO Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy; "Tükettiğinden daha fazlasını üreten bir kent olarak yolumuza devam ediyoruz” dedi. KTO Rifat Hisarcıklıoğlu Toplantı Salonu’nda yapılan meclis toplantısında konuşan Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, Nisan ayının en zor şartlarda bile milli egemenliğe verilen önemi gösteren önemli bir ay olduğunu ifade ederek; "23 Nisan 1920’de kurulan Meclis ile Yüce Türk Milleti, bu topraklarda esaretin asla kabul edilmeyeceğini bütün dünyaya göstermiştir. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Bu vesileyle Türkiye Büyük Millet Meclisi’mizin kuruluşunun 104. yıl dönümünü, başta çocuklarımız olmak üzere milletimizin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı bir kez daha kutluyorum. Bizler milli irade haricinde hiçbir iradeyi tanımıyor ve kabul etmiyoruz. Rabbim kâinatın sonuna kadar Türkiye Cumhuriyeti Devletini Tam bağımsız olarak var etsin. Bu vesileyle milli mücadeleye liderlik eden Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları ve aziz şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum. Türkiye genelinde 31 Mart 2024 Pazar günü yapılan Mahalli İdareler Genel Seçimleri yine dünya demokrasilerine örnek gösterilebilecek büyük bir olgunlukla geride bıraktık. Şehrimizde de hiçbir olay olmadan siyasi nezaket kuralları içerisinde bir seçim süreci geçirdik. Bu sürece katkı veren seçilen ve seçilemeyen tüm adaylara ve siyasi parti temsilcilerine teşekkür ediyoruz. Demokratik bir olgunluk içerisinde tamamlanan bu sürecin sonunda halkımızın oylarıyla seçilen; Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Memduh Büyükkılıç başta olmak üzere, tüm ilçe belediye başkanlarımızı, belediye meclis üyelerimizi ve muhtarlarımızı tebrik ediyor, görev ve çalışmalarında başarılar diliyorum. Şehrimize, ülkemize ve milletimize bir kez daha hayırlı olmasını diliyorum. Daha önceki dönemde hizmet veren isimlere de şehrimize verdikleri hizmetten dolayı ayrıca teşekkür ediyorum" dedi. Geride kalan yerel seçimlerin ardından ekonomide atılacak çok adımın olduğunu kaydeden Başkan Gülsoy; "Artık seçim sürecini geride bırakıp, iş dünyamızın ve halkımızın öncelikli gündemi olan ekonomiye ve çalışma hayatımıza ilişkin yapısal reformları öncelikli olarak ele alacağımız bir döneme adım atmak mecburiyetindeyiz. Çünkü seçimler gerek bürokrasiyi gerek ticareti, üretimi, her kesimi etkiliyor. Artık önümüzde seçimsiz geçirilecek 4 yıl gibi uzun ve önemli bir zaman dilimi bulunuyor. Bu ülkemiz için önemli bir fırsattır. Ekonomide atılacak çok adım, yapılacak çok iş var, tüm gücümüzle enflasyonla mücadeleye odaklanmalıyız. Enflasyonla mücadele, para ve maliye politikası eş güdümünde daha başarılı olacaktır. Fiyat istikrarı ve finansal istikrar ile öngörülebilirlik güçlenecektir. Böylece teknoloji içeriği ve katma değeri yüksek yatırımlar artacaktır. Ekonomimizi, demokrasimizi ve hukuk sistemimizi güçlendirecek yapısal reformlara hızla odaklanarak daha gelişmiş, saygın, adil ve çevreci Türkiye hedefine ulaşmak üzere el birliğiyle çalışmalıyız. Bu konulara yönelik hamleleri ivedilikle hayata geçirmek adına kaybedecek vaktimiz kalmadı. Enflasyon hala yüksek seyrediyor. Merkez bankası, politika faizini yüzde 50’de sabit bıraktı. Ancak, ekonomi uzmanları politika faizinin enflasyonu düşürmek için tek başına yeterli bir enstrüman olmadığı konusunda hemfikir. Enflasyonla mücadele sürecinde fiyat istikrarı ve finansal istikrarı sağlamak için öngörülebilirliğin güçlendirilmesi için mevcut ekonomi politikasının devam etmesi gerekiyor” şeklinde konuştu. Özel sektör olarak bundan sonraki süreçten en az siyaset kadar önlerini görmek istediklerini belirten Gülsoy, “Hazine ve Maliye Bakanımız Mehmet Şimşek’in, bütçe disiplininden taviz verilmeyeceği, kamunun tasarruf yapacağı ve ek bütçe kullandırılmayacağı açıklamasını önemli buluyoruz. Tüm toplumdan fedakarlık isterken, kamu birimlerinin bunun dışında kalmasını düşünülemez. Eminim ki kısa zaman içinde Türkiye, bu fedakarlıklarının karşılığını alacak, refahı tüm ülkeye yayacaktır. Seçimler sonrası gerek ekonomi yönetimimizin gerekse Sayın Cumhurbaşkanımızın yaptığı açıklamalar çok önemliydi. Enflasyonla mücadelenin kararlılıkla sürdürüleceği vurgusu hem iç hem de dış piyasalar açısından hedefli mesajlardı. Bu mesajlar amacına ulaştı. Orta Vadeli Program’ın hedeflerine bağlılık ve yapısal reformlara vurgu da piyasaların güvenini pekiştirmesi açısından önemli bir işlev gördü. Üçüncü çeyrekle birlikte enflasyondaki yavaşlamanın belirginleşmeye başlayacağını tahmin ediyoruz. Özel sektör olarak bundan sonraki dönem için en az siyaset kadar önümüzü görmek istiyoruz. Çünkü önünü göremeyen adımını atamaz. Vergileme, sanayinin rekabetçi dönüşümü, üretken finansman sistemi ve yatırım ortamının güçlendirilmesi başta olmak üzere yapılacak yapısal reformlar ekonomimize taze güç verecektir. Üyelerimizin bizleri ilettiği sorunlarda; üretim için finansmana erişim, istihdam edecek nitelikli ya da niteliksiz çalışan bulunamaması, enerji maliyetlerinin yüksekliği her komitemizin ana gündemi. Beklentilerimizdeki önceliklerimiz arasında, teknolojiye yatırım, daha verimli üretim süreçleri, sürdürülebilirliğin yanı sıra en önemlisi nitelikli iş gücü kısaca insan kaynaklarına erişim ön plana çıkıyor. İş insanlarımızın nitelikli işgücü ile istihdam imkanlarının sağlanması açısından çözüm önerileri arasında mesleki eğitim, mesleki gelişim programları, yeni teknolojik uygulamalar, sürdürülebilir üretim modelleri ve iş birliği platformları da iş dünyasının dinamiklerine uyum sağlamada kritik öneme sahiptir” ifadelerini kullandı. Enflasyonun yüksek seyrettiği dönemlerde fırsatçılığında ortaya çıktığını dile getiren Gülsoy, “Fiyat istikrarsızlığının sürdüğü ve her kesimin maddi sorunlarla mücadele ettiği bu süreç, fırsatçılara kapı aralıyor. Enflasyonun çok yüksek seyrettiği dönemlerde maalesef bunu suiistimal eden işletmeler oluyor. Fiyat algısının bozulmasıyla birlikte de bu tarz işletmeler fahiş fiyatlarla her birimize büyük zararlar veriyor. İnsanların en çok şikayet ettiği konu bu. Fırsatçılığa müsaade etmeyelim. Fiyat istikrarsızlığını “fırsatçılıkla” beslemeyelim. Bu konuda siz değerli üyelerimizden hassasiyet bekliyoruz. Şunun da özellikle altını çizmek istiyorum: işletmeler açısından en iyi terazi, en iyi ölçü yine vatandaşın kendisidir. Ödediği bedel aldığı hizmeti karşılamıyorsa en iyi cezayı da vatandaşın kendisi keser. Bizler, Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında daha güçlü bir Türkiye ve daha müreffeh yarınlar için her zamankinden daha fazla çalışmak ve daha fazla üretmek zorundayız. Kayseri Ticaret Odası olarak, TOBB’un çatısı altında şehrimizin, bölgemizin ve ülkemizin kalkınması ve istikrarı için tüm kurumlarımızla ortak akıl ve istişarenin hakim kılındığı bir ortamda birlik ve beraberlik içerisinde görev yapmayı sürdüreceğiz” diye konuştu. İhracat rakamları hakkında bilgiler veren Gülsoy, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “Mart ayı rakamlarımız yarın açıklanacak. Onu da kamuoyu ile paylaşacağız. Onun öncesinde TUİK verilerine göre ilimizde Şubat ayında 314 milyon 61 bin dolar ihracat gerçekleştirdik. Geçen yılın aynı ayına göre yüzde 17.67, bir önceki aya kıyasla yüzde 9.22 oranında artış yaşandı. Kayseri olarak İthalatımız ise 94 milyon 818 bin dolar olmuştur. Geçen yılın aynı ayına oranla yüzde 23.81 azalış gerçekleşmiştir. İlk 2 ay toplam ihracatımız 601 milyon 600 bin dolar’dır. Dış ticaret fazlası veren tükettiğinden daha fazlasını üreten bir kent olarak yolumuza devam ediyoruz. Her meclis toplantısında ikiz dönüşüm yani ‘yeşil dönüşüm ve dijitalleşme’ diyoruz, bu gerçekten ciddi bir konu. Yeşil dönüşüm bir tercih ya da alternatif değil, artık bir zorunluluktur. Hepimizin gerekli önlemleri alması ve bu dönüşüme uyum sağlaması gerekiyor. Karbon ayak izinden dolayı ihracatçılarımızın ihracat yapamayacak hale gelmesini tercih etmeyiz, zaman daralıyor. Bunun gibi dijital dönüşüm ve yapay zeka temelli üretime de hazır hale gelmeliyiz.”