- 09 Aralık 2021 Perşembe 10:07

Mamak’ta "Göç ve Uyum Çalıştayı" düzenlendi

A
A
A
Mamak’ta "Göç ve Uyum Çalıştayı" düzenlendi

Mamak’ta “Birlikte Yaşamak” adlı Göç ve Uyum Çalıştayı düzenlendi.

Mamak’ta “Birlikte Yaşamak” adlı Göç ve Uyum Çalıştayı düzenlendi.


Mamak’ta yaşayan Türk vatandaşları ile yabancılar arasındaki toplumsal yaşam ve uyum konularının ele alındığı “Birlikte Yaşamak” adlı Göç ve Uyum Çalıştayı, Prof. Dr. Necmettin Erbakan Kongre Merkezi’nde gerçekleşti. Çalıştayın açılışı konuşmasında göçün insanlığın kadim bir vakası olduğunu kaydeden Mamak Belediye Başkanı Murat Köse, “Türkiye bu anlamda çok boyutlu bir ev sahipliği yapıyor. Bizim siyasetimiz insana odaklı bir siyasettir. Dolayısıyla hem ülkemizde yaşayan insanların hem de mülteci olarak ülkemize gelen insanların mutluluğu için çalışıyoruz. Ve onların geleceğe daha da güvenle bakması konusunda politikalar geliştiriyoruz” dedi.



“Mamak göçmenler için güvenli bir liman olmuştur”


Yabancı uyruklu vatandaşlarla ilçede birlik, beraberlik ve uyum içerisinde yaşayabilmek için her türlü tedbiri alma gayretinde olduklarını ifade eden Mamak Kaymakamı Ali Sırmalı ise, “Mamak Belediyesi tarafından 2019 yılında düzenlenen ve bugün ikincisini gerçekleştireceğimiz Göç Ve Uyum Çalıştayı’mızın hayırlara vesile olmasını diliyor, göçmen sorunları ve çözüm yolları ile ilgili çalıştayımızı organize eden Mamak Belediye Başkanı Sayın Murat Köse’ye ve tüm emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Saygıdeğer misafirler dünyada yaşanan toplumsal siyasi ve ekonomik sorunlar nedeniyle insanlar yerlerini değiştirmek, evinden yurdundan ayrılmak zorunda bırakılmışlardır. Merhametli toplum olma özelliğine sahip olan ülkemiz bu anlamda dünyaya örnek olabilecek bir yaklaşımla önemli bir vicdani refleks sergilemiştir. 670 bin nüfusa sahip olan Mamak ilçemizde mazlumlara şefkat eli uzatarak yaklaşık 45 bin civarında yabancı uyruklu vatandaşın sığınacağı güvenli bir liman olmuştur. Bu süreçte topluma uyum bakımından ilçemizde eğitim çağında yaklaşık 10 bin civarında yabancı uyruklu öğrenci okullarımızda eğitim almaktadır. Yine öğrencilerin aileleri ve yetişkinlere yönelik halk eğitim merkezimiz tarafından Türkçe okuma yazma kursları, meslek edindirme kursları, sosyal, kültürel, spor ve sanatsal etkinlikler yapılarak çevreyle uyumları sağlanmıştır” diye konuştu.

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çanakkale Çanakkale Tarihi Alan’da Çocuk Ziyaret Pasaportu projesi hayata geçirildi Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı’na bağlı Çanakkale Savaşları Araştırma Merkezi tarafından hayata geçirilen Çanakkale Tarihi Alan’da Çocuk Ziyaret Pasaportu projesi çocukların Çanakkale Savaşları Araştırma Merkezine gezmesiyle başladı. Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, çocuklara pasaportlarını dağıtarak, pasaportlarını ilk mührü vurdu. Çocuklar Tarihi Alan içinde bulunan 11 ayrı ziyaret noktasını gezip, yetkililere pasaporta kaşe bastıracak. Projeyle çocukların tarihi alanı keşfetmeleri, araştırma yapmaları ve alan bilincin arttırmaları amacıyla eğitici ve katılımcı bir deneyim sunulması hedefleniyor. Tarihin en kanlı muharebelerinden birine sahne olan ve dünya harp tarihine geçen ‘Çanakkale geçilmez’ destanının yazıldığı Çanakkale Savaşları’nın yaşandığı Tarihi Gelibolu Yarımadası; Şehitler Abidesi, Seyit Onbaşı Heykeli, 57’nci Piyade Alayı Şehitliği, Conkbayırı, Çanakkale Destanı Tanıtım Merkezi, Kilitbahir Kalesi, Bigalı Kalesi ve Seddülbahir Kalesi’yle her yıl binlerce ziyaretçiyi ağırlıyor. Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığı, adım atılan her noktasında Çanakkale Savaşları’nın izlerinin görülmesi mümkün olan açık hava müzesi niteliğindeki Tarihi Gelibolu Yarımadası’nda hayata geçirdiği ve geçireceği yeni projelerle Çanakkale ruhunu daha fazla kişiye ulaştırmayı hedefliyor. Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanlığına bağlı Çanakkale Savaşları Araştırma Merkezi tarafından Çanakkale Tarihi Alan’da Çocuk Ziyaret Pasaportu projesi hayata geçirildi. Projeyle çocukların tarihi alanı keşfetmeleri, araştırma yapmaları ve alan bilincin arttırmaları amacıyla eğitici ve katılımcı bir deneyim sunulması hedefleniyor. Proje kapsamında çocuklar, aileleriyle birlikte tarihi mekanları yerinde ziyaret ederek öğrenme fırsatı yakalarken, müzeleri, anıtları ve şehitlikleri keşfederek kültürel farkındalıklarını arttıracak. Çocuklar, Çanakkale Savaşları Araştırma Merkezi’ne gelerek 25 Şubat tarihinden itibaren pasaportları ücretsiz alabilecek. Tarihi Alan içinde bulunan 11 ayrı ziyaret noktasını gezdikten sonra pasaportları görevli personel tarafından özel kaşelerle damgalanacak. Tüm ziyaretlerini ve araştırma görevlerini tamamlayan çocuklar, tekrar Çanakkale Savaşları Araştırma Merkezine gelerek görevlerini kontrol ettirerek projeye özel hediyelerini alabilecekler. Proje 5 bin kişiyle sınırlı olacak. Çanakkale Tarihi Alan’da Çocuk Ziyaret Pasaportu projesindeki 11 ayrı ziyaret noktası; Anadolu Hamidiye Tabyası Çanakkale Savaşları Tarih Müzesi, Bigalı Kalesi, Kilitbahir Kalesi, Alçıtepe 1915 Siper ve Hilal-i Ahmer Hastanesi Canlandırma Alanı, Seddülbahir Kalesi, Çanakkale Şehitler Abidesi, Çanakkale Savaşları Araştırma Merkezi, Bigalı Atatürk Evi ve Müzesi, Çanakkale Destanı Tanıtım Merkezi, 57. Piyade Alayı Şehitliği ve Conkbayırı Atatürk Zafer Anıtı’ndan oluşuyor. Çanakkale Savaşları Gelibolu Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir’in katılımıyla Çanakkale Savaşları Araştırma Merkezinde proje start aldı. Çanakkale Tarihi Alan’da Çocuk Ziyaret Pasaportu projesi çocukların Çanakkale Savaşları Araştırma Merkezine gezmesiyle başladı. Tarihi Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, çocuklara pasaportlarını dağıtarak, pasaportlarını ilk kaşe ile damgaladı. Çanakkale Tarihi Alan’da Çocuk Ziyaret Pasaportu projesini hayata geçirdiklerini belirten Alan Başkanı İsmail Kaşdemir, "11 tane müzemiz var. Bu müzeleri tamamen gezip, mührü bastırdığınız zaman size çok sürpriz bir hediyemiz olacak. Çok beğeneceksiniz. Ama bundan daha önemlisi Çanakkale’deki o güzel yerleri, atalarımızın ne kadar büyük iş yaptığını, Çanakkale’nin nasıl Geçilmez yapıldığını daha iyi anlayacaksınız. O yüzden hem Mehmetçiğe saygılı olmak, hem de tarihimizi daha iyi anlamamız için bu aktiviteyi başlatıyoruz. Bende çok heyecanlıyım ama Tarihi Alan Başkanlığı olarak sizi burada görmekten dolayı da çok mutluyuz. Çünkü çocuklarımız bizim için gelecektir. Eğer sizler Çanakkale Ruhunu daha iyi hissederseniz. Eğer ciğerlerinize teneffüs ederseniz, Nefes aldığınızda Çanakkale Ruhunu hissederseniz geleceğe daha güvenle yürüyeceksiniz. Geleceğimiz daha aydınlık olacak. Ecdadımızı, tarihimiz, daha iyi anlamış olacağız" dedi.
Adıyaman Yemeni bitme tehlikesiyle karşı karşıya Adıyaman’ın Besni ilçesinde 43 yıldır yemeni ustalığını sürdüren Hakan Özçetinkaya, ilçede mesleği tek başına yaşatmaya çalışıyor. Özçetinkaya, çırak yetişmemesi ve yeterli destek görememesi nedeniyle geleneksel yemeni sanatının birkaç yıl içinde tamamen yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu söyledi. Kültür ve Turizm Bakanlığı yemeni sanatçısı olan Hakan Özçetinkaya, baba mesleği olan yemeni ustalığını yıllardır büyük emekle sürdürüyor. Ayakkabıcılığın atası olarak bilinen yemeni, günümüzde Besni’de yalnızca Özçetinkaya’nın el emeğiyle yaşatılmaya devam ediyor. Besni’de şu anda tek yemeni ustası olarak çalıştığını belirten Özçetinkaya, mesleğe küçük yaşlarda başladığını ifade ederek, "Adıyaman’ın Besni ilçesinde yemeni ustası olarak tek ben çalışmaktayım. Dedemin erken vefatından dolayı bu mesleğe küçük yaşlarda başladım. Şu anda 43 yıldır bu işi sürdürüyorum" dedi. Ürettikleri ürünlerin çarık ve yemeni olarak adlandırıldığını belirten Özçetinkaya, tüm ürünlerin tamamen el emeğiyle hazırlandığını söyledi. Özçetinkaya, "Yaptığımız ürünlerin ismi çarık ve yemeni. Yüzde yüz doğal ve el yapımıdır. İnsan vücuduna herhangi bir zarar vermez. Ayakta mantar ve kaşıntı gibi rahatsızlıklara da iyi gelir" ifadelerini kullandı. Geleneksel yöntemlerle üretilen yemeni sanatının günümüzde yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu vurgulayan Özçetinkaya, en büyük sorunun çırak yetişmemesi olduğunu belirtti. Özçetinkaya, "Başlıca sıkıntımız çırak bulamamak ve insanların bu sanata gereken ilgiyi göstermemesi. Gerekli yerlerden yeterli destek göremiyoruz. Ben burada tek başıma çalışıyorum. Bizim götürebildiğimiz yer buraya kadar. Çırak yetişmediği takdirde bu meslek Besni’de bitecek. Biz elimizden geleni yapıyoruz ancak gerekli destek sağlanmazsa birkaç sene sonra bu meslek tamamen yok olabilir" diye konuştu. Besni’de yarım asra yaklaşan emeğiyle geleneksel yemeni sanatını yaşatmaya çalışan Hakan Özçetinkaya, mesleğin devamı için destek verilmesi ve yeni çırakların yetiştirilmesinin hayati önem taşıdığını dile getirdi.