POLİTİKA - 09 Nisan 2026 Perşembe 13:39

TBMM Başkanı Kurtulmuş’tan ara seçim açıklaması

A
A
A

TBMM başkanı Numan Kurtulmuş, "Ara seçimin kuralları da açıktır. Anayasa ve iç tüzükte şartlar bellidir. O şartlar yerine gelirse, geldiği takdirde ara seçim olur. Ama buna karar verecek o şartların başına da buna karar verecek olan Genel Kurulun böyle bir karar alması şarttır" dedi.

Parlamento muhabirleri ile bir araya gelen TBMM Başkanı Kurtulmuş, 152. Parlamentolar Arası Birlik toplantısı hakkında bilgi verdi. Kurtulmuş, toplantının İstanbul’da gerçekleştirileceğini söyleyerek, "Dünyanın bu kadar önemli türlü hastalardan geçtiği, büyük değişimlerin yaşandığı, büyük gelişimlerin, büyük çalışmaların ortaya konulduğu bir noktada, dünyanın bundan sonraki dönemde ihtiyacı olan konuların altını çizilmesi ve bunu da ev sahipliği yapmak bakımında İstanbul’un en uygun lokasyonlardan birisi olduğuna inanıyoruz. Bu anlamda İstanbul’daki bu toplantılar çerçevesinde, dünyanın geleceği için önemli bir parlamenter bir yolun ortaya çıkmasını da ümit ediyoruz. İstanbul bildiğimiz gibi bütün dünya biliyor ve takdirle karşılıyor, bir dünya markasıdır. Sadece büyük bir metropol değil, aynı zamanda farklılıkların bir arada yaşadığı, büyük bir medeniyet birikimine, köklü bir medeniyet tecrübesine sahip olan bir şehirdir. Dolayısıyla tarih boyunca diyalogu, etkileşimi ve birlikte yaşamayı mümkün kılan bu şehirde, bu katip şehrimizde toplantının yapılmış olması, aynı zamanda geleceğe de anlamlı bir ev sahipliği yaptığımız anlamına gelir diye düşünüyorum. Gerçekleşecek bu büyük buluşma İstanbul’un sahip olduğu tarihi birikimin, günümüz dünyasında güçlü bir yansıması olmasını temenni ediyorum" ifadelerini kullandı.

Kurtulmuş, şöyle konuştu:

"Nasip olursa Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin ev sahipliğinde 28-29 Haziran 2026 tarihinde, hemen bu toplantının bitiminde NATO Parlamento Başkanları zirvesini İstanbul’da gerçekleştireceğiz. Bu ev sahipliğinde Türkiye’nin uluslararası alanda daha görünür hale gelmesine büyük katkı sağlayacağını belirliyorum. PAB Genel Kurulu parlamenter diplomasi açısından özellikle son yıllarda en kapsamlı ve en yüksek katılımlı toplantılarından birisi de İstanbul’da şahit olacak. PAB Sekreteryası’ndan aldığımız son bilgilere göre İstanbul’daki genel kurulu milletvekili ve parlamento başkanı düzeyinde rekor bir katılım beklenmektedir. Allah biliyor savaşın devam etmesi şartında özellikle Asya’daki parlamenterlerin Türkiye gelişine zorluk çekilebileceği gibi bir endişemiz vardır. Ama çok şükür büyük bir katılım bildirildi. 157 ülkeden 857 milletvekili, 86 parlamento başkanı, 56 parlamento başkan vekili, 169 farklı uluslararası kuruluşun temsilcileri, 46 farklı parlamentonun genel sekreteri, Türkiye’den katılanlar hariç 130 uluslararası basın mensubu olmak üzere toplam 2 bin 420 kişi katılımcı olarak kayıtlarını yaptırmıştır. Ben de PAB’ın toplantılarına katılmaya özellikle dikkat gösteriyorum. 2 bin 420 kişinin katılması Türkiye için de önemli bir avantajdır. Fikirlerimizi, görüşlerimizi çok daha rahat bir şekilde dünyaya yayma fırsatı bize verecektir."

Toplantıda Birleşmiş Milletler Türkiye temsilciliği, Türkiye Büyük Millet Meclisi ile yürütülen diyalog ve iş birliği hakkında katılımcılara bilgi vereceğini kaydeden Kurtulmuş, bu kapsamda ilgili kurumlarımızın desteğiyle Sultanbeyli’de bir göç merkezine de Birleşmiş Milletler heyetiyle ziyaret gerçekleştirileceğini ifade etti. Kurtulmuş, Türkiye Büyük Millet Meclisi olarak bunun dışında PAB bünyesinde genel kurum arasında iki önemli etkinliği de düzenlemeyi planladıklarını aktararak, 2025 yılının Nisan ayında İstanbul’da gerçekleştirilen Filistin’i destekleyen parlamentolar toplantısının ikincisini yapacaklarını iletti.

"(Terörsüz Türkiye) Raporun gereklilerini yerine getirilmek Türkiye Büyük Millet Meclisi uhdesindedir"

Toplantının ardından gazetecilerin sorularını cevaplayan TBMM Başkanı Kurtulmuş, terörsüz Türkiye konusundaki soruya, "Türkiye Cumhuriyeti tarihinin 100 yıllık Cumhuriyet tarihimizin en önemli sorunu olan terör meselesinin çözülebilmesi için bir komisyon oluşturuldu. Türkiye Büyük Millet Meclisi siyasi partilerin tamamının katılımıyla Türk siyaseti üzerine düşen sorumluluğu üstüne alarak eksiksiz bir şekilde görevini yerine getirerek özellikle dünya ülkelerine de örnek olabilecek şekilde bir demokrasi dersi verdi. Kimse birbirine kalkıp saygısızlık etmedi, kavga etmedi. Herkes o mutlak fikrini ortaya koydu. Çok ayrı fikirler olmasına rağmen ortak bir zeminde buluştu. Ve bütün partiler üzerinde ittifak ettiği bir raporu ortaya çıkardı. Şimdi bu raporu gereklilerinin yerine getirilmesi Türkiye Büyük Millet Meclisi uhdesindedir, siyasi partilerin uhdesindedir" cevabını verdi

"TBMM Başkanlığı’na en ufak bir inisiyatif bırakılmamıştır"

Kurtulmuş, TBMM’nin işlevini yitirdiği iddialarına ilişkin soru üzerine ise "Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne yapılmış olan büyük bir haksızlıktır. TBMM fevkalade önemli bir şekilde görevleri icra ediyor. Dolayısıyla bunun doğru olmadığı kanıtlanıyor" karşılığını verdi. Ara seçim konusunda Kurtulmuş, "Anayasamızda hangi şartlar altında ara seçime girebileceği çok net bir görev. Bu konudaki karar alma yetkisi Türkiye Büyük Millet Meclisi’nindir. Anayasa çerçevesinde de sadece iki kere bir ara seçim kararı alınmış. Bunlardan birisi 1986’da uygulanmış. 1994’te karar uygulanmamıştır. Çünkü o zaman Meclis’te kanunla bu iş yapılmış. Anayasa Mahkemesi de bunu iptal ettiği için 1994’teki seçim yapılamamıştır. Demokrasinin en önemli özelliği her şeyin açık olmasıdır. Kuralların açık olmasıdır. Ara seçimin kuralları da açıktır. Anayasa ve iç tüzükte şartlar bellidir. O şartlar yerine gelirse, geldiği takdirde ara seçim olur. Ama buna karar verecek o şartların başına da buna karar verecek olan Genel Kurulun böyle bir karar alması şarttır. Yani burada Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na en ufak bir inisiyatif bırakılmamıştır" değerlendirmesini yaptı.

Ahmet Umur Öztürk

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Muğla Muğla Büyükşehir kadrolu işçilerine yüzde 53 Zam Muğla Büyükşehir Belediyesi ile DİSK’e bağlı Genel-İş Sendikası Muğla 2 Nolu Şubesi ve Belediye İş Sendikası arasında, 162 kadrolu işçiyi kapsayan toplu iş sözleşmesi imzalandı. Yapılan anlaşma ile işçilerin ücret ve sosyal haklarında önemli iyileştirmelere gidildi. Muğla Büyükşehir Belediyesi ve MUSKİ’de görevli 162 kadrolu işçiyi kapsayan toplu sözleşme imzalandı. Türkan Saylan Çağdaş Yaşam Merkezi’nde gerçekleştirilen toplu sözleşmeye Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, DİSK Genel İş Muğla 2 Nolu Şube Başkanı Heybet Özman, Belediye İş Sendikası Muğla Şube Başkanı Ender Akbay, Büyükşehir Belediyesi Meclis Üyeleri ve işçiler katıldı. Günlük yevmiye Bin 700 TL oldu İmzalanan toplu sözleşmeye göre kadrolu işçilerin günlük yevmiyesi bin 700 TL olarak belirlendi. Ayrıca sosyal yardım paketi kapsamında çalışanlara 16 bin 500 TL ödeme yapılacak. Yemek yardımı ise günlük 300 TL’ye çıkarıldı. Kıdemi 10 yıl ve üzerinde olan işçiler için 5 bin TL kıdem yardımı öngörülürken, görev unvanlarına göre ücretler de yeniden düzenlendi. Kadrolu işçilere ödenen 52 günlük ilave tediyeye ek olarak, yıllık 24 yevmiye tutarındaki sendika ikramiyesiyle toplam ikramiye sayısı 76 yevmiyeye yükseldi. Maaşlar 68 Bin TL’den başlıyor Yeni düzenlemeler sonucunda 30 günlük net maaşlar önemli ölçüde arttı. En düşük işçi maaşı 68.341,78 TL’ye, en yüksek işçi maaşı ise 89.610,34 TL’ye yükseldi. Toplu iş sözleşmesi ile birlikte işçi maaşlarında ortalama yüzde 53,07 oranında artış sağlanmış oldu. Başkan Aras "Emeğin ve emekçinin yanındayız" İşçilerin emeklerinin verilmesini öncelediklerini belirten Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, "Muğla’mızda yürüttüğümüz her hizmetin temelinde çalışma arkadaşlarımızın emeği var. Gece gündüz demeden çalışan, sorumluluk alan ve bu kente değer katan tüm arkadaşlarımızın haklarını korumak ve geliştirmek bizim önceliğimizdir. Üreten, katkı sunan ve bu kenti ayakta tutan her bir çalışma arkadaşımızın yanında olmaya devam edeceğiz. Bu sözleşmenin tüm çalışma arkadaşlarımıza hayırlı olmasını diliyorum" dedi.
Gaziantep Tahmazoğlu, polis haftasını kutladı Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, Polis Haftası dolayısıyla yayımladığı mesajda tüm polis teşkilatı ve ailelerinin polis haftasını kutladı. Şahinbey Belediye Başkanı Mehmet Tahmazoğlu, Polis Teşkilatının Kuruluş yıl dönümü nedeniyle yayımladığı mesajda, Türk Polisi’nin gücünü halktan ve kanunlardan aldığını belirterek, polislerin her zaman fedakarca çalıştıklarını söyledi. "Ülkemizin huzur ve güvenini sağlıyorlar" Başkan Mehmet Tahmazoğlu, Polis teşkilatının ülkenin huzur ve güvenini sağladığını belirterek, "10 Nisan 1845 yılında kurulan Türk Polis Teşkilatı, halkımızın can ve mal güvenliğini sağlamak, suç işlenmesini önlemek ve suçluları adalete teslim etmek gibi önemli görevleri yerine getirmenin yanı sıra, ülkemizdeki huzur ve güven ortamının sağlanmasında da büyük rol üstlenmektedir. Kamu düzenini koruyan kanunların uygulanmasında emniyet teşkilatımıza önemli görevler düşmektedir. Emniyet teşkilatımız, devletimizin demokratik otoritesinin meşru gücünü temsil etmektedir. Bilinmelidir ki demokrasinin yaşaması, huzur ve güvenliğin sağlanmasıyla mümkündür. Gücünü halktan ve kanunlardan alan Türk Polisi, görevini her zaman fedakarca yapmış, gerektiğinde canını vererek görevlerini yerine getirmiş, bundan dolayı da toplumumuzun güven ve takdirini kazanmıştır. Gecesini gündüzüne katarak 24 saat toplumumuzun huzur ve güveni için çalışan polislerimize, halkımız da her zaman destek olmuş, onlara minnettar kalmışlardır. Bu duygu ve düşüncelerle tüm polislerimizin Polis Haftası’nı kutluyor, şehit olan polislerimizi rahmetle anıyor, görevleri başındaki polislerimize de çalışmalarında başarılar diliyorum" dedi. İlçe emniyet müdürlüğü ve polis merkezleri yaparak emniyete destek olduk Her fırsatta emniyet ve kolluk kuvvetlerine destek veren Şahinbey Belediyesi, Şahinbey İlçesi’ne 3 modern polis merkezi inşa edip, emniyet mensuplarının hizmetine sundu. Şahinbey Belediyesi 47 yıldır hizmet veren Düztepe Polis Merkezi’ni kentsel dönüşüm ve yol genişletme çalışmaları kapsamında yıkarak yerine geniş ve modern bir görünüme sahip Düztepe Şehit Hüseyin Cengiz Polis Merkezi’ni inşa etti. Şahinbey Belediyesi, Karataş mevkiine Şahinbey İlçe Emniyet Müdürlüğü ve Karataş Şehit Yaşar Polat Polis Merkezini polislerin hizmetine sunup onların daha modern bir ortamda görev yapmalarını sağladı. Sadece bunlarla yetinmeyen Şahinbey Belediyesi son olarak Yeşilvadi Polis Merkezi’ni yaparak emniyet müdürlüğüne devretti.
Van Vanlı Anne: "Bu bayrak için ölün" Evlat nöbetindeki Vanlı anne Nazlı Sancar, dağdaki çocuklara seslenerek, "Siz bu bayrağın altında doğmuşsunuz. Bu bayrağın altında ölün. Bu bayrak için ölün" dedi. Van’da terör örgütü PKK tarafından çocukları dağa kaçırılan ailelerin başlattığı evlat nöbeti devam ediyor. Ellerindeki Türk bayraklarıyla DEM Parti İl Başkanlığı önüne kadar sessiz bir şekilde yürüyen ve tek amaçlarının evlatlarına kavuşmak olduğunu belirten aileler, çocuklarına ‘teslim olun’ çağrısında bulundu. Eyleme kızı Şeyma için katılan Nazlı Sancar, 2019’dan beri evlat mücadelesi verdiklerini belirterek, "2019’dan beri biz bu kapıda hakkımız olan evlatlarımızı istedik. Başka bir şey istemedik. Bu süreç başladığı için biz mutlu olduk. Sonsuza kadar da Cumhurbaşkanımız ve Devlet Bahçeli Beyefendinin arkasındayız. Çocuklarımız götürdüğü gün zaten biz ölmüşüz, çocuklarımız ölmüştü. Hem bizim hayallerimizi çaldılar, hem bizim çocuklarımızın hayallerini çaldılar. Onların kalemlerini kırdılar. 2019’dan beri biz bu kapıdan ayrılmadık, ayrılmaya da niyetimiz yoktu. Son nefese kadar biz haklı mücadelemizden devam ediyoruz" dedi. "Acılı anne ve babalar olarak biz sadece hakkımız olan evlatlarımızı bekliyoruz" diye Sancar, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Çocuklarımızın yolunu gözlüyoruz. Biz buradan kalkmayacağız. Hakkımız olan evlatlarımızı almayana kadar. Çünkü biz bu kapıda kaybettik. Biz çocuklarımızı almadan bu kapıda ayrılmayacağız. Bütün dağdaki çocuklara çağrımdır; beni doğuyorsanız, görüyorsanız gelin devlet güçlerimize teslim olun. Ceza yok, bir şey yok. Gelin kaldığınız yerden yine hayatınıza devam edin. Anne ve babaları artık üzmeyin. Yıllardır sizin peşinizdeyiz. Yıllardır gözyaşları döküyoruz. Son nefese kadar da biz sizin arkanızdayız, sizin yanınızdayız. Demeyin ‘biz dağdayız, artık bizim ailelerimiz bizi kabul etmiyor’ diye, asla öyle bir şey yoktur. Bütün anne ve babalar olarak sizin yolunuzu gözlüyoruz. Sizi bekliyoruz. Ne olur beni duyuyorsanız, beni görüyorsan gelin devlet güçlerimize teslim olun. Kaldığınız yerde yine hayatınıza devam edin." Dağdaki çocuklara seslenen anne Nazlı Sancar, "Orada hayat yoktur. Özgünlük varsa burada var. Ne varsa burada var. Siz bu bayrağın altında doğmuşsunuz. Bu bayrağın altında ölün. Bu bayrak için ölün. Onlar için kendinizi öldürmeyin. Sizi kandırıyorlar. Sizi dağlarda, mağaralarda fare gibi çürütüyorlar. Ne olur? Beni duyuyorsanız, görüyorsanız gelin devlet güçlerimize teslim olun. O sizin yeriniz değil. Kaldığınız yerde yine hayatınıza devam edin" diye konuştu.