GENEL - 11 Haziran 2023 Pazar 08:58

TZOB Genel Başkanı Bayraktar: "Ülkemizde tarım nüfusu yaşlanıyor"

A
A
A
TZOB Genel Başkanı Bayraktar: "Ülkemizde tarım nüfusu yaşlanıyor"

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, "Ülkemizde tarım nüfusu yaşlanıyor" dedi.

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, "Ülkemizde tarım nüfusu yaşlanıyor" dedi.


TZOB Genel Başkanı Bayraktar tarımda çalışan nüfusun yaşlandığını belirterek,


"Tarımda çalışan nüfusun yaş ortalaması tarımı olumsuz etkiliyor. Genç nüfus sürekli azalıyor ve kırdan göçüyor, köyler yaşlı nüfusa kalıyor. Fevkalade olumsuz bir durumla karşı karşıyayız. Yaşlı çiftçiler emekli olunca sofralarımıza kim yemek koyacak? Bunu iyi düşünmeliyiz. Türkiye Ziraat Odaları Birliği kayıtlarına göre, Türkiye’deki erkek çiftçilerin yaş ortalaması 57,7, kadın çiftçilerin yaş ortalaması 60,1, kayıtlı toplam çiftçilerin yaş ortalaması ise 58,1’dir" ifadelerini kullandı.


Türkiye’de tarım işçileri hakkında bilgi veren Bayraktar, "Verilerimize göre ülkemizde güncel çiftçi sayısı 5 milyon 162 bindir. Bunun yüzde 82’sini erkekler ve yüzde 18’ini ise kadınlar oluşturuyor. Sistemde kayıtlı çiftçilerimizin yüzde 34’lük kısmı 65 yaş ve üzeri, 34,6’lık kısmı ise 50 ila 64 yaş arasındadır. Çiftçilerimizin yüzde 26,4’ü 33-49 yaş arası, yüzde 3,8’i 25-32 yaş arası ve yüzde 1’i 18-24 yaş arasındadır. Türkiye’de 18-32 yaş arasında çiftçilik yapanların oranı toplam çiftçilik yapanlar içinde yüzde 4,8’e tekabül ediyor" diye konuştu.


Diğer dünya ülkelerinden örnekler veren Bayraktar, "Dünya genelinde de tarım sektöründe çalışanların yaş ortalamalarına bakıldığında tarım nüfusunun yaşının yüksek olduğu görülüyor. Amerika Birleşik Devletleri’nde yayımlanan bir raporda, tarımla uğraşan kişilerin ortalama yaşı 58 olarak belirlendi. Tarım sektöründe 35 yaşın altında çalışanlar sadece yüzde 6, 65 yaşın üzerinde çalışanların oranı ise yüzde 33’tür. Avrupa Birliği ülkelerinde de benzer bulgular görülüyor. Tarımla uğraşanların üçte birinden fazlası 65 yaşın üzerindedir. Ülkemiz tarımda yaşlı nüfusa sahip ülkeleri yakaladı. Yakın zamanda Kanada, çiftçilerinin yüzde 40’ının 10 yıllık süreçte emekli olacağını ve gıda arz güvenliği için 2033 yılına kadar 30 bin çiftçiye ihtiyaç duyduklarını açıkladı. Avrupa Birliği’ne üye ülkeler 40 yaşını geçmemiş çiftçilere doğrudan gelir ve yatırım destekleri şeklinde zorunlu olarak bütçe ayırıyor" şeklinde konuştu.


Köyden kente göçlerin devam ettiğini söyleyen Bayraktar, "Kentlerde yaşanan ekonomik, sosyal gelişme, kırsala çok geç yansıdı. Hala kırsalda gelir seviyesi ülke ortalamasının üçte biri dolaylarındadır. İş arayışı, çocuklarına daha iyi bir gelecek hazırlama isteği, eğitim, sağlık imkanlarından iyi bir şekilde yararlanma beklentisi, sosyal güvence arayışı, sosyal statü kazanma, teknolojide meydana gelen değişme ve gelişmelerden yararlanma isteği gibi nedenlerle köyden kente yoğun göç dalgaları yaşanmaya devam ediyor. Bu durumu tersine çevirmek elimizdedir" ifadelerine yer verdi.


"Genç nüfusun tarıma dönüşünün yollarını aramalıyız. Bunun için başta kırsal kalkınma desteklerinin yanında çiftçi gelirlerinin artırılması, diğer sektör gelirlerine yaklaştırılması gerekiyor. Kırsal bölgelerde ekonomik getirisi olan faaliyetler de artırılmalıdır" diyen Bayraktar, kırsal alanlarda tarıma dayalı sanayiye yönelik yatırımların desteklenmesiyle tarımsal ürünlerde katma değer sağlanması ve yeni iş imkanlarının oluşturulmasının büyük önem taşıdığını belirtti. Bayraktar, sözlerini şöyle tamamladı:


"Gençleri tarımsal üretime sevk edecek doğru politikalar uygulanmaz ve ciddi teşvikler verilmezse uzun vadede ülkemizin gıda arz güvenliği üzerinde ciddi riskler oluşacaktır."

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kocaeli Körfez’de 8 Mart’a özel anlamlı buluşma Körfez Belediye Başkanı Şener Söğüt, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla kadın personelle bir araya gelerek çiçek takdim etti. Körfez Belediye Başkanı Şener Söğüt, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla belediyede görevli kadın personellerle bir araya geldi. Belediye meclis salonunda gerçekleştirilen buluşmada konuşan Başkan Şener Söğüt, kadınların yalnızca çalışma hayatında değil; ailede, toplumda ve sosyal yaşamda üstlendikleri önemli rollerin altını çizdi. Başkan Söğüt, "Kadınlar her zaman dünyayı güzelleştirir. Kadın eli değen her yer daha düzenli, daha güçlü ve daha yaşanabilir hale gelir. Hepimizi dünyaya getiren de büyüten de bir kadındır. Bu nedenle kadınların değeri sadece bir günle sınırlandırılamaz. Kadınlar bir gün değil, her zaman değerlidir. 8 Mart, kadınların emekleriyle, fedakarlıklarıyla ve verdikleri mücadeleyle kazandıkları hakların hatırlandığı önemli bir gündür. Kadınlarımızın hayatın her alanında daha güçlü, daha görünür ve daha eşit şartlarda yer alması için hepimize önemli sorumluluklar düşüyor. Yerel yönetimler olarak bizler de kadınların sosyal, ekonomik ve çalışma hayatında daha aktif rol alması için destek olmaya devam edeceğiz" diye konuştu. Programın sonunda Başkan Şener Söğüt, Başkan Yardımcısı İbrahim Çırpan ile birlikte emekleriyle hayatı güzelleştiren ve üretimleriyle geleceğe değer katan tüm kadınların 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününü kutlayarak belediyede görev yapan kadın personele çiçek takdim etti.
Aydın Başkan Yetişkin: "Efeler’i kadınların geleceğe umutla baktığı bir kent yapmak için çalışıyoruz" Efeler Belediyesi, kadınların üretime, eğitime ve sosyal yaşama katılımını artırmaya yönelik çeşitli projeler yürütürken, Efeler’in başrolünde kadınların olduğunu vurgulayan Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin; "Biz, Efeler’i kadınların özgürce ürettiği, korkusuzca yaşadığı ve geleceğe umutla baktığı bir kent yapmak için gece gündüz çalışmaya devam edeceğiz" dedi. Efeler Belediyesi tarafından kadınların ekonomik ve sosyal hayatta daha aktif yer almasını sağlamak amacıyla çeşitli projeler hayata geçiriliyor. Belediye bünyesinde faaliyet gösteren Kadın Emeği Tarımsal Ürün Fabrikası’nda yöresel ürünler işlenerek katma değerli ürünlere dönüştürülüyor. Tesiste çalışanların tamamını kadınlar oluştururken, üretilen ürünler satışa sunularak kadınların ekonomik kazanç elde etmesi sağlanıyor. Kadın, Aile ve Çocuk Psikososyal Destek Merkezleri’nde ise kadınlara yönelik psikolojik danışmanlık hizmetleri veriliyor. Merkezlerde ayrıca anne adaylarına yönelik doğum hazırlık kursları ve hamilelik sürecine ilişkin bilgilendirme çalışmaları da gerçekleştiriliyor. Çalışan annelere destek amacıyla hizmet veren Gündüz Bakımevleri’nde çocuklara eğitim ve bakım hizmeti sunuluyor. Bu merkezlerde çocuklar yabancı dil, spor, sanat ve temel eğitim alanlarında çeşitli etkinliklere katılabiliyor. Efeler Belediyesi tarafından hizmete sunulan Türkan Saylan Misafirhanesi ise özellikle şehir dışından gelen veya barınma ihtiyacı bulunan kadınlara konaklama imkanı sağlıyor. Eğitim alanında ise Kitap Kafeler ve EFESEM Akademi’de öğrencilere yönelik ders destek programları düzenleniyor. Bu merkezlerde ortaokul ve lise öğrencilerinin yanı sıra üniversiteye hazırlanan gençlere eğitim desteği veriliyor. Belediye bünyesinde faaliyet gösteren Hanımevleri’nde ise kadınlara yönelik çeşitli kurslar düzenleniyor. Seramik, yabancı dil, el sanatları ve farklı alanlarda verilen eğitimlerle kadınların kişisel gelişimlerine katkı sağlanması amaçlanıyor. "Efeler’i kadınlarımızın geleceğe umutla baktığı bir kent yapacağız" Belediye olarak kadınların üretim, eğitim ve sosyal yaşamda daha aktif yer almasını destekleyen çalışmalar yürüttüklerini belirten Efeler Belediye Başkanı Anıl Yetişkin; "Bizim için belediyecilik, sadece temel hizmetler değildir; bizim asli görevimiz insanımızın, en çok da toplumun temel taşı olan kadınlarımızın hayatına dokunmaktır. Efeler’de kadının emeği fabrikamızda değer buluyor, kadının eğitimi merkezlerimizde yükseliyor, kadının güvenliği misafirhanelerimizde hayat buluyor. Eğer bir kadın kendini güvende ve mutlu hissediyorsa, o aile de o şehir de mutludur. Biz, Efeler’i kadınların özgürce ürettiği, korkusuzca yaşadığı ve geleceğe umutla baktığı bir kent yapmak için gece gündüz çalışmaya devam edeceğiz" dedi.
Adıyaman Engelli çocuklarına hem anne hem baba oldu Adıyaman’da yaşayan 53 yaşındaki anne Reyhan Bali, 2 engelli çocuğuna hem annelik hem de babalık yapıyor. Engelli çocuklarıyla tek başına yaşam mücadelesi veren annenin hayat hikayesi ise duygulandırıyor. Eşi Zeynal Bali’yi 13 yıl önce trafik kazasında kaybeden 53 yaşındaki anne Reyhan Bali, 2 çocuğuyla beraber yaşam savaşı veriyor. 32 yaşındaki Aslı ve 25 yaşındaki Hüseyin ile beraber hayata tutunmaya çalıştıklarını belirten Reyhan Bali, ömrünü çocuklarına adadığını söyledi. 39 yıl önce evlendiğini belirten Reyhan Bali, dünyaya getirdiği 6 çocuktan 4’ünün engelli 2’sinin ise sağlıklı olduğunu söyledi. Reyhan Bali, engelli çocuklarından ikisini hastalıktan, sağlıklı olan çocuklarından birini ise trafik kazası sonucu kaybettiğini belirtti. Sağlıklı olan kız çocuğunun evlendiğini yuvasını kurduğunu dile getiren Reyhan Bali, şuan ise iki engelli çocuğu olan Aslı ve Hüseyin ile birlikte yaşadığını söyledi. "Onların kolu, kanadı, ayağı benim" Çocuklarının doğuştan hem zihinsel hem de bedensel engelli olduğunu dile getiren anne Reyhan Bali, "Doğuştan beri böyle, eşim de yok. Trafik kazasında vefat etti. Tek başıma mücadele ediyorum. Hayatımı çocuklarıma adadım. Benim de gücüm yetmiyor, ben de şeker hastasıyım. Eşim 13 yıldır vefat etmiş. Çok zor Allah kimsenin başına vermesin. Onların kolu, kanadı, ayağı benim. Ben düşersem beni kaldıracak kimse yok, onlar düştüğümü dahi bilmezler. Bana bir şey olursa devletimden tek isteğim cenazem daha kaldırılmadan çocuklarıma sahip çıksınlar, sonra beni topağa versinler" ifadelerini kullandı. "Benim anne ve babam devlettir, devletimizden Allah binlerce kez razı olsun" Devletten aldığı destekler sayesinde ayakta durabildiğini söyleyen Reyhan Bali, "Devletimizden Allah razı olsun. Devletimizin desteği sayesinde bugüne kadar gelebildik. Devletimizin engelli ve bakıcı maaşı ile hasta bezi desteği oluyor, bu destekler de olmasa hiçbir şey yapamazdık. Benim hiçbir gelirim yada mal varlığım yok. Devletimin desteği sayesinde çocuklarıma çok şükür bakabiliyorum. Benim anne ve babam devlettir, devletimizden Allah binlerce kez razı olsun" diye konuştu.
Kocaeli Pes etmeyen bir kadının zaferi Kocaeli’de 54 yaşındaki Melahat Kelleveziroğlu, yakalandığı meme kanseri sonrası hayata küsmek yerine Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin "Anne Şehir Sağlıklı Yaşam" projesiyle yeniden ayağa kalktı. Merkezde bulduğu huzuru ve sevgiyi kelimelere döken, mutluluğu her halinden okunan Kelleveziroğlu, "Burası benim ikinci hayatım oldu" diyerek tüm kadınlara umut aşıladı. Kocaeli’de yaşayan 54 yaşındaki 3 çocuk annesi ve 2 torun sahibi Melahat Kelleveziroğlu, 2023 yılında meme kanseri teşhisi almasıyla hayatının en zorlu sınavlarından birine başladı. Tedavi sürecinde fiziksel ve psikolojik olarak büyük sarsıntılar yaşayan, ameliyat ve kemoterapi sonrası sol kolunu kullanamaz hale gelen Kelleveziroğlu, eşi ve çocuklarının desteğiyle tutunduğu hayata Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Kadın ve Aile Hizmetleri Dairesi Başkanlığı bünyesindeki "Anne Şehir Merkezi Begonya" ile yepyeni bir sayfa açtı. "Hastalığım beni psikolojik olarak çok etkiledi" 7 ay önce merkezle tanışan ve burada spor, fizyoterapi, psikolojik danışmanlık ve el sanatları eğitimi alan Kelleveziroğlu, yaşadığı değişim sürecini anlattı. Kelleveziroğlu, "2023 yılında bu hastalığa yakalandım. Tabii ister istemez psikolojik olarak çok etkilendim. Ameliyat oldum, kemoterapi ve ışın tedavisi gördüm. Buraya başvurmamın sebebi de sol kolumu kullanamayışımdı. Spora gelip kolumu kullanmak istedim. Bu bana çok iyi geldi. Bu rahatsızlık, 3 aydan 3 aya yaptırdığım rutin kontrollerde temiz çıkıyor. Tabii ki kemoterapinin vücudumda bırakmış olduğu enkazlar var, onlarla mücadele ediyorum. O rahatsızlıklar da inşallah geçecek" dedi. "İkinci hayatımı burada yaşıyor gibiyim" Merkeze bir arkadaşının tavsiyesiyle geldiğini belirten Kelleveziroğlu, samimi atmosferin kendisini iyileştirdiğini vurgulayarak şöyle devam etti: "Arayış içindeydim, rahatsızlığımdan dolayı bir şeyler yapmak istedim. Spora yazıldım, el sanatlarına yazıldım, psikolog ve fizyoterapistle görüştüm. Burası bana çok iyi geldi. İkinci hayatımı sanki burada yaşıyor gibi geldi bana. Evde kendimi dinlemek istemedim. İyi ki de gelmişim. Burada ’merhaba’ deyişleri bile o kadar içten ki... Çok samimiler. Buradaki dostluklar, arkadaşlıklar çok güzel. Buraya geleceğim zaman günleri sayıyorum, akşamdan hazırlığımı yapıyorum. Burada çok mutluyum. Arkadaşlarım da benden çok enerji aldıklarını söylüyorlar. ’Sen hasta değilsin, bizi sen iyileştiriyorsun’ diyorlar. Çevremde de öyleyim. Kadınlar evde kendilerini dinlemesinler; gelsinler, bir şeyler yapsınlar. Burası gerçekten insanları motive ediyor. Mesela ben sol kolumu kullanamıyorum. El sanatları kursundaki eğitmenime de ayrıca çok teşekkür ediyorum. Ayrı ayrı iğne iplik tutmam gerekiyor ama tutamıyorum. Eğitmenim, ’Melahat Hanım ben yaparım’ diyor ve o kadar çok mutlu oluyorum ki. Her bir eğitmenin ayrı ayrı yardımcı olmaları çok güzel. El becerilerimi artırıyorum. Ben ne kadar mutluysam çocuklarım, eşim, dostlarım da çok mutlu oluyorlar." "Eşim benim sağ kolum" Hastalıkla mücadele ederken en büyük destekçisinin eşi olduğunu ifade eden Kelleveziroğlu, duygusal anlar yaşayarak eşine olan minnetini de dile getirdi. Melahat Kelleveziroğlu, "Bu merkeze başlamadan önce iyi değildim. Evde sürekli duygusal olarak kötü hissediyordum, saatler geçmiyordu. Geceleri çok zor oluyordu. Gündüz bir şekilde geçiriyordum ama yetmiyordu bana. Ben normalde enerjik bir insandım. Bu hastalık hayatımı kısıtladı ve kötü oldum. ’Bir şeyler yapmak istiyorum ve yapacağım’ dedim. Bazen duygusallaştığım zamanlar oluyor, hocalarıma ve arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum; bana sarılıyorlar, destek oluyorlar. Tedavi sürecime katkı oldu; moral çok önemli bu hastalıklarda. Burada moral buldum, evde aileme, çocuklarıma ve eşime de iyi geldim. Ben mutlu olduğumda onlar da mutlu oluyor. Bazen duygusallaşıyorum. Eşim gözümün içine bakıyor, ne olduğunu soruyor. Onun da kalp rahatsızlığı var ama benim yapamadıklarıma yardım ediyor. Ona da çok teşekkür ediyorum. Eşim ’sağ kolum’ diyebilirim. Çok destekçim, en zor zamanımda beni hiç yalnız bırakmadı." 8 Mart Mesajı: "Kadınlar mücevherdir, kıymetimizi bilelim" 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesiyle tüm kadınlara seslenen Kelleveziroğlu, sosyalleşmenin önemine dikkat çekerek şu mesajı verdi: "Kadınlar kendilerini eve kapatmasınlar, sosyalleşsinler. Ben dışarıya kendimi attım, ’sosyalleştim’ diyebilirim ve bu bana çok iyi geldi. Kadınlar pırlantadır, mücevherdir. Kendi kıymetimizi bilmemiz lazım. Kendimize değer vermemiz lazım. Bu benim için çok önemli." Kelleveziroğlu, kendisini yeniden hayata bağlayan Anne Şehir Merkezini hayata geçiren Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın başta olmak üzere, Anne Şehir Merkezi Begonya’daki tüm eğitmenlere ve üye arkadaşlarına teşekkür etti.