POLİTİKA - 08 Aralık 2011 Perşembe 16:21

GENÇLİK VE SPOR BAKANI KILIÇ`IN AÇIKLAMALARI

A
A
A
GENÇLİK VE SPOR BAKANI KILIÇ`IN AÇIKLAMALARI

Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, Şike Yasası’nın çıkması konusunda AK Parti, MHP ve CHP’nin mutabakat sağladığını hatırlatarak, "Gerek Adalet Komisyonu’nun iradesi üzerine gerekse TBMM Genel Kurulu’nun iradesi üzerine ipotek koyma yetkimiz söz konusu değildir" dedi.
Bakan Kılıç, Gençlik ve Spor Bakanlığı’nda, Kick Boks Milli Takımı’nın dünya şampiyonu olan sporcularını kabul etti. Kabulde gazetecilerin sorularını cevaplayan Kılıç, "2 referandum, 2 yerel seçim, 3 milletvekili seçimini geride bırakan ve 7’den de arzu ettiği başarıyla çıkmayı başaran AK Parti’yi siyaset sahnesinde zorlayamayanların bu tür farklı açıklamalar üzerinden polemik yaratma çabalarını kendi siyasetleri açısından anlayabiliyorum. Ama bu polemik arayışlarının AK Parti’de ortaya çıkaracağı hiçbir
karşılığı olmayacaktır" şeklinde konuştu.
Bakan Kılıç, yasaya ilişkin 4 partinin de mutabakat için olduğunu hatırlatarak, konuyu Adalet Komisyonu’nun görüşüp yerine getireceğini kaydetti. Bir gazetecinin "Yasanın hem genel kurulda hem de Sayın Cumhurbaşkanı’nın yasayı tekrar veto etmesi söz konusu olabilir mi?" şeklindeki sorusuna Kılıç, yasanın çıkması halinde bazı şahısların tahliye edileceği, bu kanun hükümlerinin geriye işlemeyeceği, aleyhte olan hükümlerin kişilerin durumlarına uyarlanamayacağı gibi yorumlara katılmadığını belirterek, "Çünkü
bu süreçte hukukçuların bile yapacağı yorumları bir kenara bırakmak lazım. Devam eden bir yargılama süreci var, mühim olan kanun koyucunun iradesini yani Adalet Komisyonu’ndaki ve Meclis Genel Kurulu’ndaki tartışılarla şekillenen iradeyi konuya bakan Cumhuriyet Savcısı ile karar verici olan Hakimler Heyeti’nin ne şekilde değerlendireceği meselesidir. Medyadaki değerlendirmeler sürecin adli boyutunu etkilemez" ifadelerini kullandı.
"BU HESAPLAR SON DERECE YANLIŞ"
"Kanundaki değişiklerle adeta herkes eline kalemi, kağıdı alarak kimin ne kadar yatacağı, kimin ne zaman tahliye olacağı, kimi cezasının seçenek yaptırımlara çevrileceği veya çevrilemeyeceği konusunda herkesin kendine göre yapmakta olduğu bir hesap var. Bu hesaplar son derece yanlış" diyen Kılıç, bu davranışların, yürütülmekte olan yargılama süreci bağlamında hukuken yasaklı ve sakıncalı davranışlar olduğunu belirtti.
Bakan Kılıç, "Kimsenin eline kalemi kağıdı alarak, ceza sürelerini hesaplamasının gereği yoktur" şeklinde sözlerine devam ederek, "Kendimizi savcıların, yargıçların yerine koymak hem kendimize hem kamuoyuna hem de mahkeme heyetine yönelik tutarsız ve haksız bir yaklaşım olacaktır" dedi.
"TBMM GENEL KURULU KENDİ GÜNDEMİN SADECE KENDİSİ BELİRLER"
Yasanın Adalet Komisyonu’nda değişikliğe uğrayıp, uğramayacağının hatırlatılması üzerine Kılıç, şunları kaydetti:
"Bu bir hükümet tasarısı değil, hükümet bu kanunda bir değişiklik öngörüsünde bulunmuş değil. Dolayısıyla ben bugün Adalet Komisyonu’ndaki görüşmelere Türkiye Cumhuriyeti adına iştirak edeceğim. Ama bizim hükümet olarak bu kanun teklifi üzerinde yeni bir değişiklik yapılmasına yönelik bir önerge düşüncemiz ya da bir değişiklik düşüncemiz olmayacak. MHP, CHP VE AK Parti grubundan seslendiren görüşlere baktığım zaman görüyorum ki siyasi parti grupları da Meclis Genel Kurulu’nda kabul edilen metnin aynen
yasalaşması gerektiği yönünde görüşlerini açıkladılar. Dolayısıyla bu demektir ki kanun adalet komisyonunda aynen tekrardan yasalaşacak. Ancak gerek Adalet Komisyonu’nun iradesi üzerine gerekse TBMM Genel Kurulu’nun iradesi üzerine ipotek koyma yetkimiz söz konusu değildir. Ben yürütme organını temsil ediyorum, yasama meclisinin temsilcileri Adalet Komisyonu’nda hareket ve önerge serbestisine sahiptir. TBMM Genel Kurulu kendi gündemin sadece kendisi belirler. Bu yönde bizim bir talebimiz yok, kendilerinin
görüşleri ya da önerisi olursa onun da değerlendirmesi yapılacaktır."
"ÇANKAYA KÖŞKÜ’NÜ YIPRATMAYA ÇALIŞMALARI SON DERECE MANİDAR"
Bakan Kılıç, yürütülen tartışmalar üzerinden siyasi bir polemik arayışına girmenin haksız bir yaklaşım olduğunu belirterek, "Yakın bir zaman kadar Sayın Cumhurbaşkanı’nın giden her kanunu onayladığını iddia ederek, Çankaya Köşkü’nü yıpratmaya çalışanların bugün bu veto ve gerekçeleri üzerinden yine Çankaya Köşkü’nü yıpratmaya çalışmaları da son derece manidardır. Bu gibi mühendislik hesaplarının AK Parti siyasetinde hiçbir zaman karşılığı olmamıştır, bundan sonra da olmayacaktır" ifadelerini kullandı.
Kılıç, bu kanun değişikliği teklifi üzerinden başka meselelere yönelik kanun değişikliği teklifi arayışlarına yönelmenin de abartılı ve gereksiz bir yorum olduğunu sözlerine ekledi.
Kabulde Bakan Kılıç’a Boks Milli Takımı tarafından boks eldiveni hediye edildi. Hediye edilen boks eldivenini takan Kılıç, hatıra fotoğrafı çektirdi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İzmir Faytonculuk zanaatı usta yetişmemesi nedeniyle yok oluyor Türkiye’de bir dönemin en gözde ulaşım aracı faytonlar usta yetişmemesi nedeniyle yok olma tehlikesi yaşıyor. Bu tarihi zanaatı ülke genelinde çok az usta sürdürüyor. Fayton üretimi halk arasında basit bir marangozluk işi olarak biliniyor. Oysa bu üretim yüksek bir mühendislik bilgisi barındırıyor. Günümüz araç teknolojisinin temellerini atan teknik detaylar bu zanaatı benzersiz kılıyor. Gövdede darbe emici dişbudak ağacı kullanılıyor. Tekerlek parmaklarında yüksek dirence sahip gürgen tercih ediliyor. Bu sayede doğal bir süspansiyon sağlanıyor. Tekerleklerin dışa eğimli yapısına kamber açısı deniyor. Bu yapı yükü aksın en güçlü noktasına aktarıyor. Sistem viraj güvenliğini artırıyor. Elde dövülen çelik makaslar yol sarsıntısını en aza indiriyor. Su geçirmeyen özel deri mekanizmalar bugünkü açılır tavanların atası kabul ediliyor. Türkiye’de bu sanatı sürdüren son ustalar hayata tutunmaya çalışıyor. İzmir, Akhisar ve Büyükada’daki son atölyeler kapanma riski taşıyor. Bunun temel nedeni çırak yetişmemesi olarak gösteriliyor. Ustalar bu zanaatın sadece araba üretmek olmadığını vurguluyor. Ahşabın, demirin ve derinin binlerce yıllık uyumunun yaşatıldığı belirtiliyor. Baba mesleğini yaşatıyor At arabacılığı ve atçılığın kendisine babasından miras kalan bir meslek olduğunu belirten Cem Kara Osman, "Babam nakliyecilik, kum taşımacılığı ve bahçelerde çit sürme gibi işlerle meşgul oluyordu. Çocukluğumuzdan bu yana evimizde at ve at arabası hiçbir zaman eksik olmadı. Daha sonra edindiğim mesleki tecrübeler ve kişisel merakım neticesinde faytonların özel üretimi ve tamiriyle bizzat ilgilenmeye başladım. Bazen hayvanseverlerin tepkisiyle karşılaşıyoruz. Bu durum bilgi eksikliğinden ve hayvanlara eziyet edildiğini düşünmelerinden kaynaklanan ön yargılı bir yaklaşımdır. Biz atları tamamen doğalarına ve kullanım amaçlarına uygun bir şekilde değerlendiriyoruz. Günümüzde bu araçları yalnızca sünnet törenleri, reklam çekimleri ve özel amaçlı düğünler gibi kısıtlı alanlarda kullanabiliyoruz. Halbuki bu araçlar kültürümüzün ayrılmaz bir parçasıdır. Yaklaşık on beş yıldır Antalya’nın belirli turizm bölgelerinde turist kafilelerine hizmet veriyorum. Yurt dışından gelen misafirlerin özel etkinliklerinde ve düğün organizasyonlarında yer alıyorum. Organizasyonlar önceden planlandığı için işleyişte aksaklık yaşamıyoruz. Doğada iki atın koşarken çıkardığı nal seslerinin dinlendirici bir etkisi vardır. Bu deneyim adeta bir terapi niteliği taşıyor. Nal sesleri insanı stresten uzaklaştırarak eşsiz bir ruhsal rahatlama sağlıyor" dedi. Usta eksikliği üretimi bitirdi Mesleğin geleceğindeki tehlikeye dikkat çeken Osman, "Fayton yapımında ahşap kısımlar için profesyonel marangozluk işçiliği gerekiyor. Demir aksamlar için geleneksel ocaklarda sıcak demir dövme ustalığı şarttır. Eskiden dingil poryaları farklı kaplinlerle üretiliyordu. Günümüzde rulmanlı sistemler kullanılıyor. Dingil ve diğer parçaların işlenebilmesi için iyi derecede torna bilgisine ihtiyaç duyuluyor. Günümüzde Türkiye genelinde bu işi yapabilecek ustaların sayısı oldukça sınırlıdır. Afyon ve Akhisar gibi bölgelerde faaliyet gösteren ustalar bir elin parmaklarını geçmiyor. Yeni nesil bu mesleğe ilgi duymuyor. Geleneksel bir üretim süreci olduğu için bu alanda ciddi bir tecrübe birikimi şarttır. Yaklaşık yirmi yıl önce Türkiye’den dünyanın dört bir yanına fayton ihraç ediliyordu. Zamanla talebin düşmesiyle birlikte bu üretim durma noktasına geldi. Mesleği devralacak yeni bir nesil yetişmiyor. İlerleyen dönemlerde fayton kullanacak kişi dahi bulunamayacak. Bu kültür tamamen unutulacak. Dünya tarihine dönüp baktığımızda her dönemde atlı ve tekerlekli arabaların önemli bir yer tuttuğunu görürüz. Savaş dönemlerinde mühimmat taşıyan araçlardan ulaşım amacıyla kullanılan faytonlara kadar bu araçlar insanlık tarihinin her aşamasında var olmuştur. Günümüzde tamamen motorlu taşıt teknolojisine geçildiği için bu tarihi miras kaybolmaya yüz tutuyor" ifadelerini kullandı. Yüz yıllık Paris faytonu Eline geçen tarihi faytonun hikayesini paylaşan Osman, "Arkamızda görmüş olduğunuz fayton yüz yılı aşkın bir süre hizmet vermiştir. Böyle tarihi bir aracı yeniden ele alıp gün ışığına kavuşturmak benim için büyük bir onur kaynağıdır. Dingil aksamında Paris ve Londra damgaları bulunuyor. O dönemin eski yazı sanatıyla işlenmiş ibareler yer alıyor. Aracın Fransa’nın başkenti Paris’ten getirildiğini tahmin ediyoruz. Eski ustalardan edindiğimiz bilgilere ve yaptığımız araştırmalara göre Avrupa’dan getirilen bu fayton ilk olarak İzmir’de kullanılmıştır. Daha sonra İstanbul’a ve Büyükada’ya götürülerek çeşitli film çekimlerinde değerlendirilmiştir. Nihayetinde tekrar İzmir’e dönmüştür. Kapsamlı bir araştırmanın ardından bu aracı devraldım. Yakın zamanda bu tarihi faytonu baştan aşağı revize etmeyi planlıyorum. Körüklü veya kaput araba olarak adlandırılan ve üstü açılıp kapanabilen bu model İzmir faytonu olarak bilinmektedir" şeklinde konuştu.
Kocaeli Akçaray tramvay hattının yolcu kapasitesi iki katına çıkarılıyor Kocaeli’de Akçaray Tramvay Hattı’ndaki duraklar uzatılarak sefer başına yolcu kapasitesi 600’e yükseltilecek. Büyükşehir Belediyesi, kent içi ulaşımın önemli arterlerinden olan tramvay hattındaki yolcu yoğunluğunu azaltmak amacıyla başlattığı kapasite artırma projesine devam ediyor. Proje tamamlandığında tramvaylar hatta "çift dizi" (peş peşe iki araç) olarak hizmet verecek ve böylelikle tek seferde taşınan yolcu kapasitesi iki katına çıkarılarak 600 kişiye ulaşacak. 12 durakta altyapı çalışmaları tamamlandı Yeni sisteme entegrasyon için hat üzerindeki 12 durakta yürütülen istasyon uzatma çalışmalarında önemli aşama kaydedildi. Otogar, Yahya Kaptan, Doğu Kışla, Yenişehir ve Milli İrade Meydanı duraklarında inşaat ve altyapı imalatları bitirilirken, kanopi ve turnike montajlarına geçildi. Mehmet Ali Paşa durağında ise yol genişletme çalışmaları tamamlandı. Fuar, Yeni Cuma, Seka Park, Seka Devlet Hastanesi, Kongre Merkezi ve Plajyolu istasyonlarında da inşaat ve kanopi montajı sona erdi; turnike kurulumuna ise kısa süre içinde başlanacağı bildirildi. Eğitim Kampüsü, Fevziye ve Gar duraklarında yapılacak yol genişletme mesaisinin ardından bu bölgelerde de istasyon uzatma aşamasına geçilecek. Duraklara çift yönlü yaya erişimi sağlanacak Kapasite artışının yanı sıra yolcu konforunu da hedefleyen proje kapsamında, tüm duraklara her iki yönden giriş ve çıkış imkanı sağlanarak yoğun saatlerde oluşan yığılmaların önüne geçilmesi planlanıyor. Ayrıca uzatılan istasyon alanlarına yeni kanopiler ve kent mobilyaları eklenerek bekleme alanları daha modern hale getirilecek.