POLİTİKA - 07 Mart 2012 Çarşamba 18:32

12 YILLIK EĞİTİM GÖRÜŞMELERİNDE GERGİNLİK

A
A
A
12 YILLIK EĞİTİM GÖRÜŞMELERİNDE GERGİNLİK

12 yıllık zorunlu kesintili eğitimin görüşüldüğü TBMM Milli Eğitim Komisyonu’nda, AK Parti Düzce Milletvekili Osman Çakır’ın, ’Bu ülkede 1932’den 1950 yılına kadar ’Allah’ demenin yasaklandığı dönemde bile’ şeklindeki ifadesi, CHP’lilerin masalara vurarak tepki göstermesine neden oldu. Bunun üzerine AK Parti’li Çakır, "Kastım ezanla ilgiliydi; kırdıysam, üzdüysem özür dilerim. Hakkınızı helal edin" dedi.
TBMM Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu’nda 12 yıllık zorunlu eğitim sisteminin görüşmeleri devam ediyor. Toplantıda yaptığı konuşmada 28 Şubat MGK bildirgesini okuyan AK Parti Düzce Milletvekili Osman Çakır, "İşte bu 28 Şubat dayatmasıdır. 12 yıllık zorunlu eğitim teklifiyle ilgili çalışma yapılmamış demek, 15 yıldır bağrışmaları duymamaktır. Gücünüz olduğunda dayatacaksınız, olmadığında bilimsel pedagojik çalışmalara kulaklarını kapatacaksınız. Halkla kavga olmaz. Halkın beklenti, özlem
ve endişelerini bir yere bırakamazsınız. Böyle bu halka şekil veremezsiniz" dedi.
Çakır’ın bu sözlerine CHP’li vekiller, "O zaman bu yasayı referanduma götürelim, halka soralım. Madem halk istiyor" diye karşılık verdi. Çakır ise, "Arkadaşlar Müslüman’a gavur eziyeti yapmaya gerek yok. Benim köyümde, ilkokulum, ortaokulum kapandı. Şimdi, bu yasa teklifine ilköğretimin ikinci kademesinde açıktan öğrenmeye kapı aralanırsa, çocuklar okula
gitmez, çocuk gelinler artar edebiyatı yapanlar yıllarca üniversite kapısında kızların başına dünyayı yıktı. ’Haydi kızlar okula’ derken, üniversite kapılarında başörtülü kızlara ’haydi kızlar başka kapıya’ diyenlerin bugün yüzlerinden iki yüzlülük akıyor. Katsayı uygulamasıyla ile ilgili meslek lisesi memleket meselesi diye ilan verenler, o dönemde sustu ama ne hikmetse şimdi dile geliyor. Bunun adı tek kelimeyle samimiyetsizliktir" diye konuştu.
Çakır, 1997 yılında 50 bin hafız yetiştirilirken, geçen yıl 21 bin hafız yetiştiğini belirterek, "Bu ülkede 1932’den 1950 yılına kadar ’Allah’ demenin yasaklandığı dönemde bile’ şeklindeki sözleri CHP’li milletvekillerinin sert tepkisine neden oldu. CHP’li vekiller, ayağa kalkıp uzun süre masalara vurarak Çakır’a yönelik tepkilerini gösterdiler. CHP’li vekiller Çakır’a ’Ayıp be’, ’Sözünü geri al’ diye bağırdı. CHP’li Oktay Ekşi, Çakır’ın yanına giderek, "Kim yasakladı ispatlasana’ diye sordu. CHP’li
Muharrem İnce ise, "Allah, peygamber, din sizin tekelinizde mi? Biz hiçbir zaman kimsenin dinini sorgulamadık. Herkesin dini kendine" diye konuştu.
Tartışmaların sürmesi üzerine Komisyon’a ara verildi. Çakır’ın toplantı salonundan çıkmasının ardından AK Parti’li vekiller, CHP’li vekilleri sakinleştirmeye çalıştı.
"HAKKINIZI HELAL EDİN"
Komisyona verilen aranın ardından Komisyon Başkanı Nabi Avcı, AK Partili Çakır’a yeniden söz verdi. Çakır, ’1932 yılından 1950 yılan kadar Allah demek yasaklandı’ sözünden dolayı özür dilediğini belirterek, Benim buradaki kastım ezan ifadesiyle ilgiliydi. Bu bir vaka olarak olgu olarak bu ülkede yaşanmış bir olay. Yoksa hepimiz Allah’ın kulluyuz. Ben kimsenin inancına dil uzatmak istemedim. Üzdüysem, kırdıysam özür dilerim. Hakkınızı helal edin" diye konuştu.
Bunun üzerine CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce, "Özür dilendiyse üstüne gidilecek bir konu yoktur" diyerek tartışmaya son verdi.
Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Trabzon Dyt. Ayca Yılmaz Kaya: "Sağlıklı bir Ramazan geçirebilmek için besin seçimine ve porsiyon kontrolüne dikkat edilmeli" Ramazan ayında sağlıklı beslenmek için besin seçimi ve porsiyon kontrolünün önemli olduğu belirtildi. Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan Özel İmperial Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Uzm. Dyt. Ayca Yılmaz Kaya, Ramazan ayında aşırı yağlı, tuzlu ve baharatlı yiyeceklerden uzak durulması gerektiğine dikkat çekti. Yılmaz, "Ramazan ayı, hem manevi hem fiziksel açıdan yenilenme fırsatı sunan özel bir dönemdir. Ancak bu sürecin sağlıklı geçirilmesi için doğru ve bilinçli beslenme planı yapılmalıdır. Gün boyu süren açlık mide asidinin artmasına neden olabilir; bu durum özellikle hassas mide yapısına sahip kişilerde yanma ve ağrı şikâyetlerini artırabilir. Ayrıca sahurda aşırı besin tüketimi kilo artışına neden olabilmektedir. Kilo alımının yanında uzun açlık süresi sebebiyle kas kaybı da yaşanmaktadır. Sağlıklı bir Ramazan ayı geçirebilmek için besin seçimine ve porsiyon kontrolüne dikkat edilmelidir. Aşırı yağlı, tuzlu ve baharatlı yiyeceklerden uzak durulmalı; kafeinli içeceklerin tüketimi sınırlandırılmalıdır. İftarda yemekler yavaş ve iyi çiğnenerek tüketilmeli, çorba içildikten sonra 5-10 dakika ara verilerek ana yemeğe geçilmelidir. Bu uygulama hem sindirimi kolaylaştırır hem de aşırı besin tüketimini engeller. İftarda ana öğün dengeli porsiyonlanmış protein, sebze ve kompleks karbonhidrat içermeli. Yemeklerin pişirme yöntemine dikkat edilmeli; kızartma yerine, ızgara, fırında, haşlama gibi pişirme yöntemleri kullanılmalıdır ki mide bağırsak problemleri yaşanmasın. Sahur öğünü mutlaka yapılmalı ve en az bir ara öğün planlanmalıdır. Sahurda aşırı yağlı besinler tercih edilmemelidir. Hem tok tutması hem de yaşanılabilecek rahatsızlıkları önlemesi nedeniyle sahurda süt, yoğurt, peynir, yumurta gibi protein kaynaklarının tüketimi erken saatlerde açlık hissinin önüne geçer. Tercihe göre sahur menüsüne meyve eklenebilir. Her gün düzenli olarak meyve ve sebze tüketimi bağışıklık sistemini destekler, kabızlık gibi sindirim problemlerinin önlenmesine yardımcı olur" diye konuştu. "Diyabet, hipertansiyon gibi kronik hastalıklara sahip bireyler mutlaka doktor kontrolünde oruç tutmalı" "Diyabet, hipertansiyon gibi kronik hastalıklara sahip bireyler mutlaka doktor kontrolünde oruç tutmalıdır" diye Yılmaz, "Vücuda uzun süre besin alınmaması metabolizmanın savunmaya geçmesine neden olur. Bu nedenle Ramazan ayında öğün sayısının dengeli planlanması önemlidir. Yeterli ve dengeli beslenmeye dikkat edildiğinde kilo alımı yerine kilo kontrolü sağlanabilir. Ara öğün ve sahur yapmadan tutulan oruçta vücudun ihtiyacı karşılanamamış olmakla beraber kas kaybı ve vücut yağı artışı görülebilir. Diyabet, hipertansiyon gibi kronik hastalıklara sahip bireyler mutlaka doktor kontrolünde oruç tutmalıdır. İftar ve sahur vakti arasında yeterli su tüketimine dikkat edilmeli, günlük ortalama 2-2 buçuk litre su tüketilmelidir. Çay, kahve gibi kafeinli içecekler vücuttan sıvı atılımını artırdığı için su yerine tüketilmemelidir. Yetersiz su tüketimi; baş ağrısı, baş dönmesi ve tansiyon düşüklüğü gibi sorunlara yol açabilir. Ramazan ayında fiziksel aktivite tamamen bırakılmamalıdır. İftardan en az bir saat sonra yapılacak 30-40 dakikalık hafif tempolu yürüyüş, metabolizma hızının korunmasına ve kilo kontrolüne katkı sağlar" dedi.
Ağrı Diyadin’de "Bir bilenle bilge nesil" projesi öğrencilerle buluştu Eğitim-Bir-Sen Ağrı Şubesi, Genç Memur-Sen ve Milli Eğitim Bakanlığı iş birliğiyle yürütülen "Bir Bilenle Bilge Nesil" projesi, Diyadin ve Taşlıçay’da öğrencilerle buluşarak gençlerin okuma alışkanlıklarını geliştirmeyi ve kültürel değerleri yeni nesillere aktarmayı hedefliyor. Öğrencilerin okuma alışkanlıklarını geliştirmeyi ve kültürel değerleri yeni nesillere aktarmayı hedefleyen proje, 9 yıldır aralıksız olarak uygulanıyor. Bu kapsamda düzenlenen programlar, Diyadin Anadolu İmam Hatip Lisesi Konferans Salonu ile Taşlıçay Anadolu Lisesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Etkinliklere proje koordinatörü öğretmenler ve öğrenciler katıldı. Süleyman Gümüşer yaptığı açıklamada, kitabı ve kalemi önceleyen bir anlayışla gençlere yönelik bu projeyi büyük bir gayretle sürdürdüklerini belirterek, öğretmenlere, öğrencilere, okul yöneticilerine ve emeği geçen tüm paydaşlara teşekkür etti. Proje kapsamında her biri 10 öğrenciden oluşan okuma grupları, alanında uzman moderatörler rehberliğinde kitap tahlilleri gerçekleştirecek. Süreç sonunda yazılan kompozisyonlar değerlendirilerek dereceye giren öğrencilere ödüller takdim edilecek. "Bir Bilenle Bilge Nesil" projesinin, öğrencilerin okuma, anlama, yazma ve eleştirel düşünme becerilerinin gelişimine önemli katkı sağlaması bekleniyor.