POLİTİKA - 18 Kasım 2025 Salı 13:31

(Düzeltme) Bakan Tunç: "Gazze’de 20 binden fazla çocuk katledildi, şehit edildi"

A
A
A
(Düzeltme) Bakan Tunç: "Gazze’de 20 binden fazla çocuk katledildi, şehit edildi"

"Yargısal Süreçlerde Çocuklar İçin Koruyucu ve Onarıcı Yaklaşımlar Projesi" toplantısına katılan Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Maalesef, 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze’de 20 binden fazla çocuk katledildi, şehit edildi" dedi.


Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, "Yargısal Süreçlerde Çocuklar İçin Koruyucu ve Onarıcı Yaklaşımlar Projesi" toplantısına katıldı. Burada konuşan Tunç, projenin geleceğin teminatı çocuklara ve adalet sistemi bakımından hayırlı olması temennisinde bulundu.


Çocuğun toplumun en masum varlığı ve en kıymetli emaneti olduğundan bahseden Tunç, "Çocuklar çevresindeki tehlikelere karşı en savunmasız toplum kesimidir. O nedenle çocukların korunması yalnızca ailelerine bırakılacak bir husus değildir. Çocukların korunması devletin anayasal görevidir tüm devletlerin. Dolayısıyla çocukları korumak geleceğimizi güvence altına almaktır. Çevresindeki tehlikelere karşı gerek suç mağduru çocuklar onların korunması gerekse çocukların suça sürüklenmesinin önlenmesi hepsi çocukların korunması anlamına gelir ve bu anlamda da alınması gereken tedbirleri yalnızca anne babalara, ailelere bırakmamak gerekir. Devletin en başlıca görevlerinden bir tanesidir" dedi.


Proje kapsamında hedeflerden bahseden Tunç, "Hedefimiz suça sürüklenen çocukları yeniden topluma kazandıracak umudu onaran, hatayı düzelten insan onurunu merkeze alan bir yaklaşımı hakim kılmaktır. Bu bağlamda proje ilgili mevzuat düzenlemeleri ve politika değişimlerini teşvik edecektir. Projenin adalete, adaleti mahkeme salonlarının yanında okullarda, sağlık merkezlerinde ve sokaklarda da var eden sektörler arası güçlü iş birliği kurulmasına önemli katkılar sunacağına inanıyorum" ifadelerinde bulundu.


"Gazze’de 20 binden fazla çocuk katledildi, şehit edildi"


Çocukların geleceğe hazırlanması noktasında büyük bir gayret gösterdiklerinden bahseden Tunç, "Filistin’de, Gazze’de çocuk haklarının nasıl ihlal edildiğini, çocukların, insanların yaşam hakkının yok sayıldığı ve pervasızca hiçbir sınır tanımadan çocukların, kadınların katledildiği bir ortamı maalesef çocukların soykırıma tabi tutulduğu bir zaman derinliğine hep beraber yaşıyoruz. Maalesef 7 Ekim 2023’ten bu yana Gazze’de 20 binden fazla çocuk katledildi, şehit edildi" diye devam etti.


İmzalanan ateşkesin kalıcı hale gelmesi temennisinde bulunan Tunç şunları dile getirdi:


"Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin de bu gece itibariyle özellikle Gazze Barış Planı’nı onaylaması da çok önemli. Bu barış planının hayata geçmesi noktasında ateşkesin sağlanması noktasında Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın çok güçlü iradesiyle büyük gayretleri oldu."


"Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararında yetişkinler için beş yıl olan denetim süresini çocuklar için üç yıl olarak düzenledik"


Çocuğun üstün yararı doğrultusunda suça sürüklenen çocuklar için özel olarak uzlaştırma ve kamu davasının açılmasının ertelenmesi modellerini geliştirdiklerinden bahseden Tunç, "Yetişkinler için uzlaştırma kapsamında olan suçların yanında çocukların üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlar yönünden de uzlaştırma müessesesinden faydalanabilmesini sağladık. Yine çocuklar hakkında yetişkinlerin işlediği suçlardan farklı olarak kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilebilmesi için cezanın üst sınırını 15 yaşını doldurmamış çocuklar bakımından üç yılı yerine beş yıl olarak belirledik. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi süresi yetişkinler de beş yıllı iken bu süreyi çocuklar yönünden üç yıla düşürdük. Ayrıca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararında yetişkinler için beş yıl olan denetim süresini çocuklar için üç yıl olarak düzenledik. Yine cezanın ertelenmesi kararı verilebilmesi için yetişkinler için iki yıl olan cezanın üst sınırını çocuklar için üç yıl olarak belirledik" dedi.


2005 yılında çocuk koruma kanununu yasalaştırarak çocuklarımızın haklarını ve esenliklerini güvence altına almaya çalıştıklarına değinen Tunç, "Çocukları adli süreçlerde yıpranmaması ve üstün yararlarının korunması bakımından çocuk mahkemelerini kurduk. Çocuk mahkemesi sayısını 85’e, çocuk ağır ceza mahkemesi sayısını 16’ya çıkardık. 2020 yılında Adalet Bakanlığı Teşkilatı büyüyesinde adli destek ve mağdur hizmetleri dairesi başkanlığını kurduk ve bu başkanlığının bünyesi içerisinde de çocuklarla ilgili bir birimi daire başkanlığını faaliyete geçirdik. Çocuk koruma kanunuyla çocuklara kelepçe takılamayacağı ve çocuklar hakkında özgürlüğü kısıtlayıcı tedbirlerle hapis cezasına en son çare olarak başvurulması gerektiğini düzenledik" ifadelerine yer verdi.


Erzurum’da, Bursa’da ve Eskişehir’de açılan çocuk adalet merkezlerimizin sayısını artırmaya devam ettiklerini ifade eden Tunç, "Şu devam eden çocuk adalet merkezlerimiz var. Bunları da süratle ülke geneline yaygınlaştırarak çocukları gerek suç mağduru gerek suça sürüklenen çocuklar bakımında onların yetişkinlerle aynı ortamda yargı hizmetinden yararlanmalarını mahsurlu bulduğumuz için onları ayrı bir merkezlerde yargı hizmetinden yararlanmasını sağlayacağız" dedi.


Bakan Tunç konuşmasını noktalarken toplantının hayırlara vesile olmasını diledi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Kastamonu Kastamonu buz kesti: Dereler, barajlar ve göletler dondu En düşük hava sıcaklığının sıfırın altında 20 derece olarak ölçüldüğü Kastamonu’da baraj, dere ve göletlerin yüzeyi dondu. Kastamonu’da son 1 haftadır etkili olan kar yağışı yer yer yüksek kesimlerde aralıklarla devam ediyor. Kar yağışıyla birlikte kent soğuk havanın etkisi altına girdi. En düşük hava sıcaklığının sıfırın altında 20 derece olarak ölçüldüğü kentteki baraj, göl ve derelerin yüzeyi buzla kaplandı. Devrekani ilçesine bağlı Başakpınar köy sınırlarından doğan ve Daday, Seydiler, Ağlı, Pınarbaşı, Cide ve Azdavay ilçeleri ile Küre Dağları Milli Parkından geçerek Karadeniz’e dökülen Devrekani Çayı da soğuk hava nedeniyle dondu. Küre Çayı’nın da beslediği Beyler Barajı ve Kulaksızlar Barajı’nın yüzeyi de tamamen dondu. Yüzeyi buzla kaplanan çay, yağan karla da beyaza büründü. "Köyümüz de, deremiz de, bizler de donduk" Devrekani ilçesi Kasaplar köyünde ikamet eden Serkan Demirkan, "Maalesef köyümüz de dondu, bizler de donduk. Yapım aşamasındaki deremiz de dondu. Havayı anlatmaya gerek yok, dondurucu soğuk var. Şu anda hava sıcaklığı sıfırın altında 10 dereceyi geçmiş durumda. Fakat daha da hava sıcaklığı düşecek, çünkü şu anda hava ayaza ve dona çekti. Bugün sularımız bir ara geldi ama bu geceden sonra sularımız yarın akmayacak. Çünkü şu anda hava dona çektiği için deremiz gibi sularımız da donacak. Bu yüzden evlerimizde su kesintisi olması ihtimali yüksek, suların kesilmesini bekliyoruz" dedi.
Adana Babanın, DNA ile tespit ettirdiği kızını nüfusuna aldıramadığı iddiası Adana’da bundan 5 yıl önce birlikte yaşadığı kadından olan kızının başkasının üzerine kayıtlı olduğunu ileri süren baba, DNA testi de yaptırmasına rağmen bir türlü nüfusuna alamadığını, kızına annesi tarafından şiddet uygulandığını iddia etti. Adana’da yaşayan 29 yaşındaki Hasan Artınal, 2020 yılında birlikte yaşamaya başladığı 33 yaşındaki N.E. ile 2022 yılında ayrıldıklarını ve bu birliktelikten dünyaya gelen Masal isimli kızının soy bağında mağdur edildiğini öne sürdü. İddiaya göre anne, Artınal’dan olan çocuğunu resmi nikahlı olduğu M.Y.’nin üzerine kaydettirdi. Artınal, çocuğun biyolojik babasının kendisi olduğunu ispatlamak için DNA testi yaptırdığını ve rapor sonucunda biyolojik baba olduğunun resmen belirlendiğini söyledi. Baba, buna rağmen kızını kendi nüfusuna geçiremediğini ileri sürerek sesini duyurmaya çalıştı. Hasan Artınal, yaşadığı süreci şöyle anlattı: "Ben bu kadınla 2020 yılında tanıştım. Bir çocuğumuz oldu. Ancak anne, çocuğumun soy bağını başka bir kişinin üzerine kayıt ettirdi. Bunun üzerine DNA testi yaptırdım ve çocuğun benden olduğu resmi olarak tespit edildi. İlgili tüm makamlara başvurmama rağmen bugüne kadar somut bir çözüme ulaşamadım. Anne, her seferinde çocuğu benden kaçırıyor ve açılan davaları da sürekli geri çekiyor. Şu an kızım 5 yaşında ve nerede olduğunu bilmiyorum." "Babası olarak yasal haklarımı kullanmak istiyorum" Yetkililere seslenen baba, tek isteğinin yasal haklarına kavuşmak olduğunu belirterek, "Benim tek isteğim, çocuğumun babası olarak kimlikte görünmek ve kızıma ulaşabilmek. Şu anda kızımın can güvenliği yok. Eski eşim çocuğuma şiddet uyguluyor. Kızımın saçlarını kazıtmış. Çocuklar çok korkmuş durumda. 5 yaşındaki çocuğum daha ’baba’ kelimesinin ne anlama geldiğini bile bilmiyor. Ben sadece çocuğuma ulaşmak ve babası olarak yasal haklarımı kullanmak istiyorum" diye konuştu.
İstanbul UKABDER’den acil çağrı: "Binalar tamam, sıra gönülleri doyurmakta" Afrika Çad’da 9 dev eseri tek seferde açmaya hazırlanan UKABDER, 19 Ocak’taki büyük yolculuk öncesi "acil" koduyla çağrıda bulundu. Başkan Murat Uğur, "Binaları tamamladık, şimdi sıra oradaki yetimlerin sofrasını ve kucağını doldurmakta" diyerek gıda, kıyafet ve oyuncak eksiği için hayırseverlere seslendi. Uluslararası Kardeşlik Seferberliği İnsani Yardım Derneği (UKABDER) gönüllüleri, 19 Ocak’ta başlayacak Çad seferberliği için zamanla yarışıyor. Bölgede inşası tamamlanan hastane, cami ve atölye gibi 9 kalıcı eserin açılışını yapacak olan heyet, dağıtımı yapılacak insani yardım malzemelerinin tedariki için çalışmalarını sıklaştırdı. Dernek yönetimi, açılış heyecanına gölge düşmemesi için erzak, kıyafet ve oyuncak stoklarının bir an önce tamamlanması gerektiğini duyurdu. "Bu Bir Yardım Değil, Kardeşlik Meselesidir" Yolculuğa sayılı günler kala açıklama yapan UKABDER Yönetim Kurulu Başkanı Murat Uğur, sürenin daraldığına dikkat çekti. Uğur, "Çad’da tarih yazacak 9 büyük eseri hamdolsun tamamladık. Ancak oraya sadece bina açmaya değil, kardeşlerimizle kucaklaşmaya gidiyoruz. Giderken elimiz boş gidemeyiz. Bölgede dağıtacağımız sıcak yemek, gıda kolisi, kıyafet ve çocuklarımız için uçurtma, oyuncak gibi kalemlerde halen eksiklerimiz var. Bu bir yardım kampanyası değil, bir kardeşlik meselesidir. Vakit çok az, tüm hayırseverleri bu seferberliğin ucundan tutmaya davet ediyorum. Çad’da bir Türk STK tarafından tek seferde yapılan en büyük yatırımlardan birini, 9 kalıcı eseri hamdolsun tamamladık. Ancak oraya sadece kurdele kesmeye değil, kardeşlerimizle kucaklaşmaya gidiyoruz. Binlerce kilometre öteden gelen kardeşlerini bekleyen yetimlerin karşısına elimiz boş çıkamayız. Bu bir yardım kampanyası değil, bir kardeşlik ve onur meselesidir" dedi. Gönüllüler gece gündüz çalışıyor İstanbul Gaziosmanpaşa’daki dernek merkezinde ve Türkiye’nin dört bir yanındaki gönüllü gruplarında hummalı bir çalışma yürütülüyor. Gönüllüler, Türkiye’den götürülecek emanetleri tasnif ederken, uçurtma ve oyuncakların paketlenmesi için yoğun mesai harcıyor. 19-30 Ocak tarihleri arasında gerçekleştirilecek organizasyonda, yetim çocuklara yönelik uçurtma şenlikleri düzenlenmesi ve binlerce aileye erzak ulaştırılması hedefleniyor. Gökyüzü Türk uçurtmalarıyla renklenecek Seferberliğin en renkli detayı ise çocuklar için hazırlanan özel sürprizler olacak. UKABDER gönüllüleri, Çadlı yetimlerin yüzünü güldürmek için oyuncak, kıyafet ve uçurtma bağışı toplama kampanyasına hız verdi. Bölgede düzenlenecek "Uçurtma Şenliği" ile yoksulluğun gölgesindeki çocuklara unutulmaz bir gün yaşatılması planlanıyor. Gönüllüler, "Bir uçurtmanın kuyruğuna takılacak bir tebessüm, dünyalara bedeldir. Oyuncak ve uçurtma bağışlarıyla çocukların hayallerine dokunmak istiyoruz" çağrısında bulundu.