GÜNDEM - 12 Temmuz 2025 Cumartesi 10:07

15 Temmuz Gazisi Mustafa Zorova’nın eşi: "Gavurun 3 kurşunu benim eşimi götürdü"

A
A
A

15 Temmuz Gazisi Mustafa Zorova’nın eşi Sevim Zorova, "Kolay değil. Öldüğü ana kadar yaşananları Allah ile ben biliyorum. Çok zor oldu, halen de zor ama yapacak bir şey yok. Elimizden gelen bir şey yok. Gavurun 3 kurşunu benim eşimi götürdü" dedi.

FETÖ’nün 15 Temmuz 2016’da darbe girişiminde bulunduğu gece Ankara’nın Kazan ilçesinde 9 kişi şehit oldu ve 92 kişi gazi ünvanı aldı. Darbe gecesinin ardından birçok kahramanlığa imza atılan Kazan ilçesi ‘Kahraman’ ünvanı aldı. O geceyi ve eşi Mustafa Zorova’nın son 9 yılda yaşadıklarını İhlas Haber Ajansı (İHA) muhabirine anlatan Sevim Zorova, 9 yılın sonunda şubat ayında eşinin vefat ettiğini kaydetti. Sevim Zorova, Mustafa Zorova’nın defalarca kez ameliyat olduğunu ve en sonunda böbrek yetmezliğinden hayatını kaybettiğini ifade etti.

"Eşimi ‘Allah’ diye bağırırken sesinden tanıdım"

O gece Mustafa Zorova’nın belediye başkanı çağırıyor diyerek evden çıktığını ve sabaha kadar eşini beklediğini ifade eden Sevim Zorova, "Beklerken telefon çaldı. Telefona baktım. Telefonda ambulans şoförü ‘Mustafa Zorova’nın eşi misin’ dedi. ‘Evet’ dedim. ‘Mustafa Zorova vuruldu, Sincan Devlet Hastanesi’ne gel’ dedi, kapattı. Beni bir telaş aldı. O sırada yeniden telefon çaldı. Bu sefer arayan eşimdi. ‘Hacı, hacı ben vuruldum’ dedi, kapattı. Büyük kızımın yanına gittim. Damat beni hastaneye götürdü. Hastanede eşimi aradım ama bulamadım. Oradakilere sordum. ‘Burada öyle bir hasta yok. Morgun önüne bak abla’ dediler. Morgun önüne gittim. Ana baba günüydü orası. Milleti üst üste çuval gibi atmışlar. Tuttum bacağından çektim, bacağı kum gibi olmuş. Dağılmış. O anı görünce ben de oraya devrildim. Kan fışkırıyor" diye konuştu.

15 Temmuz Gazisi Mustafa Zorova’nın eşi:

"1 ay sonra hastanenin başhekimi bizi saat 21.00’de gelen gideniniz çok diye hastaneden çıkarttı"

Mustafa Zorova’nın 20 gün boyunca ameliyattan ameliyata girdiğini aktaran Zorova, "20 günde 9 defa ameliyat geçirdi. Kendine gelmeye başladığı sırada bizim belediye başkanı oradaymış. Belediye başkanının elinden tutmuş, ‘Başkanım, devlet yıkıldı mı, çöktü mü? Biz boşuna mı vurulduk’ demiş. Belediye Başkanı da ‘Mustafa Amca sizlerin sayesinde devletimiz ayakta yıkılmadı’ demiş. Mustafa tekrar ameliyata gitti. Sürekli ameliyat geçirdi. Orada 1 ay boyunca yattı. 1 ay sonra hastanenin başhekimi bizi saat 21.00’de gelen gideniniz çok diye hastaneden çıkarttı" ifadelerini kullandı.

"Gavurun 3 kurşunu benim eşimi götürdü"

Mustafa Zorova’nın vurulduktan sonra 9 yıl içinde sadece 3 ay evde kaldığını söyleyen Sevim Zorova, "Devamlı hastanede, 9 senede 3 ay evde yattı. O da gel git şeklinde. Hepsini toplasan 3 ay eder. Bu sene şubat ayında da vefat etti. Kolay değil. Öldüğü ana kadar yaşananları Allah ile ben biliyorum. Çok zor oldu, halen de zor ama yapacak bir şey yok. Elimizden gelen bir şey yok. Gavurun 3 kurşunu benim eşimi götürdü" ifadelerine yer verdi.

15 Temmuz Gazisi Mustafa Zorova’nın eşi:

"15 Temmuz da aynı Çanakkale gibi oldu"

Mustafa Zorova’nın ölenlerin arasındayken kendi topuğunu başkasının sanarak attığını dile getiren Sevim Zorova, "Bir tek 5 parmağı ve diz kapağı vardı. Yaş itibariyle gitti eşim. 15 Temmuz da aynı Çanakkale gibi oldu. Ölen ölene, vurulan vurulana. Kan gövdeyi götürdü. Çoğu öldü, çoğu da gazi oldu tek tek ölüyor. Gazilerimiz de ölüyor. Benim eşim vurulduktan sonra ayağa kalkıp da çarşıya pazara gitmeyi bırak kapıya bile çıkamadı. Cumhurbaşkanımızdan Allah razı olsun, gazilerle de şehitlerle de hep ilgilendi" açıklamasında bulundu.

Fazlı Çolak - Berkay Hasan Karayakas

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Adana "Son Reçete" operasyonu: Usulsüz ilaç çetesi çökertildi Adana merkezli 10 ilde, para karşılığında temin ettikleri başkalarına ait kimlik numaraları üzerinden usulsüz reçete yazdırarak milyonlarca liralık ilaç temin eden şebekeye yönelik "Son Reçete" operasyonu düzenlendi. 69 şüpheli gözaltına alınırken, örgüte ait 87 milyon TL değerindeki mal varlığına el konuldu. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden 34’ü tutuklanırken, 25 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı, 10 kişi ise savcılıktan serbest kaldı. Adana Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü’ne bağlı Dolandırıcılık Büro Amirliği ekipleri, usulsüz reçete yöntemiyle ilaç temin eden şebekeye yönelik yaklaşık 1 yıl süren teknik ve fiziki takibin ardından operasyon düzenledi. "Son Reçete" adı verilen operasyonda, para karşılığında temin edilen başkalarına ait kimlik numaraları üzerinden reçete yazdırılarak kanser ilaçları, uyuşturucu içerikli haplar, antibiyotikler ve sağlık kabinlerinde kullanılan ilaçların alındığı ortaya çıkarıldı. Doktor üzerinden reçete, 6 eczaneden temin Yapılan çalışmalarda, ilaçların doktor U.U. üzerinden reçete edildiği, örgüt içerisindeki 6 eczacı aracılığıyla temin edildiği belirlendi. Sağlık raporuna tabi ilaçların ise hasta yerine "dublör" kullanılarak alındığı tespit edildi. Dublörlük görevini hepatit hastası S.İ. ile R.O.’nun yaptığı öğrenildi. Şebekenin temin ettiği ilaçları yasa dışı şekilde sağlık kabinleri ve farklı eczanelere sattığı, uyuşturucu madde içerikli hapların ise elden bağımlılara verildiği ve yurt dışına satış yaptığı belirlendi. 87 milyon TL’lik mal varlığına el konuldu Soruşturma kapsamında şebekede; 1 doktor, 6 eczacı, 5 eczacı kalfası, 3 ecza deposu sahibi, 1 hemşire ve 2 dublör olmak üzere çok sayıda şüphelinin yer aldığı tespit edildi. 13 Şubat’ta Adana merkezli olmak üzere İzmir, Konya, Diyarbakır, Mersin, Antalya, Muğla, Batman, Osmaniye ve Mardin’de 186 ekip ve 600 polisin katılımıyla eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Operasyonda 69 şüpheli gözaltına alındı. Adreslerde yapılan aramalarda çok sayıda dijital materyal ile 500 kutu ilaç ele geçirildi. Şebekeye ait yaklaşık 87 milyon TL değerindeki mal varlığına el konuldu. Şebekenin kamuya verdiği zararın belirlenmesi için Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından inceleme başlatıldı. 34 kişi tutuklandı Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden aralarında doktor, eczacı, ecza deposu sahipleri ve dublörlerin de bulunduğu 34 kişi tutuklandı. 25 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, 10 kişi ise savcılıkça serbest kaldı.
Gaziantep İlk sahur öncesi uzmandan kritik uyarı Medical Point Gaziantep Hastanesi Diyetisyeni Zişan Sobacı, ilk sahurda yapılan beslenme hatalarına dikkat çekerek önemli uyarılarda bulundu. Diyetisyen Zişan Sobacı, uzun sürecek açlık dönemine sağlıklı bir başlangıç yapmanın ay boyunca enerjiyi korumak açısından büyük önem taşıdığını belirterek, "Uzun saatler aç kalacağız düşüncesiyle aşırı ve ağır yemek tüketmek en sık yapılan hatalardan biri, özellikle kızartmalar, hamur işleri ve fazla tuzlu gıdaların gün içinde susuzluk hissini artırır ve mide problemlerine yol açabilir" dedi. Sahurda doğru beslenme İdeal sahur öğünü ile ilgili bilgi veren Diyetisyen Sobacı, "Yumurta, peynir, yoğurt gibi kaliteli protein kaynakları, tam buğday ekmeği ve yulaf gibi kompleks karbonhidratlar, bol yeşillik ve lifli sebzeler, ceviz, badem gibi sağlıklı yağlar, yeterli miktarda su içermeli, sahurda kan şekerini dengede tutan ve uzun süre tokluk sağlayan besinler tercih edilmeli. Aksi halde gün içinde halsizlik, baş ağrısı ve dikkat dağınıklığı görülebilir" ifadelerini kullandı. "Çay ve tatlı tüketimine dikkat" Sahurda aşırı çay ve kahve tüketiminin vücuttan su atımını artırarak susuzluğa neden olabileceğini belirten Sobacı, şerbetli tatlılardan ise özellikle uzak durulması gerektiğini vurguladı. Diyetisyeni Zişan Sobacı, iftar ile sahur arasında en az 8-10 bardak suyun zamana yayılarak tüketilmesi gerektiğini de hatırlattı. Diyetisyen Zişan Sobacı, "Ramazan ayı bir denge ayıdır. İlk sahurdan itibaren bilinçli ve ölçülü beslenmek hem sağlığımızı hem de ibadet sürecimizi olumlu etkiler" diye konuştu.