EKONOMİ - 12 Şubat 2026 Perşembe 15:53

2. el araç pazarında ‘16 yaş ve üzeri’ devrimi

A
A
A
2. el araç pazarında ‘16 yaş ve üzeri’ devrimi

Quick Finans ev sahipliğinde gerçekleşen ‘2. El Oto’nun Yıldızları Çalıştay ve Ödül Programı’nda, kredi engelini aşan ‘16 yaş ve üzeri’ hamlesi ve Ticaret Bakanlığı’nın 2. el oto pazarına yönelik projeleri katılanlardan büyük ilgi gördü.


‘Türkiye Otomotiv Pazarını 2. El Belirler’ mottosuyla Türkiye’nin ilk 2. El Oto Zirvesi’nde ve takiben Ankara ve İzmir Bölge Çalıştaylarında bir araya gelen 2. El oto ekosistemi, bu kez 6-8 Şubat tarihleri arasında Kıbrıs’ta düzenlenen organizasyonda bir araya geldi. Quick Finans’ın ev sahipliğindeki programda 2. el otomotiv ticaretinde güven, dijitalleşme ve finansman modelleri tüm yönleriyle ele alındı. Zirvenin açılış konuşmasını yapan Maher Holding Sigorta Grubu Başkanı Ahmet Yaşar, grubun 2017 yılında Quick Sigorta ile başlayan yolculuğunun bugün finansal bir ekosisteme dönüştüğünü vurguladı. Dünyadaki örneklerin aksine Türkiye’de sistemin önce bankalar üzerinden kurulduğuna dikkati çeken Yaşar, holding olarak bu yapıyı sigorta ve fon oluşturan şirketlerle entegre bir hale getirdiklerini belirtti. Grubun temel amacının iş ortaklarıyla rekabete girmek değil, acenteleri ve bayileri birer ‘finansal market’ haline getirmek olduğunu ifade eden Yaşar, bu modelin detaylarını paylaştı. Sadece sigorta veya kredi ile sınırlı kalmayıp gayrimenkulden mobiliteye kadar grubun ürettiği tüm enstrümanların satışında acentelere rol verileceğini belirten Yaşar, bu sayede iş ortaklarının bütünleşik hizmet sunan merkezlere dönüşeceğini kaydetti.



Koruma açığına karşı KASKONOMİQ ve birikim odaklı ‘Lüküs Hayat’


Sektördeki koruma açığına yönelik çözümlere değinen Yaşar, Türkiye’deki araçların yüzde 75’inin kaskosuz olduğu gerçeğinden hareketle geliştirilen KASKONOMİQ ürününün önemine değindi. Sigorta şirketlerinin genellikle belirli yaşın üzerindeki araçları sistem dışı bıraktığını hatırlatan Yaşar, KASKONOMİQ ile riskin tamamını üzerinde taşıyan vatandaşlara, trafik sigortası primlerine yakın bedellerle muafiyetli bir koruma sağladıklarını aktardı. Özellikle gençlerin otomobile erişimini kolaylaştırmak amacıyla kurgulanan Lüküs Hayat Sigortası hakkında da bilgi veren Yaşar, bu ürünün döviz bazlı bir birikim modeli sunduğunu belirtti. Belirli bir birikim seviyesine ulaşan kullanıcılara grup bünyesindeki QCAR Mobilite üzerinden tek taraflı bir taahhütle otomobil alma garantisi verdiklerini ifade eden Yaşar, sigortanın bu yönüyle bir hayat planlama aracına dönüştüğünü vurguladı.



Mobilite ve gayrimenkulde sigorta güvencesi


Ekosistemin mobilite ayağında QCAR Mobilite ile yıllık 200 bin gün ikame kiralama hacmine ulaştıklarını belirten Yaşar, 2026 yılı hedeflerinin 81 ilin tamamında hizmet ağını canlandırmak olduğunu söyledi. İnşaat sektöründe ise müteahhitlikten ziyade ‘gayrimenkul geliştirme’ odaklı ilerlediklerini ifade eden Yaşar, bina tamamlama sigortasının önemine dikkati çekti. İstanbul Kurtköy’deki Quick Residence projesinin Türkiye’de temelden itibaren yüzde 100 teslim garantili ve sigorta korumalı nadir projelerden biri olduğunu hatırlatan Yaşar, bu projelerin aynı zamanda acenteler için yeni birer komisyon geliri kapısı olacağını da sözlerine ekledi.



Pazarda 16 yaş ve üzeri devrimi ve satış rekorlarındaki servet etkisi


2. el oto ekosistemini tüm paydaşları ile kapsayacak iş modelleri ile sahiplenme ve iş birlikleri ile grubun gücünü katarak gelişimine katkı sunma vizyonuyla hareket ettiklerini belirten Quick Finans Genel Müdürü Nihat Karadağ ise, 2. el pazarının sıfır araç pazarının 8 ila 10 katı büyüklüğünde devasa bir ekosistem olduğunu belirterek, son 3 yılda pazarda yaşanan rekorlar serisinin temel dinamiklerinin elektrikli araçlarda çağın dönüşümü ile SUV araçlarla gelen teknoloji dönüşümü ve reel fiyatlarda düşüş olduğunu, ‘altın fiyatlarındaki artışa bağlı servet etkisi’nin de arz esnekliği olan otomotiv sektöründe talebe yansıdığını vurguladı. Finansmana erişimdeki engellerin aşılmasına yönelik olarak devrim niteliğindeki bir gelişmeyi de paylaşan Karadağ, bankacılık ve finans sektöründe uygulanan 15 yaş sınırıyla kredi dışı kalan araç parkı için Quick Finans’ın, Quick Sigorta’dan Kaskonomiq ile sigortalı 16 yaş ve üzeri araçlara kredi vermeye başlayacağını duyurdu. Karadağ, bu ay itibarıyla hayata geçecek bu modelin finansa ve araca erişilebilirliği artırarak pazarın büyümesine ciddi katkı sağlayacağını belirtti.



Kredi dışı kalan 6,5 milyon araç için yeni finansman modeli


Finansmana erişimde sektördeki en büyük bariyerlerden biri olan ‘yaş sınırı’ konusuna çözüm getirdiklerini müjdeleyen Karadağ, sözlerine şöyle devam etti:


"Türkiye’deki 33,6 milyonluk araç parkının yüzde 37’si 16 yaş ve üzeri araçlardan oluşuyor. Bu grup büyük ölçüde kredi imkanlarından yoksun. Quick Finans olarak bu ay itibarıyla 16 yaş ve üzeri araçlara kredi vermeye başlayacağız. Yaş sınırıyla kredilendirme dışı kalan yaklaşık 6,5 milyonluk araç parkı, bu hamleyle sisteme dahil olacak. Bu model sadece satış hacmini değil, yaygın bir şekilde uygulanan takas sistemine de katkı sağlayarak pazarın sürdürülebilir ve istikrarlı gelişimini de destekleyecektir."



Sektörel trendlerde SUV ve elektrikli araç dominasyonu


Pazarın segment bazlı dikkat çeken dönüşüm ve trendlerine de değinen Karadağ, hibrit ve elektrikli araç satışlarının son 3 yılda yüzde 576 gibi rekor bir büyüme sergilediğini, SUV modellerin pazar payının ise yüzde 61,9 seviyesine ulaştığını aktardı. Tüketici tercihlerindeki bu radikal dönüşümün finansman ihtiyaçlarını da çeşitlendirdiğini belirten Karadağ, Quick Finans olarak her ay yayınladıkları 2. El Oto Raporu ile bu verilerin analiz ve yorumlarını şeffaf bir şekilde sektörle paylaşarak, piyasaya ışık tutmaya devam edeceklerini sözlerine ekledi.



Ekspertizde Merkezi Bilgi Sistemi hakkında bilgi verildi


Toplantıda konuşan Ticaret Bakanlığı Otomotiv Ticareti Daire Başkanı Özgür Karacaoğlu da Bakanlığın piyasayı şeffaf ve adil hale getirme stratejilerini aktararak, ‘Merkezi Ekspertiz Bilgi Sistemi’ projesi ile ilgili gelişmeleri anlattı. Ayrıca kayıt dışılıkla mücadele kapsamında ‘Elektronik İlan Doğrulama Sistemi’ne değinen Karacaoğlu, bu düzenlemelerin temel gayesinin dürüst çalışan kayıtlı işletmelerin haklarını korumak olduğunu ifade etti.



2. el araç pazarında ‘16 yaş ve üzeri’ devrimi

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara AK Parti’den belediyelere Ramazan genelgesi: "Denetim, sosyal yardım ve manevi hassasiyet vurgusu" AK Parti Yerel Yönetimler Başkanlığı, yaklaşan mübarek Ramazan ayı öncesinde AK Partili belediyelere kapsamlı bir genelge gönderdi. AK Parti Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Demir’in imzasıyla iletilen genelgede, Ramazan ayının ruhuna uygun programlar yapılması, sosyal yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması ve milli-manevi değerlere hassasiyetle hareket edilmesi vurgulandı. AK Parti Yerel Yönetimler Başkanlığı, Ramazan ayı öncesinde AK Partili belediyelere genelge gönderdi. Genelgede Ramazan ayının paylaşma, yardımlaşma ve dayanışmanın en güçlü şekilde yaşandığı müstesna bir zaman dilimi olduğuna dikkat çekildi. AK Parti’nin milletin kurduğu bir hareket olduğu belirtilerek, AK Partili belediyelerin de bu anlayışla Ramazan ayında birlik ve beraberliğin güçlenmesine katkı sunacak çalışmalar yürütmesi istendi. Ramazan ayında vatandaşların sağlıklı ve uygun fiyatlı ürünlere ulaşabilmesi için belediyelerin tüm imkanlarını seferber etmesi gerektiği kaydedilen genelgede, özellikle gıda güvenliği, hijyen ve uygun fiyat uygulamalarına yönelik denetimlerin Ramazan ayı boyunca artırılması istendi. Belediyelerin marketler, pazar yerleri, fırınlar ve gıda satış noktalarında düzenli kontroller gerçekleştirmesi, vatandaşların mağduriyet yaşamaması için gerekli önlemlerin titizlikle uygulanması gerektiği de ifade edildi. Genelgede Ramazan ayı boyunca planlanan tüm etkinliklerin Ramazan’ın ruhuna, milli-manevi ve tarihi değerlere uygun hassasiyetle gerçekleştirilmesi, programlarda yer alacak katılımcıların bu çerçevede belirlenmesinin altı çizildi. Başta Gazze olmak üzere tüm mazlum coğrafyalara destek bilincinin Ramazan boyunca güçlü şekilde ortaya konulması ve etkinliklerde boykot ürünlerine yer verilmemesi de genelgede ön plana çıkan hususlardan biri oldu. Sosyal yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaştırılması, dağıtım sürecinde vatandaşların mahremiyetinin gözetilmesi, belediye başkanlarının Ramazan boyunca vatandaşlara iftar vakitlerinde, gönül sofralarına katılması, ev ziyaretleri gerçekleştirilmesine vurgu yapılan genelgede, yaşlılara, engelli vatandaşlara, şehit yakınlarına iftar ve sahur programlarının düzenlenmesi kaydedildi. Öte yandan belediyelere gönderilen genelgede, şehit yakınları ve gazilerin ziyaret edilmesi, kendileri için özel iftar programları düzenlenmesi, üniversite öğrencileri, gençler, çocuklar, yaşlılar, yetimler ve kimsesizlere yönelik özel iftar programları yapılması da öne çıktı. "Belediye başkanı şehrinden mesuldür" AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Yerel Yönetimler Başkanı Mustafa Demir, yaklaşan Ramazan ayı dolayısıyla değerlendirmelerde bulundu. Demir, Ramazan’ın tüm İslam âlemine, Türkiye’ye ve şehirlere hayırlar getirmesini temenni etti. Demir, Ramazan ayında birlik ve beraberliğin güçleneceğini belirterek, AK Partili belediyelerin her zaman olduğu gibi vatandaşların yanında olacağını söyledi. Belediye başkanlarının Ramazan boyunca vatandaşlarla daha güçlü bir gönül bağı kuracağını ifade eden Demir, "Belediye başkanlarımız, Sayın Cumhurbaşkanımızın selamlarıyla vatandaşlarımızla, iftar ve sahur sofralarında bir araya gelecekler. Bulundukları yerlerin şehremini olarak Hz. Ömer misali, şehrinde tüm vatandaştan kendisini mesul hissederek Ramazan ayını geçirecekler" ifadelerini kullandı. Ramazan ayının gönül buluşmalarına vesile olacağını dile getiren Demir, belediye başkanlarının iftar ve sahur sofralarında vatandaşlarla bir araya geleceğini, dertleri dinleyip çözüm üreteceğini ifade etti. AK Parti’nin ‘kimsesizlerin kimsesi’ anlayışıyla hareket ettiğini vurgulayan Demir, ihtiyaç sahibi vatandaşların asla yalnız bırakılmayacağını belirtti.
Muğla Datça’da 7. Badem Çiçeği Festivali coşkuyla başladı Muğla’nın Datça ilçesinde 2018 yılından bu yana gerçekleştirilen ve Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin destekleriyle hayata geçirilen ve bu yıl 7’incisi düzenlenen Badem Çiçeği Festivali, renkli görüntülerle başladı. Festival, 12-15 Şubat 2026 tarihleri arasında ziyaretçilerini ağırlayacak. Festivalin başlamasıyla birlikte Datça sokakları ve köyleri badem ağaçlarının pembe ve beyaz tonlarıyla adeta kartpostallık görüntülere sahne oldu. Türkiye’nin en özgün kış festivali olarak gösterilen etkinlik, çok sayıda ziyaretçiyi yarımadada buluşturdu. İlçenin birçok noktasında kurulan stantlarda yöresel ürünler, el emeği hediyelik eşyalar ve Datça’ya özgü lezzetler ziyaretçilerin beğenisine sunuluyor. Halk oyunları gösterileri, konserler ve çeşitli yarışmalarla bölgenin kültürel zenginliği ön plana çıkarılıyor. Festival kapsamında bu yıl da ödüllü Yemek Yarışması düzenlenecek. Palamutbükü Limanı’nda gerçekleştirilecek yarışmada ana yemek kategorisinde tencere yemekleri ve deniz mahsulleri jüri karşısına çıkacak. Zeytinyağlılar kategorisinde yerel ot ve sebze yemekleri yarışırken, tatlı kategorisinde ise Datça’nın meşhur bademinden yapılan bademli tatlılar hünerlerini sergileyecek. Öte yandan 14 Şubat Cumartesi günü 12.00-15.00 saatleri arasında Reşadiye’de Datça’nın Geleneksel Düğün Yemekleri etkinliği düzenlenecek. Nohutlu et yemeği, arpacık şehriye çorbası, emekle dövülmüş keşkek, yoğurtlama, taze salata ve helva gibi yöresel tatlar ziyaretçilere ikram edilecek. Festival, geleneksel çiftçi yarışmalarıyla da şenlenecek. En Hızlı Badem Kırma, En İri Badem ve En Bakımlı Bahçe kategorilerinde yarışmalar düzenlenecek. En Hızlı Badem Kırma Yarışması’nın elemeleri Palamutbükü ve Datça merkezde yapılacak. Büyük final ise 15 Şubat Pazar günü saat 13.00’te Datça Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirilecek.
İstanbul Ertuğrul Doğan: "Federasyonumuz uygun görürse seneye B Takım uygulamasına gideceğiz" Kulüpler Birliği Vakfı Başkanı Ertuğrul Doğan, Türkiye Futbol Federasyonu’nun onay vermesi durumunda önümüzdeki sezon B Takım uygulamasına geçileceğini açıkladı. Kulüpler Birliği Vakfı toplantısı, İstanbul’da bir otelde gerçekleştirildi. Toplantıda, yabancı oyuncu uygunluğu, yayın havuzu dağılımı, müsabaka saatlerinin düzenlenmesi, zemin kalitesi, B Takımı projesi gibi gündem maddeleri değerlendirildi. Ardından Kulüpler Birliği Vakfı Başkanı Ertuğrul Doğan basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Yaklaşık 2 ay sonra Kulüpler Birliği toplantısı yaptıklarını belirten Doğan, "Bu süre zarfında kulüp profesyonellerimiz, kendi aralarında yaklaşık 4-5 toplantı yaptı. Yabancı oyuncu uygunluğu ve yayın havuzu dağılımı ile ilgili konular gündeme geldi. Önümüzdeki sezonun müsabaka saatlerinin düzenlenmesi ve oyun kalitesini artırmak için istişarede bulunduk. Zeminle alakalı da konuştuk. Bir ’B Takımı’ projesi var. Kulüpler bunu talep ediyor. Kulüplerin gündeminde olan ’hak mahrumiyeti’ konusu da var. Bu konular gündeme geldi. Bu konuların hepsiyle ilgili başkanlarla kararlar aldık. Bunları Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) ile paylaşacağız. Burada asıl karar verici TFF. Bazı maddeleri oy birliği ile aldık. Bazı maddeleri de oy çokluğuyla aldık. Bunlarla alakalı açıklamaları hazırlayıp, bunları TFF Başkanı ile paylaşacağız. Kendisinden bu konularda kulüplere yardımcı olmasını isteyeceğiz" şeklinde konuştu. Yabancı oyuncu uygunluğuyla alakalı henüz kesin bir karara varmadıklarını belirten Başkan Doğan, "İçerisindeki gençlerin sayısıyla alakalı kulüplerimizin talepleri var. TFF ile daha bu konuları görüşmedik. Önce bu aldığımız kararları TFF ile paylaşalım. Sonra kamuoyunu bu konuda bilgilendiririz" ifadelerini kullandı. Ertuğrul Doğan, yayın hakları konusunda ise, "Şampiyonluk ile alakalı dağıtılan rakamlar var. Bu dağılımın yeniden düzenlenmesi için bir konu gündeme geldi. Bazı kulüplerin olumlu, bazıların ise olumsuz görüşleri oldu" dedi. "7-8 konuda beklenen kararların tamamı alındı" Toplantı sonrasında kulüp başkanlarının salondan gülerek ayrıldıklarının gözlemlendiğinin söylenmesi üzerine de konuşan Doğan, "Daha önce Ali Başkan da çok ciddi emek vermişti. Ben de elimden geleni yapıyorum. Çok iyi bir toplantı oldu, birçok konuyu görüştük. Alınması gereken kararların tamamı alındı. 7-8 konuda beklenen kararların tamamı alındı. Üzerine basarak söylüyorum; karar verici kurum Türkiye Futbol Federasyonu. Biz kulüpler kendi düşüncelerimizin ne olduğunu bu hafta içinde federasyonumuzla paylaşacağız. Ondan sonra da süreci hep beraber takip edeceğiz" şeklinde konuştu. "Ligler başlamadan önce zeminlerle ilgili tedbirlerin alınacağını düşünüyoruz" Türkiye’deki statların zeminleriyle ilgili yeni sezon öncesi çalışmalar olabileceğini aktaran Başkan Ertuğrul Doğan, "Profesyoneller bu konuyla ilgili çok ciddi çalışma yürüttü. Çok önemli bir çalışma yapıldı. Statların durumu farklı. Kimisi kulüplerin kendine bağlı, kimisi Gençlik ve Spor Bakanlığı’ndan kiralanmış, kimisi hala Gençlik ve Spor Bakanlığı’na ait. Dolayısıyla bir danışma kurulu üzerinden bir süreç olacak. Anlaştık firmayla da. Avrupa’da gördüğümüz gibi sahalara Türk futbolunun bir an önce kavuşması lazım. Çok önemli statlar yapıldı. Sayın Cumhurbaşkanımız sağ olsun, şu an dünyayı gezerseniz en modern statlar Türkiye’dedir. Ama aynı şeyleri saha zemini için söyleyemiyoruz. Özellikle Anadolu’daki bazı şehirlerimizde bu konuda sıkıntı var. Bunları kendi kulüp başkanları da kabul ediyor. Onlar da bir an önce bu sorunun giderilmesinden yana. Tüm kulüpler aynı şeyi düşünüyor. Bu bir an önce çözülmesi gereken bir konu. İnşallah bu sezon itibarıyla, yaz sezonunda ligler başlamadan önce bu tedbirlerin alınacağını düşünüyoruz" açıklamasında bulundu. "Federasyonumuz uygun görürse seneye B Takımı uygulamasına gideceğiz" Bazı kulüplerin B Takım talep ettiğini ve bu konunun da TFF onayına sunulacağını söyleyen Doğan, "Katılmak isteyen kulüpler bize taleplerini iletti. Biz federasyona ’Şu kulüpler B Takım konusundan yararlanmak istiyor’ diye yazımızı vereceğiz. Bundan sonrası farklı bir süreç. Özellikle alt liglerdeki en büyük maliyetler seyahat ve konaklama maliyetleri. A Takım ile beraber seyahat yapıldığında bu maliyetlerin birçoğunun önüne geçilecek. Dolayısıyla katılmak isteyen kulüplerimiz de var, katılmak istemeyen kulüplerimiz de var. Biz de bu konuda zorunluluk yüklemedik. Katılmak isteyen kulüplerimiz planlamalarını bu yönde hazırladı. Federasyon da uygun görürse önümüzdeki sene bu uygulamaya gideceğiz" ifadelerini kullandı. "Fenerbahçe maçında tek düşüncemiz kazanmak" Trendyol Süper Lig’de bu hafta oynanacak Trabzonspor - Fenerbahçe maçı hakkında da konuşan Ertuğrul Doğan, "Hakemin etkin olmadığı, hak edenin kazandığı, centilmence bir maç olmasını diliyorum. Fenerbahçe’yi, Trabzon’da en güzel şekilde misafir edeceğiz. Trabzonspor olarak tek düşüncemiz var; kazanmak. Ama önce centilmenlik, sakatlıksız, maçın sahada oynandığı, hakemin işin içine müdahil olmadığı, yanlış kararların olmadığı bir maç diliyorum iki takım için de" diye konuştu. "Yeni saat uygulaması yeni sezonda uygulanabilir gibi duruyor" Son olarak Trendyol Süper Lig maçlarının başlama saatinde nasıl bir değişim olacağına da değinen Doğan, "Bazı kulüplerimizin saatlerle ilgili talepleri oldu. Ama burada tabii hem TFF hem de yayıncı kuruluşun da bunu ayarlayabilmesi lazım. Kulüplerimizden gelen talepleri federasyonumuzla paylaşacağız. Dediğimiz gibi burada yayıncı kuruluşun da tutumu önemli. Sadece kulüplerin demesi ve federasyonun okeylemesi de yetmiyor buna. Yayıncı kuruluş da o aradaki saat farkını iyi ayarlamak istiyor. Çünkü maç sonrası görüntüler, maç sonrası yayınlar var. Ramazan ile ilgili zaten saatler açıklandı. Ramazan’dan sonra da lig sonuna kısa bir dönem kalıyor. Şu an anladığımız kadarıyla yeni saat uygulaması ancak yeni sezonda uygulanabilir gibi duruyor. Ama biz kulüplerimizin düşüncelerini ve görüşlerini yarın itibarıyla kulüplerimizle paylaşacağız" diyerek sözlerini tamamladı.
İstanbul Türk Hava Yolları 100 bin çalışanının fotoğrafıyla giydirdiği 500. uçağını tanıttı Türk Hava Yolları, 1933 yılında 5 uçaklık mütevazı bir filo ile başlayan yolculuğunda önemli bir dönüm noktasına daha ulaştı. Milli bayrak taşıyıcı, 2025 yılı sonunda filoya katılan "TK Aile" isimli 500. uçağını düzenlenen özel bir lansmanla tanıttı. Gerçekleştirilen özel uçuşta "TK Aile" isimli uçak gökyüzüne 500 rakamını çizerek ikinci 500 döneminin başlangıcını simgeleyen bir iz bıraktı. 100 bin çalışan ve emeklinin fotoğraflarıyla tasarlanarak hazırlanan 500. uçağın lansmanı; birlik ve beraberlik anlayışını yansıtan geniş bir katılımla gerçekleştirildi. İstanbul Havalimanı’nda düzenlenen etkinliğe; Türk Hava Yolları ve iştiraklerinin yöneticileri, eski üst düzey yöneticileri, çalışanları ve emeklilerinin yanı sıra havacılık sektöründen önde gelen isimler katıldı. 81 ilden gelen şehit çocukları lansmanda yer aldı Lansmanda ayrıca, şehitlerin emaneti olan 81 ilden gelen şehit çocukları, Türk Hava Yolları’nın hafızalara kazınan Iğdır reklam filmi oyuncuları yer aldı. Bu özel buluşma, Türk Hava Yolları’nın büyüme hikayesinin yalnızca rakamlardan değil, aynı zamanda ortak emek, vefa ve dayanışmadan oluştuğunu bir kez daha ortaya koydu. Bu konukların yanı sıra Türk Hava Yolları’nın reklam yüzü olan oyuncu Kerem Bürsin, Serkan Çayoğlu ve Özge Gürel de katılım gösterdi. "İkinci 500 döneminin başlangıcı olarak görüyoruz" Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Ahmet Bolat, tanıtımda bir konuşma yaptı. Bolat, "500. uçağımız, Türk Hava Yolları için yalnızca filomuza katılan yeni bir uçak değil; 93 yıllık bir emeğin, kararlılığın ve ortak aklın simgesidir. 2003 yılında 65 uçakla başladığımız zirve yolculuğumuzda bugün 500’ü aşkın uçakla 6 kıtada 356 destinasyona ulaşmanın gururunu yaşıyoruz. Bundan 12 yıl önce çektiğimiz ‘Hayal Edince’ reklam filminde 247 uçak ve 247 destinasyonla çıktığımız yolculukta 500’üncü uçak bir hayaldi. Bugün o hayalin gerçeğe dönüştüğünü görmek, Türk Hava Yolları ailesi için ayrı bir anlam taşıyor. 500. uçağımızı bir durak değil, ‘İkinci 500’ döneminin başlangıcı olarak görüyoruz. 2036 yılında bin uçaklık filoya ulaşma hedefimiz doğrultusunda, ülkemizi küresel havacılığın merkezlerinden biri haline getirme kararlılığımızı sürdüreceğiz" dedi. 10 yıl içerisinde bin uçağa ulaşacak Lansmanın ardından katılımcılarla birlikte gökyüzüne havalanan 500. uçakta basın mensuplarının sorularını cevaplayan Bolat, "Hakikaten çok güzel bir gün. 500 uçağı hayal etmek herhalde bundan 12 yıl önce zordu ama bu gerçekleşti. 12 yıl önce Iğdır’da reklam filmini çektiğimiz dönem Türk Hava Yolları’nın Iğdır’a gitmesi bir hayaldi. 10 yıl içerisinde Türk Hava Yolları bunun 2 katına çıkacak, bin uçağa ulaşacak" şeklinde konuştu. 65 milyar dolarlık katkı sağladık Türk Hava Yolları’nın Türk ekonomisine sağladığı katkılar hakkında konuşan Bolat, "Bu kadar uçak ülke ekonomisine ne kazandıracak bu önemli. THY bu sene 1,5 trilyon dolarlık Türk ekonomisine 65 milyar dolarlık katkı sağlayarak en önemli ekonomik güçlerden birisi oldu. İnşallah 2033 yılında bu rakamlar 150 milyar dolara çıkacak. Türk Hava Yolları’nın büyümesi sadece uçak sayısıyla değil Türk ekonomisine olan katkısıyla da değerlendirmek lazım. 2006 yılında 100. uçağımız geldiğinde THY’nin toplam ihracatı 1,7 milyar dolardı. 2025 yılında bu rakam 18,8 milyar dolara çıktı" diye konuştu. Çin’den 2 milyon turist getirme projemiz var Turizm Bakanlığı ortaklığında Çin ile birtakım projeler başlatıldığının altını çizen Bolat, "Çin’le frekanslarda sıkıntılar vardı ancak bunlar aşıldı. Çin’den 5 taşıyıcı Türkiye’ye uçuyor. Bunları teşvik ediyoruz. Turizm Bakanlığı ile beraber Çin’den 2 milyon turist getirme projemiz var. Çinli turistler daha çok ülkemizin kültürel değerlerini görmek için geliyorlar. 22 tane UNESCO Dünya Mirası Listesi ile 100’e yakın da Geçici Liste’de yer alan tarihi yerlerimizi ve kültürel varlıklarımızı uçaklarımızdaki ekranlardan tüm dünyaya tanıtıyoruz" ifadelerinde bulundu. Gökyüzüne "500" çizildi Tanıtım kapsamında gerçekleştirilen özel uçuşta "TK Aile" isimli uçak gökyüzüne 500 rakamını çizerek ikinci 500 döneminin başlangıcını simgeleyen bir iz bıraktı. TK 500 sefer sayılı uçuşta şehit çocukları ve aileleri, Türk Hava Yolları yöneticileri, eski üst düzey yöneticileri ve çalışanlar yer aldı. Türk Hava Yolları’nın filo büyüme yolculuğunda kilometre taşları olan diğer uçaklar da etkinlik alanında katılımcılara sergilendi, Türk Hava Yolları’nın ilk uçağının birebir boyuttaki maketi de büyük ilgi topladı. 100. uçak Ağustos 2006 yılında filoya dahil olurken 200. uçak Kasım 2012, 300. uçak Şubat 2016, 400. uçak Mart 2023, 500. uçak ise "TK Aile" ismiyle Aralık 2025’te THY bünyesine katıldı. Birlikte büyüyor, birlikte yükseliyor Türk Hava Yolları, modern uçak yatırımlarıyla operasyonel verimliliğini ve yolcu konforunu artırırken, sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda filosunu güçlendirmeye devam ediyor. 500. uçak, Türk Hava Yolları’nın yalnızca bugünkü gücünü değil, aynı zamanda 2036 yılında ulaşılması hedeflenen bin uçaklık filo vizyonunu da simgeliyor. Türk Hava Yolları, 500. uçağıyla birlikte geçmişten aldığı güçle geleceğe emin adımlarla ilerlerken, "birlikte büyüyor, birlikte yükseliyor" anlayışıyla havacılık sektöründe yeni başarı hikayeleri yazmayı sürdürüyor.