ASAYİŞ - 22 Ağustos 2025 Cuma 15:12

4 çocuk kimliği olmadığından dolayı temel ihtiyaçlarını gideremiyor

A
A
A
4 çocuk kimliği olmadığından dolayı temel ihtiyaçlarını gideremiyor

Ankara’da yaşayan Halil Çiftçi, Suriye uyruklu dini nikahlı eşi, ölen kocasıyla evli göründüğü için 4 çocuğuna kimlik alamadığını iddia etti. Baba Çiftçi, kimliksiz çocukların temel ihtiyaçlarını gideremiyor.

Ankara’nın İkizce Köyü’nde yaşayan Halil Çiftçi, 10 sene önce dini nikahla evlendi. Çiftçi’nin bu evliliğinden 10 yaşında ikiz çocuğu, 8 yaşında ve 7 yaşında olan 4 çocuğuna kimlik alamadığı ortaya çıktı. Suriye uyruklu olan dini nikahlı eşinin, eski ölen eşinden olan kızına kimlik çıkardıktan sonra onunla evli görünmeye başladığını anlatan Çiftçi, bu sebepten kendi çocuklarına kimlik çıkaramadığını anlattı. Suriye’den ölüm belgesi gelmesi gerektiğini ama Suriyeli ailenin belgeyi göndermek istemediğini anlatan Çiftçi, çocuklarının hiç hastaneye gitmediğini ve okula gidemediğini iddia etti.

"Benden rüşvet istiyorlar"

Dini nikahlı eşinden 4 tane çocuğu olduğunu ve hiçbirine kimlik alamadığını anlatan Çiftçi, "Alamamamın sebebi, Suriye’den bir belge istiyorlar eşim için. Eşimin evlendiği kişi ölmüştü. Ya dul, ya da bekar görünmesi lazım. Ben karşı taraftan da bir türlü o kağıdı alamıyorum. Resmen benden rüşvet istiyorlar. Bir sürü para gönderdim. Kağıt gönderdiler bana ama o kağıt da sahte, iş göremedi" dedi.

"10 senedir bu eziyeti çekiyorum"

En büyük ikiz çocuklarının 10 yaşında olduğunu söyleyen Çiftçi, "Hastalandıklarında bir yere götüremiyorum. Çalmadığım kapı da kalmadı. Kaymakamlığa da gittim. Nüfus dairesine de gittim. Karakollara da gittim. Urfa’dan İstanbul’a konsolosluğa da gittim. Herkes benden o kağıdı istiyor. 10 sene oldu bu eziyeti çekiyorum. Çocuklarım şu an 10 yaşına girdiler. Hala okul yüzünü görmediler. Sanki dağ başında yaşıyorum" şeklinde konuştu.

"Çocuklarım Türk, ben nasıl çocuklarıma Suriyeli kimlik çıkarırım"

Eşiyle tanıştığında, bir kızı olduğunu ve onun da kimliksiz olduğunu dile getiren Çiftçi, "Eşimin evlendiği kişi ölmüştü, kızı da kimliksizdi. Eşim ve kayınvalidem benden habersiz gitmişler, eşimin kızına kimlik çıkarmışlar. Ondan sonra eşim orada evli görünmeye başladı. Şimdi ben nüfus dairesine gittiğim zaman eşim evli görünüyor. Benim çocuklarım üstüme hiç görünmüyor. Bu çocuklara diyorlar ki ‘Suriyeli kimlik verelim’. Ben Türk’üm. Çocuklarım Türk. Ben nasıl çocuklarıma Suriyeli kimlik çıkarırım? Yarın öbür gün Suriyeliler gitti diyelim. Benim çocuklarımın sonu nasıl olacak? Yarın öbür gün Allah korusun başıma bir şey geldi. Bu çocuklarım nasıl, ortada mı kalacak? Ben gerçekten yardım edilmesini istiyorum. En azından çocuklarımın okuluna gitmeleri lazım. Ben 10 senedir evliyim. 9 senedir bu kimlik peşindeydim. Ama bir türlü çare bulamadım. Eşim ya dul görünecek ya da bekar görünecek. O kağıt da illa Suriye’den gelecek" diye konuştu.

Eşinin eski kayınbiraderlerinden tepki aldığını belirten Çiftçi, " ‘Bizim oğlumuz öldü. Sen gittin evlendin. Biz sana nasıl kağıt göndereceğiz? Seni çocukların cehennemin dibine kimliksiz kalsınlar bizim sorunumuz değil’ diyorlar" ifadelerini kullandı.

"Bu eşimle dini nikahla evliyim"

Çiftçi, İstanbul’da konsolosluğa gittiğini ve ondan 2 avukat talep ettiklerini söyleyerek sözlerine şöyle devam etti:

"Konsolosluğa gittim. 2 avukat istiyorlar. Dün yine bir avukat Suriye’den beni aradı. 600 dolar istiyor. Burada da bir avukat Konya’dan buraya kadar gelecek. O da 500 dolar benden para istiyor. Ben de asgari ücrette çalışan bir insanım. Bir türlü olmadı. Bu eşimle dini nikahla evliyim. Resmi nikahım büyük eşim üzerinde. 10 senedir evliyim. Eşimin boşandığı kişinin ölüm kağıdını istiyorlar veya boşanma kağıdı. Onlar da gönderemiyorlar. İnsanlar kinli. Eşim niye evlendi. Onların çocuğu da ölmüş. Onun için göndermiyorlar."

"Bu çocukların hayatını kurtaralım"

Çocuklarının okula gitmesini istediğini vurgulayan Çiftçi, şunları kaydetti:

"Çocukların okula gitmesini istiyorum. Çocukların çantalarını almışım, defterlerini almışım.

Geçen seneden beri okula götürdüm. Müdüre de rica ettim. Misafir olarak bir okusunlar.

En azından ben uğraşıyorum. Belki çocukların kimlikleri çıkar. Adam dedi ki müdür, ‘biz kimliksiz çocuk alamıyoruz.’ Bu çocukların hayatını kurtaralım. 10 yaşındalar daha. Birisi ne topuk aşısı olmuş, ne göz muayenesi olmuş ne kulak muayenesi. Hiçbirisi olmadılar."

Ece Nur Öztürk - Berkay Hasan Karayakas

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Samsun Bafra’da minik eller 3 bin fidanı toprakla buluşturdu Samsun’un Bafra ilçesinde Orman Haftası kapsamında düzenlenen etkinlikte, minik eller doğaya umut oldu. 21-26 Mart Orman Haftası dolayısıyla gerçekleştirilen ağaç dikme etkinliği, "Çevreme Duyarlıyım Değerlerime Sahip Çıkıyorum Projesi" çerçevesinde Kuşçular Mahallesi’ndeki Tıbbi Aromatik Bitkiler Üretim Sahası’nda yapıldı. Etkinlikte öğrenciler, doğaya katkı sunmanın heyecanını yaşarken toplam 3 bin fidan toprakla buluşturuldu. Doğa bilincinin küçük yaşta kazandırılmasının hedeflendiği etkinlikte, öğrenciler hem eğlendi hem de çevreye duyarlı bireyler olma yolunda önemli bir adım attı. Dikilen fidanlarla birlikte bölgenin yeşil dokusunun güçlenmesi amaçlanırken, etkinlik katılımcılardan da yoğun ilgi gördü. Programın açılışında konuşan Orman İşletme Müdürü Mustafa Bayraktar, bu yılki etkinliğin diğerlerinden farklı olduğunu belirterek, ÇEDES projesi kapsamında tüm okulların katılımıyla ortak bir organizasyon planladıklarını ve bu etkinliği hep birlikte hayata geçirdiklerini ifade etti. Bafra Kaymakamı Dr. Mustafa Altınpınar ise etkinliğe ilişkin yaptığı konuşmada, katıldığı en güzel Orman Haftası programlarından biri olduğunu vurguladı. Öğrencilere hitaben, dikilen ağaçlarla birlikte büyümelerini temenni eden Altınpınar, "Sizleri çok parlak bir gelecek bekliyor. Hayatınız boyunca başarı ve sağlık diliyorum. Bu güzel programa kattığınız renk için hepinize teşekkür ediyorum" dedi. Konuşmaların ardından Kaymakam Altınpınar, protokol üyeleri ve öğrenciler birlikte fidan dikerek etkinliği tamamladı.
İstanbul Çolakoğlu Metalurji’nin yıldız eskrimcileri Türkiye’yi İspanya’da temsil edecek 80. yılını geride bırakan Çolakoğlu Metalurji, spora ve genç yeteneklere verdiği destek doğrultusunda, İspanya’da düzenlenecek eskrim müsabakalarında Türkiye’yi temsil etmeye hazırlanıyor. Çolakoğlu Metalurji Spor Kulübü bünyesinde yetişen üç başarılı genç sporcu; Fatma Eslem Ergül, Zeynep Özkırım ve Buğlemşah Özdemir, 28-29 Mart 2026 tarihlerinde İspanya’nın Ciudad Real kentinde gerçekleştirilecek Uluslararası U14 Yıldızlar Kılıç Circuit Turnuvası’nda Türkiye adına piste çıkacak. Söz konusu organizasyon, Türkiye Eskrim Federasyonu’nun 2025-2026 faaliyet takviminde önemli bir yere sahip bulunuyor. Turnuvada hem kulüplerini temsil edecek hem de Türk bayrağını taşıyacak sporcular, disiplinli ve yoğun bir hazırlık sürecinin ardından uluslararası arenada Türkiye’yi en iyi şekilde temsil etmeyi hedefliyor. Toplumsal katkı ve sporun yaygınlaştırılması Şirket, sürdürülebilir sosyal sorumluluk anlayışı çerçevesinde genç sporcuların yanında yer almayı ve onların ulusal ile uluslararası başarı yolculuklarına katkı sunmayı sürdürmeye devam ediyor. Çolakoğlu Metalurji Spor Kulübü ise yalnızca kendi sporcularına değil, bölgedeki gençlerin sporla buluşmasına da destek vererek önemli bir misyona katkı sağlıyor. Faaliyet bölgesi olan Dilovası ve Kocaeli’nde sporun yaygınlaştırılması, fırsat eşitliğinin güçlendirilmesi ve genç yeteneklerin desteklenmesi adına çalışmalarını sürdüren kulüp, geleceğin başarılı sporcularının yetişmesine katkı sunmaya devam ediyor. Kulüp, İspanya’da mücadele edecek genç sporcularına başarılar dilediğini duyurdu.
Van Allı turnalar bu yıl Van’a erken geldi Van Gölü havzasının zarif misafirleri olarak bilinen flamingolar (Allı turnalar), bu yıl erken gelerek bölgeyi renklendirdi. Genellikle bahar aylarının ortasında görülmeye başlanan flamingoların Mart ayında Van Gölü havzasını şenlendirdi. Göçmen kuşların Kuzey Afrika’dan İran’a uzanan yolculuğunda en önemli konaklama merkezlerinden Van Gölü havzası, sulak alanlarıyla çok sayıda türden binlerce kuşu bünyesinde barındırıyor. Van’ın doğusunda yer alan, eşsiz doğal güzelliği ve biyolojik çeşitliliğiyle dikkat çeken Van Gölü havzası, her yıl olduğu gibi bu yıl da flamingoların göç yolculuğunda uğrak noktası oldu. Sürüler halinde göl çevresine inen allı turnalar, özellikle gün doğumu ve gün batımında oluşturdukları manzarayla adeta görsel şölen sundu. Van Gölü kıyılarında yoğunlaşan kuş hareketliliği, baharın erken habercisi olarak yorumlandı. Son yıllarda göç takvimlerinde yaşanan bu kayma, bölgedeki ekolojik dengede de dikkat çekici bir değişim olduğuna işaret ediyor. Her yıl olduğu gibi bu yıl da Van’a ayrı bir güzellik katan allı turnalar, göç yolculukları boyunca uğradıkları bu eşsiz coğrafyada bir süre konakladıktan sonra yollarına devam edecek. "Van Gölü havzası sulak alan yönünden çok zengin" Van YYÜ Yaban Hayvanları Koruma ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürü Prof. Dr. Lokman Aslan, "Rehabilitasyon merkezimiz Van Gölü havzasındaki bütün yaban hayvanlarının sorunlarıyla ilgileniyor. Ekolojik dengenin bozulmaması için doğal hayatın normal sirkülasyonunda devam etmesi için çalışmalar yapan kurumlarla koordinasyon sağlayarak yaban hayatın devamlılığını gelecek nesillere aktarmak için çalışmalar yürütüyor. Van Gölü havzası sulak alan yönünden çok zengin olması dolayısıyla sucul habitat yönü önünden çok zengin. Göçmen kuşlar olsun, yerleşik kuşlar olsun bu bölgedeki sulak alanlarda yerleşmekte. Ama bayrak tür olarak her sene bahar sezonunun başlangıcında selam getiren Allı turnalar bu sene de selam getirdiler. Allı turnalar aslında Van Gölü havzasında birkaç yıldır göç etmeyen kafilelerle burada temsilcileri kalıyor. Bir grup flamingo, Van Gölü havzasındaki sulak alanlarında yaşayıp tekrar buradan kış sezonunda havalar soğumaya başlayınca göç ediyor. Bahar sezonunda da havalar ısınınca buraya geliyor. Ama geliş tarihlerinde mevsime bağlı olarak çeşitli tarihlerde buralara geliyor" dedi. "Allı turnaları artık iskele sahilinde de görebiliyoruz" Prof. Dr. Aslan, "En son Nisan’da gelen Allı turnalar, bu sene Mart’ın başında Erçek Gölü ile Gevaş ilçesindeki Göründü Sulak alanında konaklıyorlar. Allı turnalar artık park alanlarında, Edremit ve Tuşba ilçesine bağlı İskele Mahallesi sahiline artık selam getiriyor. Geçen senede göçerken bir kısım kafile selam götürürken yine onlarda piknik yapmaya gelen vatandaşlarımız Allı turnaları görebilmekteydi. Allı turnalar baharın gelmesi ile birlikte yine aynı yere İskele sahiline geldiler. Bu bize artık Van Gölü havzasının her tarafında, Van Gölü kıyısında bulunan sulak alanlarda Allı turnaları görmek mümkün olacak. Bu senede son yılların en çok Şubat’ta yağış alan bir sezonunu geçirdik. Sulak alanların bereketiyle bu ekolojik dengede de artık yaban hayatta da canlanmaya başladı. Bundan sonra canlılıkla Allı turnaların şahsında bütün sucul kuşları, ördekleri, kazları görebilmek mümkün olacak" diye konuştu.