ASAYİŞ - 12 Ocak 2026 Pazartesi 08:51

5 ilde FETÖ’ye operasyon: 81 şüpheli yakalandı

A
A
A
5 ilde FETÖ’ye operasyon: 81 şüpheli yakalandı

İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, İstanbul, Ankara, İzmir, Diyarbakır ve Balıkesir merkezli FETÖ’ye yönelik bu sabah eş zamanlı olarak düzenlenen operasyonlarda; aktif kamu görevlilerinin de içerisinde olduğu 81 şüphelinin yakalandığını açıkladı.


İçişleri Bakanı Yerlikaya, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, İstanbul, Ankara, İzmir, Diyarbakır ve Balıkesir merkezli FETÖ’ye yönelik bu sabah eş zamanlı olarak düzenlenen operasyonlarda; aktif kamu görevlilerinin de içerisinde olduğu 81 şüphelinin yakalandığını belirterek şu bilgileri verdi:


"EGM KOM ve İstihbarat Başkanlıkları ile Cumhuriyet Başsavcılıkları koordinasyonunda yapılan çalışmalar sonucu; gizli tanıktan elde edilen dijital materyallerdeki bilgiler doğrultusunda; İstanbul, Ankara, Diyarbakır, Balıkesir, Bilecik, Bursa, Erzincan, Hatay, İzmir, Kayseri, Kütahya, Manisa, Muğla, Sivas, Şanlıurfa ve Rize’de düzenlenen operasyonlarda yakalanan şüphelilerin; Örgütün gizli haberleşme programı ByLock kullanıcısı olduğu, Örgütle bağlantılı şirketlerde kayıtlarının bulunduğu, FETÖ’nün "Emniyet Mahrem Yapılanmasında" sorumlu düzeyde faaliyet gösterdikleri Örgütün kendi içerisinde oluşturduğu Mahrem Yapı içerisinde hiyerarşiye göre hareket ettikleri, Çeşitli görev ve vasıflardaki örgüt üyelerinin sorumlu oldukları Emniyet Mensubu şahıslarla örgütsel görüşmeler gerçekleştirdikleri, Her rütbeden Emniyet Mensubunu örgütün kendi içerisinde oluşturduğu kodlamalarla kodladıkları, Örgüte kazandırmaya çalıştıkları Emniyet Mensuplarıyla ilgili çeşitli faaliyetler planladıkları, Emniyet Mensuplarını aile, tayin ve sağlık durumlarına kadar takip ettikleri tespit edildi"

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Ankara ATO Başkanı Baran: "Yasa dışı ticaret, iş barışını zedelediği gibi ekonomik istikrarı da tehdit ediyor" Ankara Ticaret Odası (ATO) ev sahipliğinde ‘Yasa Dışı Ticaretle Mücadele’ konferansı düzenlendi. Ankara Ticaret Odası (ATO) ev sahipliğinde ve Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın katılımıyla ‘Yasa Dışı Ticaretle Mücadele Konferansı’ düzenlendi. Yasa dışı ticaretin ekonomik ve toplumsal etkilerinin ele alındığı konferansta bu çerçevede uygulanabilecek çözümler masaya yatırıldı. Programda bir açılış konuşması gerçekleştiren, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Türkiye’nin coğrafi konumunun, nüfus ve ekonomik dinamiklerinin pek çok açıdan avantajlar sağladığını, yasa dışı faaliyetlerle uğraşanlar açısından da cezbedici bir nitelik taşıdığını vurguladı. Yasa dışı ticaretin, bir yandan vergi gelirlerinde önemli kayba neden olurken, diğer taraftan da faaliyetlerini yasal zeminde sürdüren sektörler ve ticaret erbabı açısından haksız rekabet ortamı oluşturduğunu belirten Hisarcıklığolu, "Bizler, özel sektörün çatı kuruluşu olarak devletimizin bu çabalarına destek olmak amacıyla, sorunların çözümüne yönelik ortak bir duruş sergiliyoruz" şeklinde konuştu. Yasa Dışı Ticaretle Mücadele Konferansı’nın ilkinin TOBB ev sahipliğinde yaklaşık 4 sene önce gerçekleştirildiğini hatırlatan Hisarcıklıoğlu, o günden bugüne, mücadelede yer alan tüm kamu kurumlarının attığı adımlar sayesinde, bu alanda Türkiye’nin önemli kazanımlar elde ettiğini aktardı. Bu süreçte 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nda yapılan değişiklikler cezalardın daha caydırıcı hale geldiğini aktaran Hisarcıklıoğlu, "Yine yasa dışının yoğun olarak yaşandığı alkollü içecekler ve tütün mamulleri piyasasına dair düzenleyici çerçevede kapsamlı iyileştirmeler yapıldı. Akaryakıt alanında UTTS sisteminin devreye girmesi başta olmak üzere önemli mevzuat düzenlemeleri hayata geçirildi. Tüm bu mevzuat düzenlemelerinin etkili uygulanmasını sağlayacak aralıksız denetim ve kontroller sayesinde hem devletimizin milyarlarca liralık vergi geliri muhafaza edildi, hem yasal sektör korundu hem de yasa dışı faaliyetlerden elde edilen gelirin kanalize edildiği alanlara büyük darbe vuruldu" açıklamasında bulundu. Hisarcıklıoğlu, yasa dışı ticaret ile mücadelenin süreklilik gerektirdiğini bildirerek, konferansın gelecek dönemde Türkiye’nin menfaatlerinin korunması için atılabilecek ilave adımları tartışmak açısından, son derece faydalı olacağını sözlerine ekledi. "Tüm kurumların dayanışmasıyla yasa dışı ticaretle mücadelede çok daha iyi bir konuma geleceğiz" Birlik olarak mevzuat düzenlemelerine katkı ve farkındalık oluşturma açısından kamu kurumlarına her türlü desteği verdiklerini belirten Hisarcıklıoğlu, "Bakanlığımızla oda ve borsalarımıza ihracatta kaçakçılıkla mücadele eğitimi verdik. Sektör meclislerimiz bünyesindeki bazı meclislerde kaçakçılıkla ilgili alt komisyonlar kurarak konuyu mevzuat anlamında da çalışıyoruz. Kamu kurumlarımıza kaçakçılık ve yasa dışı ticaretin önüne geçebilecek tüm önerilerimizi iletiyoruz. Tüm kurumların işbirliği ve dayanışmasıyla yasa dışı ticaretle mücadelede çok daha iyi bir konuma geleceğiz" ifadelerine yer verdi. ATO Başkanı Gürsel Baran ise ticaretin, dünyanın neresinde olursa olsun güven üzerine kurulduğunu, hukuka, ahlaka ve kurallara dayanmayan ticaret anlayışının ise ekonomiye ve toplumsal refaha katkı sağlamadığının altını çizdi. "Yasa dışı ticaret, iş barışını zedelediği gibi ekonomik istikrarı da tehdit ediyor" Yasa dışı ticaretin çok katmanlı, kapsamlı ve karmaşık bir sorun olduğunun altını çizen Baran, kurumlar, sektörler ve ülkeler arası sınırları aşan tehlike ve tehditleri bünyesinde barındırdığını sözlerine ekledi. Baran, sözlerini şu şekilde sürdürdü: "Küresel ekonominin karanlık yüzü de denilen yasa dışı ticaret, ekonomik faaliyetler üzerinde daraltıcı bir etki oluşturup, vergi gelirlerinde kayıplara yol açarak büyümeye zarar veriyor. Akaryakıttan tütüne, ilaçtan alkole, sahte ve taklit ürünlerden kaçakçılığa kadar pek çok alanda karşımıza çıkan yasa dışı ticaret, bugün tüm dünyanın ortak sorunu haline gelmiş durumda. Vergi kayıplarına yol açarak kamu gelirlerini azaltan, kayıtlı ve kurallara uygun çalışan işletmeler açısından haksız rekabet ortamı oluşturan yasa dışı ticaret, iş barışını zedelediği gibi ekonomik istikrarı da tehdit ediyor. Kamu gelirlerinde azalmaya neden olduğu için kamu hizmetlerinin kalitesini de etkiliyor." Yasa dışı ticaretle mücadelede en iyi yöntemlerden birinin, kayıtlı ekonomiye geçişin güçlendirilmesi olduğunun altını da çizen Baran, "Ülkemiz, Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde bu alanda çok önemli mesafeler kat etmiştir. Geleneksel yöntemlerden dijitalleşmeye geçiş; faturadan irsaliyeye, muhasebe kayıtlarından beyanname süreçlerine kadar ticaretin tüm aşamalarının dijital ortama taşınması; kayıtlı ekonomiyi güçlendirmiş, denetim ve izleme kapasitesini önemli ölçüde artırmıştır. Dijitalleşme süreci bir yandan verimliliği artırırken, diğer yandan yasa dışı ticaretin önlenmesi için yürütülen mücadele açısından da güçlü bir araç haline geldi" ifadelerine yer verdi. "ATO olarak, yasa dışı ticaretle mücadelede üzerimize düşen her türlü sorumluluğu almaya hazırız" Baran, Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından hazırlanan ‘Kayıt Dışı Ekonomiyle Mücadele Eylem Planı’ ile Türkiye’nin yasa dışı ticaretle mücadelede kararlılığının açık biçimde ortaya koyulduğunu söyleyerek, "Bu mücadelenin başarısı, toplumsal farkındalığın artırılması, veri paylaşımının güçlendirilmesi, hukuki ve idari altyapının geliştirilmesi ve denetim kapasitesinin etkin biçimde kullanılmasıyla mümkündür. Tüm bunların hakkıyla uygulanabilmesi de, bakanlıklardan yerel yönetimlere, sivil toplum kuruluşlarına kadar tüm kurum ve kuruluşların işbirliği içinde çalışmasıyla sağlanabilir. ATO olarak, rekabet gücümüzü zayıflatan, ekonomimizi ve toplum sağlığını tehdit eden yasa dışı ticaretle mücadelede üzerimize düşen her türlü sorumluluğu almaya, elimizi taşın altına koymaya, ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapmaya hazır olduğumuzu özellikle ifade etmek isterim" değerlendirmesinde bulundu. Program, TOBB Başkanı Hisarcıklıoğlu ve ATO Başkanı Baran’ın konuşmasının ardından Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın konuşmasıyla devam etti.
Mersin Mersin, uluslararası spor organizasyonlarının merkezi oluyor Sporun ve sporcunun kenti olarak öne çıkan Mersin’de, Mersin Büyükşehir Belediyesi 2025 yılında gerçekleştirdiği ulusal ve uluslararası organizasyonlarla binlerce sporseveri bir araya getirdi. Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanlığı koordinesinde düzenlenen organizasyonlar, kurslar ve projelerle 2025 yılı spor dolu geçerken, Büyükşehir Belediyesi 2026 yılında çıtayı daha da yukarı taşımaya hazırlanıyor. İklimi, doğası, coğrafi yapısı ve tarihi zenginlikleriyle sporun her branşına uygun bir kent olan Mersin’de, 2025 yılı boyunca düzenlenen organizasyonlar sporculara ve izleyicilere unutulmaz anlar yaşattı. Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in öncülüğünde hayata geçirilen organizasyonlar, barış, kardeşlik ve birlik duygularını pekiştirdi. 2025’te ulusal ve uluslararası organizasyonlar dikkat çekti 2025 yılı boyunca Mersin’de; 7. Tour of Mersin, U11-U12 Futbol Şenliği, 30 Ağustos Zafer Kupası Fındıkpınarı ve Ayvagediği Futbol Turnuvası, Bioderma Probeach Plaj Voleybolu Mersin Etabı, 39. Uluslararası Mersin Briç Festivali, 4. Kilikya Ultra Maratonu, 4. Kleopatra Bisiklet Festivali, Uluslararası 8. Altın Kanca Surfcasting Turnuvası, Dünya Bedensel Engelliler Plaj Oyunları, 17. Uluslararası Tarsus Yarı Maratonu, 9. Uluslararası Satranç Turnuvası ve 7. Uluslararası Mersin Maratonu gerçekleştirildi. Yılın son organizasyonu olan 7. Uluslararası Mersin Maratonu ile Türkiye’nin en hızlı maraton derecesi bir kez daha kırılırken, Mersin Büyükşehir Belediyesi 2025 yılını rekorla kapattı. Sporcuya ve kulüplere milyonlarca liralık destek Mersin Büyükşehir Belediyesi, 2025 yılında ulusal ve uluslararası alanda başarı elde eden 294 sporcu ve antrenör ile 260 spor kulübüne, toplam 20 milyon 781 bin 246 lira nakdi destek sağladı. Büyükşehir, sporcu ve antrenörlere düzenli nakdi ödül veren Türkiye’deki sayılı belediyeler arasında yer alıyor. Sporbüs ile 30 bine yakın çocuk sporla tanıştı Dezavantajlı bölgelerde yaşayan çocukların spora erişimini sağlamak amacıyla sürdürülen Sporbüs Projesi kapsamında, 300’ü aşkın mahallede yaklaşık 30 bin çocuğa spor imkanı sunuldu. Başarılı çocuklar spor kulüplerine yönlendirilerek spor hayatlarına destek verildi. Ücretsiz spor kursları ve yeni tesisler 7’den 77’ye herkese spor imkanı sunan Mersin Büyükşehir Belediyesi; yüzme, futbol, basketbol, voleybol, tenis, jimnastik, okçuluk, taekwondo, masa tenisi ve pilates gibi birçok branşta ücretsiz kurslar açtı. 2024 yılında hizmete giren Babil Su Sporları Merkezi ise kano, sörf, kürek ve SUP sporlarıyla Mersinlilerin yoğun ilgisini gördü. 2026’da yeni spor yatırımları geliyor Kent genelinde sporun yaygınlaşması amacıyla Toroslar Spor Park ve Çocuk Kampüsü hayata geçirilirken, Macit Özcan Spor Tesisleri yenilenerek spor kulüplerinin kullanımına açıldı. Tadilatı süren Aziz Sancar Spor Kompleksi ile birlikte; Tarsus Çukurova Spor Salonu, Tarsus Spor Park, MBB Spor Tesisleri Tarsus Altaylılar Yerleşkesi ve Toroslar Engelsiz Yaşam ve Spor Kompleksinin 2026 yılında tamamlanması hedefleniyor. "2026’da çıtayı daha da yukarı taşıyacağız" Gençlik ve Spor Hizmetleri Dairesi Başkanı Emrullah Taşkın, 2025 yılının spor açısından dolu dolu geçtiğini belirterek, "Türkiye’de kendi imkanlarıyla en çok uluslararası organizasyon yapan belediyeyiz. 2025 yılında 8 uluslararası organizasyona imza attık" dedi. Mersin Maratonunun dünya çapında bir marka haline geldiğini ifade eden Taşkın, maratonun Dünya Atletizm Birliği tarafından ‘Elite Label’ kategorisine alındığını ve dünya genelindeki 203 maraton arasında 49’uncu sırada yer aldığını söyledi. 2026 yılında daha büyük organizasyonlar hedeflediklerini vurgulayan Taşkın, "Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak sporda da çıtayı her yıl biraz daha yukarı taşıyoruz" diye konuştu.
Trabzon Demirkapı Tepesi’ne kış zirve tırmanışı Trabzonlu dağcılar, Demirkapı Tepesi’nde zorlu kış şartlarında gerçekleştirdikleri zirve tırmanışını başarıyla tamamladı. Çaykara ilçesi Uzungöl mevkiinden bölgeye ulaşan 11 kişilik ekip, Demirkapı Yaylası’nda kamp kurdu. Kampın ardından 9 sporcu zirve tırmanışı için harekete geçti. Zirveye ulaşan ekip, dönüşünü tamamlayarak yeniden kamp alanına döndü. İki sporcu ise çeşitli nedenlerle zirve tırmanışına katılamadı. Faaliyetin tamamlanmasının ardından kamp alanını toplayan dağcılar, bölgeden ayrıldı. Demirkapı Tepesi’ndeki kış zirve tırmanışı, herhangi bir olumsuzluk yaşanmadan sorunsuz şekilde tamamlandı. Faaliyete liderlik yapan Türkiye Dağcılık Federasyonu Antrenörü ve Dağ Mihmandarı Fatih Yılmaz, "İlimizde artan dağcılık faaliyetlerinin bir yansıması olan bu tırmanışı Trabzon bölgesinde kış dağcılığının gelişmesi açısından önemli bir adım olarak görmekteyiz. Bir keşif tırmanışı olarak da değerlendirebileceğimiz bu tırmanışı bölgemizde bir çok yeni kış zirve tırmanış projesi fikri edinerek başarı ile bitirdik. Bölgemizdeki dağcılara örnek teşkil edip gerçekleşecek olan bir çok kış tırmanış faaliyetin başlangıcı olduğumuza eminiz. Yayla turizmi ile anılan bölgemizde ekoturizm açısından artık dağcılık ile de anılacaktır. Trabzonlular olarak birlik beraberliğimizin göstergesi olarak farklı kulüplerden tırmanışımıza ortak olan değerli dağcılık sporcusu arkadaşlarıma ve kulüplerine canı gönülden teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.