POLİTİKA - 06 Kasım 2025 Perşembe 18:40

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yayman: "Sayın Özgür Özel, deprem bölgesine en son ne zaman gitmiş?"

A
A
A
AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yayman: "Sayın Özgür Özel, deprem bölgesine en son ne zaman gitmiş?"

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Kültür ve Sanat Politikaları Başkanı Hüseyin Yayman, "Sayın Özgür Özel, deprem bölgesine en son ne zaman gitmiş? Bir bakın, araştırın. Deprem bölgesindeki CHP’li belediyeleri ne zaman ziyaret etmiş?" dedi.


AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Yayman, deprem bölgesinde devam eden çalışmalara ilişkin AK Parti Konferans Salonunda bulunan AK Kütüphanede basın toplantısı gerçekleştirdi. Yayman, deprem bölgesindeki 453 bin vatandaşın evlerinin temellerinin atıldığını ve 6 Şubat’ta teslim edileceğini belirtti. Aynı zamanda Yayman, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’e seslenerek deprem zamanı verdikleri sözleri unuttuklarını fakat kendilerinin asla unutmadığını ifade etti.


"453 bin insanımız için evlerin temelleri atılmıştır ve 6 Şubat’ta teslim edilecektir"


Deprem bölgesinde yapılan çalışmalara değinen Yayman, "Bugüne kadar deprem bölgesinde tam 75 milyar dolar bir harcama yapılmıştır. 11 ilimizde 14 milyon insanımızı ilgilendiren bu felakete karşı milletimiz bir ve beraber olarak topyekun mücadele etmektedir. Deprem bölgesinde hak sahibi olan 453 bin insanımız vardır. 453 bin insanımız için evlerin temelleri atılmıştır ve inşallah 6 Şubat’ta bu evler teslim edilecektir. Biz bunu da çok tarihi bir adım olarak görmekteyiz. Cumhurbaşkanımız geçen ay 304 bin konutun teslimini yapmıştı. İnşallah Kasım ayı içerisinde de yine bu bölgedeki 351’inci konutun teslimi yapılacaktır. Asrın felaketi asrın dayanışmasına dönüştürülmüş durumdadır. Her 3 kişiden 2 kişinin evleri verilmiştir. Bazı binalarda elektrikle ilgili, altyapıyla ilgili problemler yaşanmaktadır. Bunlar majör problemler değildir ve bunları çözmek için de biz çalışmalarımıza devam ediyoruz. Sadece bölgemizde konutlar yapılmıyor. 11 ilimizde yeniden hayat inşa ediliyor" ifadelerini kullandı.


"Sayın Özel eğer bir laf söyleyecekse Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı’na desin"


Deprem vakti hasar gören tarihi camilere dair konuşan Yayman, "Depremden hemen sonra Antakya’da 2 tarihi, kültürel mirasımızın ayağa kaldırılması için Bursa Büyükşehir Belediyemiz ve Konya Büyükşehir Belediyemiz 2 tarihi eseri ayağa kaldırmak istedi. Konya Büyükşehir Belediyesi, Antakya Habibi Neccar Camii’ni ayağa kaldırmak istedi. Restorasyon çalışmalarına başladı ve cami yeniden ayağa kaldırıldı. İç dizaynı yapılmakta, yazıları yazılmakta ve cami aslında tamamlanmış durumda. Depremden sonra Bursa Büyükşehir Belediyesi de Antakya Ulu Camisi’ni yapacak, yerel seçimler oldu. Belediyeyi CHP kazandı. Lütfen gelip 2 camiye bakın. Ulu Camii ile ilgili çalışmalar henüz daha başlamamış durumda. Dolayısıyla Sayın Özel eğer bir laf söyleyecekse Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı’na desin ki ‘Ben böyle konuşuyorum da Antakya Ulu Camii’nin durumu nedir?’, gelip bunu söylesin. Aslında muhalefetin ne kadar büyük bir anlayış problemi yaşadığını ve deprem üzerinden nasıl bir yanlış siyaset izlediğini, toksik muhalefet yaptığını hep beraber görüyoruz" diye konuştu.


"Deprem zamanı verdiğiniz sözleri siz unutmuş olabilirsiniz ama biz asla unutmadık"


Aynı zamanda Yayman, şu ifadelere yer verdi:


"Muhalefet partisi Ge4nel Başkanı o zaman Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’ydu. Özgür Bey de grup başkan vekiliydi. Deprem bölgesine geldiler ve şu kadar ev yapacağız dediler. CHP’nin belediyeleri var. Pek çok belediye CHP’de. Hatay’da deprem bölgesinde CHP’li belediyelerin yaptığı tek bir iş yoktur artık. Ne bir iş yeri yapmıştır ne bir konut yapmıştır. Sayın Özgür Özel’e bir çağrıda bulunmak istiyorum. Eğer siz hükümetimizin yaptığı çalışmaları yetersiz buluyorsanız buyurun siz yapın. Deprem zamanı verdiğiniz sözleri siz unutmuş olabilirsiniz ama biz asla unutmadık."


"Sayın Özgür Özel, deprem bölgesine en son ne zaman gitmiş?"


Deprem zamanı CHP’nin ev yapacağız, belirli hizmetleri getireceğiz dediklerini ifade eden Yayman, "Elinizi tutan mı var? Gelin yapın ama onu dahi maalesef yapmıyorlar. CHP siyaset yapmak ile ucuz polemik yapmayı birbirine karşılıyor. Sayın Özgür Özel, deprem bölgesine en son ne zaman gitmiş? Bir bakın, araştırın. Deprem bölgesindeki CHP’li belediyeleri ne zaman ziyaret etmiş? Ne zaman bir vatandaşın evinde, deprem zedenin evinde bir bardak çay içmiş? Ne zaman o yeni yapılan şehirleri görmüş ve demiş ki bu yapılanlar tamam ama şurada eksik var demiş. Şimdi görmüyorsunuz, bilmiyorsunuz, öğrenmek istemiyorsunuz ve deprem üzerinden siyaset yapıyorsunuz. Siz deprem bölgesinde yapılan binaları dahi sayamazsınız" şeklinde konuştu.


(BS-

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
İstanbul Fenerbahçe Yüksek Divan Kurulu Toplantısı başladı Fenerbahçe Olağan Yüksek Divan Kurulu Toplantısı başladı. Fenerbahçe Yüksek Divan Kurulu Başkanı Şekip Mosturoğlu, futbolda bir zihniyet değişikliği şart olduğunu belirterek, "Bu da anlık hissi kararlarla değil, başarısı kanıtlanmış sportif yaklaşım ve anlayışın futbola da hakim kılınacağı yeni bir çalışma ve sistemin kurulması ile mümkün olacaktır" dedi. Fenerbahçe nisan ayı Olağan Yüksek Divan Kurulu Toplantısı, Fenerbahçe Spor Kulübü Faruk Ilgaz Tesisleri’nde yapılıyor. Toplantıya, Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Sadettin Saran, Yüksek Divan Kurulu Başkanı Şekip Mosturoğlu ve Divan Kurulu üyeleri katıldı. Sarı-lacivertli kulübün eski başkanı Aziz Yıldırım da toplantıya katılım sağladı. Toplantı saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Şekip Mosturoğlu: "Futbolda bir zihniyet değişikliği şarttır" Fenerbahçe Yüksek Divan Kurulu Başkanı Şekip Mosturoğlu, yaptığı konuşmada futbol takımının dün yaşadığı puan kaybına değinerek, son yıllarda ulaşılamayan başarıya dikkat çekti. Mosturoğlu, "Şanlıurfa ve Kahramanmaraş illerimizde yaşanan elim hadise ile ilgili olarak Fenerbahçe camiası adına üzüntülerimi belirtmek istiyorum. Hayatlarını kaybeden öğretmenlerimiz, öğrencilerimize Allah’tan rahmet diliyor, kederli ailelerine başsağlığı diliyorum. Olayda yaralananlara geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum. Bugün burada dün akşam yaşadığımız ve hepimizi derinden üzen maç sonucunun ardından bir araya gelmiş bulunuyoruz. Futbol takımımızın almış olduğu beraberliğin Süper Lig şampiyonluk yarışında ne anlama geldiğini hepimiz biliyoruz. Hepimiz çok üzgünüz, hayal kırıklığı yaşıyoruz. Oysa ki maçtan önce camia olarak şampiyonluk hedefine odaklanmış adeta tek yürek olmuştuk. Dün Şükrü Saracoğlu Stadyumu’nda taraftarlarımızın oluşturduğu atmosferle takımımız skor olarak geriye düşmesine rağmen öne geçmiş ancak son saniyelerde taraftarımızı büyük bir hayal kırıklığına uğratmıştır. Bu sezon bu durum birden fazla yaşanmış, liderlik koltuğuna oturabilecekken geriye düşülmüştür. Halen şampiyonluk şansımız matematiksel olarak devam etmiş olsa da ipler maalesef bizim elimizde değil inisiyatif rakibimizin eline geçmiş durumda. Bugün bu tabloyu görmezden gelmek, küçümsemek yada olduğundan farklı göstermeye çalışmak ne bu kürsüye ne de bu camiaya yakışır. Taraftarımızın öfkeli olması da son derece doğaldır. Çünkü Fenerbahçe taraftarı her zaman kupa ister, şampiyonluk ister. Bu kulüp yenilmeyi kabul etmeyenlerin kulübüdür. Bu nedenle taraftarımızın yaşadığı hayal kırıklığını en derinden bizler de hissediyoruz. Elbette bu olumsuz sonuçların sorumluluğu vardır. Bu sorumluluk sadece bir kişiye, bir gruba indirilemez. Yönetiminden, teknik heyetine, futbolcusundan tüm paydaşlarına kadar herkes bu sorumluluk hissiyatı içindedir. Bu durumun bütün sorumluluğu da sadece bu yönetime ait değildir. Yarıştığımız diğer bütün branşlarda ezici bir üstünlüğe sahipken neden futbolda bu seviyeye gelemiyoruz? Neden. Kulüpten kulübe değişen çifte standart kararları kabul etmiyor, bugün yaşadığımızla bunların normalleşmesini istemiyorum. Mücadele ettiğimiz diğer branşlarda ezici üstünlüğümüz ve başarımız sistemli şekilde inşa edilen istikrar ile sürdürülen bir anlayışın eseridir. Bu anlayışla sürekliliği sağlanan kadro ve teknik heyet istikrarıyla, mevcut takımın üzerine inşa edilen kadrolarla sürekli ve ezici başarılara ulaşılmıştır. Yarıştığımız diğer branşlarda bizi başarıya götüren bu dinamikler futbolda tam tersi şekilde çalışmaktadır. Teknik heyet ve kadroların her sezon yap-boz gibi değiştirilmesi futbolda sık tekrarlanan başarısızlıkların temel sebebidir. Bizim için futbolda bir zihniyet değişikliği şarttır. Bu da anlık hissi kararlarla değil, başarısı kanıtlanmış sportif yaklaşım ve anlayışın futbola da hakim kılınacağı yeni bir çalışma ve sistemin kurulması ile mümkün olacaktır" ifadelerini kullandı. Şekip Mosturoğlu konuşmasına şu şekilde devam etti: "Fenerbahçe tarihi boyunca zorlu dönemler yaşamış, ancak her defasında ayağa kalkmayı başarmış bir kulüptür. Bugün yaşadığımız hayal kırıklığı büyüktür, evet. Ama bu camianın gücü, tam da böyle zamanlarda ortaya çıkar. İçinde bulunduğumuz zorluklardan ancak ortak akılla çıkabilmemiz mümkündür. Bugün burada yapmamız gereken en önemli şey, birbirimizi yıpratmak değil; ortak aklı korumak olmalıdır. Eleştiri elbette olacaktır, olmalıdır da. Ama bu eleştirinin yapıcı olması, Fenerbahçe’ye zarar vermeyecek bir zeminde kalması hepimizin sorumluluğudur. Unutmayalım ki bu kulüp, en büyük gücünü birlikten alır. Ayrıştığımızda değil, omuz omuza durduğumuzda güçlüyüz. Bugün belki moralimiz bozuk, belki öfkeliyiz. Ancak unutmamamız gerekir ki camiamız, bizlerden tam da böylesine zor bir günde çözüm üretmemizi beklemektedir. Bu camia, mücadeleyi asla bırakmaz. Bugün üzülür, yarın yeniden ayağa kalkar. Çünkü Fenerbahçe’nin karakteri budur. Bugün yapılması lazım gelen ise hızla ayağa kalkmamızı sağlayacak fikir ve çözümleri üretmektir."