POLİTİKA - 21 Aralık 2025 Pazar 17:21

AK Parti Grup Başkanvekili Gül: "Terörün sona ermesi için Suriye’de 10 Mart mutabakatına uyulması çok önemlidir"

A
A
A
AK Parti Grup Başkanvekili Gül: "Terörün sona ermesi için Suriye’de 10 Mart mutabakatına uyulması çok önemlidir"

AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, "Terörün sona ermesi için Suriye’de 10 Mart mutabakatına uyulması çok önemlidir" dedi.


TBMM Genel Kurulu, 2026 yılı bütçe görüşmelerinin son gününde Meclis Başkanı Numan Kurtulmuş başkanlığında toplandı. Kurtulmuş, birleşimi açtıktan sonra bütçenin tümü üzerindeki görüşmelere geçildi. Bütçe üzerine konuşan AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Gül, "Bu bütçe milletimizin AK Parti’ye vermiş olduğu 24’üncü bütçe. Her zaman çıkıp ‘Bu millet sizi gönderecek. İşte bu son bütçeniz, bir daha burada oturamayacaksınız’ diyenleri gördük. Ama milletimiz her şeyi çok iyi görüyor, her şey milletimizin hakemliğinde gidiyor ve milletimiz hamdolsun 24’üncü bütçeyi de AK Parti’ye verdi, Cumhur İttifakı’na verdi. İnanıyorum ki daha nice bütçeyi, 2026’ları, 27’leri, 28’leri ve daha nice bütçeleri Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde bu milletimiz güçlü desteğiyle inşallah verecek çünkü milletimiz bize güveniyor. Dünya demokrasi tarihinde benzeri az görülmüş bir siyasi süreklilik, siyasi istikrar ve büyük bir toplumsal güven ve mutabakat var. İşte biz de milletimize layık olmak için bütün yürütme olarak, gece gündüz çalışıyoruz ve hedefimiz Türkiye Yüzyılını kurmak" diye konuştu.


Konuşmasının devamında milletin çizdiği istikametten yollarına devam edeceklerini dile getiren Gül, "Birçok şey yaptık değerli arkadaşlar; yollar, köprüler, birçok yapılar yaptık. Değerli arkadaşlar, bugün elde ettiğimiz bütün başarıların arkasında devlet ve millet arasındaki bir kaynaşması var. Gazi Meclisimiz, kurucu Meclis olması hasebiyle de dünya parlamentolarında çok önemli bir yere sahip ve Cumhuriyetimizi kurdu. Bu Cumhuriyetimiz ne zaman kök salsa kökü budanmaya çalışıldı, ne zaman demokrasi güçlense hep kesmeye; darbelerle, vesayetlerle, muhtıralarla bu milletin önü kesilmeye çalışıldı, darağacına gönderilen başbakanlar oldu ve bu ülke ne zaman kenetlense hep düşmanlar karşımıza çıkarıldı. Bu düşmanlar, bu ötekileştirilen kesimler kimi zaman dindarlar oldu, kimi zaman Aleviler oldu, kimi zaman Kürtler oldu ve bu kesimler dışlandı, hedef gösterildi. Rövanşist vesayetçi anlayışı, tepeden bakan bir anlayışı, milletin tepesinde boza pişiren zihniyetleri, dönemleri yaşadık" ifadelerini kullandı.



"Terörün sona ermesi için Suriye’de 10 Mart mutabakatına uyulması çok önemlidir"


Terörsüz Türkiye ve bölgede yaşanan gelişmeler hakkında değerlendirmede bulunan Gül, "İç cephemizi ne kadar güçlendirirsek dışarıdaki meydan okumalara karşı daha güçlü olacağız, daha güçlü bir meydan okumalara karşı ülkemizin gücünü daha da güçlendirmiş olacağız. Dolayısıyla terörün sona ermesi, varlığını sona erdirmesi ve Suriye’de 10 Mart mutabakatına uyulması bu anlamda çok önemlidir ve Suriye’nin Türkmen’iyle, Kürt’üyle, Arap’ıyla, Nusayri’siyle, hep birlikte, beraber kardeşçe yaşamasını, demokratik katılım ve istikrarını son derece önemli görüyoruz. Suriye’de, Irak’ta, İran’da yaşayan Kürt kardeşlerimizi kendimizden ayrı görmüyoruz. Cumhurbaşkanımız, Esad zamanında da oradaki Kürtlerin kimlik problemlerini bire bir sorun eden, onların tanınmasına yönelik her türlü politikalarda Kürt kardeşlerimizin yanında olmuştur. Şimdi de varlıkları ve güçlü temsilleri için her zaman bölgedeki tüm Kürtlerin yanında güçlü bir şekilde olacağız, o kardeşlerimiz her zaman bizleri yanlarında görecekler ve böylece hem ülkemizde hem bölgede huzurlu, kalıcı bir barışı temin ediyoruz" dedi.


Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Çorum Çorum’da yanan gecekonduda Kur’an-ı Kerim meali zarar görmedi Çorum’da çıkan yangında kullanılamaz hale gelen gecekonduda masa üzerindeki Kur’an-ı Kerim meali ile plastik şişedeki zemzem suyu zarar görmedi. Yangında 40 yıllık birikimini kaybeden vatandaş, "O kadar ateşe rağmen masanın üzerindeki Kur’an-ı Kerim mealinin bulunduğu bölüm yanmamış" dedi. Olay, dün gece Kale Mahallesi Milönü 3. Çıkmaz Sokak’ta meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Ferdi Bayatlı’ya (49) ait gecekonduda sobadan sıçrayan kıvılcımlar sebebiyle yangın çıktı. Çorum Belediyesi itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle söndürülen yangında can kaybı yaşanmazken, evdeki eşyaların tamamı yanarak kullanılamaz hale geldi. Yangının ertesi günü evinin içerisine giren Bayatlı, zarar görmeyen Kur’an-ı Kerim meali ve şişedeki zemzem suyunu buldu. Tüm eşyalar ve mobilyaların yandığı evdeki Kur’an-ı Kerim meali ile plastik şişe içerisindeki zemzem suyunun zarar görmediğini ifade eden Bayatlı, bu durumun kendisini şaşırttığını ifade etti. "Bu durum beni çok şaşırttı" Yangın sırasında üzerindeki kıyafetlerinin dahi yandığını belirten Ferdi Bayatlı, "Dün akşam çocuklarım ve torunum geldi. Misafirliğe geldiler, burada ağırladım. Üşümesinler diye sobayı iyi yaktım. Küçük çocuklar vardı. Onları yolcu ettikten sonra yaklaşık bir saat sonra eve geri geldim. İçeri girdiğimde her yer dumandı. Kapıyı açar açmaz alev parladı. Hemen itfaiyeyi çağırdık. İtfaiye geldi ve yangını söndürdü. Üstümdeki elbiselerime kadar yanmıştı. Yani 40 senelik bütün birikimim yanmış, kül olmuş gitmiş. İçeride Kur’an-ı Kerim meali vardı, zemzem suyu vardı. Çocuğumla birlikte kaldığımızda okuyordu. O kadar ateşe rağmen masanın üzerindeki Kur’an-ı Kerim mealinin bulunduğu bölüm yanmamış. Kur’an-ı Kerim meali de zarar görmemiş. Zemzem suyu da plastik şişe içinde olmasına rağmen hiçbir etkilenme olmamış. Bu durum beni çok şaşırttı" dedi. Tüm birikiminin yandığını belirten Bayatlı, "Dün gece bu olaydan sonra dışarıda kaldık. İkametgahım burası olduğu için gidecek, kalacak başka bir yerim yok. Çorum’da kimsem yok. Hiçbir şeyim kalmadı" diye konuştu.
Bursa Köylülerden meraya yapılması planlanan cezaevine tepki Bursa’nın Keles ilçesinde köy merasına cezaevi yapılmasını istemeyen bir grup vatandaş eylem yaptı. Cezaevi yapılması planlanan 380 dönümlük köyün mera alanında toplanan köylüler, hiçbir şekilde muhatap alınmadıklarını, mera olarak kullanacakları köyün başka bir alanının bulunmadığını söylediler. Hayvancılığın ön planda olduğu ve köyün yarısından fazlasının geçim kaynağının hayvancılık sonrasında tarım olduğunu belirten Kıranışıklar Köy Derneği Başkanı Mesut Arı, "Cezaevi yapılacaksa köy merasına değil başka yere yapılması gerekiyor. Devletimizi ve vatanımızı seviyoruz. Mera alanımızın koruma altına alınmasını istiyoruz. Köyün yaşlıları ve çobanlar da mera alanlarının korunmasını istiyor. Huzurumuzun bozulmasını istemiyoruz" dedi. Bursa Büyükşehir Belediye Meclisinin 2025 Kasım ayı meclis toplantısında kabul edilen ve köydeki 350 dönümlük alanın cezaevi alanı olarak ayrılmasına yönelik plan değişikliğinin bir an önce yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini belirten Arı, "Bizler bu plan değişikliğine Kıranışıklar Köyü Derneği olarak 700’ü aşkın ıslak imza ve dernek yönetim kurulu kararı ile itirazda bulunduk. Ancak bu itirazımız 2026 Şubat ayı meclis toplantısında reddedildi. 2026 yılı Mart ayı toplantısında ise bu sefer yaklaşık 400 bin metrekare yapılaşmaya izin verecek şekilde 1/1000’lik plan değişikliği raporu gündeme geldi ve kabul edildi. Plan raporlarından anladığımıza göre cezaevi alanı ile ilgili süreç 2023 yılı Haziran ayında başlamış. Maalesef bizler bu durumu resmi olarak ancak 2025 yılı Kasım ayında öğrenebildik. Aradan geçen 2.5 yılda hiçbir resmi kurum veya makam tarafından ne yazık ki bizlere hiçbir bilgi verilmedi, bilgilendirme yapılmadı. Bu süreçte bizler beklerdik ki bizlerin iradesi, fikri ve duyguları da sorulsun. Bizler 600 yılı aşkın süredir bu topraklarda yaşayan, ataları bu topraklar için bedel ödemiş, bu toprakların her karışına emek vermiş, bu toprakların asli unsurlarından olan Kıranışıklar köyü halkıyız" diye konuştu. Geçimini hayvancılıkla sağlayan köylüler de cezaevinin yapılmamasını isterken, geniş güvenlik önleminin alındığı eylem herhangi bir olay yaşanmadan son buldu.
Samsun Çizgiyle anlatılan ‘kadın’ teması sanatseverlerle buluştu Samsun’un Atakum ilçesinde, "Çizgi ve Kadın" temalı resim sergisi sanatseverlerin beğenisine sunuldu. Eski öğretim üyesi Hasbi Aslan’ın 7’nci kişisel sergisi, Hasan Ali Yücel Gençlik Bilim ve Sanat Merkezi’nde açıldı. Kurdele kesimiyle açılan sergide, sanatçının çizgi üzerinden kadın imgesini ele aldığı eserler yer aldı. Bugüne kadar çok sayıda ulusal ve uluslararası sergide yer alan Aslan, çalışmalarında çizginin sanatsal ifade gücünü ön plana çıkararak toplumsal bir anlatı kurduğunu belirtti. Çizginin tarih boyunca görsel iletişimin temel unsurlarından biri olduğunu vurgulayan Aslan, "Çizgi bir ifade ve iletişim aracı olarak tüm zamanlarda yerini korumuştur. Mağara duvarlarından günümüze kadar her çağda görsel anlatımın ilk unsuru olmuştur. Sanatçılar da bu güçlü anlatım aracını eserlerinde ustalıkla kullanmıştır" dedi. Sergide kadın temasını merkeze aldığını ifade eden Aslan, kadını toplumun özü olarak nitelendirerek, bu özü resim sanatının özü olan çizgiyle anlatmaya çalıştığını söyledi. Renklerin görsel bir haz sunduğunu ancak esere ruh kazandıranın çizgi olduğunu dile getiren Aslan, resimde dengeyi ve biçimi oluşturan temel unsurun da çizgi olduğuna dikkat çekti. Sanatseverleri eserlerini görmeye davet eden Aslan, serginin kadına ve annelere verilen değerin önemine dikkat çekmek amacıyla hazırlandığını sözlerine ekledi. Serginin açılışına OMÜ Eğitim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hamza Çalışıcı, CHP Samsun İl Başkanı Mehmet Özdağ, Atakum Belediye Başkan Yardımcısı Suat Yıldız, Kültür Sanat ve Sosyal İşler Müdürü Deniz Gömeç, Samsun Barosu Kadın Hakları Komisyonu Başkanı Av. Hale Günaydın, Uzm. Dr. M. Emin Dinççağ ile birlikte akademisyenler ve çok sayıda sanatsever katıldı.