POLİTİKA - 22 Aralık 2025 Pazartesi 18:49

AK Parti Sözcüsü Çelik: "Bir ülkede iki ordu olmaz, iki silahlı güç olmaz"

A
A
A
AK Parti Sözcüsü Çelik: "Bir ülkede iki ordu olmaz, iki silahlı güç olmaz"

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "SDG tarafından zaman zaman şu yönde talepler gelmektedir; ‘biz blok hâlinde, özel bir güç olarak sistemin parçası olalım.’ Ancak bunu daha önce de söyledik; bunun ne anlama geldiğini başka ülkelerde görüyoruz. Bir ülkede iki ordu olmaz, iki silahlı güç olmaz" dedi.

AK Parti Sözcüsü Çelik, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında partinin kongre merkezinde gerçekleştirilen Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısı devam ederken gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Çelik, Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun ‘Terörsüz Türkiye’ çerçevesinde yürüttüğü çalışmalarda çok önemli bir aşamanın tamamlandığını ve gelinen noktada siyasi partilerin raporlarını teslim ettiğine dikkati çekerek, "Cumhur İttifakı üyeleri olarak hem bizim hem de Milliyetçi Hareket Partisi’nin verdiği raporlarda ortaya koyulan ilkeler ortaktır ve benzerdir. Yaklaşımlar ve değerlendirmeler konusunda büyük bir oranda uyum vardır. Bu da Cumhur İttifakı açısından, böylesine büyük bir meselenin çözümü için Türkiye’yi terörsüz günlere ve bağlantılı olarak bölgemizi terörsüz bir ortama kavuşturmak amacıyla takip edilen bir iradeyi ifade etmektedir. Şimdiye kadar yol haritası işlemiştir" dedi.

AK Parti olarak sunulan raporda görüşlerinin çok açık bir şekilde ifade edildiğini belirten Çelik, "Arkadaşlarımız da aynı şekilde, bu bütçe vesilesiyle yapılan konuşmalarda bunu net bir biçimde ortaya koymuşlardır. Önümüzdeki dönemde şimdiye kadar boşaltılan mağaralar vardır, sembolik düzeyde bırakılan silahlar vardır. Önümüzdeki dönemde silahların bırakılması, silahların yakılması konusunda atılacak adımlar; terör örgütünün fesih sürecinin fiilî olarak görülebildiği, tespit ve teyit edilebildiği birtakım raporların ve gözlemlerin ortaya çıkmasını sağlayacaktır. Bu durum, birçok konuyu son derece kolaylaştıracaktır" diye konuştu.

"Cumhurbaşkanımızın koyduğu şaşmaz irade 17-25 Aralık’ta ve 15 Temmuz gecesinde girişimlerin bertaraf edilmesini sağlamıştır"

FETÖ terör örgütü tarafından Türkiye’nin milli egemenliğine yönelik gerçekleştirilen 17-25 Aralık yargısal darbe teşebbüsünün yıl dönümüne de değinen Çelik, "Cumhurbaşkanımızın o gün ortaya koyduğu şaşmaz irade, hiçbir tereddüt göstermeden sergilediği güçlü duruş; hem 17-25 Aralık’ta hem de 15 Temmuz gecesi bu girişimlerin bertaraf edilmesini sağlamıştır. Dolayısıyla burada, belki de Türk devlet hayatının, siyasi hayatımızın ve toplumsal hayatımızın en büyük tehlikelerinden biri bu şekilde savuşturulmuş oldu" ifadelerini kullandı.

"İsrail Genelkurmay Başkanı’nın ‘Sarı Hat yeni sınırdır’ demesi, aslında ateşkesin tam zıttına bir açıklamadır"

Varılan ateşkes anlaşmasını ihlal etmeye dönük olarak İsrail tarafından her gün yeni bir eylem ve saldırganlık üretildiğini vurgulayan Çelik, "Şu ana kadar Gazze’nin yüzde 58’i fiilen işgal altındadır. Burada tabii birtakım hatlar oluşturulmuştur. Bunlardan biri ‘Sarı Hat’tır. Aslında ‘Sarı Hat’, ateşkese ulaşmak için gerekli askerî önlemlerden biri olarak ortaya konulmuştur. Ancak İsrail Genelkurmay Başkanı’nın ‘Sarı Hat yeni sınırdır’ demesi, aslında ateşkesin tam zıttına bir açıklamadır. Bu, ateşkese hizmet eden değil; tam tersine Sarı Hat’ı bir ilhak olarak konumlandıran bir açıklamadır. Bu durum, ateşkesin bütün mekanizmalarına ve ateşkese ulaşmak için işletilmesi gereken yol haritasının tüm dinamiklerine aykırıdır. Dolayısıyla burada, ‘Sarı Hat’ başta olmak üzere bütün bu hatların aslında geçici bir askerî önlem olduğunu ve ateşkese ulaşmak amacıyla oluşturulduğunu unutmamak gerekir" dedi.

 

AK Parti Sözcüsü Çelik, açıklamasının ardından basın mensuplarının sorularını cevapladı.

"Galip bey bugün bir açıklama yapmış, açıklamasında herhangi bir bakanımızı kastetmediğini ifade ediyor"

Bir gazeteci tarafından AK Parti Diyarbakır Milletvekili Mehmet Galip Ensarioğlu’nun Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ı hedef aldığı iddia edilen sözlerinin sorulması üzerine Çelik, "Cumhurbaşkanımızın, devletimizin başı olarak çizdiği dış politika çizgisi; hem kabinedeki bütün arkadaşlarımız tarafından hem de genel başkanımız olarak partimiz tarafından aynen takip edilmektedir. SDG konusunda da bakanlarımız arasında ya da parti yetkililerimiz arasında herhangi bir görüş ayrılığı ya da görüş farklılığı yoktur. Aynı şekilde, kabinedeki hiçbir arkadaşımızın Cumhurbaşkanımızın iradesi dışında bir faaliyeti ya da söylemi söz konusu değildir. Bu konuda görüşümüzü baştan beri söylüyoruz. Bu çerçevede Dışişleri Bakanımızın söyledikleri de Cumhurbaşkanımızın iradesinin bir neticesidir. Millî Savunma Bakanımızın ve Millî İstihbarat Teşkilatımızın yürüttüğü faaliyetler de bu iradenin ve bu çerçevenin içerisindedir. Bizim burada yaptığımız açıklamalar da aynı şekilde bu iradenin kapsamındadır. Bütün bunlar, siyaset yapıcı kurumlar tarafından olgunlaştırılarak Cumhurbaşkanımıza; çeşitli güvenlik ve değerlendirme toplantıları vesilesiyle arz edilmektedir. Konular en stratejik ayrıntılarına kadar ele alınmakta, bir çerçeve oluşturulmakta ve en sonunda devletimizin başı olarak Cumhurbaşkanımızın verdiği talimatlar yerine getirilmeye çalışılıyor. Dolayısıyla burada bakanlarımız arasında ya da parti ile kabine arasında bir çelişki aramak doğru değildir. Zaman zaman bazı yorumlar görüyoruz; ’şu kişi sert konuşuyor, bu kişi yumuşak konuşuyor’ deniliyor. Böyle bir durum söz konusu değildir. Tutumumuz nettir. Bu nedenle; Dışişleri Bakanlığı, Millî Savunma Bakanlığı ve Millî İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı arasında, bu konuda herhangi bir ayrım ya da farklı bir yöne bakma söz konusu değildir. Biraz önce bahsettiğim mekanizma çerçevesinde, devletimizin başı olan Cumhurbaşkanımızın ortaya koyduğu irade ve verdiği talimatlar yerine getirilmektedir. Galip bey bugün bir açıklama yapmış, kendisinin başka bir şeyi kastederek bu sözleri söylediğini, burada herhangi bir bakanımızı kastetmediğini ifade ediyor" cevabını verdi.

"Bir ülkede iki ordu olmaz, iki silahlı güç olmaz"

Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in SDG’nin entegrasyonuna yönelik ifadelerinin sorulması üzerine Çelik, "SDG tarafından zaman zaman şu yönde talepler gelmektedir; ‘biz blok hâlinde, özel bir güç olarak sistemin parçası olalım.’ Ancak bunu daha önce de söyledik; bunun ne anlama geldiğini başka ülkelerde görüyoruz. Bir ülkede iki ordu olmaz, iki silahlı güç olmaz. Ordu düzeyinde iki silahlı güç olacağı düşünülüyorsa bunun sonu iç savaş senaryosudur. Böyle bir senaryoda Araplar kaybeder, Türkmenler kaybeder, Kürtler kaybeder; Aleviler, Sünniler, Nusayriler, Ezidiler, Şiiler herkes kaybeder. Bizim arzu ettiğimiz ise Türk’ün, Kürt’ün, Arap’ın birlikte kazandığı; kardeşçe, onurlu, refah ve barış dolu bir geleceğin bölgemizde inşa edilmesidir. Dolayısıyla ‘10 Mart mutabakatını kabul ediyorum ama bunu bloklar hâlinde uygularım’ demek, aslında ordu içinde yeni bir ordu olarak faaliyet göstereceğim demektir ki bunun ne anlama geldiğini hepimiz biliyoruz. Bu sözlerin söylenmesinin sebebi maalesef bir yanlışlıktır" dedi.

"Türkiye’nin milli güvenliğini sağlamak için askeri ve diğer alanlardaki hazırlığı her zaman var"

Çelik, 10 Mart Mutabakatı’na uyulmadığı takdirde bir operasyonun söz konusu olup olunmayacağı sorulması üzerine şu cevabı verdi:

"Türkiye’nin milli güvenliğini sağlamak için askeri ve diğer alanlardaki hazırlığı her zaman var, bunda bir problem yok. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin iki-üç gün, iki-üç hafta ya da iki-üç ay beklemesine bile gerek yok. Şu anda Cumhurbaşkanımız ‘başkomutan’ olarak emir verdiği anda silahlı kuvvetler, bunu yerine getirecek hazırlıklara sahiptir. Biz, bunlara ihtiyaç kalmamasını istiyoruz. Bunlara ihtiyaç duyulduğu zaman bu tereddütsüz yerine getirilir" ifadelerini kullandı.

"DEM Parti tarafından Cumhurbaşkanımızdan randevu isteyeceği ifade edildi, henüz onunla ilgili bir takvim yok"

DEM Parti tarafından Cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüşme talebinin gelip gelmediğinin sorulması, DEM Parti’nin AK Parti grubuyla hafta sonu gerçekleştirdiği görüşmenin hatırlatılması üzerine Çelik, "Cumhurbaşkanımızdan randevu isteyeceklerini ifade ettiler, henüz onunla ilgili bir takvim yok. Biz, bu tip görüşmelerde bir araya geldiğimizde gerçekten nezaket içerisinde herkes görüşlerini en kapsamlı bir şekilde söylüyor. Bu seferde aynı şekilde onlar da biz de görüşleri nezaketli bir şekilde söyledik. Ortak düşündüğümüz noktalar, ortak düşünmediğimiz noktalar var. Komisyona verdiğimiz raporda ortaya koyduğumuz ilkeler doğrultusunda, eğer orta yollar bulunabilirse, bunun önümüzdeki dönemde ilerlemeyi kolaylaştırabileceğini düşünüyoruz" diye konuştu.

"İshak arkadaşımıza yönelik gerçekleştirilen bu eylemi en güçlü şekilde kınıyoruz"

TBMM’de 2026 yılı bütçe görüşmelerinin tamamlanıp oylama sürecine geçileceği sıra milletvekilleri arasında yaşanan arbedenin sorulmasının ardından Çelik, "Siyasette zaman zaman tansiyon yükselebiliyor. Keşke bu tansiyon hiçbir zaman fiziki şiddete dönüşmese ama dün maalesef İshak arkadaşımıza yönelik çok açık bir şiddet eylemi gerçekleştirildi. Sözün cevabı sözle verilir. Bir kişi beğenmediği bir durumu sözle ifade edebilir. Ancak İshak arkadaşımıza yönelik gerçekleştirilen bu eylemi en güçlü şekilde kınıyoruz. Akşam kendisiyle beraberdik. İshak bey, ortamı yatıştırmak ve tarafları ayırmak amacıyla oradayken, ismini anmak istemediğim bir kişi tarafından saldırıya uğramıştır. Sonrasında CHP Grup Başkanvekilleri gelerek üzüntülerini ifade ettiler. Bunu önemli buluyoruz. Ancak esas olan, İshak beye yapılan bu saldırının hiçbir şekilde kabul edilemez bir barbarlık ve vandallık. Bunun için açık bir özür dilenmesi son derece önemlidir. Ayrıca bu barbarlığı ve vandallığı gerçekleştiren kişiyle ilgili olarak CHP tarafından bir ceza sürecinin işletilmesi de Meclis’in itibarı ve mehabeti açısından son derece kıymetli olacaktır" ifadelerini kullandı.

"Her tartışmada AK Parti sıralarına dönerek ‘Atatürk düşmanısınız’ şeklinde istismar siyaseti yapmak meseleyi çözmemektedir"

Siyasi alanda birçok tartışmanın yaşanabileceğini ve siyasi akılla cevap verilemeyecek bir konu olmadığını kaydeden Çelik, sözlerine şöyle devam etti:

"Sık sık tartışma şu noktaya getirilmektedir: Cumhuriyet Halk Partisi adına konuşanlar, ’Biz Atatürk’ün partisiyiz, Cumhuriyet’i kuran partiyiz’ demektedir. Atatürk’ün genel başkanlığını yaptığı bir partinin devamı olmak ki bunun da ayrıca tartışılması gereken boyutları vardır bugünkü yöneticilerin ya da siyasi faaliyette bulunanların bütün yanlışlarını örtmek için bir gerekçe olamaz. Biz bugün yapılan bir yanlıştan, yanlış bir politikadan, yanlış bir davranıştan söz ediyoruz. Ancak hemen konu buraya çekiliyor. Dün grup başkanımız da sordu; ‘eğer Atatürk’ün partisiyiz diyorsanız ve bizi suçluyorsanız, ikinci genel başkanınız Cumhurbaşkanı olduğunda neden Atatürk’ün ismini ve resmini paradan kaldırdı?’ Bu açık bir sorudur. Demek ki her alanda, pür bir şekilde ‘Atatürk’ün partisiyiz’ demek, CHP’nin bütün eylemlerini temize çekmiyor. Ben de buradan bir soru sorayım; Atatürk, vasiyetinde kendisine ait olan İş Bankası hisselerinden elde edilen temettülerin Türk Dil Kurumu’na ve Türk Tarih Kurumu’na verilmesini istedi. Ancak CHP bunu defalarca yerine getirmemiş, Atatürk’ün vasiyetine uymamıştır. Bu kurumlar, Atatürk’ün vasiyeti gereği kendilerine verilmesi gereken temettüleri, CHP Atatürk’ün vasiyetine uymadığı için mahkeme kararıyla almak zorunda kaldı. Cep telefonundan ’CHP İş Bankası hisseleri temettü Atatürk’ şeklinde arama yapabilir; bu konuda çok uzun bir yargı süreci çıkıyor. Bu nedenle her tartışmada ’Atatürk’ün partisiyiz’ demek ya da AK Parti sıralarına dönerek ’Siz Atatürk düşmanısınız’ şeklinde bir istismar siyaseti yapmak meseleyi çözmemektedir. Bu sağduyulu bir yaklaşım da değildir."

Muhammed Musab Gümüşer

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Şanlıurfa Vali Şıldak Balıklıgöl’de incelemelerde bulundu Şanlıurfa’da sağanak yağış sonrası su seviyesi yükselen Balıklıgöl’de incelemelerde bulunan Vali Hasan Şıldak, suyun oksijen oranının iyi seviyede olduğunu ve balıkların hayati fonksiyonlarını olumsuz etkileyen bir durumun bulunmadığını açıkladı. Vali Şıldak, su baskınından etkilenen Balıklıgöl Platosu’nda incelemelerde bulundu. Yapılan değerlendirmelere ilişkin bilgi veren Vali Şıldak, Balıklıgöl’de gerekli ölçümlerin gerçekleştirildiğini, suyun oksijen oranının iyi seviyede olduğunu ve balıkların hayati fonksiyonlarını olumsuz etkileyen bir durumun bulunmadığını açıkladı. Vali Şıldak ayrıca bölgede su sirkülasyonunun artırılarak bulanıklığın en kısa sürede giderilmesi için çalışmaların sürdüğünü belirtti. "15 dakikada 35 kilogram yağış düştü" İncelemelerinin ardından açıklamalarda bulunan Vali Şıldak, yağışın beklenenden daha şiddetli gerçekleştiğini vurgulayarak, "Dün ani bastıran sağanak yağışla birlikte yaklaşık 15 dakika süren ancak metrekareye 35 kilogramı bulan bir yağış gerçekleşti. En çok Eyyübiye ilçemiz ve şu anda bulunduğumuz Balıklıgöl Platosu etkilendi. Çok sayıda konut ve iş yerini su bastı, özellikle cadde ve yollar kısa sürede oluşan yağıştan olumsuz etkilendi" dedi. Hasar tespit ve yardım çalışmaları sürüyor Yağışın ardından ekiplerin duruma hızla müdahale ettiğini belirten Vali Şıldak, su tahliye çalışmalarının devam ettiğini ifade etti. Aynı zamanda hasar ve zarar tespit çalışmalarının başlatıldığını dile getiren Vali Şıldak, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı aracılığıyla ihtiyaç sahibi vatandaşlara destek sağlandığını kaydetti. Bir gün önce Viranşehir ilçesinde de özellikle kırsal bölgelerde altyapı kaynaklı taşkınlar yaşandığını belirten Vali Şıldak, herhangi bir can kaybı ya da yaralanma olmamasının sevindirici olduğunu söyledi. "Balıklıgöl’de risk oluşturan bir durum yok" Balıklıgöl’deki son duruma ilişkin de bilgi veren Vali Şıldak, gölde su seviyesinin yükseldiğini ancak durumun kontrol altında olduğunu belirterek, "Gölde şu anda bir bulanıklık var. Teknik ekiplerimiz gerekli ölçümleri yaptı. Herhangi bir oksijenlenme sorunu yok, balıklarımız sağlıklı. Bu bulanıklık yer altı su kaynaklarının taşkınlardan etkilenmesiyle oluşuyor. Suyu tahliye ederek ve oksijen oranını artırarak süreci hızlandıracağız. Ayrıca balıklardan numune alarak laboratuvar incelemesi de yapacağız. Şu an için risk oluşturan bir durum söz konusu değil" şeklinde konuştu. Vatandaşlara uyarı Önümüzdeki günlerde de yağış beklendiğini ifade eden Vali Şıldak, vatandaşlara dikkatli olmaları çağrısında bulunarak, "Önümüzdeki 5 gün boyunca aralıklarla yağış bekliyoruz. Zorunlu olmadıkça yağış anında trafiğe çıkılmamalı, alt geçitlere girilmemeli. Vatandaşlarımız bulundukları yerlerde gerekli tedbirleri almalı ve ihtiyaç halinde 112 Acil Çağrı Merkezi’ne başvurmalı. Kriz merkezimiz çalışmalarını sürdürüyor, süreci anbean takip ediyoruz" ifadelerini kullandı. Vali Şıldak, açıklamasının sonunda tüm Şanlıurfalılara geçmiş olsun dileklerini iletti.
Samsun 8. Samsun Uluslararası Tiyatro Festivali başladı Samsun Büyükşehir Belediyesince düzenlenen "8. Samsun Uluslararası Tiyatro Festivali" bugün sahnelenen "İbiş İşte" tiyatro oyunu ile başladı. 8. Samsun Uluslararası Tiyatro Festivali, 31 Mart’a kadar devam edecek. 9 gün sürecek festival boyunca Türkiye’nin farklı şehirlerinin yanı sıra ve İran, Kosova, Kırgızistan ve Nahçıvan gibi ülkelerden de gelen tiyatro toplulukları, farklı türlerdeki oyunlarıyla sanatseverlerle buluşacak. Program kapsamında hem yetişkinlere hem de çocuklara yönelik tiyatro gösterileri sahnelenecek. Açılışa özel olarak Samsun ekipleri tarafından sahnelenen "İbiş İşte" adlı tiyatro oyunu ile festivale coşkulu bir başlangıç yapıldı. Katılımın yoğun olduğu oyunla birlikte katılımcılar sanat dolu bir gün geçirdi. Tiyatro programı Festival süresince sanatseverleri dopdolu bir program bekliyor. Festival kapsamında 24 Mart’ta İran ekibinin "Saka" adlı tiyatrosu, 25 Mart’ta Nahçıvan ekibinin "Ana" adlı tiyatrosu, 26 Mart’ta Kosova ekibinin "Dokuz Canlı" adlı tiyatrosu, 27 Mart’ta Kırgızistan ekibinin "Takteke" adlı tiyatrosu sanatseverlerle buluşacak. 28 Mart Cumartesi Samsun ekibinin "Çocuklar İçin Hamlet" oyunu ile Ordu ekibinin "Dedem Korkut" adlı oyunu sahnelenecek. Festivalin 29 Mart Pazar günü programında ise Samsun ekibinin "Müzikli Çocuk İllüzyon Gösterisi" ile Ordu ekibinin "Kırmızı Pazartesi" adlı tiyatro oyunu yer alıyor. 30 Mart’ta Giresun ekibinin "Tuvalet Fırçası" oyunu ile devam edecek program 31 Mart’ta Samsun ekibinin "Keloğlan ve Hekimbaşı" oyunu ve İzmir ekibinin "Kurtuluşun Kadınları" tiyatro oyunu ile sona erecek.
Samsun OMÜ’den down sendromlu bireyler için farkındalık Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ), Atakum Belediyesi Yaşam Park Kültür, Sanat ve Eğitim Merkezi ve Kent Konseyi iş birliğiyle "Down sendromlu bireylere farkındalık atölyesi" etkinliği düzenledi. "Down sendromlu bireylerde beslenme süreçleri ve aile rehberliği semineri" ve "Down sendromlu bireylerde geri dönüşüm sanatsal cam etkinliği atölye çalışmaları" Atakum Belediyesi Yaşam Park Kültür, Sanat ve Eğitim Merkezi’nde düzenlendi. Atölye çalışmaları öncesinde down sendromlu bireyler, OMÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik ve Cam Bölümü’nü ziyaret etti. Ziyaretçiler, geri dönüşüm amacıyla getirdikleri cam malzemeleri yetkililere teslim etti. Bu süreçte katılımcılara cam füzyon tekniği hakkında bilgilendirme yapılarak uygulama sürecine hazırlık sağlandı. Atölye çalışmasında geri dönüştürülmüş cam malzemelerle sanatsal üretim gerçekleştirildi. Atölye sürecinde OMÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik ve Cam Bölümü 3. sınıf öğrencileri ile Eğitim Fakültesi Resim-İş Öğretmenliği programı öğrencileri, down sendromlu bireylere birebir destek sağladı. Etkinliğin yürütücülüğünü, OMÜ Güzel Sanatlar Fakültesi Seramik ve Cam Bölümü Doç. Dr. Fidan Tonza Helvacıkara ile OMÜ Eğitim Fakültesi Resim-İş Öğretmenliği Bölümü Dr. Öğr. Gör. Ramazan Tilki üstlendi. Programın sonunda down sendromlu bireylerin ortaya koyduğu eserler, üniversite-yerel yönetim iş birliğinin somut bir örneği olarak değerlendirildi.
Sakarya Suçlulara bayram yok: Sakarya’da 122 şüpheli yakalandı, 17’si tutuklandı Sakarya’da jandarma ekiplerince Ramazan Bayramı süresince yürüttüğü operasyonlarda çeşitli suçlardan aranan ile kaçakçılık ve uyuşturucuya yönelik yapılan operasyonlarda 122 şüpheliden 17’si tutuklanarak cezaevine gönderildi. Sakarya İl Jandarma Komutanlığı, "Suçlulara Bayram Yok" sloganıyla Ramazan Bayramı süresince vatandaşların huzur ve güvenliğini sağlamak gayesiyle il genelinde güvenlik önlemleri aldı. Sorumluluk bölgelerinde 263 tim, 252 araç ve bin 329 personelin katılımıyla toplam bin 489 önleyici ve adli devriye gerçekleştirildi. Yapılan yol kontrolleri ve devriyeler çerçevesinde 24 bin 425 kişinin sorgusu yapılırken, ana arterler ve bağlantı yollarında trafik güvenliği için aralıksız uygulamalar gerçekleştirildi. Ayrıca umuma açık yerler, metruk alanlar ve risk analizine göre belirlenen bölgelerde denetimler yapıldı. Bayram süresince alkollü şekilde çevreye rahatsızlık veren 7 kişi hakkında idari işlem uygulanırken, 3 sürücüye alkollü araç kullanmaktan yasal işlem yapıldı. Trafik kural ihlali yapan 8 araç ve sürücü trafikten men edilirken, toplam 1 milyon 104 bin 965 TL idari para cezası kesildi. 122 şüpheli yakalandı, 17’si tutuklandı Operasyonlar neticesinde çeşitli suçlardan arandığı belirlenen 87 şüpheli yakalanırken, bunlardan 11’i tutuklanarak cezaevine teslim edildi. Kaçakçılık ve uyuşturucu suçlarına yönelik 32 operasyon icra edilirken, 35 şüpheli yakalandı ve 6’sı tutuklandı. Operasyonlarda ele geçirilen malzemeler arasında 29 gram kubar esrar, 2 gram metamfetamin, 198 gram bonzai, 4 gram A-M bonzai hammaddesi, 4.126 adet sentetik hap, 371.300 adet boş ve dolu makaron, 40 adet elektronik sigara, 30 adet elektronik sigara likidi, 2 tabanca, 2 av tüfeği, 2 tabanca şarjörü ve 5 tabanca fişeği yer aldı.