POLİTİKA - 25 Şubat 2025 Salı 20:51

AK Parti Sözcüsü Çelik: "CHP açısından bir genel başkanlık sorunu, bir yönetim sorunu var"

A
A
A

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Cumhuriyet Halk Partisi açısından bir genel başkanlık sorunu, bir yönetim sorunu var" dedi.

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, AK Parti Genel Merkezinde gündeme ilişkin açıklamalarda bulundu. Çelik, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kadın Kolları Merkez Karar Yönetim Kurulu ve Gençlik Kolları Merkez Karar Yönetim Kurulu toplantısına başkanlık ettiğini belirtti. Çelik, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın uluslararası diplomasi trafiğini devam ettirdiklerini aktardı.

Bugün Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel’in grup konuşmasında yaptığı konuşmaya cevap veren Çelik, "Tabii grup konuşmasında kullandığı cümleler özellikle bir disiplin soruşturması vesilesiyle ‘bana birtakım silahlı kuvvetlerden bazı kişiler söyledi’ diyerek birtakım dedikodulara dayandığını kendisi ifade ederek, kuvvet komutanlarını doğrudan hedef alan bir açıklama yaptı. Kuvvet komutanlarını doğrudan hedef alarak ve isimlerini zikrederek Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan’ın ‘Ben bunları not ediyorum’ diyerek bir konuşma yapması her türlü siyaset adabına aykırı olduğu gibi Cumhuriyet Halk Partisi’nde aslında geçmiş zamanlarda da Türk Silahlı Kuvvetleri’nin iç işlerine karışma, Türk Silahlı Kuvvetleri içerisinde hizipçilik, komitacılık üretme ve bu vasıtayla Cumhuriyet Halk Partisi’ne siyaset yolu açma şeklindeki tavrın aynen devam ettiğini gösteriyor" diye konuştu.

"Geçmişte de çok iyi bildiğimiz gibi Cumhuriyet Halk Partisi’nin hiçbir zaman milletten vize alamadığı için milletin onayıyla iktidar olamadığı için tercih ettiği iki tane yol vardı" ifadelerini kullanan Çelik, "Bir tanesi Türk Silahlı Kuvvetleri’nin iç işlerine karışarak bir kaos ortamı oluşturup siyaset kurumuna karşı bu kaos ortamı çerçevesine kendisine bir siyasi yol bulmak ki bunu bu çerçevede de milli iradeyi desteklemek yerine askeri vesayetten yana rol oynamak şeklindeydi. İkinci konu ise yargının içine karışarak oralarda hizipçilik, komitacılık, kadroculuk yaparak birtakım kaoslar çıkarma şeklindeydi. Şimdi tabii çok uzun zamandır bu konular tartışıla tartışıla belli bir noktaya geldiğini zannediyorduk" dedi.

"Cumhuriyet Halk Partisi’nin yönetilmesindeki kapasitesizlik Cumhuriyet Halk Partisi’nin siyaset üretememe konusundaki maalesef kronik hali her seferinde geliyor"

CHP’nin yönetilmesindeki kapasitesizlik Cumhuriyet Halk Partisi’nin siyaset üretememe konusundaki maalesef kronik olduğunu ifade eden Çelik, "Kendisine çıkış yolu olarak siyaset üzerinde vesayet kurmanın siyaseti kayıt dışı siyaset haline getirme şeklindeki kötü alışkanlıkların depreşmesi şeklinde bir yol ortaya çıkarıyor. Şimdi de tutmuş bir disiplin soruşturması çerçevesinde ortaya çıkan gündemle ilgili olarak kuvvet komutanlarını ve Genelkurmayı kuvvet komutanlarının ismini vererek hedef gösteriyor" ifadelerini kullandı.

"Cumhuriyet Halk Partisi açısından bir genel başkanlık sorunu bir yönetim sorunu var"

Cumhuriyet Halk Partisi açısından bir genel başkanlık sorunu bir yönetim sorunu olduğunu belirten Çelik, "Cumhuriyet Halk Partisi’nin yönetilememesiyle ilgili bir sorun sürekli olarak bu tip spekülasyonlarla kapatılmaya çalışılıyor. Sonuç bu kadar yol yüründü, bu kadar Türkiye’de dönüşüm gerçekleşti ama Cumhuriyet Halk Partisi sürekli olarak bağışıklık sistemi demokrasi konusunda zayıflayan hatta öyle bir bağışıklık sistemi var ki demokrasiyi gördüğü zaman bunu virüs olarak algılayan yanlış bir siyasi yazılıma sahip" ifadelerine yer verdi.

Kuvvet komutanlarının hedef alındığı haberleri zaman zaman okuduklarını söyleyen Çelik, "İsimleri verilerek hedef alındığı birtakım haberler okuyoruz. Ama biz bunları nerede okuyoruz? Türkiye’ye rakip devletlerin ya da Türkiye’ye düşmanlık eden devletlerin Türk Silahlı Kuvvetleri’nin bazı operasyonları karşısında kuvvet komutanlarımızı isim vererek hedef aldığını biliyoruz. Örneğin Ege’de Libya’da Suriye’de yapılan operasyonlar çerçevesinde birtakım ülkelerin kendi vekalet savaşlarına engel oluşturduğunu düşündükleri için Türkiye’nin bu tutumunun kuvvet komutanlarımızın ismini vererek bu hedef alma şeklinde haber yapma kara propaganda üretme gibisinden birtakım tutumlar içerisine girdiğini görüyoruz. Bunun tabii rakip devletlerin birtakım kara propaganda merkezleri tarafından ya da birtakım düşmanlık eden devletlerin karanlık şebekeleri tarafından yapılmasını anlıyoruz. Buna karşı da her zaman önlenme önlemlerimiz var. Bunlarla mücadele etme konusunda yüksek bir kapasiteye sahibiz. Ama bizim şimdiye kadar gördüğümüz komutanlarımızın isminin verilerek Türk Silahlı Kuvvetleri’nin komuta heyetinin isminin verilerek hedef alınması ancak bu şekildeki unsurlar tarafından gerçekleşiyordu. Şimdi ise içeride aynı değil. CHP genel başkan tarafından ifade ediliyor" diye konuştu.

"Siyasi partilerin muhatabı siyasi partilerdir"

Siyasi partilerin muhatabının siyasi partiler olduğunu, kuvvet komutanları ve diğer görevliler konumları gereği siyasi bir saldırıya cevap veremeyecek durumda olduğunu ifade eden Çelik, "Bu durumda yapılması gereken nedir? Siyasetin siyaseti muhatap almasıdır. Ama şimdi Özgür Özel çıkıp da böyle bir tutum gerçekleştirdiği zaman onların açısından onların vesayet zihniyeti yassıada zihniyet açısından bu normal. Ama demokrasi açısından son derece anormal bir yaklaşımdır. Dolayısıyla Özgür Özel’in bu kadar çaba sarf etmesine, bu kadar söz sarf etmesine genel başkanlığa geldiğinden beri gerek yoktu. Geçmiş dönemlerdeki birtakım Cumhuriyet Halk Partisi tarafından üretilen operasyonlar metinleri kes, kopyala, yapıştır diyerek aynen konuşma metinlerini de kullanabilirdi. Bu tamamen antidemokratiktir. Tamamen sivil siyasetin ne demek olduğunu anlamamaktır. Bir siyaset parti genel başkanlığının Türk kuvvetlerinin komuta kademesiyle ilgili dedikodu üzerine bir söylem üretemeyeceğini bir şekilde bir üslupla konuşamayacağını anlatmak bile gerçekten son derece üzücü. Bu son derece yadırganması gereken bir şey" ifadelerine yer verdi.

"Cumhur İttifakı’nın bütün üyeleri TBMM’de ve diğer yerlerde siyasi vicdanı ve siyasi ilkeleri en yüksekte tutmak için her türlü gayreti gösteriyor"

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Ramazan öncesinde başlattığı kampanyaya ilişkin söylediği "Recep Tayyip Erdoğan’a karşı askıda tutulan vicdan" sözlerine yanıt veren Çelik, "Özgür Özel tarafından gündeme getirilen Cumhur İttifakı’na karşı cumhurbaşkanımıza karşı askıda tutulan vicdan diye kendisi bir değerlendirme ortaya koyuyor. Sayın Devlet Bahçeli’nin Ramazan öncesinde son derece insani sebeplerle ve büyük bir hassasiyetle her zaman yaptığı gibi vatandaşlarımız arasında birlik beraberliği, dayanışmayı artırmak için ortaya koyduğu kampanyalardan birini eleştirmek için birtakım cümleler sarf ediyor. Ondan sonra da tutuyor diyor ki ‘Recep Tayyip Erdoğan’a karşı askıda tutulan vicdan’ diyor. Türkiye’deki meselelere, etrafımızdaki meselelere bakın. Cumhur İttifakı’nın bütün üyeleri Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde ve diğer yerlerde siyasi vicdanı ve siyasi ilkeleri en yüksekte tutmak için her türlü gayreti gösteriyorlar" diye konuştu.

"Cumhuriyet Halk Partisi’nde askıda tutulan siyasi akılın askıdan bir türlü inmediğini görüyoruz"

Cumhuriyet Halk Partisi’nde askıda tutulan siyasi aklın askıdan bir türlü inmediğini gördüklerini belirten Çelik şu ifadeleri kullandı:

"Cumhuriyet Halk Partisi’nde gerçekten bu siyasi vicdan konusunda da diğer ilkeler konusunda da son derece duyarlı arkadaşlarımız var. Onların çeşitli platformlarda sosyalist enternasyonalden tutun da başka platformlarda yine AKPM’de ve diğer yerlerde ortaya koydukları bu iradeyi de tabii ki saygıyla ve takdirle karşılıyoruz. Burada hepimiz bu insanlık vicdanına sahip çıkma konusunda hassasiyet gösteren hepimiz beraberiz. İç cephe açısından bu dış cepheye karşı bu iradeyi sürdüreceğiz."

"Cumhurbaşkanımıza ve Cumhur İttifakı’mıza dönük her gün mesnetsiz, dayanağı olmayan bir şey ürettiğini görüyoruz"

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in genel başkanlığı döneminde de siyasi aklın askıya asıldığını söyleyen Çelik, "Yani normalleşme söyleminden Türk Kuvvetlerinin komuta kademesini hedef almaya kadar hiçbir yerinde özellikle son zamanlardaki siyasi savrulmaların hiçbir yerinde siyasi akıl yok. Hiçbir yerinde siyasi basiret yok, hiçbir yerinde siyasi hassasiyet yok. Siyasi navigasyonunu kaybetmiş bir yönetimle karşı karşıyayız. Ha biz sadece parti çıkarları açısından düşünsek bu durumdan memnuniyet duyarız. Ama bunu böyle düşünmüyoruz. Türk siyasetinin nitelikleri açısından, Türk siyasetinin kapasitesi açısından demokrasimizin geleceği açısından kaliteli bir muhalefet olması gerektiğini değerlendirdiğimiz için bu durumu son derece yadırgıyoruz. Gerçekten bu durum siyaseti önemseyenler, demokrasiyi önemseyenler siyasetin üstünlüğü önemseyenler açısından üzüntü vericidir. O yüzden Sayın Özgür Özel’in parti içi tartışmaları kapatmak için parti içinde yönetemediği meselelerin üstünü örtmek için Cumhurbaşkanımıza ve Cumhur İttifakı’mıza dönük her gün mesnetsiz, dayanağı olmayan bir şey ürettiğini görüyoruz" diye konuştu.

"Cumhuriyet Halk Partisi’nin nasıl yönetileceği konusunda önce fikrini söylemelidir"

CHP Genel Başkanı Özel’in Cumhuriyet Halk Partisi’ni yönetmeye odaklanması gerektiğini ifade eden Çelik, "Cumhuriyet Halk Partisi’nin nasıl yönetileceği konusunda önce fikrini söylemelidir. Sonra Türkiye meseleleriyle ilgili fikrini söylemelidir. Yani kırmızı kart kampanyasından normalleşmeye oradan işte bugün yaptığı açıklamalara kadar siyasi navigasyonu olmayan bir yönetim tarzı ortaya koyuluyor. Bir an evvel Cumhuriyet Halk Partisi’nde siyasetin alfabesi düzeyindeki meselelerin bile yönetilemediği bu yapıdan çıkmaları siyasetin geleceği açısından Türkiye’nin kaliteli muhalefet ihtiyacı açısından önemlidir. Dolayısıyla bu meselelere odaklanmalarında fayda vardır. Şimdi tabii uğraşmaları gereken en önemli mesele Cumhuriyet Halk Partisi’nde Şaibeli Kurultay gündemi. Şimdi bu gündeme yakından baktığımızda bu gündemin aslında en büyük iddia sahiplerinin önceki genel başkan Sayın Kılıçdaroğlu birtakım Cumhuriyet Halk Partili belediye başkanları ve milletvekilleri olduğunu görüyoruz. Önceki dönemde görev yapmış. Dolayısıyla Sayın Özgür Özel bu şaibeli kurultay meselesiyle ilgili bunlara bir şey söylemesi gerekir. Bu meseleyi yönetmesi gerekir ve bu meseleyi açığa çıkartması gerekir. Her gün yeni bir tartışma ortaya çıkıyor. Ya biz burada gerçeğin açığa çıkmasını istiyoruz. Çünkü bu sivil siyasetin kalitesi ve ahlaki standardının korunması bakımından son derece önemlidir. Şimdi tutmuş hiçbir şey bulamamış. Cumhuriyet Halk Partisi’nin eski genel başkanı, Cumhuriyet Halk Partisi’nin eski milletvekilleri, önemli görevler yapmış büyük belediye başkanları ve milletvekilleri sayın Özgür Özel’in dönüp oraya bir şey söylemesi lazım. O konuda hiçbir şey üretemiyor" dedi.

"Cumhur İttifakı’na saldırarak bu siyasi cari açığı kapayamaz"

CHP Genel Başkanı Özel’in Cumhuriyet Halk Partisi’nin yönetilememesiyle ilgili cari açığı kapatmak için Cumhur İttifakı’na saldırdığını söyleyen Çelik, "Cumhur İttifakı’na saldırarak bu siyasi cari açığı kapayamaz. Her gün yeni bir gelişme oluyor. Bugün de oldu. Bu siyasi cari açık büyüyor. Ve yönetilemez hale geliyor. Ve Cumhuriyet Halk Partisi yönetimi siyasi olarak konkordato ilan etmek durumuyla karşı karşıya kalıyor. Bu siyasi cari açığı yönetsinler. Ondan sonra Türkiye meseleleri bölge meseleleriyle ilgili sözleri gündeme alınsın" ifadelerini kullandı.

Mehmet Kalay - Tolga Başer

 

Bunlar Da İlginizi Çekebilir
Denizli Denizli’nin turizmi canlandırmak için yol haritası belirleniyor Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger başkanlığında gerçekleştirilen Turizm Tanıtım Platformu Toplantısı’nda, Denizli’nin turizmde hak ettiği noktaya ulaşması için master plan ve güçlü iş birliği vurgusu yapıldı. Denizli’de turizmin geliştirilmesi, çeşitlendirilmesi ve daha etkin tanıtılması amacıyla "Turizm Tanıtım Platformu Toplantısı", Yavuz Selim Köşger başkanlığında Valilik Makam Toplantı Salonu’nda gerçekleştirildi. Kamu kurumları, yerel yönetimler, özel sektör temsilcileri ve ilgili paydaşların geniş katılımıyla düzenlenen toplantı, ilin turizm potansiyelinin daha verimli kullanılması adına önemli, önemli kararlar alındı. Toplantının açılışında konuşan Denizli Valisi Yavuz Selim Köşger, tüm paydaşların ortak hedef doğrultusunda hareket etmesi gerektiğini belirterek, "Denizli turizmini bulunduğumuz noktadan daha ileri taşımak için eşgüdüm içerisinde çalışmak zorundayız. Tanıtım faaliyetleriyle turist çekmek kadar, gelen ziyaretçilerin beklentilerini karşılamak da büyük önem taşıyor" dedi. Denizli turizminin lokomotifinin Pamukkale olması gerektiğini vurgulayan Vali Köşger, özellikle bölgede yaşanan hijyen ve altyapı sorunlarının ivedilikle çözülmesi gerektiğine dikkat çekti. Karahayıt ile birlikte turizm bölgelerinde planlama ve düzenleme eksikliklerinin giderilmesinin önemine değinen Köşger, imar uygulamaları ve yenileme alanlarıyla ilgili sorunların da çözülmesi gerektiğini ifade etti. Konuşmasında güvenlik konusuna da değinen Vali Köşger, Cumhurbaşkanlığı Genelgesi doğrultusunda turizm tesislerinin yangın güvenliği raporlarını 31 Mayıs’a kadar tamamlamasının hayati önem taşıdığını belirtti. Kartalkaya’da yaşanan benzeri olayların bir daha yaşanmaması gerektiğini vurgulayan Köşger, belediyeler ve itfaiye teşkilatlarının bu süreçte rehberlik edici bir yaklaşım sergilemesi gerektiğini söyledi. Denizli’nin inanç, termal sağlık, kültür ve gastronomi turizmi açısından önemli değerlere sahip olduğunu ifade eden Vali Köşger, bu potansiyelin planlı bir şekilde değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. İlin turizm master planının bulunmadığını dile getiren Köşger, ilgili kurumlara ivedilikle kapsamlı bir plan hazırlanması talimatını verdi. Bu plan sayesinde günübirlik ziyaretlerin ötesine geçilerek, konaklamalı turizmin artırılmasının hedeflendiğini kaydetti. Toplantı kapsamında İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından "Denizli’nin Kültür ve Turizmine Genel Bakış" sunumu yapılırken, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı temsilcileri de "Michelin Yıldızı" sürecine ilişkin bilgilendirmede bulundu. T oplantıya Bülent Nuri Çavuşoğlu, Vali Yardımcısı Nurettin Ateş, Pamukkale Kaymakamı Uğur Bulut, Merkezefendi Kaymakamı Abdullah Demir, Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan, Pamukkale Belediye Başkanı Ali Rıza Ertemur, akademisyenler ile oda ve dernek temsilcileri katıldı. Toplantı, katılımcıların görüş ve önerilerinin alınmasının ardından sona erdi.
Nevşehir Sobesos Antik Kenti kazı statüsü yükseltildi Nevşehir’de bulunan Sobesos Antik Kenti’nde yürütülen kazı çalışmaları, Cumhurbaşkanlığı kararlı kazı statüsüne yükseltildi. NEVÜ Fen Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi Doç. Dr. Bilsen Şerife Özdemir başkanlığında yürütülecek olan Sobesos Antik Kenti kazıları, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile NEVÜ iş birliğinde ‘Cumhurbaşkanlığı Kararlı Kazı’ statüsüne yükseltildi. Kapadokya bölgesinin önemli arkeolojik alanlarından biri olan Sobesos Antik Kenti’nde yürütülen kazıların, Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinesinde bilimsel çalışmalarla sürdürüleceği bildirildi. Alınan bu statü ile birlikte kazı çalışmalarının daha kapsamlı ve uzun soluklu şekilde yürütülmesinin önü açıldı. Nevşehir il sınırları içerisinde yürütülecek önemli arkeolojik projelerden biri olan Sobesos kazılarının, bölgenin kültürel mirasının korunması ve gün yüzüne çıkarılması açısından büyük önem taşıdığı ifade edildi. Özellikle sahip olduğu mozaikler, hamam yapısı ve villa kalıntılarıyla dikkat çeken alanın, bilimsel kazılarla daha detaylı incelenerek turizme kazandırılması hedefleniyor. Sobesos Antik Kenti, ilk olarak 2002 yılında kaçak kazı ihbarı üzerine başlatılan çalışmalar sırasında gün yüzüne çıkarıldı. Yapılan arkeolojik araştırmalarda Roma ve erken Bizans dönemine ait olduğu değerlendirilen mozaikli yapılar, hamam kompleksi ve çeşitli yaşam alanları tespit edildi. Bölgede bulunan mozaiklerin figürlü ve geometrik motifleriyle dikkat çektiği, bu yönüyle Kapadokya’daki nadir örnekler arasında yer aldığı belirtildi. Kazı çalışmalarının yeni statü ile birlikte yıl boyunca sürdürülebileceği, elde edilecek bulguların hem bilim dünyasına hem de bölge turizmine önemli katkılar sunmasının beklendiği kaydedildi.
Kocaeli Başiskele’de elektrikli çöp kamyonu dönemi başlıyor Başiskele Belediyesi, ayda yaklaşık 20 bin litre yakıt tüketimi yapılan çöp kamyonlarında tasarruf sağlamak ve karbon salınımını azaltmak amacıyla elektrikli araç testlerine başladı. Belediyeye ait güneş enerjisi santraliyle şarj edilmesi planlanan araçlardan beklenen verim alınması halinde, ilçedeki tüm temizlik işleri araç filosu elektrikliye dönüştürülecek. Test süreci kapsamında Başiskele Belediyesine geçici olarak temin edilen elektrikli çöp kamyonu, Belediye Başkanı Yasin Özlü tarafından kullanılarak test edildi. Başkan Özlü, test sürüşüne ilişkin değerlendirmelerini sosyal medya hesapları üzerinden paylaştığı bir video ile kamuoyuna anlattı. Mevcut sistemde çöp kamyonlarının yüksek yakıt tüketimine dikkat çeken Başkan Özlü, "Sadece çöp kamyonlarında ayda yaklaşık 20 bin litre yakıt tüketiyoruz. Elektrikli araçlar, beklediğimiz verimi sunarsa bizim için çok ciddi bir ekonomik avantaj sağlayacak ve önemli ölçüde tasarruf elde edeceğiz" dedi. Elektrikli araçların yalnızca ekonomik değil, çevresel açıdan da büyük kazanımlar sunacağını vurgulayan Özlü, bu araçların karbon salınımının azaltılmasına katkı sağlanacağını belirtti. Şehir içinde en fazla kullanılan araçların çöp kamyonları olduğuna dikkat çeken Başkan Özlü, elektrikli sistem sayesinde ses ve gürültü kirliliğinin de önemli ölçüde azalacağını dile getirdi. Başiskele Belediyesinin hayata geçirdiği güneş enerjisi santraline de değinen Başkan Yasin Özlü, elektrikli araçlarda kullanılacak enerjinin büyük ölçüde buradan karşılanabileceğini ifade etti. Bu sayede hem maliyetlerin düşeceğini hem de çevreci bir yaklaşımın güçleneceğini belirtti. Elektrikli çöp kamyonunun birkaç ay boyunca test edileceğini belirten Başkan Özlü, süreç sonunda beklenen verimliliğin sağlanması halinde tüm temizlik işleri araç filosunun elektrikli araçlara dönüştürülmesinin planlandığını açıkladı. Özlü, "İstediğimiz verimi alırsak, öncü ve çevreci bir yaklaşımla filomuzu tamamen dönüştürmek istiyoruz" diye konuştu.
İstanbul Ataşehir Belediyesi’nde Afet Yardım Gönüllüleri tanışma toplantısı Ataşehir Belediyesi Arama Kurtarma Ekibi’ne (ATAK) katılacak yeni üyeler için "Gönüllüler Tanışma Toplantısı" 31 Mart Salı günü Ataşehir Afet ve Acil Durum Koordinasyon Merkezi’nde (AKOM) düzenlenecek. Afet risklerine karşı hazırlık çalışmalarını sürdüren Ataşehir Belediyesi; deprem, yangın ve sel başta olmak üzere, acil durum ve afetlerde yaşanabilecek kayıpları en aza indirmek için arama kurtarma ekibi ATAK’ı 7/24 nöbet sistemiyle görev başında hazır tutuyor. Ataşehir Belediyesi’ne bağlı personel ve ilçedeki gönüllülerden oluşan Ataşehir Belediyesi Arama Kurtarma Ekibi (ATAK), her yıl yeni üyelerin katılımıyla daha da büyüyor ve güçleniyor. Ataşehir Belediyesi Afet İşleri ve Risk Yönetimi Müdürlüğü bünyesinde faaliyet gösteren ATAK ekibine katılacak yeni üyeler için "Gönüllüler Tanışma Toplantısı" düzenlenecek. 31 Mart Salı günü Atatürk Mahallesi Ataşehir Bulvarı’nda bulunan Ataşehir Afet ve Acil Durum Koordinasyon Merkezi’nde (AKOM) saat 19.30’da başlayacak tanışma toplantısı yaklaşık iki saat sürecek. ATAK ekibine katılmak isteyen tüm gönüllü yurttaşlara açık olan toplantıda; Afet İşleri Müdürlüğü’nün yapısı, görevleri ve projeleri anlatılacak ayrıca katılımcıların birbirleriyle ve ekip ile tanışması sağlanacak. ATAK ekibine kayıt işlemleri de bu toplantı esnasında gerçekleştirilecek. Toplantıyla birlikte ekip içerisinde tanışma ve kaynaşma sağlanarak, saha deneyimleri paylaşılarak daha güçlü bir ekip oluşturulacak.